Yazar arşivleri: sooner

İç Duvar Kaplamaları

Binaların iç kısımları genellikle dış etkilere maruz değildir. Bundan dolayı yapılan kaplama yüzeye ısı yalıtımı, ses yalıtımı ve dekoratif görünüm sağlamaktadır. İç duvar kaplamaları, genellikle kağıt, kagir ve ahşap olarak gruplandırılır.

İç Duvar Kağıtları

Genellikle sıva ve ahşap yüzeylere özel yapıştırıcı ile uygulanılan duvar kağıtları, son zamanlarda önemli ölçüde ilgi görmüşlerdir. Asıl amacı dekoratif görünüş kazandırmak olan duvar kağıtlarında, dolaylı olarak yalıtım da sağlanmaktadır. Kağıdın ana malzemesi, selüloz ve renk, parlaklık, dayanıklılık verici katkı malzemeleridir. Duvar kağıtlarından beklenilen özellik; iyi düzeyde yapışabilme, renk sabitliği ve deterjan kolayca temizlenebilme özelliğidir.

İç Duvar Kağir Kaplamalar

Kağir olan iç mekan kaplamalar, mozaik, sıva ve seramiktir. Sıvalar, bildiğimiz gibi yapılardaki yerlerine, yapılış ve malzemelerine göre sınıflandırılır. Harçlar konusunda anlatılan malzemelerle üretilen harçlarla yapılan sıvalar, üretilen harcın ismiyle adlandırılır. İç mekanlarda en çok kullanılan kaplama, sıvadır.

Sıva kaplamalarda görünebilecek kusurlar; kabarma, çatlama, ufalanma, çiçeklenme, lekelenme, düzgün olmama, patlama, yüzey ıslaklığı, paslanma ve yumuşama veya tebeşirlenmedir. Bu kusur veya özürlerin her biri, ayrı nedenlere bağlıdır. Büyük bir kısmı, sıva kaplamalarını meydana getiren malzemelerden meydana gelmektedir. Banada ve boyalar da kaplama olarak nitelenebilir. Fakat bunları boyalar konusunda incelenecektir.

İç Duvar Ahşap Kaplamalar

Resmi, ticari ve konut gibi binalarda iç mekanların kaplanmasında ahşaplar, masif veya kaplama olarak kullanılır. Genel olarak ahşap duvar kaplamasının amacı duvarın monotonluğunu gidermek güzel görünüm sağlamak ve kullanılan eşyaların duvara sürtme ve çarpmasından dolayı oluşan bozulmaları önlemektir. Masif kaplamalara lambri adı verilmektedir. Kaplama olarak ahşap kaplama malzemesi kaplanır. Bu kaplamalar fabrikalardan satın alınır daha sonra bu levhalar istenilen boyutlarda kesilerek lambri kaplaması olarak kullanılır.

Lambri yapılacak kerestelerde şu özelliklerin olması istenir:

  • İnce dokulu ve sert olmalı,
  • Çatlak, kurt yeniği ve çürük olmamalı,
  • 1m2 sinde üçten fazla budak olmamalı,
  • Budak, çapı 3cm. den küçük olmalı,
  • Kereste elyaf yönünden biçilmiş olmamalı,
  • İşlenmesi kolay olmalı.

İç Duvar İpek Sıva

Sentetik olmayan doğal elyaflar akrilik reçine, kimyasallar ve su ile karıştırılarak iç mekanlarda kullanılan bir sıvadır. Bu sıva ile iç mekan duvarlarına estetik özellik kazandırır. Elyaf bazlı olması nedeniyle ses ve ısı yalıtımına olumlu katkı sağlar. Tek seferde sınırsız renk elde edilebilir kullanılan yüksek kalite reçine ile uzun ömürlüdür. Elyaf yapısı nedeniyle duvar çatlaklarını örter. İnce sıva üzerine yapıldığı gibi düz olan bütün yüzeylere de yapılabilir. Sıva yapılacak yüzey kuru olmalı, yağ, toz, kir ve kimyasal artıklar olmamalıdır. Kireç boya artıkları duvar kağıdı gibi yabancı maddelerden tamimiyle arındırıldıktan sonra mutlaka sentetik astar tatbik edilmelidir. Islak ve kireç badanalı yerlere uygulanmadan kaçınılmalıdır.

Betondan Beklenen Özellikler

İyi bir beton bazı özelliklere sahip olması gereklidir. Bunlardan bazıları, mukavemetinin yüksek ve dayanıklı olması, hava etkisine, kimyasal etkilere ve aşınmaya karşı dayanıklı olması vb. Genelde betondan beklenilen özellikleri, şu başlıklar altında incelemek mümkündür.

Basınç Mukavemeti

Betonun en önemli mekanik özelliği basınç dayanımıdır. Basit mukavemet değerleri arasında en yüksek olanı basınç, en düşük olanı çekmedir. Betonun çekme mukavemeti, basınç mukavemetinin %8 ile %14 arasındadır. Pratikte, betonun hiç çekme gerilmesi olmadığı, hemen çatladığı varsayılır ve beton sadece basınç dayanımı göz önüne alınır. Betonun basınç dayanımı, diğer beton nitelikleriyle paralellik gösterir. Yüksek basınç dayanımlı beton doludur, serttir, su geçirmez, dış etkilere dayanır ve aşınmaz.

Basınç dayanımı standart silindir veya küpler üzerinde belirlenir. Basınç dayanımı, laboratuar koşullarında olgunlaştırılan 28 günlük beton örnekleri üzerinden değerlendirilir. Genel olarak standart beton basınç dayanımının 28 günlük değerini %100 kabul eder. Beton basınç mukavemeti, imalatçıya betonun genel kalitesi hakkında fikir vermektedir.

İşlenebilme

Betonyerden çıkan taze betonun, taşıma ve kalıba yerleştirme sırasında ayrışmaması ve homojenliğini kaybetmemesi ve kalıplarda kolaylıkla yayılarak mümkün olduğu kadar az boşluk bırakarak bunları doldurma özelliklerinin hepsi birden işlenebilme özelliğini ifade eder.

Taze betonun kıvamı, yalnız ilave edilen su miktarının bir fonksiyonu değil, aynı zamanda uygun bir kıvamın elde edilmesi için su ihtiyacını tayin eden agreganın tane şekli ve granülometrisinin de bir fonksiyonudur. Bunda çimentonun karakteri ve miktarının da rolü büyüktür. Beton kıvamında, yuvarlak ve granülometrisi düzgün agreganın karışım suyu ihtiyacı, köşesi ve granülometrisi iyi olmayan agregadan daha azdır.

Kimyasal katkı maddesi kullanarak, betonun ilenebilme özelliğini arttırmak olasıdır. Kimyasal katkı maddesi kullanılarak, çökme değerini istenilen işlenebilmeye ayarlamak mümkündür. Süper akışkan betonlar üretilebilmektedir. Bu akışkan, beton yüksek noktalara pompa ile betonun ulaştırılmasında çok kolaylık sağlamaktadır.

Dayanıklılık

Dayanıklılık bir beton, maruz kalacağı hizmet şartlarını, yani hava şartlarına, kimyevi tesirlere ve aşınmaya yeterli bir derecede tahammül edebilen betondur.

Hava şartlarına karşı dayanıklılık; Betonun hava şartlarından dolayı parçalanıp dağılmasına sebep, ısı ve rutubet değişiklikleriyle meydana gelen donma-çözülme, genişleme, büzülme olaylarıdır. Son zamanlarda dayanımı arttırmak amacıyla, beton içerisinde mikroskobik hava habbecikleri betonun kılcallığını keser ve su geçirgenliğini önleyerek betonun donmasını engeller.

Aşınma ve Çarpmaya Karşı Mukavemeti

Yol, hava alanı, su boruları ve genel olarak döşeme kaplamalarında kullanılan beton, önemli derecede aşınma etkisinde kalır. Genellikle basınç dayanımı yüksek olan betonlar, aşınmaya karşı da dayanıklıdır.

Betonda çimento miktarı, agregaya kıyasla az olduğundan asıl aşınma etkisi agregaya gelir. Bu bakımdan beton üretiminde, aşınmaya dayanıklı sert agregaların kullanılması betonun aşınmaya karşı dayanımını arttırır. Basınç ve çekme mukavemeti büyük olan betonların çarpma mukavemeti de büyük olur.

Permeabilite (Geçirimlilik)

Betonun geçirgenliği, beton içerisindeki boşluklar ile çimento hamuru agrega ara yüzeyindeki mikro çatlakların bir fonksiyonudur. Su yapılarında, betonun su geçirgenliğinin az veya hiç olmaması çok önemlidir. Betonun su geçirgen bir yapıda olması önemli bir su kaybına neden olduğu gibi, donma-çözülmeden de çok etkilenmektedir. Çimentonun hidratasyon hızının yüksek olması halinde geçirimlilik küçük değerler alabilir. Hidratasyonun zamanla gelişmesi, geçirimliliğin zamanla azalmasına yol açar.

Kılcal su geçirimliliği, daha çok bina cephelerinde zemin suyunun yerçekimine rağmen ince kılcal boşluklardan yükselmesi şeklinde görülür. Sıva ve beton yüzeylerde çiçeklenme adı verilen tuz birikmesi olayı, kapilarite olayı nedeniyle gelişir.

Hacim Değişimi

Hacim sabitliği betonda genel olarak aranan özelliklerdendir. Betonda hacim değişiklikleri, betonun servis ömrü boyunca yapısal yönden önemli bir deformasyon meydana getirmemelidir. Genel olarak hacim değişimi, ıslanma ve kuruma sonrası meydana gelen genleşme ve büzülmedir. Rötre olayının iki önemli zararlı etkisi vardır. Bunlardan biri, betonda çatlakların oluşması, diğeri de betonarme donatıda parazit gerilmelerin oluşmasıdır. Çatlaklar, betonun özellikle çekme dayanımını düşürürler. Ayrıca geçirimliliğin artması nedeniyle betonun kimyasal etkilere ve dona dayanıklılığını azaltıp, donatının korozyonunu kolaylaştırırlar. Betonlarda rötre olayı çok çeşitlidir, farklı nedenlere dayanan rötre türleri vardır.

Elastisite

Beton, genel olarak elastik bir malzeme değildir. Betonun gerileme-deformasyon ilişkisi genellikle bir eğri şeklindedir. Eğrinin düz olduğu kısımdan eğrinin başlama noktası, gerilme-deformasyon oranı elastikiyet modülü olarak isimlendirilir. Betonun 28 günlük kırılma mukavemetlerinin %75’ine kadar ki basınç dayanımları için, gerilme-deformasyon oranı oldukça üniformdur.

Betonun Özelliklerine Etki Eden Faktörler

Beton özelliklerine etki eden faktörlerin başında betonu meydana getiren bileşim elemanları ve oranları, karıştırma, taşıma, yerleştirme ve olgunlaştırma gelmektedir. Bu etki eden faktörler üzerinde detaylı olarak durulacaktır.

Çimentonun Etkisi

Yapının özelliğine göre çimento cinsleri kullanılmalıdır. Çimentonun mineralojik yapısı, betonun bileşiminde çok önemli bir yer tutar. Portland çimentosunun bileşimde C3S, C2S, C3A ve C4AF’nin yüzde oranları yüksek ve etkilidir. Çimento içindeki C2S betona ilk dayanımını kazandırır. Hidratasyon ısısını yükseltir. C2S, ilk dayanıma etkisi az olmakla birlikte son dayanıma çok etki eder ve hidratasyonu yavaştır.

Beton içindeki çimento hamuru, agrega taneleri arasında kalan boşlukları yeterinse dolduracak miktarda olmalıdır. Beton üretiminde çimento miktarının en az olması, her zaman gerçekleştirilmesi istenilen bir husustur.

Agreganın Etkisi

Betonun mekanik özelliklerine en çok etki eden çimento agrega aderansıdır. Aderansın çok mükemmel oluşu, betonun dayanımını iyi yönde etkilemekle beraber plastik davranışlarını da kısıtlar. Betonun ortalama olarak %70’ini meydana getiren malzeme agregadır. Aderansın iyi olabilmesi için agreganın bazı özelliklere sahip olması gerekir. Bunlar; Tanelerin en büyük boyutunun, en küçük boyutuna oranı 3’den büyük olmamalıdır. Agrega taneleri dayanıklı olmalıdır. Betonun priz yapmasını geciktirici, sertleşmesini  ve bileşimini engelleyici, boşluk yapan ve hazır beton donatısını korozyona uğratan zararlı madde içermemelidir. Agrega granülometrisi öyle ayarlanmalıdır ki çimento kumun boşluklarını, kumda çakılın boşluklarını dolduracak şekilde olmalıdır.

Suyun Etkisi

Çimento hamurunun bağlayıcılık özeliği, büyük ölçüde çimentonun kalsiyum silikat bileşikleri ile su arasında kimyasal reaksiyonlar sonucunda oraya çıkan kalsiyum-silikat-hidrat jellerinin oluşumuna dayanmaktadır. Kullanılan suyun içerisinde fazla miktarda bulunabilecek yabancı maddeler, hidratasyon ürünlerinin oluşumu olumlu veya olumsuz yönde etkilediği gibi priz süresini de etkiler. Su, çimento hamurunun bağlayıcılık özelliğini, betonun dayanımını etkileyen en önemli faktörlerin başında gelmektedir. Çimento hamuru, irili ufaklı agrega tanelerinin yüzeyini kaplar ve taneler arasındaki bağı sağlar.

Karışım ve olgunlaştırma suyunun pH değeri, 7’den küçükse asit büyükse bazik olduğu bilinmektedir. Suyun pH değeri, betonun priz süresi üzerinde etkilidir.

Su-Çimento Oranı

Su-Çimento oranı basınç dayanımını ve dış iklim faktörlerine karşı dayanıklılığında önemli rol oynar. Su ve çimentodan meydana gelen çimento hamurunda, suyun çimentoya oranı ne kadar küçük olursa çimento hamuru o kadar koyu kıvamlı olur. Koyu kıvamlı hamurla elde edilen betonun, basınç ve dış faktörlere dayanımı ve hacim sabitliği oldukça iyi sonuç verir. Beton karışım hesabında su çimento oranı, çeşitli iklim şartlarına beton dökülecek alana ve basınç dayanıma göre seçilir. Seçilen Su-çimento oranı beton özelliğine göre değişiklik gösterir. Betonun döküleceği ve servis vereceği ortam şartları, önemli dış iklim etmeni altında ise su-çimento oranı küçültülür. Betonun donma –çözülmeye karşı dayanıklılığını arttırmada, düşük su-çimento oranı yanında hava sürükleyici kimyasal katkı maddesi kullanılmalıdır. Ayrıca hava sürükleyici kimyasal katkı maddesi, betonun işlenebilirliğini arttırdığından su-çimento oranını azaltmak mümkündür. Betonda su-çimento oranı, mukavemetle ters orantılı olarak değişir. Karışımda kullanılan su çimento oranı küçüldükçe betonun mukavemeti artar kılcal boşlukların miktarı azalır.

Riskli Yapı Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi

Kat karşılığı inşaat sözleşmeleri, müteahhitin projeyi zamanında yapması teslim etmesi, arsa sahibinin proje tamamlandıktan sonra gerekli tapuları teslim etmesine dayanan iki tarafında birbirine borçlu olduğu sözleşmedir. Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin şekil şartı noter tarafından düzenlenmek zorunda olmasıdır. Resmi şekil şartına tabi olması ve gayrimenkul devri huşuları içermesi nedeniyle kat karşılığı inşaat sözleşmeleri tek taraflı olarak fesh edilemezler sözleşmeyi tek taraflı fesh etmek isteyen tarafın mahkemeye başvurarak feshin mahkeme kanalı ile yapılmasını sağlaması zorunludur.

6306 sayılı Yasa ise uygulama açısından önümüze çok ciddi bir kat karşılığı inşaat sözleşmeleri sorunu doğurmuştur. Yasanın uygulamasının çok yeni olması ve mahkemeler ve Yargıtay nezdinde henüz bir içtihadın oluşmamış olması nedeniyle bu konuda sorunlar yaşanabilmektedir. Hak sahibi riskli yapı tespitinin öncesinde veya sonrasında bir firma ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladığı halde uygulama esas kat malikleri toplantısında başka bir firmanın arsa paylarının 2/3 çoğunluğu ile imzalanan ve toplantıda kabul edilen kat karşılığı inşaat sözleşmesinin kabulü halinde bu kat maliki ve hak sahibinin hukuki durumunun ne olacağıdır. Kat karşılığı inşaat sözleşmeleri karma akitler olup anlaşma ile tarafların sona erdirmeleri haricinde tek taraflı fesh edilememekte, mahkemeye başvurarak haklı gerekçe var ise dava yoluyla sona erdirilebilmektedir.

İnşaat İşleri Organizasyonu

İnşaat işleri organizasyonları yapılan işlere göre değişkenlik göstermektedir. Gerçekleşecek işlerin büyüklüklerine göre değişmektedir. Örneğin; inşaatçılar tarafından yapılan işler, resmi taahhüt işleri vb. Her inşaat firması, Türk Ticaret Kanunu (T.T.K) hükümlerine göre çalışma zorunluluğu olan bir kuruluştur. Yasalara göre vergi ve sosyal sigortalar primlerini ödemesi gereken bir mükelleftir. Ayrıca, her inşaat firmasının piyasa koşullarına göre yönetilmesi zorunludur.

Bir işletmenin organizasyonu için öncelikle, kuruluşunun kaynağı olan yasal yükümlülükleri, yaptığı işin gereği olan işlemleri dikkate almak gerekir.

Türk Ticaret Kanunu Şirketin türüne göre, yönetici kadrolar ile ilgili hükümleri vardır. Bu maddeler Şirket Organizasyonunun iskeletini oluşturur.

Örneğin Anonim İnşaat Şirketi Organizasyonu T.T.K ’ya göre;

Varsa Ortakların oluşturduğu Genel Kurullar,

Genel Kurulların seçtiği Yönetim Kurulu ve Denetçiler,

Yönetim Kurulunun Seçtiği,

Yönetim Kurulu Başkanı

Murahhas

Müdürler

Komisyon ve Komiteler,

tarafından yürütülür.

Ayrıca organizasyonun süreçlerini düzgün yürütebilmek için,

Mali-Hukuki Müşavirler,

Yönetim sistemleri,

İş Geliştirme,

Bilgi İşlem,

Proje Sorumluları,

İnsan Kaynakları,

Mali-İdari İşler,

Teknik İşler,

Uygulama İşleri,

Şantiye Şefleri,

departmanlarına ihtiyaç duyulmaktadır.

Burada belirtilen organ ve kişiler yasa gereği aktif ve etkin olan unsurlardır. İnşaat Firmalarında, bu organ ve kişilerin, esas işi inşaat yapmaktır. Yapılan inşaat işi’nin; Hem Ticari yönü, Hem de ağırlıklı olarak teknik yönü, özellikle ve öncelikle dikkate alınmalıdır.

Yapılarda Çağdaşlık

Değişen dünya ve düzende, yeniliklerde hızlı bir şekilde hayatımıza giriyor. İnsanların yaratıcılık gücü her konuda yeni fikirler, yorumlar, buluşlar getiriyor. İnsanların ihtiyaçlarını anlayarak hayatlarını daha kolaylaştırmak adına yapılan yenilikler kısa sürede tutuluyor ve benimsenir. Bu değişim sürecini yapı sektöründe de görebilmekteyiz. Çağdaş yapılar, günün yeniliklerine ve ihtiyaçlarını yakalayabilen yapılardır.

Yapı sektöründe yaşanan değişikliklerin nedenlerini; gereksinimlerin büyümesi, teknolojinin gelişmesi, ekonomik olanakların artması, sanayi sektörünün gelişmesi ve yaşam şeklinin değişmesi olarak sıralayabiliriz. Günümüzde teknolojinin çok hızlı geliştiğini düşünürsek ilerleyen yıllarda modern yapı sektöründe başka yeniliklerin yaşanacağı kesindir.

Yapı sektöründe geçen yüzyılda yaşanan önemli yenilikleri hatırlayalım;

  • Betonarme yapılar,
  • Çelik yüksek yapılar,
  • Asma köprüler,
  • Uzay kafes kirişli yapılar,
  • Otomasyon donatılmış akıllı binalar vs.

Son yüz elli yılda, ayrıca yapı malzemeleri, elemanları ve ekipmanında da pek çok ürün piyasaya çıktı.

  • Asansörler,
  • Kule vinçler,
  • Giydirme cepheler,
  • Güçlü iş makineleri,
  • Ön gerilimli, prefabrike yapılar,
  • Tünel kalıplar, tırmanır kalıplar, kayar kalıplar,
  • Çeşitli yalıtım malzemeleri,
  • Çeşitli köprü yapım sistemleri,
  • Bilgisayar donanımlı akıllı binalar vs.

Ayrıca 20. Yüzyılın içinde mimarı tasarımda yaşanan akımlar da günümüzün “yapı modası” olarak yenilikler arasında yerini aldı.

Parsellerde İfraz İşlemi

Riskli yapı olarak belirlenmiş bir parselde birden fazla taşınmaz olması ve bir kısım taşınmazın risksiz olarak belirlenmiş olması halinde, risksiz olarak belirlenen yapılar uygulama dışı tutulabilecektir. Bu durumda risksiz olan yapının ifraz işleminin yapılması gerekmektedir. İmar kanunu çerçevesinde riskli yapının risksiz yapıdan ifrazı hukuken mümkün görünmüyor yani risksiz yapı ayrıldığında riskli yapı üzerinden inşaat imkanı oluşmuyor ise; Maliklerin anlaşması ile risksiz yapı korunabildiği gibi, uygulama bütünlüğü açısından risksiz yapılarda kanun kapsamına alınarak uygulama sürecine dahil edilebilecektir. Burada belirtilmek istenen bir parselde birden fazla taşınmaz var bu taşınmazlardan bir kısmı riskli bir kısmı risksiz olarak tespit edilmiş ancak riskli yapılar risksiz yapılardan hukuken ifraz işlemi ile ayrılamıyor ise uygulama tüm taşınmaz parselinde risksiz yapılarda dahil edilmek koşulu ile yapılabilecektir.

Riskli yapı ilan edilen parselden birden fazla yapı olması ve bu yapılardan riskli olanların riskli olmayanlardan ayrılması işlemlerinin yapılması için çok büyük bir kolaylık getirilmiş ve bu işlemlerin Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri tarafından yürütüleceği belirtilmiştir.

KAYNAK:

Dönüşüm Projeleri Özel Hesabından Kira Yardımları

Kentsel dönüşüm uygulaması yapılan yerlere Dönüşüm Projeleri Özel hesabından kira yardımı sağlanmaktadır. Uygulama alanı dışındaki riskli yapılarda kentsel dönüşüm kira yardımı talebinin Müdürlükçe uygun görülmesi ve onaylamak üzere Bakanlığa gönderilmesi üzerine, doğrudan riskli yapı maliklerinin hesap numaralarına yapılır. Uygulama alanında kira yardımı talebinin uygulamayı yapan İdare veya TOKİ’ce uygun görülmesi ve onaylamak üzere Bakanlığa göndermesi üzerine, ilgililerine ödenmek üzere idare veya TOKİ’nin hesabına geçirilir. Dönüşüm projeleri Özel Hesabından ayrı kişiye hem kira yardımı ve hem de faiz desteği yapılamaz. Kira yardımından faydalananlar faiz desteğinden, faiz desteğinden faydalananlar ise kira yardımından faydalanamaz.

Yıktırma veya Tahliyeyi Engelleyen Kişiler

Kentsel dönüşüm uygulamasında, riskli yapıların tespiti ve yıktırma işlemlerini engelleyenler hakkında, yapılan eylemlere göre Türk Ceza Kanunu’nun ilgili hükümleri uyarınca Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulabilir.

Riskli bina tespiti, bu yapıların tahliyesi ve yıktırılması iş ve işlemlerine dair görevlerinin gereklerini yerine getirmeyen kamu görevlileri hakkında, tabi oldukları ceza ve disiplin hükümleri uygulanır. Bu engellemeleri yapanlar hakkında idarece veya Müdürlükçe tutanak tutulur ve bunlar hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ilgili hükümlerince Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulur. Riskli yapıları yıktırma ve tahliye görevlerini yerine getirmeyen kamu görevlileri hakkında ise, tabi oldukları ceza ve disiplin hükümleri uygulanır.

KAYNAK: https://www.gninsaat.com.tr/yiktirma-veya-tahliyeyi-engelleyen-kisiler

Dönüşüm Alanında Taşınmaz Maliklerin Hakları

Uygulama alanları, riskli alan olarak Bakanlar Kurulu kararıyla kesin olarak kararlaştırılmış, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından belirlenen rezerv yapı alanı ve riskli yapıların bulunduğu alandır.

Uygulama alanında yapılacak taşınmazın niteliği ilgili idare tarafından belirlenmek koşulu ile uygulama alanında taşınmazı bulunan maliklere uygulama alanında yapılacak konut ve işyerlerinden verilmek üzere bu maliklerle sözleşme yapılır.

Hak sahibine verilecek işyeri yada konutun bedelinden uygulama alanında bulunan taşınmazın enkaz bedeli düşülür. Hak sahibi bu hesaplamadan sonra hala alacaklı kalır ise taraflar arasındaki anlaşmaya bağlı olarak ilgili kurum tarafından imar transferi yapılarak veya taşınmaz tahsis edilerek yapılabilir. Eğer hesaplama sonucunda hak sahibi olan taşınmaz maliki borçlu kalır ise yine taraflar arasındaki anlaşmaya bağlı olarak borç taksitler halinde ödenebilir.

KAYNAK: https://www.gninsaat.com.tr/uygulama-alanindaki-maliklerin-haklari

Tespit ve Yıkım Kredisi Şartları

Yapılacak tespitler için, özel hesaptan tespit kredisi verilebilmektedir. Bu kredi hak sahibine sağlandıktan sonra üç ay içerisinde tespitin yaptırılması ve Bakanlığa gönderilmesi zorunludur. Riskli alanda yer alan veya riskli olduğu tespit edilen yapılar için, Bakanlıkça özel hesaptan yıkım kredisi verilebilir. Kredi tutarının hak sahibinin hesabına aktarıldığı tarihten itibaren alt ay içerisinde yıkım işleminin yaptırılarak enkazının kaldırılması ve Bakanlığa bilgi verilmesi zorunludur. Her iki durum içinde Aksi bir durum olduğu takdirde 6183 sayılı Kanunun 51. maddesinin 1.fıkrasında yer alan gecikme zammı uygulanır ve kredinin tamamı hemen ödenmesi gerekir.

Özel hesaptan kredi kullanmak istenildiği durumlarda, bulundukları yerdeki Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerine başvurulur. İl Müdürlüklerince incelenen kredi başvurularında uygun görülenler onaylanmak üzere Bakanlığa gönderilir.

Verilecek kredinin miktarı, her yıl Bakanlık tarafından yayımlanan Mimarlık ve Mühendislik Hizmet Bedellerinin Hesabında Kullanılacak Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkında Tebliğ uyarınca belirlenecek yapı yaklaşık maliyetinin %1’ini Tebliğde öngörülmeyen yapı sınıfları için ise yapı keşif bedelinin %1’ini geçemez.

Açılan kredi peşin olarak Özel Hesaptan hak sahibinin hesabına aktarılır. Kredinin geri ödeme süresi 24 aydır. Geri ödemeler kredinin verildiği tarihi takip eden ayla başlar.

Kentsel Dönüşüm Yıkım Ruhsatı Düzenleme

Riskli binalarında tespiti sürecinin ardından, maliklerden birinin, birkaçının veya vekillerinin talebi üzerine kurumlara yıkım için engel kalmadığını belli edecek belgeler bildirilerek kentsel dönüşüm yıkım ruhsatı düzenlenebilir.

Kentsel Dönüşüm Yıkım Ruhsatı Düzenlemek için Yapılacak İşlemler;

  • Riskli yapının tahliye edilmesi
  • Elektrik, su ve doğalgaz gibi hizmetlerin kapatıldığı bu kurumlardan alınan belgeler karşılığında tespit edilmişse
  • Yıkım sorumlusu olarak fenni mes’ul belirlenmişse

Diğer maliklerin muvafakatı aranmadan Belediye Başkanlığınca altı iş günü içerisinde yıkım ruhsatı düzenlenecektir.

Uygulama sürecinde malikler arasında bir sıkıntı yaşanmadan oy birliği sağlanması halinde yıkım sürelerinin işleyeceği yönündeki kanaat bu madde ile giderilmiş olup malikler taşınmazı tahliye ettiklerini belgeledikleri ve yukarıda belirtilen süreçler tamamlandığı takdirde 60+30 günlük süreleri beklemeden yıkım ruhsatını alabilecek ve yeniden yapım sürecini hızlı bir şekilde gerçekleştirebilecektir. Burada belirtilen tahliye sadece malikleri değil taşınmazda mevcut tüm kiracıların da tahliyesini kapsamaktadır.

Riskli Yapılarda Malikleri Toplantıya Çağırmak

Lisanslı kuruluşlar riskli tespit ettikleri binaların raporlarını Çevre ve Şehircilik Bakanlığına ileterek binayı riskli olarak kabul eder. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Tapu’ya şerh koyar. Riskli yapı tespiti yapıldıktan sonra yasal olarak 60 gün içinde bina yıkılır yada yıkım süreci 30 günlük süreler ile uzatılabilir.

Riskli bina tespiti yapıldıktan sonra bina yıkılıp süreç başlayacağından dolayı, kat malikleri bir araya gelerek karar almalı; bina ortak karar protokolü ile birlikte bina yıkıldıktan sonra ne şekilde yapılacağı konusunda anlaşmaya varılmalıdır. Genelde risk raporu alamadan önce kat maliklerinin aralarında toplanıp anlaşmaya varmaları daha sağlıklı bir yol olacaktır.

Risk tespit raporu olan bina için kat maliklerinin tamamının anlaşmadığı durumlarda 2/3 oy çokluğu aranır. Bu oy çokluğu ancak toplantıda sağlanır. Riskli yapı raporu olan binadaki tüm kat maliklerinin noter kanalıyla toplantıya çağrılması zorunludur. Davet mektubunun tüm kat maliklerinin yasal ikametgah adresine yapılması yasal zorunluluktur.

İkinci toplantı öncesi Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) lisanslı değerleme kuruluşundan binanın bir değerleme raporu istenir. Noter kanalıyla yapılacak ikinci toplantı öncesinde SPK lisanslı değerleme kuruluşunun hazırladığı bu rapor tüm hak sahiplerine tebliğ edilir. Raporun içeriği önemlidir çünkü oy birliği ile anlaşma olmadığı takdirde raporda yazılan değer üzerinden anlaşmaya yanaşmayanların payları açık artırma ile satışa çıkacaktır. Açık artırma ile önce komşularına, komşularından biri almaz ise acele kamulaştırma ile Maliye Hazinesi’ne geçecek olan paylar lisanslı SPK değerleme kuruluşunun verdiği raporda yazan değer üzerinden işlem görecektir.

Malikler alınan karar ile yıkılacak binalarını istediği şekilde ve biçimde istediği şirkete yeniden yaptırabilir. Alınacak bu kararların geçerli olması için kat maliklerinin imzalayacakları bina ortak karar protokolünde imza altına alınmış olacaktır.

Riskli yapılarda 2/3 çoğunluk oranının bile sağlanamaması halinde yıkım yapıldıktan sonra yeniden yapım için bir araya gelemeyen, anlaşamayan kat maliklerinin arsa haline gelen mülkiyetleri kamulaştırılabilir.

