Ahşap döşemeler

Ahşap döşemeler, özellikle parke kaplamalar huzur verici ve hoş görünüşleri ve ısı iletim değerlerinin düşük olması nedeniyle yıllardan beri tutulurlar. Fakat meşe ve gürgen parke döşemelerde yapıfiziksel karakterli önemli hasarlar gözlenmiştir.

Günümüzdeki parkeler eski yapılardakilere göre daha çabuk aşınabilmektedirler. Bunun nedeni günümüzdeki meşe ahşabının eskilerinin aynısı olmamasıdır. Parke ahşabının sıkı ve sızdırmaz olması gerekir. Bunun içinde yaşlı olması şarttır. Sıkı ahşaplar yüzyıllarca eski meşelerden kesilir. Günümüzdeki ağaçlar bu yasa ulaşamazlar. Genç meşe kerestesi nizamnamelerde taleb edilen 700 – 750 kg/m3 lük yoğunluğu dahi sağlayamaz. Bu nedenle gözenek hacmi büyüktür, havadan higroskopik olarak daha fazla nem alabilir ve tekrar geri verir. Günümüzde parkelerin hareketlerinin daha güçlü olması böyle açıklanabilir.

Ahşap belli bir bölge içinde sıcaklık etkilerine karsı duyarsızdır, fakat aynı şey hava nemi için söylenemez. Ahşap ve hava nemi arasında çabucak belli bir denge oluşur.

% 30 luk bir rölatif nem için parke % 7 lik bir nem değerine ulaşır. Modern, merkezi ısıtmalı binalarda rölatif hava neminin düşük olduğu bilinen bir gerçektir.

Isıtma periyodunun sonunda dış havanın bina içine girmesine izin verildiğinde hava nemi aniden yükselir. Yazın nem % 70- % 80 arasında değişir. Bu sayede parke nemi % 7’den % 17’ye yükselir. Artış % 10 oranındadır. Modern yapılarda yıl boyunca hava nemindeki değişmeler oldukça büyüktür.

Her ahşap, nem absorbesine orantılı şekilde şişer, hacmi büyür. Meşe için şişme değeri G. Zimmermann’a göre her % 1 lik nem artısı için ‰ 2,6 = 2,6 mm/m dir. Gürgen için bu değerler daha fazladır. Parke kolileri montajlarından birkaç gün önceden döşenecekleri odaya getirilir ve bekletilir. Bu sayede oda klimasına bir ölçüde uymaları sağlanır. Parke bu sayede % 12 lik bir normal neme ulaşır. Yazın % 17’ye çıkan nem değeriyle sağlanan şişme 13 mm/m dir. Isıtma periyodu sırasında nem % 7’ye düşer. Fark yine % 5’tir. Bu kez yine 13 mm/m lik bir büzülme söz konusudur.

Bu değişme parke çubukları arasındaki derzlere eşit dağılsa bile gözle görülmemesi imkânsızdır. Genellikle pratikte kirlenmeyi önlemek için vernikleme yapılır ve birkaç parke çubuğu birbirine yapışır. Verniklemenin en yakın zayıf noktasında daha kalın bir çatlak oluşacaktır.

Şişmelerden sonra tabakada kabarmalar ve kopmalar olacağından kaza tehlikesi vardır. Bunun giderilmesi şarttır.

Bu olaylara karsı etkin önlemler almak kolay değildir. En iyi çare, oda içinde sabit bir hava nemi oluşturmaktır. Parke ustasının yerleştirme sırasında dar aralıklarla genleşme derzleri oluşturması ve bu sayede alt yüzey üzerinde islemesini asgariye indirgemesi de etkili olacaktır. Bütün duvarlarda 15-20 mm lik genleşme derzleri bırakılmalıdır.

Bunun dışında montaj sırasında parkenin özgül nemi söyle olmalıdır:

Dış hava ile teması olacaksa % 12 … 15 (kütle yüzdesi)
Sadece oda havasıyla teması olacaksa % 8 … 12 (kütle yüzdesi)

Döşeme tahtaları ülkemizde modern binalarda genellikle kullanılmamaktadır. Bunlarda da ahşabın islemesine karsı yeterli önlem alınamamaktadır. Nizamnamelerle kalaslar arasında geniş derzler oluşması engellenmektedir.

Döşeme derzlerinin kalınlığı en fazla kalas eninin % 2,5 olmalı, 3 mm’yi asmamalıdır. Bu tür önlemler bir ise yaramayabilir, çünkü yeni yapılarda rölatif hava nemi önce % 80 – % 90 olabilir ve inşaat neminin uçmasından sonra ise % 30 – % 40’a düşebilir.

Yeni bir uygulama, tahtaların birbirlerine sıkıca tutkalla yapıştırılarak kayıcı döşeme olarak oluşturulmalarıdır. Tahtalar bir metal kızak üzerine oturtulurlar. Ahşabın hacim değişiklikleri odanın kenarlarına iletilir ve oralarda köprülendirilmeleri gerekir. Bu köprüleme, üzerine çeyrek yuvarlak çıta çivilenmiş ahşap kenarlıklarla sağlanabilir.

Yüksek bir ahşap neminin mantar ve mikroorganizmaların oluşturması için elverişli bir
zemin hazırlayacakları bilindiğinden sürekli yüksek bir hava nemi istenmez. Ayrıca “genç” ahşap üzerine buhar kesici ve sızdırmaz plastik ve linoleum tabakaların kaplanması, yıllardan beri reddedilen bir uygulamadır.

Alt zemindeki derzler doğal olarak parke kaplamaya kadar yükselmeli ve bu tabakayı da kesmelidir. Sekil 381 de ilginç bir parke kaplaması derzi gösterilmiştir. Burada bir beton sap üzerine yapıştırılmış 43 mm kalınlığında bir mozaik parke tabakası söz konusudur. 20 mm genişliğindeki genleşme derzi kesintisiz yukarıya kadar iletilir ve bir derz örtücü ahşap parça ile örtülür. Bu parça bitüm içine sıkıştırılmıştır (Burada bitüm yerine daha kalıcı bir malzeme olan plastik reçine macunu daha yerindedir).

kaynak : gnyapı

Bir Cevap Yazın