Riskli Yapı Denetimi Yapan Kurumlar Dikkat

Bu göreve üstlenen lisanslı kuruluşların, ilgili yönetmelikler gereğince binanın yapısının sağlam olup olmadığı yönünde detaylı teknik film çekimi yapmaları gerekmektedir. Kolon ve kirişlerin sağlam olup olmadığı yönünde alınan karotların o binadan alınıp alınmadığı belgelemesi açısından damgalanması suretiyle belli bir basınç altında kırılması suretiyle denetlenmesi gerektiği belirtiliyor.

Kuruluşları, tüm riskli yapı tespit raporu ölçümlemesini bağımsız bir şekilde gelerek işlem yapmaktadır. Yani, bu kuruluşları film çekimleri veya karot alımları sırasında onları kontrol edecek hiçbir denetim mekanizması bulunmamaktadır.

Yönetmeliğin 6.maddesi 3.fıkrasına göre riskli yapı tespitini gerçeğe aykırı yapan firmaların lisansları bakanlıkça iptal edilecektir.

Buna göre;

  • Lisans başvurusunda gerçeğe aykırı bilgi ve belge sunduğunun tespit edilmesi,
  • Lisanslandırma şartlarının kaybedilmesi,
  • Risksiz bir yapının riskli veya riskli bir yapının risksiz olarak tespit edilmesi,
  • Riskli yapı tespiti neticesini etkilemeye yönelik olarak, yapıya ilişkin verilerin eksik ve yanlış alınarak hesaplama yapılması sebebiyle daha önce yazılı olarak uyarılmış olması,
  • Otuz günlük süre içinde, riskli yapı tespit eksiklerin düzeltilerek raporun Müdürlüğe sunulmaması, hallerinde lisansı Bakanlıkça iptal edilir.

Lisansı iptal edilen kurum ve kuruluşlar için beş yıl süre ile yeni bir lisanslandırma yapılmaz. Lisansı iptal edilen kuruluşun ortakları, bu kuruluştaki hisselerini devretseler dahi, beş yıl süre ile başka bir lisanslı kuruluşa ortak olamazlar, riskli yapı tespitinde görev alamazlar ve bu ortakların kurdukları kuruluşlara lisans verilmez.

KAYNAK: https://www.gninsaat.com.tr/riskli-yapi-denetimi-yapan-kurumlar

Kentsel Dönüşüm 2/3 Çoğunluk

Kentsel dönüşümde 2/3 çoğunluk kuralı, 6306 sayılı yasa ile devreye girmiştir. Kat mülkiyetli bir binada bağımsız bölüm sahibi olanlar veya bir taşınmazda paydaş olanlar; binalarının riskli olması nedeniyle yıkılması gerekli olduğu zaman, yerine yeni yapılacak yapının veya arsanın boş olarak bırakılması ya da müteahhide verilmesi hallerinde paydaşların ya da bağımsız bölüm maliklerinin 2/3’nün onay vermesi halinde, taşınmazın tamamı üzerinde tasarrufta bulunmasına olanak vermektedir.

Riski yapı tespiti yapılan ya da riskli alanda bulunan bir yapının yıkılmasında taşınmazdaki paydaşların anlaşıp anlaşamamalarının bir önemi yoktur. Yani riskli alanda bulunan ya da riskli alanda olmayıp güvenli bir yapı olduğu halde konum olarak yıktırılması konusunda karar verilen yapıların yıktırılmasında, paydaşların oybirliği sağlansa bile söz hakkı yoktur. Karar verilen yapıların yıktırılması zorunludur.

Kentsel dönüşüm 2/3 çoğunluğu ile bina yıkıldıktan sonra yerine yapılacak yapının belirlenmesi ya da yıkımında sonra ilgili kararın alınması aşamasında devreye girmektedir. Yıkılan yapının ardından arsa haline gelen taşınmazın durumunu belirleme aşamasında bir araya gelen taşınmaz malikleri arsayı nasıl kullanmak istediklerine karar verirler.

Kat malikleri; isterlerse arsayı kendileri yaptırabilir, kat karşılığı müteahhide verilebilir, tamamını arsa olarak bırakılabilir ya da arsanın satımına karar verebilirler.

Taşınmazların hepsi ortak bir karar verirse bir sorun yaşanmaz ve oy birliği ile karar verilen yöntem arsaya uygulanır. 2/3 kuralının devreye girdiği nokta paydaşların anlaşamamasıdır. Eğer arsaya yapılacak işleme karar verilemiyorsa 2/3’lük kısmın aldığı karar 1/3’lük paydaş grubunun uygulaması da yasal olarak zorunludur.

Ancak bahsedilen bu kentsel dönüşüm 2/3 çoğunluk; paydaş sayısı mı yoksa paydaşların sahip olduğu hisse oranı mıdır? Bu sistemde 2/3 çoğunluktan hisse oranı kastedilmekte ve hisse payı olarak 2/3 çoğunluğu sağlayan malikler kararı verebilmektedir.

Tuğla Duvarlar

Yapılarda yük taşıyan esas duvarlar ile yük taşımayan bölme veya panel duvarları tuğla ile örülür. Yapılan duvar kalınlığına, kullanılan tuğla ve harcın cinsine göre isim alır.

Tuğlalar, kil veya killi kütlelerin doğrudan veya bunlara kum gibi uygun maddelerin karıştırılıp su ile hamur haline getirilmesi, kalıplarda şekillendirilmesi ve pişirilmesi ile elde edilir. Esası kildir fakat içerisinde kum, kireç, alçı, demir bileşikleri, organik maddeler bulunur. Diğer maddelerle karışmış olan kil taneleri yüksek ısı derecesinde kaynaşır ve taşlaşmış kütle olur.

El kalıplarında şekillendirilen ve tuğla ocaklarında pişirilen dolu tuğlaya harman tuğlası adı verilir. 40-60 Kg/cm2 yük taşıyabilir. Yığma binalarda taşıyıcı duvarlarda kullanılır. Makinelerde kalıplanıp fabrikada pişirilen dolu tuğlaya pres tuğla denir. 1m2 duvarda 83 adet, 1m3 duvarda 910 adet kullanılır.

TUĞLA DİZİLERİ

Düz Dizi : Tuğla boyları duvar yönünde sıralanarak düzenlenir.

Kilitli Dizi : Tuğla enleri duvar yönüne gelecek şekilde tuğlaların yan yana sıralanmaları ile düzenlenir.

Kılıç Dizi : Tuğlaların 5 cm lik yüzlere zemine gelecek şekilde, yan yana veya uç uca sıralamaları ile düzenlenir.

Blok Dizi : Tuğla delikleri duvar içinde kalacak şekilde ve duvar yönünde olmak kaydı ile dizilir.

Riskli Yapı Hangi Kuruluşlar Tarafından Belirlenir

Riskli bina tespiti gerçekleştirip, süreçlerin daha sonraki seviyeye geçip ilerlemesini sağlayan kuruluşlar vardır. Bu tespitleri yapacak olan kuruluşlar şöyledir:

  • Çevre ve Şehircilik Bakanlığı
  • İdareler(belediyeler-il özel idareleri)
  • Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından lisanslandırılacak kamu kurum ve kuruluşları
  • Üniversiteler
  • Sermayesinin en az %40’ı kamu kurum ve kuruluşlarına ait olan şirketler
  • Depremden korunma, deprem zararlarının azaltılması ve deprem mühendisliğinin gelişmesine katkıda bulunmak gibi konularda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları
  • 29.06.2001 tarihli ve 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun’a göre Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nda izin belgesi almış yapı denetimi kuruluşları ve laboratuvar kuruluşları
  • Mimarlık ve mühendislik hizmetleri veren ve 27.01.1954 tarihli ve 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odalar Birliği Kanunu uyarınca büro tescilini yaptırmış kurum ve kuruluşlardır

KAYNAK: https://www.gninsaat.com.tr/riskli-yapilari-belirleyen-kuruluslar

Bina Ortak Karar Protokolü

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın onay yazısının tebliğinden sonra, kat maliklerinin arsa paylarının oranına göre en az 2/3 çoğunluğu ile bina ortak karar protokolünün imzalanması ve İstanbul, İzmir ve Bursa’da Altyapı ve Kentsel Dönüşüm İl Müdürlüklerine diğer illerde ise Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İl Müdürlüklerine  onaylatılması gerekir.

Alınan kararlar, protokolü imzalamayan ya da toplantıya katılamayan hisse sahiplerine, 15 günlük süre içinde alınan karara uymamaları halinde Sermaye Piyasası Kurulunun lisanslı değerleme kuruluşundan alınan raporda yazan değer üzerinden hisselerinin açık artırma ile diğer hissedarlara ihale yolu ile satılacağının, alıcı olmaması durumunda hisselerinin kamulaştırılacağının noter kanalı ile tebliğ edilmesi gerekir.

İleride oluşabilecek riskleri ortadan kaldırmak için bina ortak karar protokolü mutlaka bu konunun uzmanları tarafından işin en başından itibaren dikkatli bir şekilde hazırlanmalı ve hisse sahiplerine de detaylı olarak anlatılmalıdır.

BİNA ORTAK KARAR PROTOKOLÜNÜN GENEL MADDELERİ

Kat maliklerinin imzalayacağı karar protokolünde genel olarak aşağıdaki konular ve temel kararlar bulunmalıdır.

  • Kesinleşen bina yıkımının nasıl gerçekleştirileceği,
  • Yeni yapılacak binanın hisse paylaşımının nasıl yapılacağı,
  • Yüklenici firma ile hangi şartlarda anlaşma yapıldığı,
  • İnşaatın yapımı için Bakanlık onayının alınması,
  • Kentsel dönüşüm kredisinin kullanılıp kullanılmayacağı ya da hangi şartlarda kullanılacağı.

 

Kentsel Dönüşüm Yıkım Sonrası Uygulama

Kentsel dönüşüm yıkım sonrası uygulamayı gerçekleştirmek için ilk olarak, kat maliklerinin üçte bir çoğunluğunun isteği üzerine, tebligat ile kat malikleri kurulu toplantıya çağrılır. Bu isteği sadece kat malikleri değil, yöneticiler veya denetçiler de yapabilmektedir.

Bu toplantıda yürütülecek uygulamalardan ve süreçlerden bahsedilmektedir. Bütün maliklerce oy birliği ile anlaşma sağlanamaması halinde, öncelikle riskli yapının değeri, Sermaye Piyasası Kurulu’na kayıtlı olarak faaliyet gösteren lisanslı değerleme kuruluşlarına tespit ettirilir ve bu değer gözetilerek oy birliği ile anlaşmaya çalışılır. Anlaşma sağlanamaması durumunda, yapılacak uygulamaya sahip oldukları hisseleri oranında paydaşların en az üçte iki çoğunluğu ile karar verilir. Bu karar toplantıda bulunan bütün kat maliklerince imzalanır.

Eğer üçte iki çoğunluk sağlanıp süreç karara bağlanırsa, karara katılmayanlara ve kat malikleri kurulu toplantısına iştirak etmeyenlere noter vasıtasıyla tebliğ edilir ve bu tebliğde, on beş gün içinde bu kararın kabul edilmemesi halinde bağımsız bölümlerine ilişkin arsa paylarının, Bakanlıkça tespit edilecek rayiç değerden az olmamak üzere anlaşma sağlayan diğer paydaşlara açık artırma usulü ile satılacağı, bu suretle paydaşlara satış gerçekleştirilemediği takdirde, bu payların rayiç bedeli Bakanlıkça ödenmek kaydı ile tapuda Hazine adına bağımsız olarak tescil edileceği bildirilir.

KAYNAK: https://www.gninsaat.com.tr/kentsel-donusum-yikim-sonrasi-uygulama

Kentsel Dönüşüm Kiracı Hakları

Bir yapı veya alan başvuru yapıldıktan sonra riskli olarak kabul edilirse o yapıda veya alanda kiracı olan kişilerin kira kontratı devam ediyor olsa bile, riskli alan ilan edildikten sonra kira kontratı sona erer. Kiracının binadan çıkmaya itiraz etme hakkı kesinlikle bulunmamaktadır. Kiracılar kontratlarının olduğunu söylese bile tahliyeyi engelleyemeyecektir. Ayrıca kiracı, kira kontratı döneminin bitimine geçecek kadar dönem için malikten herhangi bir maddi talepte bulunamaz. Riskli bina olarak kabul edilen yapılara sadece maliklerin itirazı söz konusu olduğu için yıkıma itiraz konusunda da kiracılara söz hakkı düşmemektedir.

Kentsel Dönüşüm kapsamında riskli olarak kabul edilmiş ve yıktırılması kesinleşen binalara, yasada belirtilen süre içinde binaları tahliye etmeyen kiracıları, malik Kentsel dönüşüm Müdürlükleri’ne, diğer illerde ise Çevre ve Şehircilik Müdürlükleri’ne bildirilir. Kiracının bunlara rağmen tahliyeye itirazı devam ettiği takdirde, tahliye kolluk güçleri tarafından gerçekleştirilir.

Riskli binaların tespiti, tahliyesi ve yıktırma iş ve işlemlerini engelleyenler hakkında, işlenen fiil ve halin durumuna göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ilgili hükümleri uyarınca Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulur. 6306 sayılı yasa henüz yasal anlamda uygulamalara çok fazla tanık olunmasa da kiracı; yararlı masrafların tazmini için yargı yoluna başvurabilir.

Kentsel dönüşüm uygulamalarında kiracıların da kira yardımından faydalanma durumları vardır. Kira yardımı yapılırken taşınma masrafları düşünülerek ilk 5 ayı peşin verilebilir. Kira yardımları aylık 600TL’yi geçmez ve en fazla 18 ay süreyle verilebilir.

Kentsel dönüşüm kiracı hakları için kira yardımı talebinde bulunan kiracılardan istenilen belgeler,

  • Nüfus cüzdanı fotokopisi
  • Riskli yapı bildirimi (tapu müdürlüğü tebligatı örneği)
  • Riskli binada oturulduğuna dair nüfus müdürlüğünden alınmış adrese dayalın nüfus kayıt örneği veya üzerine kayıtlı su, elektirik, doğalgaz faturası (son 3 aya ait)
  • Yeni taşınılan adrese ait nüfus müdürlüğünden alınmış adrese dayalı nüfus kayıt örneği

6306 Sayılı Kentsel Dönüşüm Kanunu

6306 sayılı kanun, deprem riski altındaki alanlar, riskli yapılar ve bu yapıların bulunduğu arsaları günümüz standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli bir şekilde yenilemeyi amaçlar. Herkesin sağlıklı, dengeli ve güvenli bir çevrede yaşama hakkı olduğundan, Devlete bu hususta görevler yüklenmektedir.

Ülkemizin büyük bir kısmı deprem bölgesinde bulunduğundan ciddi risk altındadır. Buna rağmen, Ülkemizde bulunan yapıların büyük bir kısmının depremlere karşı dayanıklı olmadıklarından, orta şiddetteki bir depremde bile ağır derecede hasar görüp yıkıldıkları, bundan dolayı sosyal ekonomik problemlerin yaşandığı ve devletin beklenmedik bir anda büyük mali külfetler ile karşı karşıya kaldığı bilinmektedir.

6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kamuoyunda kısaca Kentsel Dönüşüm Kanunu olarak adlandırılmaktadır. Bu kanunun amacı; afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları belirlemektir.

6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’un konusu; ülke ve kent ölçeğini göz önüne bulundurarak deprem, yangın, su baskını, yer kayması, kaya düşmesi, çığ ve benzeri afetler tehlikesi altında bulunan riskli alan ve riskli yapıları dönüştürmektir.

6306 sayılı Kentsel Dönüşüm Kanunu ile afet riski altındaki alanlar ile riskli yapıların dönüşümünü sağlayarak, ülke genelinde sağlıklı, güvenli ve yaşanabilir yapılar oluşturmak amacıyla çıkarılmıştır. Ülkemizde yaşanan depremler sonucunda ciddi can ve mal kayıplarının tekrar yaşanmaması ve şehirlerin; sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerine dönüştürülmesi hedeflenmiştir.

Deprem Risk Raporu

Kentsel dönüşüm avantajlarından faydalanmak amacıyla, 6306 sayılı kanunun avantajını kullanarak bireysel başvuru yaparak, deprem risk raporunu aldıktan sonra binanızın yıktırıp daha esnek ve güvenilir bir yapıya dönüştürmek mümkündür. Evlerinin eski ve afet riski taşıdığını düşünen vatandaşlar bağlı bulundukları belediyelere başvurup güncel imar durumunu aldıktan sonra lisanslandırılmış olan kuruluşlara başvuruda bulunabilirler.

Deprem risk raporu, başvurulan lisanslandırılmış kuruluşlar tarafından bakılarak tespit edilir. Binanın risk tespitinden binada bulunan herhangi bir kat maliki başvuruyu gerçekleştirebilir. Riskli bina tespitinden sonraki yapım aşamasında üç iki çoğunluk sağlanması gerekmektedir. Bu çoğunluk sağlandığı takdirde diğer üçte birlik kısım uygulamaya uymak zorundadır.

Firmamız GN İNŞAAT gibi lisanslandırılmış kuruluşlardan alınan deprem risk raporları sayesinde, hak sahipleri kentsel dönüşümde verilen bütün finansal avantajlardan yararlanabilirler. Bakanlıkça lisanslandırılmayan kuruluşlardan alınan raporlar bu kanundan yararlanmak için kullanılmaz.

Binalarınız, onbeş yıl önce yapıldıysa deprem yönetmeliğine uymama durumundan dolayı depreme karşı dayanıksız olabilir ve potansiyel riskli bina durumundadır. Ayrıca binanızda kolon veya duvar çatlakları mevcutsa yine başvuru gerçekleştirip binanızın riskli olup olmadığına baktırabilirsiniz. Aşağıdaki belgeler ile örnek dilekçeyi doldurarak Bakanlık’tan yetkilendirilmiş kuruluşa başvuruda bulunduğunuzda binanız için çalışmalara hemen başlanacaktır.

Kentsel Dönüşüm Yöntemleri

Kentsel dönüşüm, mevcut kent yapısının yenilenmesi için yapılan uygulamaları içinde toplayan genel bir kavramdır. Uygulama biçimlerinin tanımlanmasında pek çok farklı görüş ortaya çıkmaktadır. Ortaya farklı görüşlerin çıkmasının en önemli sebeplerinden biri; dünyanın farklı ülkelerinde ki bilim insanlarının çeşitli isimlerle tanımladığı bu uygulama biçimlerinin Türkçeye uyarlanmasında yaşanan terminolojik karışıklıktır. Kentsel dönüşüm dokuz farklı uygulama biçimine sahiptir.

Yenileme

Sağlık koşullarının iyileştirilmesi olanağının bulunmadığı alanlarda yapıların tümünün ya da bir bölümünün ortadan kaldırılarak yeniden imar edilmesi durumudur. Gerek yerleşme düzeni gerekse mevcut yapıların durumu bakımından yaşama ve sağlık koşullarının iyileştirilmesi amaçlanır.

Sağlıklaştırma

“Eski kent dokusunun yenilenerek çöküntü alanlarının kısmi olarak giderilmesi” olarak tanımlanır.

Koruma

Toplumun geçmişteki sosyal ve ekonomik koşullarını, kültürel değerlerini yansıtan fiziksel yapısının, yaşanan değişim ve gelişimler nedeni ile yok olmasının engellenmesi, kentsel dokunun çağdaş yaşamla bütünleştirilmesi, kültürel varlıkların topluma faydalı, ekonomik ve işlevsel koşullarla sağlıklaştırılması amaçlanmaktadır.

Yeniden Canlandırma

Eski canlılığını kaybetmiş kentsel alanların, özellikle de tarihi kent merkezlerinin alınacak sosyal önlemlerle yeniden canlılık kazanmasını sağlamak olarak tanımlanmaktadır.

Yeniden Geliştirme

Ekonomik ve yapısal özellikleri, iyileştirilmesine imkan vermeyecek ölçüde kötüleşmiş olan alt gelir gruplarının konutlarının yıkılması ve bunların oluşturduğu kent bölümlerinin yeni bir tasarım düzeni içinde geliştirilmesi amaçlanmaktadır.

Düzenleme

Bir kentin, bir kasabanın tümünün veya bir yerleşim yerinin bir bölümünün kendiliğinden gelişmesine engel olmak, bu gelişmeye toplum yararına biçim vermek amacıyla, yerleşim yerlinin işlevleriyle toprak kullanımı arasında bir ilişki kurmayı öngören, geleceğe dönük kamusal bir eylem türü olarak tanımlanmaktadır.

Temizleme

Alt gelir gruplarının yaşadığı bölgelerdeki konutların ve diğer yapıların sağlığa aykırı niteliklerinin giderilmesi amaçlanmaktadır.

Yeniden Üretim

Tamamen yok olmuş, bozulmuş, köhnemiş alanların yeniden üretilmesi olarak ifade edilmektedir.

Kalitenin Yükseltilmesi

Uygulama alanında yaşayanların sosyo-ekonomik açıdan statü ve yaşam kalitelerinde önemli ölçüde değişiklik yaşanmadan, fiziksel çevrenin iyileştirilmesi amaçlanır.

Soylulaştırma

Sosyo-kültürel açıdan bozulmuş, köhnemiş, dolayısıyla fiziksel çevresi de bozulmuş alanlarda, özellikle de tarihi kent parçalarında sosyal yapının geliştirilmesi olarak tanımlanmaktadır.

KAYNAK: https://www.gninsaat.com.tr/kentsel-donusum-yontemleri

Riskli Yapı Tespit Süreci

Riskli yapı tespiti, kentsel dönüşüm sürecinin ilk aşamalarındandır. Eski binalar, günümüzdeki mühendislik, teknik ve malzeme kalitesine sahip değildir. Bu yüzden eski olan binaların riskli olma ihtimali yüksektir. Kanunda riskli yapı tespiti ile alakalı bir zorunluluk bulunmamaktadır. Güvenliğimiz ve rahatlığınız açısından binanızın riskli olduğunu düşünüyorsanız başvuruda bulunabilirsiniz. Aşağıda, Riskli yapı tespit süreci sıralanmıştır.

RİSKLİ YAPI TESPİT SÜRECİ

Vatandaşın Risk Tespiti Yaptırması

Vatandaşlar, yapılarının riskli yapı olup olmadığını Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yetkilendirilen lisanslandırılan kurum ve kuruluşlara tespit ettirilebilir. Bu aşamada herhangi bir çoğunluk aranmaz

Riskli Bina Tespiti Onayı

Yapılan tespitler sonucunda yapının riskli olduğu tespit edilirse, tespiti yapanlar tarafından düzenlenen rapor 2 gün içinde taşınmazın bulunduğu Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne bildirir. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nce rapor incelenir, raporda eksiklik varsa tamamlanması istenir. Yapı riskli ise on iş günü içinde tapuya yapının riskli yapı olduğu bildirilir.

Maliklere Tebligat

Riskli yapı olarak tespit edilen yerlerde malikler 15 gün içinde Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü’ne dilekçe ile itirazda bulunabilir. Eğer itiraz olmazsa 60 günden az olmamak üzere belirlenen süre içinde yapının yıktırılması tebliğ edilir.

Riskli Yapı Tespitine İtiraz

İtirazları inceleyecek olan teknik heyet, üniversitelerden bildirilen dört üye ile en az ikisi inşaat mühendisi olmak üzere, Bakanlık teşkilatında görev yapan üç üyenin iştiraki ile teşkil edilir.

Riskli Yapıların Yıktırılması

Riskli yapı olarak tapu kütüğüne kaydedilen taşınmazların maliklerine, 60 günden az olmamak üzere süre verilerek riskli yapıların yıktırılması istenilir. Verilen süre içinde yıkımın yapılıp yapılmadığı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İl Müdürlüğü tarafından mahallinde tespit edilir. Yapılan kontrol sonucunda riskli yapının yıkılmadığı tespit edilirse yapının idare tarafından yıktırılacağı da belirtilerek 30 günden az olmamak üzere bir ek süre verilerek tebligatta bulunulur.

Yıkım Süreci ve Kontrolü

Riskli yapının 60 günlük süre içinde maliklerince yıktırılıp yıktırılmadığı, Müdürlükçe mahallinde kontrol edilir ve riskli yapı, malik tarafından yıktırılmamış ise, yapının idari makamlarca yıktırılacağı belirtilerek ve 30 günden az olmak üzere ek süre verilerek tebligatta bulunulur.

Riskli yapının yine de yıktırılmadığı tespit durumlarda Bakanlıkça yazılı olarak İdareye bildirilir. Buna rağmen yıktırılmadı tespit edilen yapılar, Bakanlıkça yıkılır veya yıktırılır. Bakanlık veya İdare tarafından yapılan yıktırmanın masrafları, ilgili tapu müdürlüğüne bildirilir.

Yıkım Sonrası Uygulama

Yöneticinin, denetçinin veya kat maliklerinin üçte birinin istemi üzerine, noter vasıtası ile yapılacak tebligat ile kat malikleri kurulu toplantıya çağrılır. Riskli yapının değeri faaliyet gösteren lisanslı değerleme kuruluşlarına tespit ettirilir ve bu değer gözetilerek oybirliği ile anlaşmaya çalışılır.

En az üçte iki çoğunluk ile alınan karar, karara katılmayanlara ve kat malikleri kurulu toplantısına iştirak etmeyenlere noter vasıtasıyla tebliğ edilir. En az üçte iki çoğunluk ile alınacak kararlar ve anlaşma şartları taşınmazın bulunduğu yerdeki Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü’ne bildirilir. Anlaşmaya katılmayan maliklerin bağımsız bölümlerine ilişkin arsa payları; Bakanlıkça tespit ettirilen arsa payları değeri üzerinden anlaşma sağlayan diğer paydaşlara açık arttırma usulü ile satılır. Eğer paydaşlara satış gerçekleşmezse pay Bakanlık tarafından rayiç bedel ödenerek alınır. Satış ve tahsis işlemleri sonlanınca uygulamaya geçilir.

KAYNAK: https://www.gninsaat.com.tr

2014 Yılı Kentsel Dönüşüm Verileri

2014 yılı kentsel dönüşüm verilerini Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce değerlendirdi. Kentsel dönüşüm için yıl içerisinde 79 bin başvuru yapıldığını belirten İdris Güllüce bu kapsamda 250 milyon liranın üzerinde kira yardımı gerçekleştirildiğini belirtti.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliğinden yapılan açıklama doğrultusunda İdris Güllüce, 2014 yılında kentsel dönüşüm alanında yapılan çalışmaları şu şekilde değerlendirdi;

  • 2014 yılında yaklaşık 130 bin adet birimin risk tespiti yapıldı
  • Risk tespiti yapılan binalardan yaklaşık 12 bin 500 tanesinin yıkımı gerçekleştirildi
  • 6306 sayılı kanun kapsamında idarelere toplamda 40 proje için 110 milyon lira aktarıldı
  • Toplam 152 riskli alan Resmi Gazete’de yayımlanarak ilan edildi
  • İlan edilen 152 riskli alanda 392 bin adet bağımsız birim bulunmakta ve yaklaşık 1 milyon 100 bin kişiyi kapsamaktadır
  • Riskli alan ilan edilmek üzere dosyası hazırlanan ve bakanlıkta inceleme aşamasında olan 172 alan daha bulunmakta

Belediyelere çok büyük bir sorumluluk düştüğünü belirten Güllüce, kentsel dönüşümün bir iş birliği süreci olduğuna dikkat çekerek “el birliği ile vatandaşlarımızın riskli binalardan, hak ettikleri güvenli ve kaliteli binalara geçmelerini sağlayacağız” dedi.

Yeşil Bina Tasarımı

Yeşil binalar, doğal kaynakların en verimli şekilde kullanılması için projelendirilmiş, çevre dostu binalardır. Yapılan ölçümler sonucunda, Dünya’daki iklim değişikliklerine neden olan küresel ısınmanın ve ekolojik dengenin bozulmasında en büyük payın inşaat sektörüne ait olduğunun fark edilmesi ile sürdürülebilirlik, yeşil bina tasarımı ve çevrenin korunması konuları daha da önem kazanmaya başlamıştır. Yapı sektörü, sertifikasyon sistemleri ile doğaya uyumlu, enerjiyi etkin kullanabilen, içerisinde yaşayan ve çalışan insanların sağlığını korumayı hedefleyen yeşil bina projeleri geliştirmiştir.

YEŞİL BİNALARIN GENEL ÖZELLİKLERİ

Yeşil binalarda kullanılan, beton, tuğla ve yalıtım malzemelerinin %80’i, alüminyumun %79’u, çeliğin %65’i, ve camların %21’i geri dönüştürülmüş malzemelerden oluşmaktadır ve binaların en önemli özelliklerinden birisi budur, diğer özellikleri aşağıda kısaca açıklanmaya çalışılmıştır.

Enerji Kullanımı : Yeşil binalardan beklenen en temel işlev bina içerisindeki ısının muhafaza edilmesi ve yakıt tüketiminin azaltılmasıdır. Yalıtım malzemeleri binanın kullanım amacına uygun olarak geri dönüşümü olan malzemelerden seçilir. Isı, su, ses ve yangın yalıtımı ile birlikte bina bir bütün olarak ele alınır.Gün ışığından uzun süre faydalanabilmek için binanın uygun bölümlerine camlar yerleştirilmesi, bina içerisinde geçiş yolu olarak kullanılan hol, apartman boşluğu vb. yerlere hareket sensörü ile çalışan aydınlatma sistemleri, sıcak su ihtiyacı için güneş kolektörleri ve bina içerisinde kullanılacak bireysel cihazların A+ enerji tasarrufu sınıfında yer alması vb. önlemeler enerjinin etkin kullanılmasında önemli roller oynamaktadır.

İç Hava Kalitesi : Yeşil binalarda konfor şartlarını sağlamak için uygun yalıtım, pencere seçimi, ve havalandırma sistemleri ve menfezler kullanılır.

Su Yönetimi : Son yıllarda yaşanan kuraklıklar nedeni ile su tasarrufu daha da önem kazanmıştır. Yeşil binalarda hareket sensörlü armatürler, yağmur suyu biriktirme ve artıma sistemleri, çift kademeli ekonomik rezervuarlar kullanılarak suyun en verimli şekilde kullanılması amaçlanmaktadır.

Yeşil binaların yaygınlaşmasının önündeki en büyük engelin, yapım aşamasındaki yüksek maliyet olduğu kanısı yaygın olmasıdır. Yeşil binaların inşaat maliyetinin normal binalara göre %2 daha fazla olduğu ve kullanım süresi boyunca da 10 kata kadar kazanç sağladığı da bir gerçektir. Yapılan araştırmalarla, bahsedilen kazancın  enerjinin kullanımındaki tasarruf olduğu gözlemlenmiş bunun ile birlikte bu tip binalarda çalışan insanların üretkenliğinin de arttığı tespit edilmiştir. 20 yıllık bir zamanda yayılan araştırmalar neticesinde bazı yeşil binaların m2 başına 53-71 dolar arasında kazanç sağladığı, farklı sektörlerde ise 130 milyon dolarlık enerji tasarrufu sağlayabileceği de tespit edilmiştir.

Estetik Tasarım

Gelişen yeni ürün teknolojileri sayesinde yüksek kaliteli ve  çevreye saygılı  ürün özelliklerine,  mimariye yönelik görsel detaylar da eklenerek, farklı tarz ve dokularda dizaynlar yakalanmaktadır.

Sektörel trendleri takip eden GN İNŞAAT yenilikçi yaklaşımı ile müşterini beklentilerine en doğru çözümlerle cevap veren anlayışı sayesinde, geliştirdiği projeleri ekonomik ve teknik olanaklarla bağdaştırarak estetik yaratıcılıkla inşa etmektedir.

Yapı Nedir

İnsanların, hayvanları ve bitkilerin ihtiyaçlarını karşılamak için çeşitli yapı malzemeleri ile inşaa edilen tesislere yapı denir. Yapılar içerisindekileri olumsuz doğa koşullarından koruyan, tasarım ile birlikte bir çok yapı malzemesinin bir araya gelerek oluşturduğu bir bütündür.

Yapılarda belirli bir standart olmalıdır, bu standartlar insanların yaşadıkları ortamda konfor ve huzurlu yaşayabilmesi için asgari şartların sağlanmasıdır. Yapılar emniyetli, ekonomik, estetik ve fonksiyonel olmalıdır.

YAPI SINIFLARI NELERDİR.

Yapılar birçok özelliklerine göre değişik şekillerde sınıflandırılabilir.

İNŞAA MAKSATINA GÖRE YAPI SINIFLARI

Konaklama yapıları (otel vb.)

Sağlık Yapıları (hastane vb.)

Dini yapılar (Cami vb.)

Ticaret yapıları (iş merkesi vb.)

Sosyal yapılar (tiyato, sinema vb.)

Ulaştırma yapıları (yol, köprü vb.)

Su yapıları (baraj vb.)

Spor yapıları (stadyum vb.)

Eğitim yapıları (okul vb.)

Anıtlar

Konutlar (ev, apartman vb.)

Endüstri yapıları (fabrika vb.)

TAŞIYICI ELEMANLARINA GÖRE YAPI SINIFLARI

Yapının kaba inşaatına oluşturan ve yük taşıyan elemanların, yapılış ve üzerine gelen yükleri taşıyış şekillerine göre sınıflandırılmasıdır.

Yığma (masif) Yapılar : Binalardaki döşeme ve çatı gibi yatay taşıyıcı sistem yükleri, iç ve dış duvarlar tarafından taşınarak temele nakledilecek şekilde yapılan yapılardır. Bu tür yapılarda yükün tamamını duvar taşıdığı için, yapının bazı bölgelerindeki duvarların değiştirilmesi veya iptal edilmesi tehlikeli ve zordur. Ahşap yığma ve kagir yığma olarak ikiye ayrılırlar.

Karkas İskeletli Yapılar : Bu yapılarda yükü taşıma ve aktarma işlemi şu sıraya göre oluşturulmalıdır. Döşeme ve çatı kendi ağırlıklarını ve üzerlerine gelen yükleri yatay taşıyıcı elemanlar olan kirişlere iletirler. Daha sonra bu kirişler bu yükleri, üzerine oturdukları düşey taşıyıcı elemanlara  yani kolonlara iletirler. Kolonlarda bu yükleri temele iletirler. Yapıdaki bu sistem sayesinde kolonlar arasında boşluklar oluşur. Bu boşlukları kapatmak ve yapıyı bölmelere ayırmak için tuğla veya gaz beton bloklarından duvar örülür. Yapının bir kısmı karkas, bir kısmı da  ahşap yapılabillir. Bu tür yapılara karma yapı, veya yarı karkas, yarı yığma yapı denir.

Ahşap İskeletli Yapılar : Ahşap iskeletli yapılar; yatay ve düşey  taşıyıcı elemanları ağaçtan yapılan bir yapı türüdür. Tarihi evler vb.

Betonarme İskeletli Yapılar : Yatay ve düşey taşıyıcı sistemi betonarme yapı elemanlarından oluşan yapı türüdür. Ülkemizde en çok kullanılan yağı türüdür.

Çelik İskeletli Yapılar : Yatay ve düşey taşıyıcı elemanları çelikten yapılan yapılardır. Bu elemanlar çeşitli cins ve ebatlardaki, profil ve levhalardan; kaynak, cıvata ve perçin gibi birleştirme yöntemlerinden yararlanılarak oluşturulurlar.

Prefabrike Yapılar : Binanın taşıyıcı sistemini oluşturan yapı elemanları, inşaa mahalinde birleştirilebilecek şekilde önceden hazırlanan yapı türüdür. Hafif ve ağır prefabrike olmak üzere ikiye ayrılırlar.

SÜREKLİLİĞİNE GÖRE YAPI SINIFLARI

Yapı kullanım amacına hizmet edecek şekilde planlanırken, kullanım süresine göre geçici ve kalıcı olmak üzere iki kısma ayrılır.

Geçici Yapılar : Kısa ve geçici bir süre kullanılmak ve ihtiyaçlara cevap vermek üzere, başkasının ya da bizzat sahibinin toprağı üzerine yapılan şantiye binası, kulübe, vb. hafif yapılardır.

Kalıcı Yapılar : Süresiz kullanılmak veya uzun bir süre kullanılması ve belirli ihtiyaçlara cevap vermesi için yapılan yapılardır. Tapu siciline kayıtlıdırlar.

BULUNDUKLARI YERE GÖRE YAPI SINIFLARI

Yapılar tamamen büyük bir kısmı yer yüzeyinin altında veya üzerinde inşaa ediliş durumuna göre ikiye ayrılırlar

Alt Yapılar : Yol, su, kanalizasyon, köprü vb. ile zemin seviyesinin altında kalan yapılara denir.

Üst Yapılar : Zemin seviyesinin üstünde yapılan tüm yapılardır.

MÜLKİYETİNE GÖRE YAPI SINIFLARI

Resmi Yapılar : Devletin kamu ve kuruluşlarına yapmış veya yaptırmış olduğu yapılardır.

Vakıf Yapıları : Toplum hizmetlerinin devamlı olarak yürütülebilmesi için şahıs veya kurumlar tarafından yardım ve bağış olarak bırakılan mülk veya kapitalleri işletilen resmi nitelik taşıyan kuruluşlara vakıf denir. Vakıflar tarafından inşaa edilen  veya mülkiyetleri vakıflara devredilen yapılara vakıf yapıları denir.

Özel Yapılar : Şahıs veya işletmeler tarafından inşaa ettirilen veya çeşitli amaçlarla kullanılan yapılardır.

İNŞAA EVRELERİNE GÖRE YAPI SINIFLARI

Kaba Yapı : Temel, duvar, kolon, kiriş, döşeme vb. işleri kapsayan iş grubuna kaba yapı denir.

İnce Yapı : Bir yapıda kaba yapıdan sonra gelen ve sıva, boya, badana, yalıtım, temiz ve pis su tesisatı vb. işleri kapsayan ve kaba yapıyı örten uygulamalara ince yapı denir.

Riskli Binaların Yıkım Süreci

Riskli binaların yıkımı ve süreci, riskli bina tespit raporunun kesinleşmesi ile başlar ve kat maliklerine 60 günden az olmamak kaydıyla yıkım süresi belirlenir. Yıkım yapılacak binanın üzerinde ipotek olması yıkıma engel değildir, bina yıkıldıktan sonra da ipotekler hisseler üzerinden devam edecektir.

Verilen bu süre zarfında binanın yıkılıp yıkılmadığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm İl Müdürlükleri tarafından kontrol edilir. Belirlenen sürede, binanın yıktırılmadığı tespit edilirse, kat maliklerine, binayı yıktırmaları için 30 günden az olmamak kaydıyla ek bir süre ve bu süre içerisinde binanın yıktırılmaması durumunda idari makamlar tarafından yıkım işleminin yaptırılacağını belirten tebligat gönderilir.

Kat maliklerinin verilen ek sürede de yıkım işlemini yaptırmaması durumunda, binanın tahliyesi ve yıkım masrafları dönüşüm projeleri hesabından karşılanmak suretiyle yıkım mahalli ve mülki amirler tarafından yapılır ya da yaptırılır.

Tüm bu süreç sonrası riskli yapının hala yıkılmaması durumunda masrafları tapu dairlerine bildirilerek Bakanlık tarafından yıkılır ya da yıktırılır. Tapu daireleri hak sahiplerinin arsa payları üzerine masraf tutarlarının müşterek ipotek belirtmesinde bulunarak bakanlığa ve hak sahiplerine yazılı bilgi verir.

RİSKLİ BİNANIN YIKILMASINDAN SONRAKİ SÜREÇ

Yönetici, denetçi ya da kat maliklerinin üçte birinin noter kanalıyla yapacağı tebligat sonrası kat malikleri kurulu toplantıya çağırılmalıdır. Toplantı davetinin usulüne uygun olmaması durumunda, itiraz yolları açık olacağından sürecin uzama ihtimali de düşünülerek bu konuya hassasiyet gösterilmelidir.

İlk toplantıda yapılacak uygulamalar için oy birliği ile karar alınamaması durumunda, ikinci toplantı öncesi Sermaye Piyasası Kurulu’na kayıtlı faaliyet gösteren lisanslı değerleme kuruluşlarına binanın değeri tespit ettirilir ve noter aracılığı ile yapılan ikinci toplantı davetine eklenerek kat maliklerine bildirilir. İkinci toplantıda oy birliği ile anlaşma sağlanmaya çalışılır, oy birliği ile anlaşma sağlanamaması durumunda yapılacak uygulamaya maliklerin en az üçte iki çoğunluğu ile karar verilebilir ve tüm malikler tarafından bu karar imzalanır. Alınan karar, toplantıda bulunmayan ve alınan karara katılmayan kat maliklerine noter kanalıyla tebliğ edilir. Gönderilen tebligatta, alınan bu kararı 15 gün içerisinde kabul etmemeleri halinde hisselerinin Bakanlığın belirleyeceği rayiç değerden az olmamak kaydıyla diğer hisse sahiplerine açık artırma usulü ile satılacağı, satışın gerçekleşmemesi durumunda ise hisse bedellerinin bakanlıkça ödenerek hazine adına resen tescil edileceği bildirilir.

Mimari Proje Çizimi

GN İNŞAAT Kentsel dönüşüm sürecinde size değerli bir çözüm ortağı olabilmek için bünyesinde Mimari Proje bölümü ve 3D Proje Modelleme bölümlerini oluşturmuştur.

GN İNŞAAT Mimari Proje bölümü olarak amacımız:

  • Mimari yapının teknik hizmet boyutunuda ele alarak en verimli emsal hesaplamalarının ve yerleşimin yapılması.
  • Yapının etüt çalışmalarının yapılması.
  • Güncel yapı bilgileri ve yaratıcı çözümlere uygun malzeme seçimlerinin yapılması.
  • Yaratıcı, iyi bir mimarlık ürününe plan ve cephe tasarımları hazırlanması.
  • Sürece dahil kat maliklerinin beğenilerini sağlayacak alternatif çalışmaların yapılması.
  • Yenilikçi ve araştırmacı bir yaklaşımla sağlıklı, sürdürülebilir mekanlar yaratmayı amaçlamaktadır.

Yapı Temelinin Önemi

Üzerine gelen yükleri  zemine aktaran yapı elemanına temel denir. Dünya üzerindeki her cismin bir konumu vardır. Zemine her cisim bir konumda oturur. Cismin dengede kalabilmesi için konumunu koruması gerekir. Yapıların konumu temelleri üzerine kurulur. Temel yapının ayakları ve inşaa edilen ilk yapı elemanıdır. Binaların bütün yükleri temelleri vasıtasıyla zemine iletilirler.

Temelin şekli zeminin durumuna ve yapısına göre seçilir, temelsiz bir yapı düşünülemez. Temel tabii bir malzeme olan zemin ile yapay olarak inşaa edilen yapı kısımları arasında bir geçiş elemanıdır. Temel zemin ile doğrudan ilişkili olduğu, zeminin içinde kaldığı durumu ile de özellik taşır. Temel yapımında her türlü etki dikkate alınmalıdır.

TEMEL ZEMİNLERİ

Yapının tüm yüklerini temel, zemine aktarır. Temelin şekli zeminin cinsine, özelliğine, taşıma gücüne göre seçilir. Bu bakımdan bir binanın planı hazırlamadan ve statik özelliklerini tespit ederek hesaplarını yapmadan önce, yapı yerinin, temel zemini, yeraltı suyu durumu incelenir. Bu işlerin ihmal edilmesi sonradan düzeltilemeyecek zararlara sebep olur.

TEMEL ZEMİNİNİN İNCELENME AMACI

Temel zeminin yük taşıma gücünü hesaplamak,

Zeminde meydana gelebilecek oturtma miktarını bulmak,

Yeraltı suyu varsa, durumunu incelemek,

Yeraltı  suyunun yapı malzemesine zararlı tesirlerinin olup olmadığını incelemek ve tespit etmek.

Yukarıdaki işlemlerin sonucuna göre zemin hakkında karara varılır ve yapı temelinin cinsi seçilir.

ZEMİN ÇEŞİTLERİ

SIKIŞTIRMA DURUMUNA GÖRE ZEMİNLER

Yük Altında Sıkışmayan ve Su Tesiriyle Oyulmayan Zeminler : Sağlam kayalar, Az sağlam kayalar.

Yük Altında Sıkışmayan ve Su Tesiriyle Oyulabilen Zeminler : Gravye zeminler, Kumlu zeminler, Killi zeminler.

ZEMİNİ OLUŞTURAN MALZEMEYE GÖRE ZEMİNLER

Kayalık Zeminler : Volkanik kayalar, Trotul Kayalar, Metamorfik kayalar.

Gravye Zeminler : Kum ve çakıl tanelerinin tabii bir bağlayıcı ile birleşmesi sonucu teşekkül etmiş zeminlerdir.

Kumlu Zeminler : Kum tabakalarının oluşturduğu zeminlerdir.

Bitkisel Toprak : Zemin yüzeyindeki bitki ve bitki köklerinin çürümesi ve toprakla karışması sonucu oluşan zeminlerdir.

Killi Zeminler : Sert killi zeminler, Sertçe killi zeminler, Zor yoğrulabilen killi zeminler, Kolay yoğrulabilen killi zeminler

KAYNAK: https://www.gninsaat.com.tr/yapi-temelleri-onemi

Riskli Yapıların Yıktırılması

Kentsel Dönüşümün en önemli süreçlerinden bir tanesi riskli yapıların yıktırılmasıdır. Riskli Yapı olarak kabul edilmiş ve tapu kütüğüne kaydedilmiş binalara, riskli yapının yıktırılması için 60 günden az bir süre verilmektedir. Bu süre içinde binaların yıkılıp yıkılmadığı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İl Müdürlüğü tarafından tespit edilir. Riskli yapıların yıktırılması için bütün koşulların uygun bir şekilde sağlanması gerekmektedir.

Riskli yapı olarak kabul edilmiş binanın kontrolü sonucunda, yapının yıkılmadığı tespit edilirse 30 günden az olmamak üzere bir ek süre verilerek tebligatta bulunulur. Bu süre zarfı içinde de bina yıkımı gerçekleşmez ise idare tarafından binanın yıkılacağı tebligatta belirtilir.

Verilen süreler sonucunda riskli yapıların yıktırılmaması halinde; taşınmaz insandan ve eşyadan tahliye yerel yönetimlerin de katılımı ile mülki amirler edilerek tarafından yıkılır yada yıktırılır. Bu yıkımın masrafı dönüşüm projeleri özel hesabından karşılanır. Buna rağmen de yıkım gerçekleşmez ise Bakanlık tarafında yazılı olarak idareye bildirilir ve riskli olduğu tespit edilen yapılar. Bakanlık tarafından yıkılır yada yıktırılır.

Riskli Alan Nedir

İnsanların yaşam alanlarında yaşadıkları binalarda can ve mal kaybına yol açma riski taşıyan, bütün yapılaşmalar veya zemin yapıları riski taşıyan alanlardır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı veya İdare (Belediyeler ya da İl Özel İdareleri) tarafından belirleneni, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından kararlaştırılan alandır.

Riskli alan tespitinde en önemli etkenler; Zemin yapısı nedeniyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıyan alanlar veya üzerindeki yapılaşma sebebiyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıyan alanlardır.

Riskli bina bulunan alanlar; yeterli ulaşım yolları bulunmayan alanlar, uygulama bütünlüğü bakımından riskli alana sokulan alanlar; zemininde, sıvalaşma, heyelan bulunan alanlar riskli alan tanımındaki parametrelerdir.

RİSKLİ ALAN TESPİTİ NASIL YAPILIR?

  • Yapılaşma veya zemin yapısı sebebiyle risk taşıdığına dair teknik rapor.
  • Daha önce yapının veya zeminin bulunduğu alanlarda meydana gelmiş afet varsa, bunlara dair detaylı bilgiler.
  • Alanın büyüklüğünü de içeren koordinatlı sınırlandırma haritasını.
  • Alanın varsa uygulama imar planını.
  • Alanda bulunan kamuya ait taşınamazların listesini.
  • Alanın uydu görüntüsünü veya ortofoto haritasını.
  • Zemin yapısı sebebiyle riskli alan olarak tespit edilmek istenilmesi halinde yer bilimsel etüt raporunu.
  • Alanın özelliğine göre Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından istenecek sair bilgi ve belgeleri ihtiva edecek şekilde hazırlanmış olan dosyaya istinaden ve Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın görüşü alınarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından belirlenir ve teklif olarak Bakanlar Kurulu’na sunulur.

Bu talepte TOKİ veya İdareler bulunabildiği gibi gerçek ya da özel hukuk tüzel kişileri de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan riskli alan tespit talebinde bulunabilir. Riski alan belirlenmesi için bu alanda taşınmaz maliki olan gerçek veya özel hukuk tüzel kişileri, belirtilen bilgi ve belgeleri ihtiva eden dosya ile birlikte Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan ve idarelerden riskli alan tespitinde bulunabilir. Yapılacak incelemeler sonucunda uygun görülen talepler; Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın görüşü alınarak, teklif olarak Bakanlar Kurulu’na sunulur.

Rezerv Yapı Alanı Nedir

Rezerv yapı alanı, yeni yerleşim alanı olarak kullanılmak üzere TOKİ’nin veya idarenin talebine bağlı olarak Maliye Bakanlığı’nın uygun görüşü alınarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından belirlenen alanlardır.

6306 sayılı yasaya göre; Bir bölgeyi riskli alan olarak ilan etmek için çeşitli teknik raporlar istenirken yeni yerleşimlerin kurulacağı rezerv yapı alanlarının tespitinde sadece Maliye Bakanlığı’nın görüşünün alınması yeterlidir. Rezerv alan ilan edilecek bölgeye sadece Çevre ve Şehircilik Bakanlığı karar vermektedir.

Rezerv yapılarda plan ve proje değişikliği yapma yetkisine sahip kurum Çevre ve Şehircilik Bakanlığıdır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı rezerv yapı alanında istediği gibi plan ve proje yapma yetkisine sahiptir. Yine Bakanlık rezerv yapı alanındaki taşınmazların mülkiyet ve imar haklarını başka bir alana aktarma kararı da olabilir. Rezerv yapı alanlarında her türlü imar ve yapılaşma hizmetleri durdurulabilir; taşınmazların satışını, devrini ve kiralanmasını yasaklayabilir. Yapıların, elektrik, su ve doğalgaz kesilebilir.

Rezerv yapı alanında bulunan sağlam binalar da proje bütünlüğü gerekçe gösterilerek yıkılabilir. Rezerv yapı alanı olarak ilan edilecek alandaki özellikler; kentsel dönüşümün yapılacağı bölgeye yakın olmalı, tercihen kamu mülkiyeti bulunan arazilerden olmalı, yeni yerleşim alanı olarak kullanılmaya elverişli olmalı, boş arazi olmalı ve afet risklerine karşı önlem alınarak yapılanmaya uygun olmalıdır.

Kentsel Dönüşüm Arsa Payı

Kentsel dönüşüm kapsamında, riskli olarak görülen yapıların yıkımı gerçekleştirildikten sonra yerine kanunlara uygun sağlıklı binalar yapılmaktadır. Bu süreçte belki de en fazla karmaşa yaşanan süreçKentsel dönüşüm arsa payları dağıtımıdır.

Bağımsız bölümlere tahsis edilen ortak mülkiyet payına arsa payı nedir. Kat mülkiyet veya kat irtifakı kurulurken bağımsız bölümler üzerine rayiç değerler orantısında verilen paydır. Kentsel dönüşüm arsa payı bir taşınmazda, kat irtifakı kurulurken geçirilen ya da kat mülkiyeti geçirilirken kurulur. Kısaca, taşınmaz inşa edilirken arsa payı her bir bağımsız bölüme bulunduğu konum-cephe-değer dikkat alınarak dağıtılan bir paydır. Konum-cephe-değerin dikkate alınmasının sebebi, bir apartmanda aynı metrekarede iki daire olduğunu düşünürsek, yola cepheli bir daire ile cephesi olmayan bir daire arasındaki farkın arsa payı yola cepheli daireye fazla vermekle ölçülmesidir. Kentsel dönüşüm arsa payı hesaplama hakkında bilgisi olmayan vatandaşların arsa bilgileri ve formülü öğrenerek kendileri kabaca hesaplama yapabilirler veya arsa payını tapu dairesinden öğrenebilirler.

Kentsel Dönüşüm Arsa Payı Sorunu

Kentsel Dönüşüm uygulamalarında genel olarak arsa payı sorunu çıkma nedenleri, yasa ile birlikte birçok yerde vatandaş taşınmazı ile ilgili risk analizi yaptırıyor ve binasının yeniden yapım sürecine dahil olmak istiyor. Vatandaş uygulanan bazı kentsel dönüşüm yasası ve yönetmeliklerinde haksızlık olduğunu düşünüyor. Genelde arsa payı ile alakalı şu noktalarda soru işaretleri yaşanıyor; Arsa payı kentsel dönüşüm yasasında kilit bir kavram ve maliklerin anlaşamaması durumunda son noktada arsa paylarının 2/3’ü oranında karar alınabiliyor. Arsa payı yeniden yapımda da çok büyük bir önem arz ediyor. Şöyle ki, müteahhitler yeniden yapımda maliklere arsa payları ve hali hazırda kullandıkları metrekare üzerinden bir daire veya işyeri veriyor. Bu yaşanan arsa payı sorunu nedeniyle kentsel dönüşümde süreç istendiği gibi gitmiyor ve birçok taşınmazda arsa payları nedeniyle mahkemede arsa payı düzeltim davaları açıyorlar. Arsa Payı Düzeltim Davasında bilinmesi gereken en önemli nokta sizin binanızda imar durumu, manzara değişikliği, bakım onarım vb. durumları dikkate almaz. Sadece binanın yapıldığı tarihteki konum cephe ve değere göre dağıtımı yapılır. Vatandaşın yapması gereken, bu işleri önemseyerek yapan, geçmişte inşaat ve türevi işlerde onlara sektörde referans gösterebilecek, liderliğini ispatlamış şirketlerle bu sürece girmeleridir. Bu sayede, kentsel dönüşüm yasasında yapılması gerekenler hakkında detaylı bilgiye sahip olabilirler.

Hazır Beton Nedir

Beton; çimento, beton agregası(kum, çakıl, kırma taş), su ve katkı maddelerinin belirli oranlarda homojen olarak karıştırılması ile elde edilen, başlangıçta plastik ve akıcı kıvamda olup şekil verilebilen zamanla çimentonun hidratasyonu sebebiyle katılaşıp, istenilen şekli alarak sertleşen kompozit bir yapı malzemesidir. Sağlıklı kentleşme ve sağlam yapılaşmanın gerekliliklerinden biri olarak inşaat teknolojilerinin vazgeçilmez malzemesidir. Beton oluşturmada kullanılan katkı maddelerinin oranları; %75 agrega, %10 çimento,% 15 su olarak belirlenmelidir. Bazı zamanlarda, çimento ağırlığının %2’sinden fazla olmamak kaydı ile katkı maddesi ilave edilebilir.

Elektronik ortamların verdiği kontrol gücüyle istenilen oranda birleştirilen malzemelerin, beton santrallerinde veya mikserde karıştırılmasıyla tüketiciye taze beton olarak teslim edilen betona hazır beton denir. Hazır betonda aranan standartlar TS EN 206-1’dir. Beton çeşitleri, birim ağırlıklarına, basınç dayanımlarına ve üretildikleri yerlere göre birbirinde ayrılır ve farklıdır. Betonun önemli bir yapı malzemesi yapan özellikler; ekonomik olması, yüksek basınca karşı dayanıklı olması, çok düşük olan çekme dayanımının tasarım ve uygulamada çelik donatı ile dengelenebilmesi, dayanıklı olması, diğer yapı malzemelerine göre daha az enerji üretilebilmesi, şekil verilebilme kolaylığına sahip olması ve istenen her yerde üretilebilir olması olarak sayılabilir.

Mermer Nedir

Yer kabuğundan çıkarıldıktan sonra doğrudan veya işlenerek çeşitli amaçlarla yapılarda kullanılan taşlara doğal taşlar nedir. Doğada bulunan kayaçların hemen hemen tümü bu tanıma göre doğal taş kapsamına girmektedir. Burada önemli olan malzemenin doğa tarafından oluşturulmasıdır. Doğal taşlar eski çağlardan bu yana gerek yapı sektöründe gerekse sanatta kullanılan en önemli malzeme olmuştur. Tarih boyunca iç ve dış mekan mimarisi, inşaat, kaplama, döşeme, süslemede kullanılan doğal taşlar, atmosfer şartlarına dayanıklılığı, işlenebilirliliği ve geniş kullanım olanaklarıyla günümüz modern yapı sektörü için de önem taşımaktadır. Bu önem son yıllarda dünya çapında ve özellikle Türkiye’de doğal taş sanayi ve ticaretinin yükselişine paralel olarak artmaktadır.

Mermer olarak kullanılabilecek nitelikteki kalker, dolomitik kalkerler ve kalkbreşler ise, genellikle Alp Kuşağında, bu kuşağın çevresindeki Mesozoik ve Tersiyer oluşumları içerisinde yer alır. Kalker ve dolomitik kalkerlerin bulunduğu yerler çok değişik jeolojik yapı gösterir. Dünya üzerindeki mermer olarak kullanılabilecek önemli kalker oluşumlarının ayrıntılı durumları ve korelasyonları hakkında ayrıntılı araştırmalar yapılmamıştır. Ancak, genel olarak makro düzeyde bilgi verebilmek açısından jeolojik yapısına göre kısmen tahmini olarak değinilmektedir.

Dünya’da en çok mermer tüketen ülke ABD’dir. Bunun yanında İngiltere, Orta Avrupa ve bazı Orta Doğu ülkeleri de fert başına mermer tüketimi fazla olan ülkeler arasındadır. Dünya’da üretilen mermerlerin hemen hemen tamamına yakın bir kısmı tüketilmekte olup, önemli bir stok yapılmamaktadır. Dünya mermer tüketiminin sürekli bir artış içinde olması beklenmektedir. Ancak, fiyatlar yüksek olduğu taktirde mermerin seramik, ahşap, polyester, metal ve suni mermer ile ikamesi de söz konusudur.

MERMER ÇEŞİTLERİ

Işık geçirmeyen mermerler; (Marmara adası “beyaz-gri”), Gebze (elma çiçeği), Afyon (şeker, sarı, kaplan postu), Bilecik (pembe), Ankara (bej ya da damarlı), Hereke (Hereke pudingi), Kırşehir (zeytin yaprağı, sedef), Kütahya (Antep fıstığı rengi), Geyve (maun), Kayseri (siyah), İzmir (beyaz).

Damarlı ve ışık geçirgen oniksler (akik ve albatr cinsi); Seben-Bolu (beyaz, yeşil fonlu), Söğüt-Bilecik (yeşil, sarı, çaltıtaşı), Yunus Emre-Eskişehir (kahverengi), Turhal (yeşil, sarı), Tokat (yeşil), Salanda-Nevşehir (yeşil).

Kalsiyum karbonatlı suların bıraktığı, yapıları delikli çökeltilerden oluşan pamuktaşları; Afyon (sarı), Denizli (sarı), Kütahya (açık kahverengi), Maliköy (beyaz), Pamukkale (beyaz).

Çok sert taşlardan oluşan diyabazlar; Gemlik (yeşil).

İstanbul İnşaat Firmaları

Ülkemizde inşaat sektörü günden güne büyümekte ve gelişmektedir. Bu gelişen ve büyüyen sektörde inşaat firmalarının da sayısı artmaktadır. Rekabeti yüksek düzeyde olan bu sektörde işini kaliteli ve düzgün yapan yapı firmaları genelde tercih edilmektedir.

İnşaat yapmak sıradan ve kesinlikle kolay bir iş değildir. Büyük, küçük her inşaatta birileri çalışır ama doğru olan süreci iyi yönetmektir. İnşaat firmalarının çalışanlara iş verip, işleri düzgün yönetmesi gereklidir. İnşaat Yönetim işlerinin kendine özgü ilkeleri ve teknikleri vardır. Her insan dayanıklı, güven veren ve estetik yapılarda yaşamak ister ama her inşaat firması yaptıkları işleriyle bu güveni sağlamayabilir. Bu tarz güven vermeyen firmalar genelde, maliyetten kaçarlar, kalitesiz uygulamalar gerçekleştirirler ve sağlıksız yapıları insanlara sunarlar. İşini düzgün yapan, insanlara ve çevresine değer veren inşaat firmaları stratejik planlamasını iyi yapan firmalarıdır. İnşaatta uygulanan stratejik planlama; yasalara uyum, neyin, ne zaman, nasıl yapılacağını belirleme, gereksinimleri belirleme, gereksinimlerin nasıl sağlanacağına karar verme, organizasyon, kordinasyon, izleme, irdeleme ve kontrole dayanmaktadır.

GN İNŞAAT, insanlar için çok değerli olan yuvalarını, yasalara uygun, sağlam, estetik, sağlıklı, çevreye uyumlu, kaliteli, konforlu yapmaya önem veren ve bunu misyon edinen bir inşaat firmasıdır.

YAPI FİRMALARI NASIL OLMALIDIR

  • Yasalara ve kanunlara tam olarak uyan
  • Amacından ve misyonundan sapmayan
  • Karar ve uygulamalar için düzgün ekipler oluşturan
  • Çağdaş kuralları benimseyen, iş ve hizmet kalitesi çok iyi derecede olan
  • İş süreçlerini planlı ve programlı bir şekilde yöneten
  • İnsan unsurunu elden bırakmayan ve çevresine duyarlı olan
  • İş güvenliğine önem veren
  • Bilgiye, teknolojiye ve araştırmaya önem veren
  • Her iş ve hizmeti detaylı bir şekilde izleyen ve kontrolü elden bırakmayan
  • Yapı firması uzman bir kadroya sahip olmalıdır
  • Kullanılan her malzemeyi planlı yöneten ve koruma önlemlerinin tam olarak alan
  • Sektördeki diğer kurum ve kuruluşlara iletişim ve dayanışma içinde olan
  • Mali yapıları iş tamamlayabilecek güçte olan
  • Gelişme, büyüme, farklılaşma, araştırma, yeniden yapılanma, uzmanlardan yararlanma konularını ihmal etmeyen

Yapı Malzemeleri

İnşaat sürecindeki en önemli görevlerden biri de planlı bir şekilde yapı malzemeleri seçimidir. Yapı malzemeleri çoğunlukla yapının proje mimari tarafından tasarım aşamasında türü belirtilebilir. Ancak bu ön belirleme sadece Birim Fiyat tespiti için ön bilgi olur. Bu gerçekleştirilen ön tespit malzemenin siparişi için yeterli değildir. Malzemenin kalitesi, adedi, ebadı, üretici firmanın ismi vb. operasyonların düzgün belirlenmesi gerekir. Özellikle malzemenin fiyatı ve performansı konuları için inşaatçının etkin araştırma yapması veya yaptırması gerekir.

Malzemelerin doğru seçimi için Kontrol mimarı veya Mühendisinin de araştırma yapması gereklidir. Malzeme alım öncesinde, miktarlar belirlenmelidir. Miktar belirlenirken keşiflerdeki miktarlardan yararlanılır. Tereddüt halinde metrajlar kontrol edilir veya yeniden yapılır.

Malzeme seçimi sırasında ayrıca, kullanılacak yapı malzemesinin güvenli olduğu, zarar veren unsurlar içermediği Malzeme Güvenliği Bilgi Formu istenerek kontrol edilmelidir. Sakıncalı inşaat malzemelerine; içinde zararlı madde, iş güvenlik riski bulunan (tehlikeli), sakıncalı atık içeren malzemeler sayılabilir. Kaba yapı malzemelerini oluşturan taş, kaya, kil, kum, çakıl, mıcır, kireç, çimento, briket, tuğla, gazbeton, bloklar, kereste, inşaat demiri, çelik hasır, beton çivisi, inşaat çivisi, mozaik, tavlı tel gibi malzemelerinin seçimine de aynı şekilde dikkat edilmelidir. Kaba yapı malzemelerinin yetkinliğini ve uygunluğunu belirleyen hususlar Bayındırlık Bakanlığı Genel teknik Şartnamelerinde ayrıntılı olarak belirtilmiştir.

Türkiye’de Kullanılan Yapı Malzemeleri

Ahşap

Ağaçtan elde edilen organik esaslı bir yapı malzemesidir. En eski yapı malzemelerinden birisidir. Kullanışlı ve doğal bir yapı malzemesidir. Üstünlük diğer yapı malzemelerine göre daha az niteliktedir.

Alçı

Yapılarda kalıp çıkarma işleri için alçı taşının toz haline getirilmesinden elde edilen madde, suyla birleştiğinde sertleşme özelliği gösterir. Yapı sektöründe birçok yerde kullanılmaktadır.

Alüminyum

Çok hafif ve kolay işlenebilir yapıya sahip bir malzemedir. Gümüş gibi beyaz renkte ve hafif bir elemandır. Kaynama noktası çok yüksektir. Isı ve elektriği iyi ileten bir maddedir. Kaynama noktası çok yüksektir. Demir ve çelikten sonra Dünyada en çok kullanılan metaldir.

Asansör

Her binada bulunmamakla birlikte yeni nesil apartmanların hemen hemen hepsinde bulunmaktadır. İnşaat sektörünün gelişmesiyle bu sektörde büyük gelişim göstermiştir.

Boru

Bir yerden başka bir yere sorunsuz bir şekilde sıvı, gaz vb. aktarmaya yarayan içi boş uçları açık, silindir şeklindeki maddedir. Yapı sektöründe oldukça önemli bir yere sahiptir.

Aydınlatma

Bir ortam içinde bulunan nesneleri algılamamıza yetecek uygunlukta olan ışık uygulamaları aydınlatma olarak tanımlanır. Yapı sektörü geliştikçe aydınlatma teknolojileri değişmektedir hem ekonomik hem estetik olan aydınlatma sistemleri ön plana çıkmaya başlamıştır.

Boya

Renkli bir sıvı bileşimi olan boyaları, ana maddeleri organik, metalik veya plastik esaslı pigment, bağlayıcı ve incelticilerden meydana gelir. Yapı sektöründe, malzeme yüzeylerine, korunma , süsleme ve aydınlatma amaçları ile kullanılır.

Cam

Silisli kumun potas veya soda ile karıştırılıp yüksek dereceli sıcakta eritilmesiyle elde edilir. Su geçirmez, sert, saydam, kolay kırılan bir maddedir. İnşaat sektöründe uzun zamandır yoğun bir şekilde kullanılır.

Çimento

Bağlayıcı malzeme olarak yaygın olarak kullanılan bir maddedir. Toz grubuna giren çimento, su ile birleştirildikten sonra bağlayıcı özelliği kazanır. Katılaşma koşullara bağlı olarak değişkenlik gösterir. İnşaat sektörünün değişmez yapı malzemelerindendir.

Demir-Çelik

Binaların yapısal bileşeni için önemli malzemeleridir. Betonarme yapılarda kayma vb. gerilmeleri karşılamak için betonun içine koyulan özel olarak şekillendirilmiş maddelere denir.

Doğal Taşlar

Minerallerin bir araya gelmesiyle oluşan topluluklardır. Yapı işlerinde kullanılmaya elverişli taşlara doğal yapı taşları denilmektedir. Genellikle temellerde, duvarlarda, zemin, çatı kaplamalarında yoğun bir şekilde kullanılmaktadır.

Gaz Beton

Diğer yapı malzemelerine göre daha hafif olan bir yapı malzemesidir. Yaklaşık olarak %85’ı basınçlı hava bulunan gözeneklerden oluşmaktadır. Çok amaçlıdır ve geniş bir kullanım alanına sahiptir.

Hazır Beton

Yüksek basınç dayanımına sahip olan dayanıklı bir malzemedir. Agrega, çimento, suyun karıştırılmasıyla istenilen kalıbın şeklini alan kompozit bir yapı malzemesidir.

Isıtma, Soğutma, Havalandırma

Yapı sektöründe klima, ısınma tesisatı vb. insanların evinde daha rahat yaşayabilmeleri için yaşanılan iklimlere göre tasarlanan yapılara bu sistemlerin entegre edilmesi gereklidir.

Çatı

Yapıların üst kısımları dışardan gelen rüzgar, yağmur, kar gibi etkenlerden koruyan elemanlara çatı denmektedir. Genelde ahşap, çelik ve betonarmeden yapılmaktadır.

Kireç

Su ile karıştırıldığında kuruduktan sonra katılaşma özelliği gösteren, kireç taşının pişirilmesiyle meydana gelen beyaz renkli bağlayıcı bir maddedir. Yapı sektöründe birçok alanda kullanılır.

Plastik

Plastik ihtiyacı doğada karşılanacak bir şey değildir. Çeşitli elementlerin birleştirilmesiyle meydana gelir. Plastikler istenilen şekilde kalıplanabilir ve şekil verilebilir. Yapı sektöründe su tesisatı, plastik yer döşemeleri, PVC yer döşemeleri vb. malzemelerde kullanılır.

Seramik

Bir yada daha fazla metalin metal olmayan bir elementin yüksek sıcaklıkta bir araya getirilmesiyle oluşan inorganik bileşiktir. Genel kullanım alanları; Tuğla, Fayans, Kiremit, Porselen vb.

Tuğla ve Kiremit

Kil bazlı toprağın pişirilip kurutulmasıyla meydana gelen bir yapı malzemesidir. Bağlayıcı maddeler ile birbirlerine tutturularak duvar inşasında kullanılır.

Yalıtım Malzemeleri

Günümüzde yapılarda; ısı yalıtımı, su yalıtımı, ses yalıtımı, çatı yalıtımı, vb. uygulamalar ile ciddi enerji tasarrufu sağlanabilmektedir. Ülkemizdeki bazı ısı yalıtım malzemeleri; Camyünü, Taşyünü, EPS ve XPS yalıtım malzemeleri.

İstanbul İnşaat Projeleri

İnşaat sektörü, her geçen gün kendini yenileyen bir yapıya sahiptir. Teknolojinin de gelişmesiyle birlikte İstanbul inşaat projeleri de büyük değişimler yaşamıştır. İnsanların da bu gelişimle birlikte ihtiyaçları ve yaşayış şekilleri değişmektedir. İnşaat projeleri gerçekleştiren her şirketin günümüzde yapılarda kalite, estetik, sağlık gibi bütün unsurları içinde bulunduran projeler ortaya çıkarması artık gereklilik halinde gelmiştir. Tabii ki günümüzde daha az inşaat malzemesiyle daha fazla para kazanmayı hedefleyen ve insanların yaşadıkları alanı kalitesiz yapan projelere de rastlanmaktadır.

İnşaat projelerinde, her süreç çok hassas yönetilmelidir. Bir inşaat projeniz varsa ihtiyaçlarının doğru analiz edilmesi gereklidir. Bu analizin doğru yapılması için çok iyi bir plan yapmanız gerekir. İnşaat için ihtiyaç programı yapmak inşaat sürecinde önümüzü daha rahat görmemiz açısından çok önemlidir. Her ihtiyaç inşaatın büyüklüğüne ve küçüklüğüne göre değişiklik gösterir. Yapıları amacına uygun yapmak için projelendirme sürecinin de düzgün olması gerekmektedir. Günümüzde bilinçli inşaat gerçekleştiren şirketler yapıların kaliteli olması için projelendirmeye çok önem vermektedir. İnşaatın projelendirmesinde önemli olan nitelikler, yasalara uygunluk, sağlamlık, işlevsellik, rasyonellik, güzellik, sağlıklı, kaliteli, çağdaş olması olarak sıralanabilir.

İnşaatın sistemli bir şekilde işlemesi için, inşaat işini gerçekleştirecek olan şirketin organizasyonun da iyi olması gerekmektedir. Bu organizasyonun iyi olması inşaat sürecinin daha hızlı daha kaliteli ilerlemesine sebep olur. Organizasyon içinde bulunan bütün çalışanlar görevini doğru yaptığı sürece, işleyiş ve verimliliğin çok daha seviyelere geleceği bir gerçektir. İnşaat projelerinde kullanılacak malzeme, makine vb. bütün ekipmanların kullanışlı, ekonomik, estetik, sorunsuz, kaliteli olması gerekmektedir.

İş başlarken bütün risk unsurları düşünülmelidir. Şantiyenin yeri ve kuruluşu düzgün kurallara uygun yapılmalıdır. İş güvenliğine çok dikkat edilmelidir ve sürekli kontrolleri yapılmalıdır. Stratejik planlamanın, iş programının, finans analizinin, lojistik sürecinin, zamanın, tedarikin, yasal işlemlerin, projelerin nitelik ve nicelik olarak eksiklerinin değerlendirilmesi gerekmektedir.

İnşaat projelerinde, bu durumların hepsi kurallara uygun ve doğru yapıldığı sürece projenin başarılı olmaması için hiçbir neden yoktur. Günümüzde her inşaat şirketinin bu düzeni dikkate alarak insanların yaşadıkları alanlarda daha mutlu ve rahat olmaları sağlanabilir. GN İNŞAAT olarak, İstanbul inşaat projeleri bu kuralları ve hassasiyeti dikkate alarak yaklaşıyoruz.

KAYNAK: https://www.gninsaat.com.tr

Kentsel Dönüşüm Faydaları

Kentsel dönüşüm riskli sayılabilecek alanların ve binaların yeniden yapılandırılmasını amaçlar. Kentsel dönüşümün süreci kimilerine göre iyi, kimilerine göre kötü bir kavram olarak görünebilir. Kentsel dönüşümün faydaları sürecin nasıl yürütüldüğüyle alakalıdır. Ülkemizde geçmişten gelen çarpık kentleşme ve binaların zayıf yapılmasından dolayı, deprem ve olası diğer afetlere karşı çok savunmasız durumdadır. Bu binaların yenilenmesi ve günümüz teknolojisiyle birleşerek sağlıklı binalar haline gelmesi yararlı bir durumdur.

İnsanlarımızın bu süreçten korkmalarının en temel sebebi biraz karmaşık bir süreç olmasıdır. Yapının yıkımından sonra neler olacağı, arsa payı gibi durumlar karışıklık yaratarak sürece tedirgin bakmalarına neden olmaktadır. Önemli olan bu süreci tam anlamıyla doğru yürütecek uzmanlara sahip lisanslı bir firma ile anlaşarak bu işe girmektir. Bu şekilde devletin desteklerinden, kredilerden nasıl yararlanacağınız vb. konularda detaylı yardımlar alırsınız. Kentsel dönüşümün avantajları ancak süreç doğru yürütüldüğünde görülür.

Kentsel Dönüşüm Faydaları

  • Riskli yapıların tespit edilmesi
  • Kentteki sorunlu alanları ve binaları daha yaşanabilir ve sağlıklı bir hale getirmek.
  • Ekonomik ömrünü tamamlamış binaların değerini günümüz standartlarına getirmek
  • Çarpık yapılaşmanın önüne geçmek
  • Geçici konut
  • İşyeri tahsisi
  • Kira yardımı
  • Faiz desteği
  • Tespit ve yıkım kredileri

Çimento Nedir

Çimento, kalkerin ve kilin belirli oranlarda birbiriyle karıştırılarak 1300-1500oC arasında pişirilmesi sonucu kılınker elde edilir. Kılınker minör katkı maddesi ilave edilerek çimento değirmenlerinde öğütülmesi sonucu elde edilen toz halinde, su ile sertleşen bağlayıcı temel yapı malzemesidir. Çimentolar, hidrolik bağlayıcı maddeler olup, su ile karıştırılığında hamur haline getirildikten sonra gerek havada, gerekse su içinde yavaş sertleşerek suni taş haline dönüşür.

Çimentonun ana maddeleri kalker, kil, alçı taşı ve silisli kumdur. Çimento bileşimini ayarlamak için FeO2ilave edilir. Çimentonun çeşidine göre %3 ile %6 arasında alçı taşı ilave edildikten sonra öğütülür. Bunun nedeni, çimentonun ilk sertleşme yani priz süresinin zamanını ayarlamaktır. Çimentonun ham maddesi olan kil ve kalker doğada bazen ikisi bir arada bazen ayrı ayrı olarak elde edilebilir. Bu maddelerin ayrı olarak elde edilmesi bu iki maddenin hesaplanarak oranlanmasını sağladığı için çimentonun daha kalitesi olmasını sağlamaktadır.

Çimento klinkerinin kimsayal bileşimi, öğütme inceliği ve alçı miktarı, çimentonun mukavemetini, büzülmesini ve genleşmesini etkiler. Çimento klinkerinin öğütülmesi esasında sıcaklığı 120oC’yi geçerse dayanımda azalma söz konusu olur. Bunun sonucu, çimentonun kullanıldığı beton veya çimento harcı en fazla 5 dakika içinde katılaşmaya başlayarak sertleşir.

Çimento ham maddeleri yüksek sıcaklıkta pişirilir. Pişirilme esnasında kalkerin ayrışması sonunda kireç, killin ayrışması sonunda ise kil minerallerine bağlı olarak silis, Alimin ve Demir oksit ortaya çıkar. Ortaya çıkan bu öğeler asit ve bazik durumlarına göre birbirleriyle birleşerek Portland çimentolarının ana bileşenlerini oluştururlar.

Çimento Çeşitleri ve Kullanım Yerleri

Genel olarak çimentolar, ana malzemelerine (bileşenlerine) göre isim almaktadır. Genellikle çimentolardan istenilen düzeyde yararlanabilmek için kullanılacak yerlerin özelliğine göre çimento seçmek gerekir. Sülfatlı zeminle veya su ile temas eden inşaatlarda sülfata dayanıklı çimento kullanılması, kütle betonlarda ise hidratasyon ısısı düşük çimento kullanılması gibi açıklanabilir.

Çimentoların Genel Özellikleri

Çimentolar, kullanıldığı yere göre farklı özellik gösterebilir, bu çimento bünyesindeki kimyasallar ile kullanım alanındaki ortam ve kimyasal etkilerden kaynaklanır. Örneğin; bir çimento normal bir bina için uygun olabilir, ancak bir deniz yapısı için uygun olmayabilir.

Çimentonun mukavemet kazanması su üç olayın birbirini izlemesi sonucu gerçekleşir.

Hidratasyon olayı, su ile çimento arasındaki kimyevi reaksiyondur.

Katılaşma olayı, çimento hamurunun katılaşama derecesidir. Çimento priz sürelerini belirlemek için kullanılan cihaza Vikat aleti denir.

Sertleşme olayı, çimento hamurunun mekanik etkilere karşı koyabilme özelliğidir.

Çimentoların Depolanması

Çimentonun nemden korunması ve depolanması, beton mukavemeti ve diğer özelliklerini olumlu veya olumsuz yönde etkiler. Çimento, havanın rutubetini alarak topaklanabilir. Topakların parmakla kolaylıkla ezilebilmesi, katılaşma, sertleşme ve dayanım kazanmasının bu topaklanmadan etkilenmeyeceğini gösterir. Sert topaklar bozulmanın azami belirtisidir. Bu nedenle çimentonun depolanmasında, su ile temasından veya rutubetli havada kalmamasına özen gösterilmelidir.

Torba halinde depolanıyor ise ahşap ızgara üzerinde 10 sıradan fazla olmamasına ve sıralar ile duvar arasında 5-10 cm boşluk kalmasına, sıraların birbiri arasında hiç boşluk kalmayacak şekilde depo edilmesine özen göstermelidir. Çimento üzeri rutubet ve hava geçirmeyen örtülerle örtülmelidir. Örtü, ızgara altına kadar kıvrılmalı ve üzerinde suyun göllenmesine engel olunmalıdır. Çimentoların torbalı halde depolama süresinin en fazla 2 ay olması önerilmektedir. Uzun süre bekleyen portland çimentoları mukavemetinden kaybetmeye başlar.

Çelik Yapılar

Demir çelik kullanımı çok uzun yıllara dayanmaktadır. Ham demir üretiminin başlamasıyla birlikte demir yapı malzemesi olarak kullanılmaya başlanmıştır. Demir kullanarak inşaa edilmiş ilk yapılar köprülerdir.  İlerleyen yıllarda ham demirin sıvı haldeyken arıtılması sağlanmış ve dökme çelik üretimi ortaya çıkmıştır. Çelik yapılar hızlı inşaa edilebilmesi nedeniyle yaygın kullanılan bir malzeme haline gelmiştir. Bazı dökme çelik ürünleri; çelik font, su çeliği, gri font olarak ayrılırlar.

Yapı malzemesi olarak çelik, demirin, silisyum, mangonez, alüminyum, bakır, krom, nikel, molibden, bor, vanadiyum, vb. gibi elementler ile teşkil ettiği alaşımdır. En önemli katkı maddesi karbon, çeliğin sertliğini ve mukavemetini arttırır, ancak işlenebilirliğini diğer bir deyişle şekil değiştirme ve kaynaklanabilme özelliğini azalttığı için belli bir oranı geçmemesi gereklidir. Çeliğin birleştirilmesi ayrılması zorlayıcı bir durum değildir. Çelik birleştirme araçları; perçin, bulan(çıvata), kaynak olarak ayrılır. Çelik yapılar kullanım ve kurum esnekliği sebebiyle mimarı açıdan güzel projelerde çıkmasına olarak sağlar.

Çelik Yapıların Avantajları

  • Çelik yapılarda takviye ve taşıyıcı elemanların değiştirilmesi nispeten kolaydır.
  • Çelik yapılar sökülüp yeniden kullanılabilir.
  • Montaj tamamlandığı anda tam yükle çalışırlar, beklemek gerekmemektedir.
  • Uygun planlama ile az iskeleli inşaat mümkündür.
  • Çelik taşıyıcı elemanlar, büyük ölçüde atölyelerde hazırlanır. Şantiyede yalnız montaj işleri yapılır. Bu bakımdan inşa süresi kısadır, ayrıca hava koşullarından neredeyse bağımsızdır.
  • Burkulmasız durumda çeliğin çekme mukavemeti, basınç mukavemetine eşittir.

Ahşap Kaplama

Ahşap, insanoğlunun eski çağlardan beri kullandığı malzemelerden biridir. Eskiden barınma, korunma gibi gereksinimleri karşılamak kullanılmaktaydı. Ormanların çeşitli sebeplerle azalması, yerine yenisinin geç gelmesi, ahşap malzemeleri daha değerli bir hale getirdi. Bu yüzden, günümüzde konut ve benzeri yerlerde tercih edilen yapı malzemeleri; betonarme ve çelik sistemleridir. Ahşap yerine bazı yapı elemanlarında plastik, metal, alüminyum, beton ve çimento mamulleri kullanılmasına rağmen ahşap görünüş, izolasyon, ahşap kaplama ve istenilen şeklin kolayca verilmesinden dolayı yine tercih nedeni olmaktadır. Türkiye’de 8.000 yakın ağaç işleyen tesis bulunmaktadır. Son yıllarda önemli gelişmeler gösteren Türkiye ağaç ürünleri sektörü ahşap kaplama, kapı, pencere, mutfak ve diğer mobilya üretiminde uluslararası standartlara ve kaliteye ulaşmıştır. Ahşap kaplama, özel makinler ile estetik hale getirilen ahşap malzemenin yapılarda koruma, süsleme, estetik tasarım katmak için kullanılır.

Ahşap bir yapı elemanın da kullanılacak kerestede, lif, budak ve imalat hususları göz önünde tutularak bir kalite aranır. Bu bakımdan ahşap, kalitesine göre 3 sınıf olmak üzere üç sınıfa ayrılır. Sınıf numarası büyüdükçe kabul edilebilir kusur miktarı artmaktadır. Dolayısıyla emniyet gerilemesi ve kalitesi düşmektedir.

Ahşap kusurları

Ahşabın imalat kusurları

Genel olarak ahşabın imalat kusuru biçme sırasında, insan ve biçme aletlerinden kaynaklanan kusurlardır.

Ahşabın Bünye Kusurları

Ahşabın kusurları genellikle ağacın büyüme esnasında ve kereste haline getirildikten sonraki depolama esnasında meydana gelen kusurlardır.

Ahşabın Bozulmasına Neden Olan Faktörler

Ahşap birçok nedenden dolayı bozulabilen bir malzemedir. Ahşap bünyesinde bozulmaya etki eden faktörler 5 grup altında toplamak mümkündür;

  • Güneş radyasyonunu,
  • Kurt ve böcekler,
  • Bakteri ve mantarları,
  • Hava ile suyun sürekli etkisi yangın etkisi

Konut Projeleri

Konut projeleri, başladığı günden bu yana sürekli bir gelişim sürecindedir. Göçebe hayatın sonlanmasından sonra, yaşanılan konutlarla ilgili sürekli yeni fikirler geliştirmiş ve daha yaşanabilir alanların yaratılması amaçlanmıştır. Konutların insan hayatında önemli bir yere sahip olduğunu bilinmektedir. Yaşadığımız evler, çalıştığımız işyerleri vb. yerlerden yararlanarak yaşamımızı sürdürürüz. Konut projeleri, ekonominin, iş sağlamanın, sanayinin de en önemli ve etkin unsurudur.

İnşaat projeleri gerektiği şekilde yapılamadığında, deprem, yer kayması, sel baskını, yangın vb. afetlerde gerçekler ortaya çıkar. Konut projesi gerçekleştiren her şirketin; yapılarda kalite, estetik, yapı sağlığı vb. tüm konuları ele alarak projeler geliştirmesi gerekmektedir. Ayrıca, proje sürecinde organizasyonun iyi kurulması, risk unsurlarının düşünülmesi, iş güvenliğine çok dikkat edilmesi, stratejik planlama ve finans analizinin doğru yapılması gerekmektedir. Konut projelerinde önemli olan nitelikler; yasalara uygunluk, sağlamlık, işlevsellik, rasyonellik, güzellik, sağlık, kalite ve çağdaşlıktır.

Konut projelerinde bu unsurların hepsi kurallara uygun ve doğru yapıldığı sürece, projenin başarılı olması kaçınılmaz olur. GN İNŞAAT olarak, İstanbul konut projelerine bu kuralları ve hassasiyeti dikkate alarak yaklaşmaktayız.

GN İNŞAAT İstanbul Konut Projeleri

Kent Apartmanı Küçükyalı Konut Projesi

Maltepe Ticaret Konut Projesi

Sancaktepe Konut Projesi

Kireç Nedir

Kireç, yüksek sıcaklıkta (900-1000oC), kalker taşının 5-10cm boyutlarında parçalar halinde kırılarak pişirilmesiyle elde edilen bir malzemedir. Kalsiyum ve magnezyum oksitlerin veya hidroksitlerin fiziksel ve kimyasal durumlar içinde bulunduğu çeşitli oluşumlara verilen genel isim olarak tanımlanır. Kalker taşının uygun sıcaklıklarda kireç fırınlarında yakılarak, içerisindeki karbondioksit gazları atılır ve kolayca ufalanabilir hale gelir.

Kireç, kullanımı eski yıllara dayanan bir bağlayıcı malzemedir. Kirecin hammaddesinin ana bileşeni kalsiyum karbonat ve magnezyum karbonat olduğu bilinmektedir. Kireç, çimento ve alçı gibi suya karşı hassasiyet göstermez. Kireçlere uygun olduğu boyutlardan daha küçük veya daha büyük farklı boyutlar elde etmek, verimlilik yönünden pek uygun olmaz.

Kalsiyum kökenli kayaçlardan elde edilen kireçler Magnezyum kökenli kayaçlardan elde edilenlere göre daha beyazdır. Kireç hammaddesinin pişirilme sıcaklığının fazla olması iyi olmadı gibi az olması da iyi değildir. Kirecin iyi pişip pişmediğini anlamak için pişmiş fakat sönmemiş kirecin üzerine asit damlatmak suretiyle anlaşılabilir. Eğer asit döküldüğünde köpürme yoksa pişme işlemi iyi yapılmış demektir. Köpürme olur ise pişme iyi olmamış demektir. Kireç üretiminde iki aşama söz konusudur; bunlardan ilki kirecin pişirilmesidir. İkincisi söndürülmesidir. Sönmüş kireç, havadan karbondioksit alarak sertleşir. Pürüzlü yüzeyde sertleşme, perdahlı yüzeylere göre daha kısa sürede gerçekleşir. Pratik olarak yeni yapılmış inşaatlarda duvar sıvasının daha çabuk sertleşmesi için mangal kömürü yakılarak bünyede mevcut bulunan suyun buharlaşması sağlanır.

Üretilen kireç toz kireç olacaksa, helezonlu söndürücülerle kireç için hesaplanan su miktarı, su veya su buharı olarak kirece uygun şekilde verilerek toz haline getirilir. Herhangi bir öğütme işlemine gerek duyulmaz. Toz haline getirilen kireç, 25 kg’lık torbalarla piyasaya sürülür. Toz torba kireçler, iyi torbalanması durumunda ortalama olarak 9 ay bozulmadan özelliğini korur. Üretim söndürülmemiş olacaksa fırından çıkan kireci herhangi bir işleme tabi tutulmadan ortam sıcaklığına geldikten sonra piyasaya ulaştırılır. Kireç kullanım yerinde söndürülecek kullanılır.

Tuğla Nedir

Tuğla, kil ağırlıklı bir çeşit toprağın kalıplanıp yüksek ateşte pişirilmesiyle elde edilen bir inşaat malzemesidir. Tuğla kullanımı çok uzun yıllara dayanmaktadır. İlk tuğlalar hammaddeleri güneşte kurutularak elde edilirdi bunlara kerpiç adı verilirdi. Tuğlalar, ucuz ve kullanışlı bir inşaat malzemesidir. Günümüzde modern teknoloji ile donatılan fabrikalarda, istenilen boyutlarda, istenilen özelliklerde ve değişik amaçlar için üretilen tuğlalara makine tuğlası denilmektedir. Bu tuğlalar, makine, klinker, kaldırım, ateş, cephe, sinterlenmiş, baca ve dekoratif isimler altında incelenecektir. Tuğlaları yapım yöntemlerine, delik durumlarına, basınç dayanımlarına ve birim ağırlıklarına göre gruplandırılması yapıla bilinir; Klinker tuğlaları, delikli olup olmadıklarına göre, Sinterleşmemmiş tuğlalar, delikli olup olmadıklarına ve delik durumlarına göre, düşey delikli tuğlalar, delik kesit alanlarının üst yüz alanına oranlarına göre, yatay delikli tuğlalar, hacim ağırlıklarına göre gruplara ayrılmaktadırlar.

Alçı Sıva Nedir

Alçı sıva, kaba sıvanın üzerine alçıdan yapılan ve üzerine yapılacak olan kaplamaya kat oluşturan yüzeye alçı sıva denir. Genelde kaplama; gazbeton, bimsblok, brüt beton, beton, tuğla ve benzeri malzemelere uygulanmaktadır. Bu malzeme bünyesinde barındırdığı sudan dolayı yanmaya karşı dayanıklıdır. İçine hava geçiren bir malzeme olduğundan, nem oranını dengeleyerek sağlıklı bir ortam sunar. Uygulandığında pürüzsüz ve temiz bir yüzey elde edilir ve tek kat boyaya hazır hale gelir. Küf bakteri ve mantar oluşturmaz. Alçı sıva genelde; konutlarda, okullarda, ofis ve yönetim binalarında, iş ve alışveriş merkezlerinde, otellerde, hastanelerde vb. yerlerde kullanılmaktadır.

Alçı Sıva Nasıl Yapılır

  • Uygulama yapılacak yüzeyde çıkıntı ve benzeri çapakları temizleyin.
  • Sıva yapılacak yüzeydeki toz, pislik ve benzeri şeyleri fırça yardımı ile temizleyin.
  • Kuru ve sıcak yüzeyleri uygulama yapmadan önce ıslatın.
  • Pürüzsüzler yüzeyler tutunmayı artırmak için pürüzlendirilmelidir.
  • Düzgün olmayan alt katman üzerine dolgu yapılmalıdır
  • Sıva harcında su sıcaklığına dikkat edilmesi gerekir ve temiz su kullanılmalıdır.
  • Alçı sıva uygulaması el ile veya makine ile gerçekleştirilmektedir.

İnşaat ve Şantiye Giderleri

İnşaat ve şantiye giderleri çok iyi incelenmesi ve takip edilmesi gereken bir süreçtir. İnşaat işleri, ekibi buldum ve hemen işe koyulalım bitirelim değildir. İnşaatın bir işletme gibi irdelenip, finans planlarının çok iyi yapılması gereklidir. İnşaat gider planlaması düzgün yapıldığında süreç daha hızlı ve güvenli ilerleyecektir. Şantiyeler, inşaat alanında kullanılacak malzemelerin depolanması ve çalışanların gerekliliklerini karşılamak amacıyla kurulur. Şantiye giderleri; şantiye kuruluş giderleri, şantiye işletme giderleri ve personel giderleri olmak üzere ikiye ayrılırlar.

Şantiye Kuruluş Giderleri

  • Şantiyenin kurulum giderleri yapımı, montajı vb.
  • Büro malzemeleri, yatakhane vb. bedeller
  • Saha araç ve makine ekipmanları temini
  • Haberleşme ve bilişim donanımı ve ekipmanı sağlanması
  • Su tesisatı
  • Isıtma tesisatı

Şantiye İşletme Giderleri

  • Müteferrik
  • Yemek
  • Akaryakıt
  • Kırtasiye vb.
  • Elektrik
  • Haberleşme
  • Isıtma
  • Kullanma ve İçme Suyu
  • Pissu
  • Temsil, Ağırlama
  • Seyahat giderleri
  • Personel Taşıma(Servis)
  • Araç Kiralama
  • Tamir Bakım
  • Vergi-Harç
  • Barınma
  • İşçi Sağlığı ve Güvenliği

Personel Giderleri

  • Teknik personel giderleri
  • İdari personel giderleri

Kentsel Dönüşüm Yardımları

Yıkılan veya uygulama alanı haline gelen yerlerde, isteğe ve kurallara uyulduğu taktirde

kentsel dönüşüm yardımları ile faydalanılabilir. Maliklerin tahliye tarihinden itibaren konut ve işyerlerinin teslim tarihine veya ilgili kurumca belirlenecek tarihe kadar, geçici konut veya işyeri tahsisi, mümkün olmaması halinde ise, Bakanlıkça kararlaştırılacak aylık kira yardımı yapılabilir.

Yapılan kentsel dönüşüm kira yardımı 18 ayı geçmemek şartıyla, aylık 600 TL’dir. Ayrıca Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanan Tüketici Fiyatları Endeksi oranında güncellenir. Taşınmaz masrafları da dikkate alınarak, kira yardımının ilk beş aya kadar olan kısmı, peşin ödenebilir.

Bakanlıkça belirlenecek bilgi ve belgelere istinaden riskli olan veya rezerv yapı alanlarından ilgili kuruma, riskli alan dışındaki riskli yapılarda ise Müdürlüğe yapılır.

Kira yardımları; Riskli alan veya rezerv yapı alanlarında talebin uygulamayı yapan idare veya TOKİ’ce uygun görülmesi ve onaylamak üzere Bakanlığa gönderilmesi üzerine, ilgililerine ödenmek üzere idare veya TOKİ’nin hesabına, Riskli alan dışındaki riskli yapılarda talebin Müdürlükçe uygun görülmesi ve onaylamak üzere Bakanlığa gönderilmesi üzerine, doğrudan riskli yapı maliklerinin hesap numaralarına veya ilgililerine ödenmek üzere idarenin hesabına yapılır.

Kira desteği yanında 6306 sayılı Kanun kapsamında kredi kullanacak gerçek veya tüzel kişilerin bankalardan kullanacağı kredilere; Hazine Müsteşarlığı’nın bağlı bulunduğu Bakanın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen oranlarda Dönüşüm Projeleri Özel Hesabı’ndan karşılanmak üzere faiz desteği verilebilir.

İdare veya TOKİ, Kanun kapsamında yaptıkları uygulamalarda kendi bütçelerinden kira yardımı yapabilir. Kentsel dönüşüm projelerinde, Dönüşüm Projeleri Özel Hesabı’ndan aynı kişiye hem kira yardımı hem de kentsel dönüşüm faiz desteği yapılamaz. Kira yardımından faydalananlar faiz desteğinden faydalanamazlar, faiz desteğinden faydalananlar ise kira yardımından faydalanamazlar.

Kentsel Dönüşüm Lisanslı Firmaları

Çevre ve Şehircilik Bakanlığının belirlediği kentsel dönüşüm firmaları, riskli yapı tespitlerini yapabilmektedir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığının belirlediği kriterlere uyan kuruluşlara bu lisans vererek, riskli yapıları tespit edebileceklerini belirtir. Kentsel donusum lisanslı kuruluşlar resmi internet sitesi üzerinden duyurulmaktadır.

Bu lisansa sahip kuruluşların ülke genelindeki her yerde riskli yapı tespiti yapabilme hakları mevcuttur. Riskli yapı tespitini yapan kuruluşlar 02/07/2013 tarihinde Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliğine göre;

  • Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca,
  • İdarece (Belediyeler ve İl Özel idareleri)
  • Bakanlıkça lisanslandırılan,
  • Üniversiteler,
  • Kamu kurum ve kuruluşları,
  • Sermayesinin en az %40’ı kamu kurum ve kuruluşlarına ait olan şirketler,
  • Depremden Korunma, deprem zararlarının azaltılması ve deprem mühendisliğinin gelişmesine katkıda bulunmak gibi konularda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları,
  • 29/06/2001 tarihli ve 4708 sayılı Yapı Denetim Hakkında Kanuna göre Bakanlıktan izin belgesi almış yapı denetim kuruluşları ile laboratuvar kuruluşları,
  • 27/01/1954 tarihli ve 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu uyarınca, inşaat jeoloji ve jeofizik mühendisleri odalarına büro tescilini yaptırmış kurum ve kuruluşlardır.

Kentsel dönüşüm uygulamalarından yararlanmak isteyen vatandaşlarımızın özellikle kentsel dönüşüm belgesine sahip firmalara bunu yaptırması gereklidir. Belgeye sahip olmadan yapılan tespitin hiçbir geçerliliği yoktur.

Beşik Örtüsü Oturtma Çatılar

İki eğik düzlemin bir ara kesit boyunca kesiştiği ve bu ara kesitin düzlemlerin en yüksek doğrusunu oluşturduğu çatı şekli beşik örtüsü çatı olarak tanımlanır.

Bu tanıma göre, en basit beşik örtüsü oturtma çatıda, genelde bina genişliğinin ortasında yatay bir mahya ve mahyaya paralel olarak da iki damlalık aşığı bulunur.

Önce de açıklandığı gibi böyle bir çatıda aşıklar arasındaki yatay uzaklık, merteğin optimal çalışma açıklığı olan 2,75-3,00 m’dir. Bina genişliğinin artmasına paralel olarak aşık sayısı da artacaktır. Normal koşullarda beşik örtüsü çatı simetrik olacağından, bina genişliğinin 7,50-8,00 m olması durumunda damlalık aşıklarından itibaren mahyaya doğru yatay 2,75-,3,00 m aralık alınarak birer aşık yerleştirilir ve bu iki aşık arasında kalan açıklık, her iki taraftaki merteklerin yaklaşık 1’er m konsol çalıştırılmasıyla geçilebilir.

Bina genişliğinin 10,00-12,00 m’ye ulaşması durumunda mahya aşığı ile damlalık aşığı arasına birer ara aşık koymak gerekecektir.

Mahyanın ortada olmaması durumunda çatı eğimi her iki yüzeyde aynı kalacak şekilde, yalnızca mahyanın yeri değiştirilmek suretiyle sorun çözülebilir. Bu tür bir çatıda mahyanın yakınındaki alın duvarının yüksekliği artacağı için alın duvarının kalınlığı en az 19 cm olmalıdır. Böyle bir çatının çözümünde ilke düzeyinde herhangi bir farklılık söz konusu değildir.

Kalkan duvarının, çatının mahya kotuna kadar yükselmesi gerektiğinden, kalınlıkları en az bir tuğla olmalı; olağanüstü durumlar için bu duvarın stabilitesini artıracak önlemler alınmalıdır. Kalkan duvarının üzerindeki eğik olarak betonarme bir hatıl yapılması ve bu hatılın düşey hatıllarla döşeme bağlanması ya da kalkan duvarlarının tuğla destek duvarlarıyla stabilitesinin artırılması, alınacak başlıca önlemler olarak sayılabilmektedir. Çatıda damlalık aşıklarının bulunduğu yerlerde alın duvarlarının yükselmesi gerekmeyeceği için kalınlığı 9-10 cm’lik bir tuğladan alın duvarı yapılabilir.

Beşik örtüsü oturtma çatı kare ya da dikdörtgen planlı olması dışında L,T ve U plan şekilli de olabilir. Bu plan şekilli beşik örtüsü oturtma çatılarda temel ilkeler değişmemekle birlikte bu şekillerle ilgili bazı değişiklikler oluşur. Özellikle L,T ve U plan şekilli çatılarda dikdörtgen plan şekilli çatılara göre eğik mahya ve eğik dereler oluşur.

KAYNAK: gnyapı

Çinko Çatı Kaplamaları

Çinko çatı kaplaması, kaplama esaslı bir çatı örtü malzemesi olarak %10’dan sonsuz eğime kadar kullanılabilen, kurşun ve bakıra göre daha ekonomik bir malzemedir. Düşük eğimlerde kullanılabilmesi nedeniyle çatı hacminin büyümesine neden olmayan bu kaplama, çinko malzemenin dış etkilere dayanıklılığı nedeniyle tercih edilmektedir. Çinko levhalar 1,0×2,0 m boyutlarında üretilmektedir. Bu nedenle malzemeyi iyi kullanmak için çinko ile kaplanacak bir çatıda çatının kaplama genişlikleri ve uzunlukları bu boyuta bağı olmak zorundadır.

Çinko kaplı tek yüzeyli basit bir çatıda, çatı yüzeyi eğimli ve eğime dik doğrultuda çinko levha boyutuna ve yapılacak eklere göre belirli parçalara ayrılır. Çatı yüzeyi eğime dik doğrultuda ekler göz önüne alınarak yaklaşık 80-90 cm’de bir parçalara ayrılmalıdır. Eğim doğrultusundaki diğer boyut, yine aynı gerekçelerle bir ek yapılaması gerektiğinden, 185-190cm olacaktır.

Çinko levha kalınlıkları 0,50-0,95 mm; bakır levha kalınlıkları ise 0,50-1,30mm kalınlığındadır. Çinko ve bakır çatı kaplamalarında levhaların bağlantı noktalarında detaylar aynıdır. Çinko levhalar kalınlıktan daha çok 8, 10, 12, 14 gibi numaralarla anılırlar.

Çinko kaplama daima lamba-zıvanalı tahta kaplama üzerine yapılmalıdır. Aksi durumda tahtaların çalışması sonucunda metal kaplama zarar görebilir.

Çinko kaplamanın doğrudan beton yüzey üzerine yapılması durumunda, kenetlerin tespit edilebilmesi için beton içinden çıkmayacak şekilde konik çıtalar suya karşı bitümlenerek 50cm eksen aralığı ile eğime paralel olarak beton içinde bırakılmalıdır. Betonun yüzeyinin pürüzsüz ve düzgün olması için beton yüzeyi çelik mala ile çimento tozu dökülerek perdahlanmalıdır. Betonun priz yapıp yeterli düzeyde kurumasından sonra kumsuz bir bitümlü karton serilmelidir. Betonarme döşeme üzerine doğrudan metal kaplama yapılabileceği gibi, betonarme döşeme üzerine eğim doğrultusunda latalar yerleştirilip, üzerine tahta kaplama yapılarak ve ara boşluğa da ısı yalıtımı yerleştirilerek de metal kaplama yapılabilir, daha sonra çinko kaplama işlemine geçilmelidir.

Cam Çatı Kaplamaları

Cam malzeme, polimer malzemeler ortaya çıkıp yaygınlaşıncaya kadar, çatılarda ışık almak amacıyla kullanılan hemen hemen tek malzeme olma niteliğini korumuştur.

Çatı kaplaması olarak kullanılan cam malzeme türleri öngerilmeli cam, telli cam, cam kiremit, dalgalı cam ve trapezoidal camlar’dır.

Adi düz levha camların kırılması halinde alta bulunanlara zarar verme riski yüksek olduğundan, bu tür camların çatılarda kullanılmaması gereklidir. Temperlenmiş cam ve telli cam, kırılmalarının zor olması ve kırılsalar bile zarar verme riskleri az olduğundan çatılarda kullanılmalarında bir sakınca yoktur. Cam kiremit ise, seramik kiremitlerle birlikte çatının ışık alınması gereken kısmında kullanılacağından, bu bölgede cam kiremitlerin çıtalara takılarak uygulaması gerekir; böylece alt kısma ışık geçmesi sağlanır.

Tüm cam çatı kaplamaları için ışık geçirme koşulu ile yoğuşma riski daima vardır. Bu nedenle ancak çatının belli kısmında kullanılması uygun olacaktır.

Düz levha camların çatı kaplaması olarak uygulanmasındaki en önemli detay noktası, eğime dik doğrultuda camın kendisini taşıyacak olan ve genel olarak kullanılan metal profille birleşim noktasıdır. Eğim doğrultusunda levha camlar birbiri üstüne bindirildiği için bu kesitte önemli bir sorun oluşmaz. Öteden beri uygulanan detay bir T profiline her iki tarafından cam oturtmak ve macunlamaktır. Bu sistemin en önemli sakıncası, macunun kısa süre sonra koruyarak dökülmesi ve bu kesitin sızdırmazlığını kaybederek görev yapamaz hale gelmesidir. Her ne kadar nitelikli macun ile çözüm sağlansa da sistemin ömrü pek fazla artmamaktadır. Ayrıca sistemin ömrünü biraz daha uzatmak için macunun dış etkilere karşı korunması sağlanabilir. Bu amaçla T profilin üstüne kurşun levhadan kesilmiş mahya benzeri bir parça ile macun korunabilir, yine de kurşunun yerinden ayrılma olasılığı yüksektir. Daha iyi bir çözüm l kesitli alüminyum profil kullanmak ve camları yukardan başlayarak aşağıya doğru l profilin her iki kanalı içine sürmek ve daha sonra camları nitelikli bir macunla macunlamaktır. Böylece macun dış etkilere karşı en iyi şekilde korunmuş olacaktır.

Çatı kaplamaları olarak kullanılan diğer bir cam dalgalı camlardır. Bu camlar; dalgalı biçimli diğer çatı kaplamları ile aynı dalga biçiminde ve boyutunda olduğu taktirde, onlarla birlikte kullanılabilir. Tamamı böyle bir cam ile kaplı bir çatıda, ısı ve yoğuşma sorunları çözümsüz hale gelebileceğinden, çatının belirli bir kısmının bu tür cam malzeme ile kaplanması daha doğru olur. Henüz ülkemizde üretilmeyen dalgalı camların telli/donatılı ve telsiz/donatışız olmak üzere iki ayrı türü vardır. Biçim olarak ise büyük ve küçük dalgalı olmak üzere ikiye ayrılırlar. Büyük dalgalı olanlar çimento esaslı donatılı levhalarla, küçük dalgalı olanlar ise galvanize sac levhalarla birlikte kullanılabilirler. Büyük dalgalı olanlar donatılı, küçük dalgalı olanlar hem donatılı, hem de donatışız olarak üretilmektedir. Her iki türün de kalınlığı 6 mm’dir.

Trapezoidal kesitli camlar da dış ülkelerde değişik patentlerle üretilmektedir. 89 cm genişlikte ve 150-200-250-300 ve 400 cm boyda üretilmektedir. Alt yüzleri desenli olarak üretilen bu camların içinde boy doğrultusunda 26 mm aralıkla yerleştirilmiş 33 adet tel bulunmaktadır. Işık geçirgenliği %89 olan bu camların boy doğrultusundan eğilme direnci oldukça yüksektir.

Çimento Esaslı Çatı Kaplamaları

Kil esaslı pişmiş toprak kiremitin mukavemet don dayanımı ve bakteri, küf ve mantarlar oluşumlarına dayanımı gibi özelliklerin arttırılması gereksinimiyle beton kiremit ve perlitli kiremit üretilmektedir.

Beton kiremitin yüksek dozajlı betonun kalıplarda preslenmesi ve düşük ısıda prize yapması ile edilen bir çatı kaplama malzemesidir. 1 m2 çatı kaplama yüzeyi için gerekli beton kiremitin ağırlığı, aynı alan için gerekli kil esaslı kiremitten daha hafif olup, bu fark yağış sonrası kaplama malzemelerinin su emiciliğiyle daha da artmaktadır.

Perlitli kiremit, çimento bağlayıcı ile volkanik bir tüf olan perlitten elde edilir. Isı iletkenlik değeri düşüktür ve ısı yalıtımı sağlar. 1000oC’ye kadar dayanıklı olması nedeniyle yangın yayılımını geciktirir. Perlitli kiremit uygulamalarında merteklerin aks aralığı 60-70 cm olup, saçak kısmına gelecek olan ilk çıta 5×5 cm, bunun dışındakiler 4×3 veya 5×3 olacak şekilde merteklere ya da kiremit altı tahtasına çakılır. Bu çıtalar arası mesafe 32-35cm olmalıdır. Bu gibi uygulamalarda çatı fiyatları değişkenlik gösterir.

Çimento esaslı bir diğer çatı kaplamaları ise, donatılı levhalardır. Bu kaplama türünün içeriği %85 civarında çimento ve donatı olarak %15 civarında krizotil denilen bir asbest türüdür. Kanserojen etkisi nedeniyle sağlık açısından sakıncalı olan amfibol grubu mavi ve kahverengi asbestler tüm dünyada yasaklanmıştır. Beyaz asbest olarak da bilinen krizotil’in kontrollü olarak kullanıldığı ülkelere Türkiye’nin yanı sıra ABD, Japonya ve bazı Uzakdoğu ülkeleri örnek verilebilir. Yunanistan, Portekiz ve İngiltere dışındaki AB ülkelerinde ise krizotil asbest kullanımı yasaklanmıştır. Ülkemizde son yıllarda çimento esaslı donatılı levha çatı kaplaması üretiminde asbest yerine selüloz da kullanılmaya başlanmıştır.

Binanın Isıtma İhtiyacını Etkileyen Faktörler

Bir binanın ısıtma ihtiyaçlarını etkileyen birçok faktör vardır.

Bina Özellikleri: taşınım, iletim ve havalandırma yoluyla gerçekleşen ısı kayıpları ve ısıl kapasite,

Isıtma sisteminin karakteristikleri: Özellikle kontrol sistemleri ve ısıtma sisteminin, ısıtma enerjisi ihtiyacındaki değişmelere cevap verme süresi,

İç iklim şartları: Binayı kullananların istediği sıcaklık değeri, binanın farklı bölümlerinde ve günün farklı zamanlarında bu sıcaklık değerindeki değişmeler,

Dış iklim şartları: Dış hava sıcaklığı, hakim rüzgarın yönü ve şiddeti,

İç ısı kazanç kaynakları: Isıtma sistemi dışında, ısıtmaya katkısı olan iç ısı kaynakları, yemek pişirme, sıcak su elde etme, aydınlatma gibi amaçlarla kullanılan ve ortalama ısı yayan çeşitli cihazlar ve insanlar,

Güneş Enerjisi: Pencere gibi saydam bina elemanlarından ısıtılan mekana doğrudan ulaşan güneş enerjisi miktarı.

Bu standartta belirtilen metotta, iletim, taşınım ve havalandırma yoluyla gerçekleşen ısı kayıpları ile iç ısı kazançları ve güneş enerjisi kazançları dikkate alınmıştır.

KAYNAK: https://www.gnyapi.com.tr/isitma-ihtiyacini-etkileyen-faktorler

Sıcak ve Rüzgarlı Havalarda Isı Yalıtımı

Isı yalıtım uygulamalarında bulunan bölgenin iklim durumuna göre kullanılan malzemeler ve uygulanış biçimleri değişkenlik gösterebilir. Sıcak, Rüzgarlı, Yağmurlu vb. bütün hava koşulları göz önünde bulundurularak malzemeler seçilir ve uygulama gerçekleştirilir.

Sıcak ve Rüzgarlı hava koşullarındaki mantolama uygulamalarında, ısı yalıtım plakalarının yapıştırılması ve sıvanması için kullanılan çimento esaslı ürünlerin tavsiye edilen uygulama sıcaklığı +5C ve üstüdür. Kullanılan ürünlerin uygulama aşamasından, priz alma aşamasının sonuna kadar aşırı sıcak ve rüzgar etkilerine maruz kalması uygulamanın olumsuz koşullardan etkilenmesine sebep olabilir. Bu etkilenme yüzeyden hızla buharlaşacak olan su muhtevasının sıvada rötre çaylaklarına sebep olması olarak açıklanabilir.

Bu gibi zararlı etkenlerden uygulamayı korumak için, gün içinde güneş ve rüzgarın etkilerinin az olduğu cephelerde çalışmak gerektiği taktirde yüzey nemlendirilmeli ve güneşin zararlı etkilerini azaltmak için bir branda ile korunmaya alınmalıdır.

KAYNAK: https://www.gnyapi.com.tr

Isı Yalıtımında Kötü Hava Koşulları

Isı yalıtım uygulamalarında plakaların sıva ve yapıştırıcı uygulama ve priz aşamasında don etkilerine maruz kalmamalıdır. Isı yalıtım plakalarının yapıştırılması ve sıvanması içi kullanılan çimento vb. ürünlerin tavsiye edilen uygulama sıcaklığı minimum +5oC’dir. Kullanılan ürünlerin uygulama aşamasından priz alma aşamasının sonuna kadar bu sıcaklığın altına maruz kalması uygulamanın olumsuz koşullardan etkilenmesine sebep olabilir.

Sıva uygulayıcı sırasında priz almamış yüzeye gelen yağış, sıva malzemesinin yağış ile yıkanmasına, içerisindeki bağlayıcı ve katkıların bünyeden uzaklaşmasına sebep olabilir.

Dış cephe boya uygulamaları ve dış cephe dekoratif mantolama malzemeleri için tavsiye edilen minimum uygulama sıcaklığı +5oC’dir. Kullanılan ürünlerin uygulama aşamasından priz alma aşamasının sonuna kadar bu sıcaklığın altına maruz kalması uygulamanın olumsuz koşullardan etkilenmesine sebep olabilir.

Tam kuruma gerçekleşmemiş cephelerin yağışa maruz kalması ürünlerin pigment, bağlayıcı ve katkılarının bünyeden uzaklaşmasına sebep olabilir. Yapıştırıcı sıva, dekoratif sıva ve boya malzemeleri için gerekli priz ve tam kuruma süreleri bağıl nem, ortam sıcaklığı, kaplanan yüzey alanı ve cinsi ve kullanılan malzeme miktarına göre 24 saat ile 10 gün arasında farklılıklar gösterebilir. Özellikle kış aylarında yapılan ısı yalıtım uygulamalarında bu koşulların dikkate alınması uygulamanın ömrü açısından son derece önemlidir.

Jel Boyası İle Isı Yalıtımı

2006 yılında bir firma tarafından patenti alınmış jel-boyalar, sektöründe bir ilk olmuştur. Enerji tasarrufu sağlamak amacıyla hem sanayide hem de inşaat sektöründe yeni çözümler sunan bir üründür.

Su bazlı olan jel-boyanın aktif yalıtım bileşeni, bir nanoteknoloji ürünü olan HYDRO-NM-Oxide’dir. Bu partikülün ısı iletkenliği 0.017 W/Mk gibi çok düşük bir değerdir. Bu durumda onun mükemmel bir ısı yalıtkanı olduğunu gösterir.

Isı iletimi, katı fazı oluşturan partiküllerin arasındaki daracık tüneller vesilesiyle yavaşlamaktadır ve katı faz, çok küçük partiküllerin bir çok çıkmaz sokak oluşturdukları 3 boyutlu bir ağ şeklindedir. Bundan yola çıkarak katı fazdan ısı iletiminin, çok karışık bir labirent üzerinden gerçekleştiği ve etkin olmadığı söylenebilir.

Diğer yandan maddenin içindeki hava veya gaz da doğası gereği kendi başına ısı iletme eğilimindedir. Isı iletmek isteyen moleküller, ışığın dalga boyundan bile küçük çaplı tüneller içerisinde yer aldıklarından, birbiriyle çarpıştıkları kadar tünel cidarıyla da çarpışırlar ve enerji nakli elimine olur. Sonuç olarak gerçekleşen ileti de çok sınırlıdır. Jel boyası yeni gelişen bir teknolojidir ve mantolama fiyatları değişkendir.

Jel-boyalarının özellikleri

  • Üstün yalıtım kabiliyeti
  • Fırça, rulo veya sprey ile kolay uygulanabilme
  • Su bazlı ve zehirsiz
  • Renksiz oluşuyla alt tabaka görülebiliyor
  • Zararlı katkılar içermez
  • Eski küfleri yok eder, yeni küf oluşumunu önler
  • Enerji tasarrufu sağlar
  • Alan daralmasına neden olmaz

Aerojeller ile Isı Yalıtımı

Aerojellerin üretim prosesleri konusunda ortaya çıkışında günümüze büyük gelişmeler gerçekleştirilmiştir. Jeldeki suyun yerini havaya bırakmasıyla ilgili bir dizi polimerizasyon tepkimesi günlerce sürebilmekteyken, bugün bu süreyi sadece birkaç saate indirgeyen yöntemler uygulanmaktadır. Özellikle aerojeller endüstriyel yalıtımda çok önemlidir bunun sebebi, oldukça kırılgan ve rijit yapıdaki aerojeller, ince ve esnek şilteler bünyesine alınmaktadır. Böylece geniş çaplı boru ve tank gibi elemanlara uygulanması çok hızlı ve kolay olmaktadır.

Aerojelli yalıtım şilteleri, geleneksel katı mantolama malzemelerine nazaran çok daha açık ve nano-gözenekli yapıdadır ve hacimleri yaklaşık %90’ını boşluklar oluşturmaktadır. Isı iletkenlik değerinin oldukça düşük olmasını sağlayan da düzensiz ve dolambaçlı boşluk oranı yüksek, katı oranı düşük olan yapısından kaynaklanmaktadır. Aerojelli yalıtım uygulamaları, enerji tasarrufu yoğuşma ve donma kontrolü, kişisel korunum vb. konuların tümüne birden çözüm getirebilmektedir.

Boru Tesisatında Ek Isı Kayıpları

Bir boru tesisatındaki elemanlara bağlı olarak ek ısı kayıpları olabilir.

Vanalar ve Sürgülü Valfler

Bir boru tesisatında, vanaların ve sürgülü valflerin etkilerini gözönüne almak amacıyla, ısı kaybı hesabı yapılmadan önce, tablodan seçilen bir uzunluk değeri, borunun gerçek boyuna ilave edilir. Bu değerler, vanalar ve vanaların kendi flanşları için geçerli, fakat vanaların tutturulduğu boru tesisatına ait karşı flanşlar için değildir.

Flanş Çeşitleri

Boru tesisatındaki bir flanş çiftinden kaynaklanan ısı kayıplarını hesaplamak için aşağıdaki yol izlenir.

Yalıtımsız flanşlar : Yukarıdaki çizelgeden, aynı çapa sahip bir vana için verilmiş uzunluğun üçte biri kullanılır. Isı kaybı hesaplarına başlamadan önce bu değeri gerçek boru boyuna eklenir.

Yalıtılmış flanş kutulu : Isı kayıplarını hesaplamadan önce, flanş kutulu her bir flanş için boru boyuna 1 metre eklenir.

Yalıtılmış flanşlar : Herhangi bir değişikliğe gerek yoktur; ısı kayıpları gerçek uzunluk üzerinden hesaplanabilir.

Boru Kelepçeleri

Isı kaybı hesaplarına şu ekler yapılır.

İç hacimlerde : Isı Kaybının %15’i

Açık havada, rüzgarsız : Isı Kaybının %20’si

Açık Havada, rüzgarlı : Isı Kaybının %25’i

Metal Boru, Kılıf için Destekler

Isıl iletkenliğe yapılacak ilaveler; Çelik destekler 0.010 W/Mk, Seramik destekler 0.003 W/Mk

KAYNAK: https://www.gnyapi.com.tr/boru-tesisatindaki-ek-isi-kayiplari

Tesisatta Yoğuşma

Yoğuşma, havanın içindeki su buharının, ortam sıcaklığı ve bağıl nem miktarına bağlı olan terleme sıcaklığından daha düşük sıcaklıktaki bir yüzeye temas etmesi sonucu gaz halinden sıvı hale geçmesidir.

Yoğuşmanın Parametreleri

  • Ortam Sıcaklığı
  • Bağıl nem oranı
  • Akışkan sıcaklığı
  • Malzemenin hücre yapısı
  • Yüzeysel hava taşınım katsayısı
  • Isı iletkenlik katsayısı
  • Su buharı difüzyon direnç katsayısı

Yoğuşma Nasıl Oluşur

Soğuk hatlarda yalıtım malzemesi bünyesine su alabilecek nitelikte ise ve buhar geçişine karşı bir önlem alınmamış veya sızdırmaz bir uygulama yapılamamışsa, lifli malzemeler gibi su buharı difüzyon direnç katsayısı çok düşük olan yalıtım malzemelerinin kullanılması durumunda yüzeyde yoğuşma olmamasına karşın, yalıtım malzemesinin içine su buharı girer ve malzemenin içinde yoğuşarak su haline gelir.

Yoğuşmanın Sonuçları

Malzeme bünyesinde yoğuşan su, ısı yalıtım malzemenin ısı iletkenlik katsayısını arttırır ve yalıtım özelliğini azaltır. Öyle ki bazı durumlarda camyünü gibi yalıtım malzemelerinin ısı iletkenlik katsayısı iki-üç katı kadar kötüleşebilmektedir.

Isı yalıtımı malzemesinin içindeki su, tesisatta korozyona sebep olur. Korozyon sonucu çürümeler başlar. Yalıtım malzemesinin üzerindeki kaplama zarar görür ve bu da sistemin tahrip olmuş bu bölümlerini yenilemeyi gerektirir.

Yoğuşma Hangi Koşullarda ve Nerede Medyada Gelir?

  • Isı yalıtımı yapılmazsa, yoğuşma tesisatın yüzeyinde olur.
  • Isı yalıtımı yetersiz yapılırsa, yoğuşma yalıtım malzemesinin yüzeyinde olur.
  • Su buharı difüzyon direnç katsayısı yeteri kadar yüksek olan malzemede yoğuşma olmaz.

Yoğuşmaya Karşı Alınacak Önlemler ve Çözüm Önerileri

  • Doğru ısı yalıtımı malzemesi seçilmeli,
  • Yoğuşma olmaması için gerekli minimum yalıtım kalınlığı doğru hesaplanmalı,
  • Su buharı difüzyon direnç katsayısı yeteri kadar yüksek olmalı,
  • Yalıtım ısı köprüleri oluşmamalı ve sızdırmazlık uygulamaları doğru yapılmalıdır.

KAYNAK: https://www.gnyapi.com.tr/tesisatta-yogusma

Endüstriyel Malzemelerin Yalıtımı

Sıcaklık değerleri +250oC ile +500oC arasındaki, kazanların ve tankların yalıtımı için en uygun yalıtım malzemesi telli camyünü veya taşyünüdür. Silindirik yüzey yalıtımlarda mesafe tutucular kullanılır. Düz satıhlarda U şeklinde mesafe tutucuları kullanılır. Büyük çaplı borularda ve düz yüzeylerde mesafe tutucu ayakları yüzeye punta kaynak ile tutturulur. Isı köprülerini minimuma indirebilmek için mesafe tutucu ayaklar ile dış çember arasına en az 3 mm kalınlığında asbest şerit kullanılması gereklidir.

Sıcaklık değeri +500oC’nin üzerinde olan durumlarda kullanılan izolasyon malzemeleri taşyünü ve seramik elyaftır. Taşyünü +750oC’ye kadar, seramik elyaf ise +1250oC’ye kadar kullanılır. Endüstride yüksek sıcaklığa sahip fırın, ocak, etüv gibi uygulamalarda kullanılır. Bu tür fırınların proses gereği istenen yüksek sıcaklığı temin etmek için korkunç bir enerji sarfiyatı vardır. Bazı hallerde fırınların yalıtımsız duvarlarından olan ısı kaybına bilerek göz yummak mecburiyetinde kalınırken birçok halde de fırın duvarlarının ayrıca yalıtılması söz konusudur.

Bilindiği gibi bu tür çok yüksek sıcaklıktaki fırınların duvarlarında çeşitli nitelikte ateş tuğlaları kullanılmaktadır. Isı yalıtım malzemesi olarak lifli malzemeler tercih edilmelidir.

Klima Kanallarında Isı Yalıtımı

Levha tipi elastomerik kauçuk köpüğü, folyo kaplı camyünü, folyo kaplı polietilen köpükler, dikdörtgen kesitli kanalların ısı yalıtımında kullanılır. Folyo kaplamalı olan malzemelerin sağlamlaştırılması gerekmektedir. Bunun için, ek yerleri alüminyum folyo bant ile yapıştırılarak 0,8 mm galvaniz tellerle yaklaşık 1 metrede bir bağlanmalıdır. Bina dışında olanlara alüminyum veya galvaniz saç yapmak gerekir. Elastomerik kauçuk köpüğü levhalar, hem çeşitli kalınlıklarda hem de dikdörtgen kesitli klima kanallarının flanşları arasındaki mesafelere göre çeşitli genişliklerde üretilmektedir. Böylece dikdörtgen kesitli kanallarda fire oranını düşürmekte ve yuvarlak kesitli havalandırma kanallarında bant kullanımını azaltarak, toplam maliyetten tasarruf etmektedir. Kendinden yapışkanlı tipleri ile de hem fiziksel yapışma avantajına sahiptir hem de uygulamayı hızlandırmaktadır. Ayrıca alüminyum ve özel alüminyum kaplı elastomerik kauçuk köpükleri ile alüminyum veya galvanize sac ihtiyacı ortadan kalkmaktadır. Klima kanalları ısı yalıtım fiyatları malzemeye göre değişiklik gösterir ayrıntılı işçilik gerektirmez.

Borularda Yalıtım

Genelde yaygın olarak düşük yoğunluklu, sıkı sarıldığında kalınlığı çok incelen, gevşek sarıldığında ise yeterli miktarda sertlikle olamayan bakalitli rulo camyünü sarılarak boru yalıtımı yapılmaktadır. Bu pek doğru bir uygulama şekli değildir. Yeterli kalınlığı elde edebilmek için aynı malzemenin aynı yere birkaç kat sıkıca sarılması gerekir ki, bu durumda da rulo camyününün birim maliyeti prefabrik boru camyününden de fazla olmaktadır. Ayrıca işçilik süresinin de uzayacağı düşünülürse bu yöntemin uygun olmadığı ortaya çıkmaktadır.

Boru Yalıtımında Kullanılan Isı Yalıtım Malzemeleri

  • Prefabrik kauçuk köpüğü
  • Prefabrik polietilen köpüğü
  • Prefabrik camyünü-taşyünü-camköpüğü
  • Prefabrik eps-xps
  • Prefabrik poliüretan-fenol köpüğü
  • Beyaz camyünü veya taşyünü şiltesi
  • Enjekte Poliüretan
  • Kalsiyum silikat

 

Boru Yalıtımı Çeşitleri

Soğuk Su Borularının Yalıtımı

Boruların içinden soğuk sıvıların akışından dolayı boru yüzeyi de soğuk olur. Bu soğuk yüzeye temas eden, mekan içindeki havada bulunan su buharı, temas eder etmez yoğuşarak sıvı haline dönüşür. Yoğuşma korozyon – paslanma ve enerji kaybına sebep olabilir. Soğuk su boruları yalıtımı için sentetik kauçuk esaslı, poliüretan esaslı prefabrik boru mantolama malzemeleri, prefabirk boru camyünü, prefabrik boru styropor kullanılır. Buhar kesici gereken hallerde bu malzemelere alüminyum folyo kaplanır.

Sıcak Su ve Kalorifer Borularının Yalıtımı

Bu tür boruların yalıtımı için genelde kullanılan malzemeler yüksek sıcaklık dayanımına sahip camyünü, taşyünü şilteler ve prefabrik boru yalıtım malzemeleri ile prefabrik boru polietilen, kauçuk köpüğü, poliüretan esaslı ısı yalıtım malzemeleridir. Polietilen ve elastomerik kauçuk esaslı malzemelerin prefabrik boru yalıtımları, sıcak su borusuna uygulandıktan sonra, ek yerlerinden sıkıca yapıştırılmalıdır.

Buhar, Kızgın Su Borularının Yalıtımı

Prefabrik camyünü, işletme sıcaklığı +250C’yi geçmeyen boru yalıtımlarında kullanılabilir. Bu malzemelerin üzerine de galvaniz sac, alüminyum veya PVC kaplanır. Mukavvalı camyünü kullanılacaksa mukavvanın yanıcılığı dikkate alınmalı ve yalıtım yüzey sıcaklığı mukavvaya zarar vermemelidir.

Kaba İnşaat Nedir

Canlıların ihtiyaçlarını karşılamak için çeşitli yapı malzemeleri yapılan tesislere inşaat denmektedir. İnşaatlar bizleri olumsuz doğa koşullarından korumayı daha sağlıklı ve huzurlu bir yaşam sürdürmeyi amaçlayarak yapılmaktadır. Ayrıca, inşaatlar emniyetli, ekonomik, estetik ve fonksiyonel olmalıdır. İnşaatında kendi içinde süreci ve evresi vardır. İnşaa evrelerine göre yapı sınıfları, kaba inşaat ve ince inşaat olmak üzere ikiye ayrılırlar. Kaba inşaat, tuğla, demir, kireç, çimento, çakıl, kum vb. malzemeler ile yapının taşıyıcı betonarme ve dolgu duvarları yapılmış, tesisatları döşenmiş halidir. Yani, henüz iç sıvası bitmemiş, çerçeveleri takılmamış, aydınlatma sistemleri yapılmamış ve boyanmamış inşaat denmektedir. Duvarları boyanmamış bir inşat için de aynı şekli söyleyebiliriz. İnce inşaat, Bir yapıda kaba yapıdan sonra gelen ve sıva, boya, badana, yalıtım, temiz ve pis su tesisatı vb. işleri kapsayan ve kaba yapıyı örten uygulamalara ince yapı denir.

KABA İNŞAAT SÜRECİ

Hafriyat

Grobeton

Demir Detayı

Korozyon

Montolama

Temel İzolasyonu

Temel Drenajı

Temek Elektrik Topraklaması

Duvar İşleri; Gazbeton duvar veya tuğla duvar örülmesi

Yapım Maksatına Göre İnşaat Sınıfları

Konaklama yapıları (otel vb.)

Sağlık Yapıları (hastane vb.)

Dini yapılar (Cami vb.)

Ticaret yapıları (iş merkesi vb.)

Sosyal yapılar (tiyato, sinema vb.)

Ulaştırma yapıları (yol, köprü vb.)

Su yapıları (baraj vb.)

Spor yapıları (stadyum vb.)

Eğitim yapıları (okul vb.)

Anıtlar

Konutlar (ev, apartman vb.)

Endüstri yapıları (fabrika vb.)

Arsa Payı Hesaplama

Arsa payı, konum, cephe, büyüklük, eve yapılmış yenilikler vb. durumlara göre bağımsız bölümlere verilen ortak mülkiyet payıdır. Arsa payı kentsel dönüşümde biraz karışık ilerleyen bir konu olarak görülüyor. Arsa payı işleyişinde çoğu zaman sonuç istenildiği gibi gitmiyor ve birçok taşınmazda bu sebepten dolayı mahkemelerde arsa payı düzeltimi davaları açılıyor. Çoğu kat malikinin kafasında arsa payı nasıl hesaplanır sorusu var. Bunları gidermek adına aşağıdaki örneğimizi inceleyebilirsiniz.

Arsa Payı Nasıl Hesaplanır

Örneğimizde, Arsanın toplam metrekaresi 615’dir. Bina 5 bağımsız bölümden oluşuyor. Size ait olan 4 nolu bölümdür. Tapu kağıdında dairenin arsa payı 17/84 yazıyor. Buradaki 84 toplam arsa payını ifade etmektedir. Bu yazılan değerlere bakarak hesap aşağıdaki şekilde gerçekleşir. Aşağıda sadece size ait olan daireye verilen arsa payı ve bağımsız bölümlere göre dağılımı gösterilmektedir.

Size ait olan dairenin arsa payını tapu dairesinden de öğrenebilirsiniz. Kanunlara göre arsa payları orantılı olmalıdır. Orantılı bir şekilde dağıtılmadığı ya da bir bölüme arsa payı verilmediği hallerde daire sahibi arsa payının tekrardan gözden geçirilmesi için mahkemeye başvurabilir.

Bize ait olan arsa payı hesaplama formülü = Toplam m2 / Toplam Arsa Payı x Evin Satış Değeri

615/84 x 17= 124,464 m2

Kat Karşılığı İnşaat

Arsa sahibi, konut sahibi kişiler kendi imkanlarıyla inşaat yapamıyorsa veya bu işi daha önce yapmış müteahhitlere inşaat projelerini yaptırmak istiyorlarsa bu kat karşılığı inşaat yöntemi kullanırlar. Arsasına inşaat yaptırmak isteyen kişi inşaatı müteahhitle anlaşarak ona yaptırır, bu yapılan konut projesinden müteahhite ücretsiz olarak daire alır. Bu duruma bakıldığında, arsası veya eski evi yapılacak olan kişi değeri artmış yeni bir daireye kavuşacak, müteahhit projeden ev alarak karlı bir geri dönüş sağlayacaktır. Kısacası, arsa sahibi ve müteahhit firmanın karşılık olarak menfaati söz konusudur.

Kat karşılığı inşaat sürecinde, ilk olarak sözlü anlaşmaya sağlanmaya çalışılır. Yapılacak projenin detaylı sunumu yapılır, teklifler verilir. Anlaşma sağlandığı taktirde arsa sahibi ile müteahhit arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalanarak anlaşma resmi olarak sağlanmış olur. Bu sözleşmede iki tarafında yükümlülükleri açık olarak belirtilir. Müteahhitin en önemli yükümlülükleri, yapılacak projede inşaat tekniklerine ve imar yönetmeliklerine uyma zorunluluğu vardır. İnşaatta kullanılacak malzemeler ve kaliteleri açıkça yazılır. Ayrıca inşaat başlangıç ve bitiş tarihi de sözleşmede belirtilmelidir. Arsa sahibinin en önemli yükümlülükleri, kanun ve yönetmeliklere göre imzalanan sözleşmede proje kendisine tamamen bitirilip teslim edildiğinde müteahhite düşen dairelerin tapularını devretme yükümlülüğü vardır.

Bazı kötü niyetli müteahhit firmaları cezp edici tekliflerle işi oldu bitti ye getirerek sorun yaşamanıza neden olabilir. Kat karşılığı arsa sürecinde özellikle arsa sahibi vatandaşların aceleci ve heyecanlı davranmadan, projenin her noktasını dikkatle inceleyerek hareket etmeleri en faydalısı olacaktır. Fakat, inşaat sektöründe adını duyurmuş, referansı kuvvetli, işinde iyi müteahhit firmalarıyla anlaşma sağladığınız taktirde bu süreçten oldukça karlı çıkmanız mümkün olur.

Kat Karşılığı İnşaat Türleri Nelerdir?

  • Arsanız üzerinde ev yaptırmak istiyorsunuz veya,
  • Tek katlı evinizin yerine çok katlı bir bina yaptırmak istiyorsunuz veya,
  • Apartmanınızdaki tüm daire sahipleri ile birleşerek yepyeni ve daha büyük bir apartman yaptırmaya karar verdiniz.

Kat Karşılığı İnşaat Sorunları

Bazı durumlarda arsa payı sahipleri inşaat başlamadan, müteahitin hakkını devretmektedir. Bu durumda tapuda daireler bile belli olacağından, henüz yapılmayan daireleri bile satma imkanı kendilerine verilmiş olur. Bazı kötü niyetli kişiler veya firmalar bu gibi durumlarda inşaat halindeki bütün binaları sattıktan sonra, inşaatı yarım bırakarak mağduriyete yol açmaktadır. Böyle durumlarda inşaat sözleşmesi yasal olarak fesh edildiği taktirde, meteahhitten daire tapusu satın alan 3. Şahısların tapularının elinden gitme riski vardır. 3. Şahısların izleyecekleri yol inşaatın imar hukukuna uygun olarak yapılıp yapılmamasına ve hangi aşamada olduğuna göre değişiklik gösterir. Ancak müteahhide karşı tazminat davası açma hakları vardır.

Kentsel Dönüşüm Devlet Kredisi

Kentsel dönüşüm kanunu ile birlikte binanız riskli yapı veya riskli alan ilan edildikten sonra süreç başlamış olur ve kentsel dönüşüm devlet kredisi başvuru hakkınız doğar. Türkiye’de yaşını doldurmuş ve riskli sayılabilecek birçok konutun mevcut olduğunu bilmekteyiz. Deprem gerçeği düşünüldüğünde bu gibi konutların yenilenmesi, vatandaşlarımızın daha sağlam ve depreme dayanaklı binalarda yaşamasını sağlayacaktır.

Riskli alanlarda binanız varsa veya kendi başvurunuzla riskli bina tespiti yaptırarak binanızın yenilenme sürecini başlatabilirsiniz. Bu çarpık ve sağlıksız binalardan hızlı bir şekilde kurtulmak için devletinde sağladığı yardımlar vardır. Bu yardımlardan yararlanabilmek için tespiti gerçekleştirdikten sonra ilgili yerlere başvuru yapmanız gerekmektedir. Kentsel dönüşüm destek kredisi yoğun talep edilen yardım şeklidir. Devlet kredileri, uygulamanın bulunduğu aşamalara göre kendi içinde bölümlere ayrılır; Tespit kredisi, riskli yapının tespiti için sağlanan kredidir. Kredinin geri ödeme süresi 24 aydır ve kredi alındıktan sonra 3 ay içinde tespitin gerçekleştirilmesi gereklidir. Yıkım kredisi, riskli olduğu tespit edilen binalar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından özel hesaptan yıkım kredisi verilebilir. Yıkım kredisi alımından sonra 6 ay içinde yıkım gerçekleştirilmelidir ve kredi ödeme süreci 24 aydır. Yapım Kredisi, riskli yapıların tespiti ve yıkımından sonra başvurulabilecek kredidir. Yapım kredisi için bankaların faiz oranları karşılaştırılıp size en uygun gelen seçilebilir. Bankalarca kredi kullanım talepleri olumsuz değerlendirildiğinde TÜFE endeksli dönüşüm projeleri özel hesabından kullanmak üzere bulundukları yerdeki Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerine başvurması gerekir. Bakanlık ve kredi kullananlar arasında borçlanma sözleşmesi düzenlenir. Gerekli ipotek tesis ve tescil işlemleri yapılır.

Kentsel dönüşüm devlet kredisi sağlandığında, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı her aşamada kredilerin amacına uygun olarak kullanılıp kullanılmadığını denetleyebilir, denetletebilir yada uygulamada eksiklik varsa giderilmesini talep edebilir. Uygulamada noksanlık varsa ve giderilmemişse Çevre ve Şehircilik Bakanlığı kredi işlemlerini durdurur yada kredinin veya borcun tamamen muaccel hale gelmesini sağlar. Şartlara uygun olmayan kişilere kredi verildiğinin sonradan tespiti halinde o zamana kadar kullanılan krediye kullanımın başladığı andan itibaren yasa gereğince gecikme zammı uygulanır; kredinin yada borcun tamamı muaccel hale getirilir.

Konut Projeleri

Konut projeleri, başladığı günden bu yana sürekli bir gelişim sürecindedir. Göçebe hayatın sonlanmasından sonra, yaşanılan konutlarla ilgili sürekli yeni fikirler geliştirmiş ve daha yaşanabilir alanların yaratılması amaçlanmıştır. Konutların insan hayatında önemli bir yere sahip olduğunu bilinmektedir. Yaşadığımız evler, çalıştığımız işyerleri vb. yerlerden yararlanarak yaşamımızı sürdürürüz. Konut projeleri, ekonominin, iş sağlamanın, sanayinin de en önemli ve etkin unsurudur.

İnşaat projeleri gerektiği şekilde yapılamadığında, deprem, yer kayması, sel baskını, yangın vb. afetlerde gerçekler ortaya çıkar. Konut projesi gerçekleştiren her şirketin; yapılarda kalite, estetik, yapı sağlığı vb. tüm konuları ele alarak projeler geliştirmesi gerekmektedir. Ayrıca, proje sürecinde organizasyonun iyi kurulması, risk unsurlarının düşünülmesi, iş güvenliğine çok dikkat edilmesi, stratejik planlama ve finans analizinin doğru yapılması gerekmektedir. Konut projelerinde önemli olan nitelikler; yasalara uygunluk, sağlamlık, işlevsellik, rasyonellik, güzellik, sağlık, kalite ve çağdaşlıktır.

Konut projelerinde bu unsurların hepsi kurallara uygun ve doğru yapıldığı sürece, projenin başarılı olması kaçınılmaz olur. GN İNŞAAT olarak, İstanbul konut projeleri bu kuralları ve hassasiyeti dikkate alarak yaklaşmaktayız.

GN İNŞAAT İstanbul Konut Projeleri 2015

  • Kent Apartmanı Küçükyalı Konut Projesi
  • Maltepe Ticaret Konut Projesi
  • Sancaktepe Konut Projesi

KAYNAK: https://www.gninsaat.com.tr

Müteahhit Nedir

Müteahhit (Yüklenici), projeyi üstüne alan ve taahhüt ettiği işi yapacağının sözünü yasal olarak sözünü veren kişi, kurum veya kuruluştur. Müteahhit; yüklenici, üstlenici, başkası için yapı müteahhit ve ticaretle ilgili bir işi yapmayı üstüne alan kimse yüklenici, üstlenici anlamına gelmektedir. Arapçada müteahhid kelimesinden gelmektedir.

Müteahhitler inşaat işlerinde genelde kat karşılığı sistemi uygularlar. İlk olarak arsa sahibi veya maliklerle anlaşma sağlanır, daha sonra o arsaya yapılacak bina için plan yapılır, yapılan plana belediyeden ruhsat sağlanır. Bulunan alanda hali hazırda yapı mevcutsa yıkımı gerçekleşir ve harfiyat alınır. Her şey uygun hale geldikten sonra inşaat süreci başlar. Ülkemizde kayıt dışı çalışmalar, haksız rekabetler nedeniyle, müteahhitlerin inşaatı alt veya taşeronlar eliyle yürütmeleri yararlı bir yöntemdir.

Müteahhitlerin taşeron ve alt yüklenici seçerken, ya tanıdık ve denenmiş alanların tercih edilmesi, ya da yaptıkları işlerin görülmesi ve incelenmesi, gösterdikleri referansların çok titiz kontrol edilmesi gerekir. Ayrıca, Müteahhitler ( Yükleniciler) taşeron ve ikinci yüklenicileri teklif aşamasından itibaren her yönleri işe yakından izlemeli kontrol etmeli, gerektiğinde desteklemeleri gerekmektedir.

Müteahhit Firmaları

İşin verileceği müteahhit firma veya kişinin de seçimi pek kolay değildir. Bazı müteahhit firma veya kişiler yeterli sermeye bulunmaması, deneyimsiz olması, süreci iyi bilmemesi sebebiyle; eksik-aksak işler, malzeme ve ekipman, inşaat işçileri, iş güvenliği vb. durumların üstüne düşülmemesi sebebiyle süreci büyük sıkıntıya sokabilir.

Özellikle, İstanbul müteahhit firmaları için araştırmanın çok iyi yapılması gerekmektedir. Müteahhit Firmaları seçerken dikkat edilecek hususlar;

  • Referansların tartışmasız iyi olması
  • Geçmişte yaptığı projelerin ayrıntılı incelenmesi
  • Konusu ile ilgili teknik elemanlara ve organizasyona sahip olması
  • Proje için bütün masrafları karşılayacak finansal bir yapıya sahip olması
  • Organizasyon içinde işi yapacak tüm ekibin uzman olması
  • İyi niyetli, dürüst ve güven veren bir yapıda olması

Müteahhitlik Karnesi Nasıl Alınır

İlk kez karne alacak şahıslar :

  1. Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, T.A.U. Gn. Md.lüğü Müt.Hiz.Dai.Bşk.na yazılı dilekçe,
  2. Nüfus Cüzdanı aslı veya noter tasdikli fotokopisi,
  3. Öğrenim belgesi (1980 Öncesi mez.Diploma) ile meslek odası belgesi aslı veya noter tasdikli sureti,
  4. Bitirilmiş işler varsa (C) bölümündeki belgeler,
  5. 2 adet fotoğraf (Ön cepheden, renkli, son 1 yıl içerisinde çekilmiş, 2.5 x 3.5 cm ebadında pul resim olacak.)

Karnesi mevcut olup yenilemek isteyen sahışlar :

  1. Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, T.A.U. Gen.Müd.lüğü, Müt.Hiz.Dai.Bşk.na yazılı dilekçe,
  2. Karne aslı (Kaybetmiş ise Gazete ilanı ve zayi taahhütnamesi) örneğine uygun,
  3. 2 adet fotoğraf (Ön cepheden, renkli ve son 1 yıl içerisinde çekilmiş, 2.5 x 3.5 cm ebadında pul resim olacak.)
  4. Bitirilmiş işler varsa ( C )bölümündeki belgeler.

Bitirilmiş işler için yukarıdaki belgelere ek olarak ; resmi iş bitirmeler için :

  1. Müteahhitlik ise iş bitirme belgesi aslı ve fotokopisi,
  2. Müteahhit Kıymetlendirme Raporu ve ihale kararının (İlgili ihale kanun ve maddesi belirtilmek kaydıyla) ilgili dairece gönderilmesinin temini;
  3. İş denetleme belgesi ve çalıştığı döneme ait ilk ve son hakediş, şantiye şefliği taahhütnamesi veya eleman bildirimi listesi,
  4. Yönetmeliğin 8-IIIb/5-6 maddeleri kapsamına girenler için görev belgesi,
  5. Taşeron ise, iş bitirme belgesi ( Müteahhitçe düzenlenmiş idarece onaylanmış), Noter tasdikli sözleşme, Malzeme Faturası, Sigorta ve Vergi Dairesinde alınmış örneğine uygun resmi yazılar.

Şirket şahsın karnesini devralacak ise :

  1. Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, T.A.U. Gn.Md.lüğü, Müt.Hiz. Dai. Bşk.na yazılmış dilekçe,
  2. Şirketin talep dilekçesi
  3. Karnesini şirketine devredecek şahsın muvafakatnamesi
  4. Şirket ve şahsın taahhütnameleri
  5. Devreden Şahsın ve Şirketin (Tüm ortak veya yön. Kurulu ) imza sirküleri,
  6. 6. Şirketin ana statüsünün neşredildiği Ticaret Sicil Gazetesi,
  7. 7. Karnelerini şirkete devreden şahsın devrettiği sıfatı şirket kararının noterden tasdikli sureti.

KAYNAK: GN İNŞAAT

Tesisat Yalıtım Malzemeleri

Isı yalıtımı; enerji kazanımı amacıyla, sıcaklık farkından dolayı oluşabilecek ısı kayıplarını ve kazançlarını önlemek için alınması gereken bir önlemdir.

Isı yalıtımı; yapılarda, tesisatta ve endüstride yapılmaktadır. Yapılarda kullanılan ısı yalıtım malzemeleri ile tesisat ve endüstriyel uygulamalarda kullanılan ısı yalıtım malzemeleri birbirlerinden çok farklı özellik göstermektedir.

Tesisat ve endüstriyel uygulamalarda, tesisat içinden geçen akışkan sıcaklığına göre 3’e ayrılmaktadır.

  • Soğuk Hatlar: Akışkan sıcaklığı +6oC’den düşük hatlar
  • Ilık Hatlar: Akışkan sıcaklığı +6oC ile +100C arasındaki hatlar
  • Sıcak Hatlar: Akışkan sıcaklığı +100oC’den daha yüksek hatlar

Tesisatta ısı yalıtımı, sıcak hatlarda ısı kayıplarını, soğuk hatlarda ısı kazancını önlemek için yapılır. Tesisat ve Endüstriyel Uygulamalarda kullanılan ısı yalıtım malzemeleri genel olarak; Polietilen Köpük, Kauçuk Köpüğü, Camyünü Poliüretan, Cam köpüğü ve Kalsiyum Silikat’tır

Tesisatta Kullanılan Isı Yalıtım Malzemeleri Seçilirken Bakılması Gereken Temel Özellikler:

  • Isı İletim Katsayısı
  • Su Buharı Difüzyonu Direnç Katsayısı
  • Yangın Dayanımı
  • Korozyon Riskinin Az Oluşu
  • Uygulama Kolaylığı
  • Ekonomiklik

Soğuk Hatlarda Yoğuşma

Mantolama yapılmamış soğuk hatlarda, mutlaka yoğuşma gerçekleşir. Yalıtım yapılmamış ancak yalıtım malzemesi bünyesine su alabilecek nitelikte ise ve buhar geçişine karşı bir önlem alınmamış veya sızdırmaz bir uygulama yapılmamışsa, lifli malzemeler gibi su buharı difüzyon direnç katsayısı çok düşük yalıtım malzemeleri kullanılmışsa yoğuşma problemi ortaya çıkar. Yüzeyde yoğuşma olmamasına karşın, yalıtım malzemenin içine su buharı girer ve malzemenin içinde yoğuşarak su haline gelir.

Soğuk Hatlarda Yoğuşmaya Karşı Alınacak Önlemler

  • Doğru ısı yalıtım malzemesi seçilmeli
  • Yoğuşma olmaması için gerekli minimum yalıtım kalınlığı doğru hesaplanmalı
  • Su buharı difüzyon direnç katsayısı yeteri kadar yüksek olmamalı
  • Yalıtımda ısı köprüleri oluşmamalı ve sızdırmazlık uygulamaları doğru yapılmalıdır

Özellikle soğuk hat yalıtımında açık gözenekli malzemeler kullanmak teoride uygu gibi görünse de, pratikte gerek tam sızdırmazlığın sağlanmasında yaşanan zorluklar, gerekse uygulamada görülebilen problemlerden dolayı tercih edilmemelidir. Yalıtım malzemesi, su buharı geçirmeyen bir malzeme ile kaplanmış dahi olsa kaplamanın ek ve bini yerleri kritik noktalardır. Bu noktaların su buharını hiç geçirmeyecek şekilde uygun malzemede tam sızdırmazlığı sağlanmalı ve uygulama doğru yapılmalıdır.

KAYNAK: https://www.gnyapi.com.tr

Camlarda Isı Yalıtımı

Camlarda ısı yalıtımı, binalarda dikkat edilmesi gereken yerlerden biridir. Her evin ön cephesinin %25-35’ını camlar kapsamaktadır. Bu nedenle camların yalıtımlı olması unsuru önemlidir. Avrupa’da cam sektöründe ki ileri teknolojik uygulamalar sayesinde camlar, binaların ısı tasarrufunu artırmada önemli rol oynar.

Camlarda U değerinin yarı sıra “g değeri” adı verilen bir değer daha önemlidir. Bu değer, camların güneş enerjisinin ne kadarını ev içine geçireceği, evin ne kadar ısınacağını; dolayısıyla ısınmadan ne kadar tasarruf sağlanabileceğini belirlemektedir. Bu değer genellikle U değeri düştükçe düşmektedir. Buna rağmen U değerindeki düşüş, g değerindeki düşüşten kaynaklanan düşüşü dengeleyebilmektedir. Özellikle sıcak iklimlerde ev içinin aşırı ısınmasının önüne geçmek adına düşük g değerinden kaçınılmaktadır. Genellikle çerçevelerde tahta, alüminyum ve PVC tercih edildiği gözlemlenmektedir. Kullanılan malzemelere göre çerçevenin U değeri de değişmektedir.

Bölgenin iklimsel koşullarına göre U değerini düşürmek açısından farklı cam tipleri kullanılabilir;

  • Tek Tabaka Cam
  • Çift Tabaka Cam
  • Astarla veya Gazla doldurulmuş çift tabaka cam
  • 3 tabaka cam

Düz Çatılarda Yalıtım

Düz çatılarda mantolama uygulamaları yapabilmek için, ilk olarak yalıtım yapacağımız malzemeler çatının dış yüzeyine uygulanır. Dış yüzeye uygulanan malzemeden sonra çatı su geçirmez malzeme ile kaplanmaktadır.

Zemin Yalıtımı

Binanın bodrumunun olup olmaması, zeminde uygulanan yalıtımın yöntemini ve ekonomik olup olmamasını direk etkileyen faktördür. Bodruma sahip evlerde yalıtım malzemesi, bodrum tavanına ya da oldukça karmaşık tekniklerde ev zeminine uygulanmaktadır. Bodrumu bulunmayan evlerde ise; zeminden bir miktar boşluk bırakarak ek bir yalıtım özelliği kazanabilmektedir.

Soğuk iklim koşullarında bulunan binaların zeminlerinin ortalama U değeri 0,50’dır. EPS standartlarında bir yalıtım yapılması halinde U değeri 0,17’e kadar düşmektedir. Orta iklim koşullarında bulunan binaların zeminlerinin U değeri 1,20’dır. Bu değer sıcak iklim bölgelerinde 3,40’dır. Eğer orta ve sıcak iklim koşullarına sahip binalarda EPS standartlarında yalıtım yapılması halinde; orta iklim koşullarındaki U değeri 0,41’e düşmektedir. Sıcak iklim koşullarında U değeri 0,48’e düşmektedir. Toplam yatırım maliyetinde m2 başına değerde en yüksek miktar soğuk iklimdir. Soğuk iklimi sırasıyla orta iklim ve sıcak iklim izlemektedir.

Duvarlarda Su Buharı Difüzyonu

Difüzyon, yapı içinde yoğuşma olmasının sonucunda, sıcaklık, farklı nem değeri sonucu ve farkı buhar basınçları yapının her iki tarafında da oluşur. Her elemandaki çok küçük gözenekler yardımıyla su buharının hareket etmesine neden olur.

Su buharı geçiş mekanizması, ısı geçiş mekanizmasına benzemektedir. Isı geçirgenlik direncinin yerini buhar geçirgenlik direnci, Isı geçişindeki sıcaklık farkının yerini basınç farkı almıştır. Difüzyon zararlarının sonuçları uzun süre sonra ortaya çıkar. Bunun sebebi su buharının ısıya göre çok daha yavaş ilerlemesidir. Bu problemin önüne geçmek için yalıtım malzemesi ile birlikte buhar kesici kullanılması önerilmektedir.

Bir yapı malzemenin buhar geçirgenliği buharın geçmesine karşı gösterdiği dirençle tanımlanır. Bu faktör aynı kalınlıktaki hava tabakasına göre malzemenin kaç defa daha az buhar geçirdiğini gösterir.

Havanın içindeki gaz halindeki su buharı, aynı ısı akımı gibi sıcaklığı fazla olan taraftan az olan tarafa doğru basınç yaparak gider. Sıcaklık ve bağıl nem oranı arttıkça buhar basıncı da artar.

Eğer komşu iki mekanın sıcaklıkları aynı ise bu takdirde buhar akım yönü bağıl nemi fazla olandan az olan mekana doğrudur.

Yapı fiziği açısından mekanların iç taraftan yalıtılması sakıncalıdır. Eğer iç taraftan yalıtım kaçınılmaz ise bu taktirde ısı yalıtımının sıcak tarafına uygun bir buhar kesici kullanmak gerekir. Isı yalıtımının prensip olarak dış tarafa uygulamak en doğru harekettir.

KAYNAK: https://www.gnyapi.com.tr/duvarlarda-su-buhari-difuzyonu

Radyatör Arkası Isı Yalıtımı

Radyatör arkasındaki sıcaklık ile oda sıcaklığı arasında yüksek ısı farkı vardır. Odanın sıcaklığı 20oC civarındayken radyatör arkasında bu değer 45oC’ye kadar çıkmaktadır. Yani odanın en sıcak bölgesi radyatör arkasının olduğu yerdir. Bazı evlerde radyatörün önüne koltuk getirilebiliyor veya estetik görüntüden dolayı kapatılabiliyor bu durumlar sıcaklığı daha da fazla arttırmaktadır. Termodinamik yasaları gereği iki ortam arasındaki sıcaklık farkı ne kadar fazla ise ısı geçişi o kadar fazla olmaktadır. Dışarısı ile en çok sıcaklık farkı olan yer radyatör arkası olduğuna göre bir odada ısının en çok ve en çabuk kaçtığı bölgelerden birisi radyatör arkasıdır.

Radyatör arkalarının yalıtılması çok önemlidir. Çünkü odaya ısı sağlayan radyatörlerden, ısı odaya yayılmadan dışarı kaçmaktadır. En ideali daha inşaat aşamasında radyatör arkasındaki duvarlara yalıtım tabakası konulmasıdır.

Mevcut Binalarda radyatörün arkasına yerleştirilecek alüminyum folyo kaplı yalıtım malzemeleri yalıtım özelliğinin yanı sıra dışındaki alüminyum folyo kaplama nedeniyle de ısıyı oda içine yansıtma özelliği taşımaktadır. Bu levhaların kullanılması ve yerleştirilmesi oldukça kolaydır. Bu uygulamaların yapılmasıyla yakıt giderlerinde ortalama %5’lik bir azalma ve oda sıcaklığından 3oC civarından bir artış sağlanabilmektedir.

KAYNAK: https://www.gnyapi.com.tr/radyator-arkasi-isi-yalitimi

XPS Uygulanan Dış Cephede Dikkat Edilmesi Gerekenler

Binalarda mantolama üç farklı yöntemle uygulanmaktadır. Bunlar dıştan, içten ve sandviç yalıtımlarıdır. Isı köprülerinin oluşumunu önlemek, yoğuşma olmamasını sağlamak ve yapı fiziği açısından en uygun yöntem dış cepheden uygulanan yalıtım şeklidir. Dış cepheden yapılan yalıtımda hem içerdeki ideal konfor korunur, hem de enerjiden tasarruf edilir. Tabii ki bu durum kullanılan malzeme ve uygulayıcının profesyonel olması etkilemektedir.

Uygulama yapılan bina modern cephe tasarımlarına, söve, denizlik gibi cephe süslemelerine uyum sağlamalıdır. En çok dikkat edilmesi gereken yerlerden biride pencere detaylarıdır. Isı yalıtım plakaları sürekliliğin kaybetmeden doğramaya kadar getirilmelidir. İki ısı yalıtım plakasının birleştiği noktalara alüminyum veya PVC’den üretilmiş köşe profili konulmalıdır. Sıva filesi, köşe profilinin üzerine getirilmelidir. Extrüde Polistren Köpükten (XPS) üretilen söve ve denizlik profilleri kolay uygulanır ve binaya fazla yük getirmez. Beyaz mozaik gibi ağır malzemelerden yapılan denizlik veya sövelerin, ısı yalıtımı uygulaması yapıldıktan sonra yapıştırılarak ve mekanik tespiti yapılarak uygulanması gerekmektedir.

Isı yalıtım plakaları cepheye yapıştırılmadan önce 60 cm aralıklarla dikey kadranlar yüzeye yerleştirilir. Yüzeyin mastarından kaçık olmaması çok önemlidir. Dikey kadranlar yerleştirildikten sonra, XPS ısı yalıtım plakaları kadranların arasına yerleştirilir. Uygulama sırasında dikkat edilecek bir diğer nokta, nefes alan su yalıtım örtüsü ile binanın kaplanmasıdır. Yaklaşık 10’ar cm birdirme yapılarak nefes alan su yalıtım örtüsü ile bina kaplanır. Son olarak cephe kaplaması aşağıdan yukarıya doğru birbirine kenetlenerek monte edilir.

Dış Cephede Beklenen Özellikler

Dış cephe bir binanın iç ortamı ve dış ortamını birbirinden ayıran yapı elemanlarıdır. Dış cepheler binanın bulunduğu konum, teknolojik gelişmeler ve estetik anlayışına göre değişiklik gösterir. Özellikledış cephe boyaları ve kaliteli malzemeler, binanın çok farklı ve estetik görünmesini sağlayabilir.

Dış cepheden beklenen en önemli özelliklerden birisi Dış ortamın ısı, su, rüzgar vb. istenmeyen dış etkilerin iç ortama geçişini engellemek ve dış cephenin yıpranmamasını sağlamaktır. Bu yüzden dış cephe gövdesi, yalıtım malzemeleri, kaplamalar, dış cephe boyaları profesyonel kişiler veya kurumlar tarafından yardım alınarak seçilmelidir. İç ortam belirli bir konfor koşuluna getirildikten sonra bu konforun uzun vadeli devamı için dış cephenin kaliteli olması gerekmektedir.

Ayrıca, dış cephenin rüzgar yükü gibi yükleri karşılayan ve taşıyan sağlam bir yapıda olması da gerekmektedir. Bir binada insanların algısını etkileyen ilk noktanın dış cephe olması nedeniyle görsel tasarımın da çok önemli olduğunun bilinmesinde fayda vardır.

Eğimli Çatılarda Yalıtım

Eğimli çatılar, soğuk ve sıcak çatılar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Bu sınıflandırma ısı malzemesinin kullanıldığı yere bağlı olarak yapılmaktadır.

Eğimli soğuk çatı ısı yalıtımı döşeme hizasında yapılır. Yani çatı altı ısıtılmaz ve kullanılmaz. Bu çatılarda, su yalıtımında kullanılan bitümlü örtünün su buharı geçişine izin vermemesi sebebiyle, örtü altında yoğuşmayı engelleyecek çift havalandırma yöntemi kullanılır. Ancak bu kez de çatı arasında oluşan soğuk hava hareketlerinin olumsuz etkilerinden ötürü, hava ve su geçirmeyen, nefes alabilen örtüler tercih edilir. Bu şekilde bir işlem uygulandığında su ve nem problemi büyük ölçüde ortadan kalkar, ısıl performansında yükselmesi sağlanır. Soğuk çatılarda, mevcut yoğuşma risklerine karşı mutlaka yoğuşma kontrolü yapılmalı ve yoğuşma problemine karşı gerektiğinde buhar dengeleyici malzemeler kullanılmalıdır.

Eğimli sıcak çatılarda ise, çatı altı hacmi ısıtılır ve kullanılır. Dolayısıyla ısı yalıtımı mertek hizasında yapılır. Bu çatılarda da, örtü altı yoğuşmayı engelleyecek çift havalandırma yöntemi kullanılır. Yine bu uygulamada da, çatıdaki hava boşluklarından kaynaklanan konveksiyon akımı ile ısı kaybı gerçekleşir. Bunu engellemek için hava ve su geçirimsiz, nefes alabilen örtüler tercih edilerek sıcak çatılar tek havalandırma boşluklu yapılmaktadır.

KAYNAK: gnyapı

Teras Çatılarda Yalıtım Uygulamaları

Teras çatı yalıtımları, ısı yalıtım malzemesinin konumuna göre, geleneksel ve ters teras çatı olarak iki gruba ayrılırlar.

Geleneksel teras çatıda ısı yalıtım malzemesi, su yalıtım malzemesinin altında yer almaktadır. Isı yalıtım malzemesinin altında buhar kesici katman uygulayarak yoğuşma riskini en aza indirmek amaçlanır. Su yalıtım örtüsü çevresel etkilere ve ısıl gerilmelere açıktır. Su yalıtım katmanında oluşabilecek problemler, kullanılan malzemeye bağlı olabilir. Su yalıtım malzemesinin üst katmanda bulunmasıyla oluşabilecek problemler bu malzemenin kullanılmaz hale gelmesine neden olabilir.

Ters çatılarda, buhar kesici katman uygulamasına gerek duyulmaz. Çünkü su yalıtım örtüsü döşeme yüzeyine doğrudan uygulanır. Isı yalıtım levhaları su yalıtımı üzerine serbest olarak döşenir. Su yalıtım katmanı ısı yalıtımı tarafından sıcaklık farklarından kaynaklanan mekanik gerilmelere ve çevresel etkilere karşı korunmuş olur.

KAYNAK: https://www.gnyapi.com.tr

Isı Yalıtımının Hayatımıza Olumlu Etkileri

Isı yalıtımının hayatımıza birçok olumlu etkisi vardır. Bunlardan ilki parasal tasarruftur, sıcaklık doğası gereği düşük sıcaklıklı ortama doğru gitmektedir. Yani ısınan iç ortamdan dış ortama doğru bir ısı akışı söz konusudur. İçeride yeterli konfor ortamının sağlanabilmesi için kaybolan ısının, bir ısıtma sistemi ile karşılanması gerekir. Eğer bu kaybolan ısıyı, mantolama sayesinde en aza indirebilirsek parasal tasarrufu sağlamış oluruz.

İkinci etki, çevre kirliliğindeki azalmadır. Ülkemizde yaşadığımız ortamı ısıtmak için, kömür, doğalgaz gibi fosil yakıtlarını kullanmaktayız. Bu yakıtların yanması sonucunda, karbondioksit (CO2) ve kükürtdioksit (SO2) gibi büyük miktarda atık gaz hava kirliliğine neden olmaktadır. Bu atık gazlar dünya sıcaklığının artmasına, iklim değişikliklerine, asit yağmurlarına neden olmaktadır. Isı yalıtımı yaptırıldığı taktirde tüketeceğimiz enerji miktarı azalacağından dolayı, dışarıya atılan baca gazı miktarını azaltacaktır; dolayısıyla hava kirliliği azalacaktır.

Üçüncü etki, ısıl konforudur. Çalışma veya yaşam ortamının Isıl şartları, insanların bedensel ve zihinsel üretim hızını etkilemektedir. Isıl konfor ve iç hava kalitesi, bireyin bir ortamdaki ısı şartlar içinde kendisini rahat hissetmesi ve bu şartlardan doğan sağlık sorunları ile karşılaşmayacağı bir ortamın özellikleridir. Isı yalıtımı yapılan bir yerde ısı değişimi vb. durumlar yaşanmamaktadır. Bu sebeple daha rahat ve konforlu bir ortamda yaşam sürdürülebilmektedir.

Binalarda Isı Yalıtımının Önemi

Ülkemiz, enerji tüketimi konusunda çok fazla bilgi sahibi olmayan ve ısı yalıtımı konusunda bilinçlendirme sıkıntılarını henüz aşamayan toplumlardan. Enerji tüketimimiz her geçen gün artmakta, bu artış enerji verimliliğine yeterince zarar vermekte ve çok büyük israfa yol açmaktadır. Ayrıca enerji ithalatının da artmasına yol açmaktadır.

Özellikle küresel ısınma ve iklim değişikliği ile birlikte düşünüldüğünde, binalarda yalıtım konusu daha önemli bir hale gelmiştir. Bu konuda bilinçlenme yaşanmadığı takdirde ekonomi ve çevre sorunlarının yoğunluğundan kurtulmak mümkün değildir.

Neden Isı Yalıtımı Yaptırmalıyız ve Teşvik Etmeliyiz?

Binalarda ısı yalıtım önemleriyle, binanın durumuna bağlı olarak %20-%70 ısı tasarrufu sağlayabilmektedir. Isı tasarrufu, yakıt ve para tasarrufu demektir. Yakıta ödenen paranın büyük kısmının da ithalat yoluyla yurt dışına gittiği düşünülürse, yalıtım yoluyla yakıt tasarrufu, döviz tasarrufu anlamına da gelmektedir.

Yalıtıma harcanan paranın, kendini genelde 4-6 yıl arasında amorti ettiği ön görülmektedir. Ayrıca binalarda ısı yalıtımını parasal boyutunun yarı sıra, iki önemli boyutu da bulunmaktadır. Daha az baca gazı ve daha az çevre kirliliği anlamına gelmektedir.

Mobil Pazarlama

Bu yazımızda, sizlere Mobil Pazarlama hakkında bilgiler vermeye çalışacağız. Teknoloji geliştikçe cihazlar ucuzladı, bunun yani sıra bağlantıların hızı ve kalitesi arttı.Böylece,cep telefonu kısa süre içinde milyarlarca insanın hayatına girdi ve vazgeçilmez bir cihaz haline geldi.Bu yüzden şirketler için mobil pazarlama faaliyetleri vazgeçilmez bir hale geldi.

Akıllı cihazların kullanımının artması,internetin bağlantı hızlarının artması ve her yerden bağlanabilme gibi imkanlar insanların;sosyal ağlarda daha gerçek zamanlı vakit geçirmesine,farklı mobil uygulamalar kullanmasına,mobil oyunlar ile eğlenceli zaman geçirmesine,Mobil TVkullanmasına, internete her yerden erişmesine imkan verdi.Genel anlamda Mobil Pazarlama, mobil cihazlar üzerinden şirketlerin geliştirdiği pazarlama faaliyetlerine denir. Dijital Pazarlamafaaliyetlerinde çok önemli bir yere sahiptir ve gelecekte önemi daha fazla artacaktır.

Mobil cihazların her zaman insanların yanında olması ve kesintisiz iletişim imkanı sağlaması sebebiyle, birebir iletişimde şirketler ve kurumlar için önemli bir pazarlama mecrasıdır.

Mobil Pazarlama Yöntemleri

  • SMS ve MMS
  • Bluetooth ve Kızıötesi
  • Konum Servisleri üzerinden
  • Mobil Reklam
  • Oyun ve Aplikasyon
  • QR Kodları
  • Augmented Reality(Arttırılmış Gerçeklik )

KAYNAK: http://www.dijitalmaden.com/

Sosyal Medya Pazarlama

Sosyal Medya

Bu yazımda Sosyal Medya Pazarlama hakkında detaylı bilgiler vermeye çalışacağım.İlk olarak Sosyal Medyanın ne olduğunu anlamakta yarar var.Sosyal Medya,Web 2.0 platformunun kullanıcıların hizmetine sunulmasından sonra oluşan bir yapıdır. Bu teknoloji ile artık kullanıcılar;izleyen,statik sayfalarda sörf yapan kişiler değil,içerik üreten ve paylaşan bir yapıya sahip oldular.Tabi ki bu yapı onlara büyük bir güç verdi.Artık tek yönlü bilgi paylaşımından,çift yönlü ve eş zamanlı bilgi paylaşım çağı başlamıştı.Bu teknoloji sayesinde artık cihazını internete bağlayan herkes rahat bir şekilde sesini duyurabilir bir hale geldi.

Sosyal Medya Pazarlama

Sosyal Medya Pazarlama konusuna gelecek olursak,bu şekilde gelişen ve hızlı büyüyen bir sistemi markaların dikkate almaması kaçınılmazdı.Pazarlama sistemi artık çok köklü bir değişime sürükleniyordu.Çünkü o değişmez denilen marka egosu ve müşteriler arasındaki duvar yıkılmıştı.Dünyada artık herkes bu platformlara teslim olmaya başladı.Bir araştırmaya göre 50 yaş üzeri grupların bu mecraları kullanım oranları günümüzde artış göstermiş.Zaten Generation Y neslini söylemeye bile gerek yok bu düzeni ayakta tutan onlar. Sosyal Medya Pazarlamanın önemini tabii ki markalar,şirketler geçde olsa anladılar.Çift yönlü iletişimi benimseyen kullanıcılara artık tek yönlü yapılan,iten pazarlama(TV,Radyo,Billboard vb.) hareketlerinin yeterli gelmeyeceğini kavradılar.

Sosyal Medya ve Markalar

İnsanlar artık her yaşadıkları marka ve ürün deneyimini bu mecralarda açıkça dile getiriyor,kendi aralarında tartışma ortamı yaratıyorlardı. Bu platformlar,markaların sadece sosyal medyada markaya ait üyelik edinip,içerik paylaşması anlamına gelmiyordu,bu sistem köklü değişimler gerektiriyordu.Örneğin; Marka haline gelmiş ve Türkiye’de birçok şubeye sahip bir restorana gittiniz,girdiğiniz andan itibaren ilgi ve alaka çok zayıf,geç gelen menü,geç gelen yemekler vs. kullanıcılar artık bir mekana gittiğinde anlık olarak bile mekan hakkında yorum yapıp arkadaşlarına bilgi veriyorlar(foursquare) böyle bir ortamda yaşıyorken markalar kendilerini sadece sanal ortamda düzeltmeye çalışmayıp köklü değişimlere gitmeliler.Çünkü bu platformlarda kötü eleştirileri ışık hızında yayıyor.

Bu yüzden şirketler Sosyal Medya Pazarlamayı yapmak için yapmamalı düzgün bir plan ve hedef çerçevesinde,müşterileri DiNLEYİP(en önemlisi),dialoglar kurup,içerikler paylaşıp,onlardan gelen aksiyonlara göre bu döngüleri devam ettirmeliler.Çünkü bu yeni dünyada artık müşteriler yok ARKADAŞLAR var.

KAYNAK: http://www.dijitalmaden.com/

Dijital Pazarlama Nedir

Dijital Pazarlama, pazarlama faaliyetlerinin online ortama taşınması ve müşterilere o alanlarda ulaşılması anlamına gelmektedir. Pazarlama kavramının hayatımıza girişi çok eski zamanlara dayanıyor. Değişikliklere ve yeniliklere ayak uydurmak zorunda olan pazarlama dinamik yapısından dolayı zamanla farklılık gösteriyor. İlk olarak pazarlama nasıl ortaya çıktı. Ondan bahsedelim, 2.dünya savaşından sonra üretilen ürün az, ürünlere ihtiyaç duyan kişi sayısı fazlaydı. Yani, arz talebi zaten zar zor doyuruyordu. Bu yüzden genelde ürünü üretenler bunların satışı için ekstra bir çaba gereği duymuyordu. Endüstri devriminden sonra üretilen ürün çeşitlendi ve daha hızlı üretilmeye başlandı. Müşteri artık ürünler içinde seçim yapma şansına sahip oldu. Kuruluşlarda ürünlerinin faydalarını ve avantajlarını sundular en yüksek rekabet avantajı tabii ki fiyattı. Teknolojinin de ilerlemesiyle pazarlamanın da şekli değişmeye başladı artık durum müşteriye sadece ürünü satmak değil sürdürülebilir olmaktı. Pazarlama müşterinin zihnine girip onu kazanmak haline geldi. Pazarlama departmanları, pazarlamayı kurallarına göre oynamaya çalışıyor, Müşterilere artık genel geçer olarak bakmıyordu. Ellerindeki verileri segmente ederek, müşteri profillerini daha ayrıntılı hale getirdiler. Bunun adına da CRM diyorlar. Günümüze bakıldığında pazarlama adına eskiden yapılan tutundurma faaliyetlerinden çok farklı bir durum söz konusu. Eskiden monolog bir yapıya sahip ürün tanıtımı vardı. Müşteriye reklamlarla ürünler sunuluyordu. Ama onun ürün hakkında veya reklam hakkında düşünceleri önemli değildi, önemli olan onun beynine zorla girmekti. Artık böyle bir durum söz konusu değil İnternetin gelişi, Web 2.0’dan sonra çift taraflı iletişimin gücü ile birlikte müşterilerde söz sahibi oldular. Markalar istese de istemese de online dünyada onlar hakkında konuşan insanlar mevcuttu. Bu yüzden bu online platformlarda bulunmak bulunmamaktan çok daha iyi bir seçim. Dijital pazarlama online ortamda kullanılan kanalların geneline verilen isimdir.  Bu kanallar, SEO(Arama motoru Optimizasyonu), SEM(Arama Motoru Pazarlaması), SMM(Sosyal Medya Pazarlama), E-Posta Pazarlaması, İçerik Pazarlaması, Affiliate Pazarlaması, Online Display Reklamcılık, Micro Siteler, Mobil Pazarlama, Ürün Hizmete uygun olan diğer aracı sitelerin kullanılması (Özel Alışveriş Siteleri, Grup Satın alma vb.)

KAYNAK: http://www.dijitalmaden.com

Kentsel Dönüşüm Bina Risk Raporu

Kentsel dönüşüm risk raporu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yetkilendirdiği kurum/kuruluşlardan alınır. Raporun hazırlanması için, binada yer sahibi maliklerden bir kişinin Deprem Risk Raporu çıkartılması talebiyle GN İNŞAAT’ a başvuruda bulunması yeterlidir.

Riskli bina tespit başvurusu sonrasında GN İNŞAAT denetiminde lisanslı kuruluş binayı analiz eder,tespitlerini, laboratuvar çalışmalarını yapar ve risk raporunu hazırlar. Hazırlanan rapor Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na sunulur.

Hazırlanan rapor binanızın risk durumunu doğru olarak ortaya çıkartacaktır.  Rapor sonucu bina riskli yapı olarak belirlenirse kentsel dönüşüm süreci başlatılır.

Dönüşüm Projeleri Özel Hesabından Yapılacak Harcamalar

  • Dönüşüm hizmetlerine ait danışmanlık, yazılım, araştırma, her türlü ve ölçekte harita, etüt, proje, kadastro, kamulaştırma, mikro bölgeleme, risk yönetimi ve sakınım planı çalışmaları, envanter belirleme, arsa ve arazi düzenleme değerleme iş ve işlemleri, her türlü ve ölçekte plan yapımı ve imar uygulaması işleri ve müşavirlik hizmetleri gibi faaliyetlerin gerektiği harcamalar.
  • Kentsel Dönüşüm Kanunu kapsamına giren uygulamalarda, planlar gereğince, gerekli taşınmazların satın alınması ve kamulaştırılması ile ilgili harcamalar.
  • Kanun kapsamına giren alanlarda, her türlü konut ve işyerleri, alt-yapı ve üst yapı tesisleri, idare binaları sosyal binalar ve benzeri tesislerin etüt ve projesi, yapımı, bakımı, onarımı ve işletilmesi için yapılan her türlü harcamalar.
  • Riskli yapıların tespit, tahliye ve yıktırma işlemlerinin gerektiği harcamalar
  • Kanun kapsamına giren alanlarda, yer alan binaların, yıktırılması, enkazının taşıtılması ve arsanın yeni inşaata hazır hale getirilmesi ile ilgili harcamalar.
  • Anlaşma ile tahliye edilen yapıların maliklerine veya malik olmasalar bile kiracı veya sınırlı aynı hak sahibi olarak bu yapılarda ikamet edenlere veya bu yapılarda işyeri bulunanlara yapılacak kira yardımı.
  • Kanunun 5. Maddesinin ikinci fıkrası kapsamında yapılabilecek yardımlar ile enkaz bedeli ödemesi.
  • Bakanlar Kurulu’nca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde Bakanlıkça verilebilecek güçlendirme kredisi.
  • Hak sahiplerince bakanlardan kullanılacak kredilere verilebilecek faiz desteği.
  • Kanunun 8. Maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca yapılacak ödemeler.
  • Kanunun 8. Maddesi dördüncü fıkrası uyarınca çalıştırılacak sözleşmeli personele ilgili mevzuatı uyarınca yapılması öngörülen giderler ile bunların dışında dönüşüm işlerinde çalıştırılmak üzere görevlendirilen Bakanlık personelinin görevlendirmeye ilişkin giderleri.
  • Dönüşüm hizmetlerinin gerektirdiği her türlü iş makineleri, taşıt, araç-gereç, ekipman ve benzeri taşınırların satın alınması, kiralanması, bakım, onarımı ve işletilmesi ile ilgili her türlü harcamalar.
  • Dönüşüm hizmetleri için gerekli olan demirbaş ve tüketim malzemeleri ile ilgili harcamalar.
  • Dönüşüm hizmetlerinin tanıtılmasına yönelik yazılı, görsel basında ve internette yayınlanacak reklam ücretleri ile tanıtım amaçlı her türlü yayın, broşür, afiş, kitapçık vb. doküman bedelleri.
  • Dönüşüm hesabının idaresi ile ilgili vergi, resim, harç, faiz, ulaştırma ve haberleşme ücretleri gibi her türlü giderler.
  • Dönüşüm Projeleri Özel Hesabı Gelir, Harcama, Kredi ve Kaynak Aktarımı Yönetmeliği uyarınca kullandırılacak krediler.
  • Kanun kapsamında yapılaması zaruri olan diğer harcamalar.

KAYNAK: GN İNŞAAT

Belediye Kanunu Uyarınca Kentsel Dönüşüm

Belediyeler; konut alanları, sanayi alanları, ticaret alanları, teknoloji parkları, kamu hizmeti alanları, rekreasyon alanları ve her türlü sosyal donatı alanları oluşturmak, eskiyen kent kısımlarını yeniden inşa ve restore etmek, kentin tarihi ve kültürel dokusunu korumak veya deprem riskine karşı tedbirler almak amacıyla kentsel dönüşüm ve gelişim projesi yapabilirler.

Belediyeler tarafından yapılacak kentsel dönüşüm ve gelişim alanının belirlenmesinde genel yetki belediye meclislerindedir. Büyükşehir sınırlarında bu yetki belediye meclisindedir. Belediye meclisleri ilçe belediyelerine ilçe sınırları içinde kentsel dönüşüm ve gelişim projesi yapma yetkisi verebilir.

Belediyeler tarafından yapılacak kentsel dönüşüm ve gelişim projesi yapılacak alan; en az 5 hektar en fazla da 500 hektar olabilir.

Belediyer;

  • Konut alanları,
  • Sanayi alanları,
  • Ticaret alanları,
  • Teknoloji alanları,
  • Kamu hizmeti alanları,
  • Rekreasyon alanları,
  • Her türlü sosyal donatı alanları oluşturmak,
  • Eskiyen kent kısımlarını yeniden inşa ve restore etmek,
  • Kentin tarihi ve kültürel dokusunu korumak veya deprem riskine karşı tedbirler almak, amacıyla kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri uygulayabilir.

Belediye tarafından bir alanın kentsel dönüşüm ve gelişim alanı olarak ilan edilmesi için yukarıda sayılan hususlardan birinin veya bir kaçının gerçekleşmesi ve bu alanın belediye veya mücavir alan sınırları içerisinde bulunması şarttır.

Kentsel dönüşüm projeleri kapsamındaki işler, kamu idareleriyle ortak hizmet projeleri aracılığıyla da gerçekleştirilebilir.

KAYNAK: https://www.gninsaat.com.tr

Kentsel Dönüşüm 2015 Yılı Kira Yardımları

Başta İstanbul olmak üzere Türkiye’nin büyük önem verdiği kentsel dönüşümde 2015 yılında yapılacak kira yardımı 735 liraya yükseldi.

Kentsel dönüşüm nedeniyle adeta bir seferberlik içerisinde olan Türkiye’de çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. Başta Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olmak üzere TOKİ, Emlak Konut GYO ve yerel belediyeler dönüşüm projelerine büyük önem veriyor.

2013 yılında 630 lira, 2014 yılında 680 lira olan kira yardımı 2015’te 735 liraya yükseldi. İstanbul’da kira yardımlarını yerel belediyeler yapıyor. 18 ay boyunca alınabilen kira yardımının 5 aylık bölümü Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan peşin olarak tahsil edilebiliyor. Bunun nedeni taşınma esnasında oluşabilecek maliyetler olarak belirtiliyor.

Maliklerin 2015 yılında kira yardımı olarak 735 lira, kiracıların ise bir defaya mahsus 1470 lira alacağı belirtildi. Kentsel dönüşümle ilgili olarak tüm merak edilen ALO 181 Hattı’nda cevap buluyor.

İstanbul’da büyük bir etki oluşturulacağı düşünülen ve kısa süre içerisinde olması beklenen büyük Marmara depremi, büyük felaketlere neden olmadan dönüşüm gerçekleştirilmeli. Çünkü bugün kadar üzerinde çalışılan binaların yüzde 99’u çürük çıktı. İstanbul’da Fikirtepe, Gaziosmanapaşa, Zeytinburnu, Bağcılar gibi birçok bölgenin kentsel dönüşüme büyük ihtiyacı var.

Kentsel dönüşümü rantsal dönüşüm olarak adlandırmak büyük bir hata olur. Bunun nedeni, işin özünde insan ve insan yaşamanın olması. Beklenen büyük deprem meydana gelmeden bir an önce kentsel dönüşüm için gerekli başvurular yapılmalı. 18 ay boyunca 735 liralık kira yardımı toplamda 13 bin 230 lira yapıyor ve de bu rakam, kiralık konutlara bakıldığında çok iyi bir miktar olarak göze çarpıyor.

Kentsel dönüşümde kira yardımı nasıl alınır?

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, kentsel dönüşümde maksimum 18 ay olmak üzere 680 lira kira yardımı yapabiliyor.

6306 sayılı kanun kapsamında sürdürülen kentsel dönüşüm çalışmaları hız kesmeden devam ediyor. Başta Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olmak üzere TOKİ, Emlak Konut GYO ve yerel belediyeler dönüşüm sürecini hızlı bir şekilde sürdürüyor.

Kentsel dönüşüm kapsamında hak sahiplerine kira yardımı söz konusu.. yapımıc firma, tüm hak sahipleriyle anlaşıp ruhsat aldıktan sonra kira yardımı yapıyor. Ruhsat alım aşaması tamamlandıktan sonra Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nda 680 lirayı geçmemek kaydıyla kira yardımı yapıyor. Ayrıca bakanlığın kentsel dönüşüm kira yardımı maksimum 18 ay olarak belirlendi.

Aylık yapılan kira yardımı bedeli TÜİK tarafından yayınlanan tüketici fiyat endeksi raporuna göre güncelleniyor. Ayrıca yapılan yardım bedeli, taşınma bedelleri de göz önünde bulundurularak 5 aylık peşin ödenebiliyor.

Riskli Yapılarda Yasal Mevzuatlar

  • 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşıattırılması Hakkında Kanun
  • 6831 sayılı Orman Kanunu
  • Afete maruz bölgeye ilişkin hükümleri saklı kalmak kaydıyla 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun
  • 189 sayılı Milli Savunma Bakanlığı iskan ihtiyaçları için Sarfiyat icrası ve Bu Bakanlıkça Kullanılan Gayrimenkullerden Lüzumu Kalmıyanların Satılmasına Salahiyet Verilmesi Hakkında Kanun
  • 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu
  • 2635 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu
  • 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu
  • 3621 sayılı Kıyı Kanunu
  • 4342 sayılı Mera Kanunu
  • 5366 sayılı Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanun’un
  • 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu
  • 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu

6306 sayılı Kentsel Dönüşüm Kanunu uygulanmasını engelleyici hükümleri ve diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmayacaktır.

Anayasa Mahkemesinin 27/02/2014 tarihinde verdiği 6306 sayılı yasanın yürürlüğünü durdurduğu bir diğer madde kentsel dönüşüm yasası ile uygulanmayan yasaların uygulanacağı ve dikkate alınacağıdır.

Kentsel Dönüşüm Yasasının Aşamaları

6306 sayılı Kanun ile afet riski altındaki alanlar ile riskli yapıların dönüşümünü sağlayarak, ülke genelinde sağlıklı, güvenli ve yaşanabilir yapılar oluşturmak amacıyla çıkarılmıştır. Ülkemizde yaşanan depremler sonucunda ciddi can ve mal kayıplarının yaşanmaması ve şehirlerin; sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerine dönüştürülmesi hedeflenmiştir. Bu hedefler; Kaçak yapılmış alanların yasal ve kabul edilir standartlarda konutlara dönüştürülmesi, doğal afetlerden doğrudan etkilenecek olan sakıncalı alanlarda yer seçmiş konut veya başka kullanım alanlarının dönüştürülmesi, doğal afetlerden doğrudan etkilenecek olan sakıncalı alanlarda yer seçmiş konut veya başka kullanımı sakıncalı çalışma alanlarının dönüştürülmesi, kent içinde niteliksiz, sağlıksız alanların ve yaşanabilir kent standartları dışında kalan alanların dönüştürülmesi, işlevini yitirmiş tarihi mekanların, koruma alanlarının dönüştürülmesi konularını içerir.

6306 sayılı kentsel dönüşüm yasası uygulama aşamaları;

  • Riskli bina tespiti
  • Riskli yapıların tespitine itiraz
  • Riskli yapı tespitinin masrafı
  • Riskli yapıların tapu kütüğünün beyanlar hanesinde belirtilmesi
  • Riskli alanlarda riskli yapıların bulunduğu taşınmazlarda tasarruf yetkilerinin kısıtlanmaları
  • Riskli yapıların yıktırılması öncesi yapılacak işlemler(geçici konut, işyeri tahsisi, kira yardımı yapılması)
  • Riskli yapıların yıktırılması
  • Riskli yapıların yıktırılmasın masrafı
  • Üzerindeki bina yıkılarak arsa haline getirilen taşınmazlarda ifraz, tevhit, yeniden bina yaptırılması, payların satışı, kat karşılığı yada hasılat paylaşımı
  • Üzerindeki bina yıkılarak arsa haline getirilen taşınmazlarda yeniden bina yapımında anlaşma sağlanmaması
  • Üzerindeki bina yıkılarak arsa haline getirilen taşınmazlarda yeniden bina yapımında TOKİ’nin yetkileri
  • Afet riskli alanlarda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yetkileri

KAYNAK: https://www.gninsaat.com.tr

Riskli Yapı Nedir

Riskli yapı; yıkılma ve ağır hasar görme riski taşıdığı incelendikten sonra teknik verilere dayanılarak tespit edilen ve ekonomik ömrünü tamamlamış olan yapılardır. Özellikle, bu riskli yapılar deprem bölgelerinde bulunuyorsa, bu yapılar içinde hayatını sürdüren insanlar içinde büyük risk vardır. Kentsel dönüşüm projeleri, bu riskli yapıların daha yaşanılabilir hale getirilmesi için hayata geçirilmiştir. Riskli bina tespiti Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından lisanslandırılmış kuruluşlar tarafından yapılabilir.

6306 sayılı kanuna göre riskli yapı;

  • Ekonomik tamamlamış olan yapılar.
  • Yıkılma riski taşıdığı bilimsel ve teknik verilere dayanılarak tespit edilen yapılar.
  • Ağır hasar görme riski taşıdığı teknik verilere dayanılarak tespit edilen yapılar.

Binanızın riskli olabileceği aşağıdaki maddelere dayanılarak söylenebilir;

  • 2000 yılından önce yapılmış bir bina
  • Binanızın yapımında hazır beton kullanılmamış
  • Binanızın kolonlarından karot ile beton örneği alınmış ve beton dayanımı C10 ve daha az
  • Binanın bodrum katında rutubet; kolon, kiriş demirlerinde paslanma mevcutsa
  • Binanın bodrum katında su izolasyonu yok
  • Binanın herhangi bir katındaki kolon, kirişlerde çatlaklıklar var
  • Binanın herhangi bir katında yapılan tadilatı sırasında taşıyıcı kolon, kiriş kesilmiş
  • Binanızın zemininde oturma ve buna bağlı temelde farklı oturma, bina kolon kirişlerinde çatlaklar varsa binanız risk teşkil etmektedir.

Kentsel Dönüşüm Kira Yardımı Başvuruları

Kentsel Dönüşüm Kira yardımı başvuruları; Uygulama alanında, riskli alan veya rezerv alanı belirlenmesine ilişkin karar ve tapu belgesine istinaden ilgili kuruma; Uygulama alanı dışındaki riskli yapılarda, riskli yapı tespitine ilişkin rapor ve tapu belgesine istinaden Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü’ne yapılır.

TOKİ ve İdarenin uygun görmesi ve onaylamasından sonra kira yardımı talepleri Bakanlığa gönderilir. İlgililerine ödenmek üzere idare veya TOKİ’nin hesabına yardım yatırılır. Uygulama alanı dışındaki riskli yapılarda kira yardımı talebinin Müdürlükçe uygun görülmesi ve onaylanmak üzere Bakanlığa gönderilmesi üzerine, doğrudan riskli yapı maliklerinin hesap numaralarına yapılır. Kentsel dönüşüm kira yardımı için gerekli evraklar; maliklerden, kiracilardan ve işyeri kiracılarından istenmektedir.

Kentsel Dönüşüm Kira Yardımında Maliklerden İstenen Evraklar

  • Tapu Fotokopisi, Başvuru esnasında tapunun aslı da ibraz edilecektir
  • Riskli yapı bildirimi
  • Yeni taşınılan adrese ait nüfus müdürlüğünden alınmış adrese dayalı nüfus kayıt örneği
  • Nüfus cüzdanı fotokopisi
  • Başvuru Formu

Kentsel Dönüşüm Kira Yardımında Kiracılardan İstenen Evraklar

  • Nüfuz Cüzdanı Fotokopisi
  • Riskli Yapı Bildirimi
  • Riskli binada oturulduğuna dair nüfus müdürlüğünden alınmış adrese dayalın nüfus kayıt örneği veya üzerine kayıtlı su, elektrik, doğalgaz faturası (son 3 aya ait)
  • Yeni taşınılan adrese ait nüfus müdürlüğünden alınmış adrese dayalı nüfus kayıt örneği
  • Başvuru Formu

Kentsel Dönüşüm Kira Yardımında İş Yeri Kiracılarından İstenen Evraklar

  • Nüfus Cüzdan Fotokopisi
  • Riskli binada olduğuna dair vergi levhası
  • Tahliye edildiğini gösteren güncel vergi levhası
  • Riskli yapı bildirimi
  • Başvuru Formu

KAYNAK: GN İNŞAAT Kentsel Dönüşüm Hizmetleri

Kentsel Dönüşüm Finansal Destekler

Kentsel Dönüşüm Tespit Kredisi

6306 kanunu uyarınca, riskli yapı tespitleri için özel hesaptan tespit kredisi verilebilir. Hak sahibinin hesabına para aktarıldıktan sonra üç ay içerisinde tespitin yaptırılması ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na gönderilmesi zorunludur. Özel hesaptan kredi kullanmak isteyen hak sahiplerince, bulundukları yerdeki Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri’ne başvurulur. Kredinin geri ödenme süresi 24 aydır. Geri ödemeler kredinin verildiği tarihi takip eden ay başlar.

Kentsel Dönüşüm Yıkım Kredisi

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından, riskli olduğu tespit edilen yapılar için özel hesaptan yıkım kredisi verilebilir. Kredi sağlandığı tarihten itibaren altı ay içerisinde yıkım işleminin yapılması, enkazının kaldırılması ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na bilgi verilmesi zorunludur. Hak sahipleri kentsel dönüşüm kredisi kullanmak istiyorsa, bulundukları yerdeki Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne başvurmalıdır. Kredinin geri ödenme süresi 24 aydır. Geri ödemeler kredinin verildiği tarihi takip eden ay başlar.

Kentsel Dönüşüm Bakanlıkça Verilecek Yapım Kredisi

Özel hesaptan kredi kullanmak isteyen hak sahiplerinin bankalarca kredi kullanım talepleri olumsuz değerlendirildiği takdirde TÜFE endeksli Kentsel Dönüşüm Projeleri Özel Hesabında kullanmak üzere bulundukları yerdeki Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri’ne başvurması gerekir. Kredi kullananlar il Bakanlık arasında borçlanma sözleşmesi düzenlenir. Gerekli ipotek tesis ve tescil işlemleri yapılır.

Kentsel Dönüşüm Faiz Desteği

Kredi kullanacak olan gerçek veya tüzel kişiler; Hazine Müsteşarlığı’nın bağlı bulunduğu Bakanın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen oranlarda Dönüşüm Projeleri Özel Hesabı’ndan karşılanmak üzere faiz desteği verilebilir.

Kentsel Dönüşüm Faiz Desteği Esasları

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı; kendisine başvuran bankalarla protokol imzalar. Banka, kredi başvurularını protokol hükümleri ve bankanın kredilendirme usul, esas ve mevzuatı çerçevesinde değerlendirir. Banka kredi vermeyi uygun gördüğü hak sahiplerinin listesini Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na bildirir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından başvuru 6306 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilir. Faiz desteğinden yararlandırılacaklar Bankaya bildirilir. Faiz desteği sağlanacak krediler için bankalar tarafından talep edilecek ücret, sigorta ve benzeri giderler hak sahipleri tarafından ödenir.

Kentsel Dönüşüm Faiz Desteğinin Geri Ödenmesi

Bankalar tarafından sağlanacak kredilere verilecek faiz desteği ödemeleri, bankanın kullandırılan kredilere ilişkin taksit vadesi sonuna kadar hesaplanan ve her ay kendi kayıtlarına göre kesinleşmiş aylık faiz desteği tutarını Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na bildirmesi takiben Bakanlıkça hesaptan gerçekleştirilir. Hak sahipleri tarafından geri ödenmesi gerçekleştirilmeyen krediler için faiz desteği ödemeleri durdurulur. Hak sahiplerinin bankalar ile yapılacak olan protokoller kapsamında kullanacakları kredinin anapara riski ile faiz desteği dışında kalan faiz ödemelerinden doğan risk tamamen bankaya aittir.

Kentsel Dönüşüm Modelleri

Kentsel Dönüşüm temeli Belediyeler Kanunu’na dayandırılarak yürütülmüştür. Bu kanun kapsamında Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan Dikmen Vadisi projesi örnek bir model olarak ortaya çıkmıştır. Bu proje sayesinde çok büyük bir alan gecekondu bölgesi olmaktan çıkarılarak burada oturan hak sahipleri yaşanır konutlara yerleştirilmiştir ve büyük bir alanda yeşil alan, sosyal ve kültürel alan olarak korunmuştur.

Daha sonra Beyoğlu Belediyesi tarafından yürütülen Tarlabaşı kentsel dönüşüm projeleri yine aynı belediye tarafından yürütülen Okmeydanı kentsel dönüşüm projeleri devam etmektedir.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından Kadiköy ilçesi, Fikirtepe kentsel dönüşüm modeli ise imar arttırımı suretiyle gecekondu bölgelerinin ortadan kaldırılması modeli olarak düşünülmüş ve uygulama geçirilmiştir. Fikirtepe bölgesinde bulunan mahalleler, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı teklifi ve Bankalar Kurulu kararı ile riskli alan olarak ilan edilmiş olup,  yetki Çevre ve Şehircilik Bakanlığına geçmiştir.

2014 yılında Fikirtepe kentsel dönüşüm çalışmaları bir kez daha İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yetkisine geçirilmiştir. Ancak uygulama 6306 sayılı yasada mevcut riskli alanlarda kentsel dönüşüm modeli uygulanmak suretiyle yapılmaktadır.

Kentsel Dönüşüm Kanunu çıktıktan sonra Belediye Başkanları, kendi bölgelerindeki alanlara daha hassas davranarak önemli adımlar atmaya başlamışlardır.

Kentsel Dönüşüm Süreci

Kentsel dönüşüm süreci, yıpranmış, depreme karşı dayanıksız ve modern yaşam standartlarına uyum gösteremeyen binaların başka semtlere kaydırılma korkusu yaşamadan, kat maliklerinin isteği doğrultusunda ve kentsel dönüşüm kanunu kapsamında yaşanılabilir, depreme dayanıklı, sosyal donatılara, otoparka ve yeşil alanlara sahip kaliteli yaşam alanlarına dönüştürme sürecini sizler için 12 aşamada özetledik;

1.Aşama: 
Belediye İmar Müdürlüğü veya Tapu Müdürlüğü’ne başvurularak binanıza ait statik – mimari projelerin arşivden temin edilmesi gerekmektedir.

2.Aşama:
Bina deprem risk raporunun alınabilmesi için binaya ait mevcut projelerin, tapunun, nüfus cüzdanı fotokopilerinin, Tapu Müdürlüğü’nden alınmış bağımsız bölüm listelerinin gösterildiği belge ile T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı lisanslı kuruluşlara başvurulması gerekmektedir. Daire tapusu ya da kat mülkiyeti yok ise “Daireye Ait Hisseli Arsa Tapusu” aynı görevi görecektir.

3.Aşama:
Başvuracağınız bakanlık lisanslı kuruluşun gerekli tespit ve incelemeleri gerçekleştirerek binanız için deprem risk raporu hazırlaması gerekmektedir.

4.Aşama:
Binanıza ait deprem risk raporunun bakanlık lisanslı kuruluş tarafından binanızın bağlı bulunduğu İl Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü’ne en geç yedi gün içerisinde bir üst yazı ile sunulması gerekmektedir.

5.Aşama:
Binanıza ait deprem risk raporu bakanlık tarafından 10 gün içerisinde incelenerek eksik bulunmaması durumunda onaylanır. Binanın riskli bulunması durumunda Bakanlık Tapu Müdürlüğü, bir yazı ile bina tapu kütüğüne “Riskli Yapı” şerhini koyar. Bu şerh yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, alım-satım yapılmaya devam edilebilir.

6.Aşama:
Tüm kat maliklerine, ilgili tapu müdürlüğünden Bakanlık Resmi Yazısı ulaştırılacaktır. Resmi yazının kat maliklerine tebligatı ile 15 gün içerisinde ilgili bakanlık il müdürlüğüne rapor ile ilgili itiraz hakkınız bulunmaktadır. Binanın riskli bulunması durumunda,  resmi yazının kat maliklerine tebliğinden sonraki 60 gün içerisinde kat maliklerinin en az 2/3 tapu hisse çoğunluğu ile bina Ortak Karar Protokolü hazırlayıp imza altına alması gerekmektedir. Bu protokolde bahsi geçen binanın nasıl, ne zaman, ne şekilde, kime, hangi dağılımla yaptırılacağının kararının alınması gerekmektedir.

7.Aşama:
Binanıza ait Bina Ortak Karar Protokolü’nün, bağlı bulunulan İl Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü’ne bilgi amaçlı olmak sureti ile bir dilekçe ile sunulması gerekmektedir. 2/3 çoğunluğa sahip Bina Ortak Karar Protokolü’nün 2 ay içerisinde imza altına alınamaması durumunda bina bakanlık tarafından yıkılacaktır.

8.Aşama:
Binanın yeniden inşa edilmesi ya da güçlendirilmesini gerçekleştirmek adına müteahhit firma seçiminin yapılması gerekmektedir. Ardından tüm belediye projeleri hazırlatılır ve ilgili belediyeden ruhsat alınır.

9.Aşama:
Binanın yeniden inşası esnasında bakanlık ile anlaşma sağlayan banka kuruluşları yardımıyla Kentsel Dönüşüm Kredisi için başvuruda bulunulması gerekmektedir. Kentsel Dönüşüm Kredisi kapsamında sunulan kira ya da yapım kredilerinden yalnızca bir tanesi kullanılabilmektedir. Aynı anda 2 kredinin birden kullanılması mümkün olmamaktadır.

10.Aşama:
Kentsel Dönüşüm Kira yardımı için kat maliklerinin Bakanlık İl Müdürlüğü’ne başvurması gerekmektedir. Kira yardımı; 18 ay süresince aylık 600 TL’dir.

11.Aşama:
Binanın yeniden inşaatı için inşaat şirketinin kat maliklerinin ortak kararı ile seçilmesi gerekmektedir. İnşaat firması ile imzalanacak sözleşmenin ardından yeni binanın inşaatına başlanılabilecektir. Yeni bina inşaatının her aşaması yapı denetim firmaları tarafından ve kentsel dönüşüm kredisi kullanmanız durumunda banka uzmanları tarafından denetlenecektir.

12.Aşama:
Yeni bina projesi tamamlandığında bağlı olunan belediyeden İskanlı Tapuların alınması gerekmektedir. İskanlı Tapu; bina inşaatının projeye uygun ilerlediği, eksiksiz tamamlandığı ve binanın depreme dayanıklı olduğu anlamına gelmektedir.

Kentsel Dönüşüm Yönetmelikleri

Kentsel dönüşüm yönetmelikleri, herkesin sağlıklı, dengeli ve güvenli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğunu bilerek oluşturulmakta ve devlete bu hususta görevler yüklemektedir. Devlet, sosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak, sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek ile görevlidir.

Ülkemizin çok mühim bir kısmı, başta deprem olmak üzere tabii afetlerin riski altındadır. Buna rağmen, mevcut yapıların büyük bir kısmının muhtemel afetlere karşı dayanıklı olmadıkları ve orta şiddetteki bir depremde bile ağır derecede hasar görüp yıkıldıkları, bundan dolayı sosyo-ekonomik problemlerin yaşandığı ve devletin beklenmedik bir anda büyük mali külfetler ile karşı karşıya kaldığı bilinmektedir. Ülkemizde konut anlamında bu kadar problem bulunurken, kentsel dönüşüm yönetmeliklerinin tüm süreci hassasiyetle oluşturulmaktadır.

Kentsel Dönüşüm Kanunu ve Yönetmelikleri bilgilendirme amacı ile yazılmış olup 13.11.2014 tarihinden sonraki güncellemeleri içermemektedir.

Kentsel Dönüşüm Hizmetleri

Faaliyet alanı ve doğası gereği kentsel dönüşüm, mevcut şehrin yapısına ve bu şehirde yaşayan insanların fiziksel, sosyal ve ekonomik geleceği üzerine ve buna bağlı olarak da kentim bütün geleneklerine etki etme gücüne sahiptir. Dolayısıyla, tüm planlama çalışmalarında, sosyolog, ekonomist, mühendis, mimar, şehir plancı ve peyzaj mimarı gibi farklı disiplinlerin birlikte çalışması doğru olacaktır.

Kentsel dönüşüm hizmetleri, beş temel amaca hizmet etmek üzere tasarlanmalıdır;

  • Kentin toplumsal sorunları ile fiziksel koşulları arasında doğrudan bir ilişki kurulmalıdır. Çünkü kentsel alanların çöküntü alanı haline gelmesindeki en büyük nedenlerden biri toplumsal çöküş ya da bozulmadır. Kentsel dönüşüm projeleri, temelde toplumsal bozulmanın nedenlerini araştırmalı ve bu bozulmayı önleyecek önerilerde bulunmalıdır.
  • Kentsel dönüşüm, kent dokusunu oluşturan birçok öğenin fiziksel olarak sürekli değişim ihtiyacına cevap vermelidir. Bir başka deyişle, kentsel dönüşüm projeleri kentin hızla büyüyen, değişen ve bozulan dokusunda ortaya çıkan yeni, fizikseli, toplumsal, ekonomik, çevresel ve altyapısal ihtiyaçlara göre, kent parçalarının yeniden geliştirilmesine olanak sağlamalıdır.
  • Kentsel refah ve yaşam kalitesini arttırıcı bir ekonomik kalkınma modeli/yaklaşımını ortaya koymalıdır.
  • Toplumsal ve fiziksel bozulmanın yanı sıra, kentsel alanların çöküntü bölgeleri haline gelmesinin önemli nedenlerinden birisi de; bu alanların ekonomik canlılıklarını yitirmesidir. Kentsel dönüşüm projeleri, fiziksel ve toplumsal çöküntü alanları haline gelen kent parçalarında ekonomik canlılığı yeniden getirecek stratejileri geliştirmeyi böylece kentsel refah ve yaşam kalitesini arttırmayı amaçlamalıdır.
  • Kentsel alanların en etkin biçimde kullanımına ve gereksiz kentsel yayılmadan kaçınmaya yönelik stratejilerin ortaya konmasıdır.

Kentsel dönüşüm projelerinde bölgenin sorunları ve potansiyellerinin niteliğine bağlı olarak, bu hedeflerden biri veya birkaçı ön plana çıkabilmektedir.

Kentsel Dönüşüm Projeleri

Kentsel dönüşüm projeleri, göç ve hızlı kentleşme sonucunda oluşan çarpık, dayanıksız, ekonomik ömrünü yitirmiş ve sağlıksız yapıların veya alanların yeniden yapılandırılmasını amaçlayarak yapılmıştır. Bu şekilde kentlerin yaşam standartları iyileştirilerek, yaşanabilir ortamlar yaratılmış olur. Dünyada uygulanan kentsel dönüşüm projelerinde, uygulama yapılacak alanlarda yaşayan halkın planlama ve uygulama aşamasında projeye katılımları sağlanması için çalışmalar yapılmaktadır. GN İNŞAAT olarak kentsel dönüşüm projelerinin her sürecinde projenin geliştirildiği alanda yaşayan insanların mağdur olmaması için her süreci ortak yürütmek temel prensibimizdir. Proje alanında yaşayan insanların beklentilerini ve isteklerini önemseyerek, uygulama aşamalarında projeye katılım göstermeleri sağlanarak daha sağlıklı ve beklentilere uygun projeler ortaya çıkarılmaktadır.

Kentsel dönüşüm projeleri için çıkarılan kanunlar, ülke genelinde sağlıklı, güvenli ve yaşanabilir yapılar oluşturmayı amaçlamaktadır. Ülkemizde yaşanan depremler sonucunda ciddi can ve mal kayıplarının tekrar yaşanmaması ve şehirlerin; sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerine dönüştürülmesi hedeflenmiştir. Kentsel dönüşüm projelerinin nasıl işlediği çok iyi bilindiği taktirde kurumlar tarafından verilen destekler sayesinde insanların mağdur olmaması sağlanabilir. Bu desteklerden birkaçı; kira yardımları, yıkım kredileri, tespit kredileri, yapım kredileri, faiz destekleridir.

Kentsel Dönüşüm Projelerinin Genel Hedefleri; Kaçak yapılaşmış alanların yasal ve kabul edilebilir standartlarda konutlara dönüştürülmesi, doğal afetlerden doğrudan etkilenecek olan sakıncalı alanlarda yer seçmiş konut veya başka kullanım alanlarının dönüştürülmesi, kent içinde kalan kullanımı sakıncalı çalışma alanlarının dönüştürülmesi, kent içinde niteliksiz, sağlıksız alanların yaşanabilir kent standartları dışında kalan alanların dönüştürülmesi, işlevini yitirmiş tarihi mekanların, koruma alanlarının dönüştürülmesi konularını içerir.

Kentsel Dönüşüm Projelerinde, riskli yapının iyileştirilmesi kararı çıktığında, ciddiyetle işlemesi gereken bir süreç başlamaktadır. Kentsel dönüşüm her yerde aynı tip projelere sıkıştırılmış yaşam formları değildir, kentsel dönüşüm sadece konutları yenilemek değildir, kentsel dönüşüm konutlar yenilenecek diye insanları oturdukları yerden uzaklaştırmak değildir. Şirket olarak kentsel dönüşüm projelerindeki anlayışımız, risk tespitlerin düzgün yapılması, hukuk süreçlerinin doğru işlemesi, inşaat sürecinin tamamının düzgün yönetilmesi, proje alanında yaşayan insanların ortak ihtiyaç ve özelliklerine uygun, onları bütünleştirecek projeler geliştirmektir.

Kentsel dönüşüm projelerini, insanları anlayarak ve süreçleri ciddiyetle yürüterek, stratejileri ve bütün politikaları doğru geliştirmek en önemli unsurdur.

İstanbul Kentsel Dönüşüm Hizmetleri

Binanızın ekonomik ömrünü tamamladığını veya riskli olduğunu düşünüyorsanız, kentsel dönüşüm kanunlarına göre Bakanlıktan lisanslı kuruluşlara, risk bina tespit başvurusu yaparak, kentsel dönüşüm hizmetlerinden yararlanabilirsiniz. GN İNŞAAT olarak, riskli olarak görülen binayı analiz eder, tespitlerini ve laboratuvar çalışmalarını yaparak risk raporunu hazır hale getiririz. Hazırlanan rapor sayesinde, deprem risk raporuna sahip olabilirsiniz. Bu rapor sonucunda ömrünü tamamlamış olan binanızı hiçbir yere kaydırmadan bulunduğu yerde yenileyerek daha güvenli bir yaşam alanına sahip olabilirsiniz. Bakanlık lisansı olmayan kuruluşların hazırladıkları deprem risk raporları, kentsel dönüşüm kanunu kapsamında hiçbir geçerliliği bulunmamaktadır. Tavsiyemiz İstanbul kentsel dönüşüm hizmetleri lisanslandırılmış kuruluşlardan almanız yönündedir.

Kentsel Dönüşümde hukuki süreçlerin iyi yönetilmesi ve kontrol edilmesi de bir diğer önemli noktadır. GN İNŞAAT, bünyesinde hukuk departmanı bulunduran ve süreçleri çok iyi bilen bir uzman ekibe sahiptir. Bina risk tespitinin yapılması ile başlayan ve yapı tamamlandıktan sonra kat mülkleri tapularının alınması ile sonlanan bütün süreçte, kat mailklerinin haklarının korunması ve süreçlerin doğru yönetilmesi hususunda kat maliklerine ÜCRETSİZ hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Kentsel dönüşüm hizmetlerinde, doğru planlama ve yıkımdan sonra yapılacak olan yapının düzgün bir şekilde oluşturulması da çok önemlidir. GN İNŞAAT bünyesinde, Mimarı Proje ve 3D Proje Modelleme bölümü oluşturulmuştur. Bu kentsel dönüşüm hizmeti sayesinde, mimarı yapının doğru bir şekilde hesaplanıp düzenlenmesi, en uygun malzemelerin seçilmesi, kat maliklerinin de beğenileri göz önüne alınarak düzgün bir çalışma ortaya çıkması sağlanmıştır. GN İNŞAAT , Türk Deprem Yönetmeliğine uygun inşaatlar yaparak, deprem açısından güvenli yapılar oluşturmaktadır. Bu şekilde yapılan kentsel dönüşüm hizmetleri sayesinde, daha yenilikçi, estetik ve sürdürülebilir mekanlar oluşturulmaktadır.

GN İNŞAAT; site, apartman vb. tüm binalarınızı kentsel dönüşüm kanunu kapsamında süreçleri en doğru şekilde yöneterek sizlere daha yaşanabilir yapılar ve alanlar sunmayı hedefler.

İstanbul Kentsel Dönüşüm Projeleri

İstanbul kentsel dönüşüm projeleri, göç ile başlayan şehirleşme ile İstanbul’da çarpık yapılaşma, dayanıksız binalar ve kaçak konutların artması ile başlamıştır. Yüz ölçümü çok büyük olmayan İstanbul, orantısız ve plansız büyümüş, nüfus oranı yüz ölçümüne orantılı olmayan bir yapıya bürünmüştür. Nüfusun bu kadar orantısız arttığı bu kent; trafik sorunları, yeşil alanlarda azalma ve sosyal kültürel alanların az olduğu bir yer haline dönüşmüştür.

Deprem riskleri ve geçmişte yaşadığımız kötü deprem deneyimleri kentsel dönüşümü daha ciddi ve önemli bir hale getirmiştir. Depremlerin ne zaman geleceğini ve ne kadar zarara yol açacağını tahmin etmek mümkün değildir. Eğer yaşadığımız binalar modern ve güvenli bir şekilde inşa edilirse bu durumları en az zararla atlatmamız mümkün olabilir. İstanbul’da nüfusun yoğunluğu ve binaların dayanıksızlığından dolayı yaşanacak bir felaket çok acı verici sonuçlara neden olabilir.

İstanbul’da imara aykırı binaların oranı çok yüksektir. Bunu önlemenin yolu projelerin planının doğru yürütülmesinden geçmektedir. Bu sebepten İstanbul kentsel dönüşüm en önemli süreçlerinden biri planlamadır. Planlama ile İstanbul’da belirlenen riskli ilçeler çıkarılmaktadır. Bu alanların ve yapıların riskli olduğunu kesinleştirmek adına risk tespiti de yapılmaktadır. İstanbul’da riskli olduğu tespit edilen ilçelerden birkaçı; Eminönü, Fatih, Beyoğlu, Zeytinburnu, Bakırköy, Avcılar, Bayrampaşa, Adalar, Bahçelievler ve Küçükçekmece’dir.

Bu alanlarda belirlenen dayanıksız ve kaçak konutlar yıkılarak hazırlanan plana göre yenilenerek daha dayanıklı ve modern bir hale getirilmektedir. Bu proje sürecinde getirilen kentsel dönüşüm kanunları ile hak sahiplerine kira yardımı, geçici konut vb. uygulamalar ile mağdur olmamaları sağlanmaktadır.İstanbul kentsel dönüşüm proje alanları; depreme odaklı kentsel dönüşüm, strateji odaklı kentsel dönüşüm, tarihi alanlardaki kentsel dönüşüm olarak üç etapta gerçekleştirilmektedir.

KAYNAK: GN İNŞAAT Kentsel Dönüşüm Hizmetleri

Fikirtepe Kentsel Dönüşüm Projeleri

Fikirtepe kentsel dönüşüm, Türkiye’deki önemli dönüşüm projelerinden bir tanesidir. Büyük ölçüde fiziki mekanlardaki değişikleri ve yenilikleri amaçlar. Sosyal ve ekonomik açıdan pek bir iyileşme veya planlama içermemektedir.

Fikirtepe, 1950’lerdeki ilk gecekondu alanlarındandır. Bölge bu tarihlerden başlayarak yoğun iç göç almıştır ve tarım alanları bir gecekondu alanlarına dönüşmüştür. Genelde yapıların kullanım ömrünü doldurduğu, yenileme süreçlerinin kaçak yapılaşma ile devam ettiği, bu sebepten bulunan evlerin yapılarının ve düzenin çok bozuk ve zayıf olduğu bir alandır. Fikirtepe bölgesinde, yoğun yapılaşma %40’ı aşan eğilimli alanlar üzerinde bulunur.

Fikirtepe’de kentsel dönüşümü tetikleyen nedenler; geçmişten günümüze aldığı göçlerle yoğunluğun plansızca arttığı bir bölge olup, günümüzde yaşanılan kentsel dönüşüm projelerinin de odağı haline gelmiştir. Bölgedeki yapıların kalitesizliği, kentsel donatı alan yetersizliği ve yeşil alan azlığı dikkat çeken noktalardan birkaçıdır. Doğal yapı açısından bir tepe yerleşmesi olmasına karşın organik olmayan, küçük parsellerin ızgara şeklinde belirlemiş ada ve parsel dokusudur. Bu modelde pek çok yapı adasında bitişik düzende ön, yan ve arka bahçeleri olmayan, tek çıkış yolu bir kısmı merdivenli dar sokaklardan oluşan bir fizik mekan örtüsünü oluşturmuştur.

Fikirtepe’nin proje alanı olarak seçilmesinin en önemli nedeni konum avantajının bulunmasıdır. Fikirtepe, E5 karayolu komşuluğunda olmak ve bu karayolunun Kadiköy, TEM otoyolu bağlantılarını oluşturan ulaşım odaklarının yakınında olmaktan kaynaklanan ulaşılabilirlik özelliğidir. Ayrıca, Kadiköy ve E5 koridoru gibi doğu yakasının MİA alanlarına yakın olmasıdır. Bu özellikler Fikirtepe’nin konum olarak değerini göstermektedir.

Fikirtepe kentsel dönüşüm projeleri hakkında genel görüşler; yaşanabilir, estetik ve depreme dayanıklı kaliteli konutlara sahip olunacağıdır. İmar planlama süreci ile bazı noktalarda İstanbul metropoliten alanının sorunlarına çözüm bulmak mümkün değildir. Daha iyi ve güçlü bir İstanbul’un yaratılabilmesi yeni yaklaşım ve arayışları zorunlu kılmaktadır.

Fikirtepe kentsel dönüşüm ve diğer bütün kentsel dönüşüm projeleri ülkemizi depremlere karşı daha güçlü, daha estetik bir hale getirmeyi amaçlamaktadır.

KAYNAK: https://www.gninsaat.com.tr

Riskli Bina Tespiti

Riskli bina tespiti için kanunda bir zorunluluk bulunmamaktadır fakat yapılan değerlendirmeler neticesinde, eski binaların yapım aşamasında mühendislik hizmeti almadığı, standartlara uygun inşaat teknikleri ve malzemeler ile yapılmadığı ve beton kalitesinin düşük olduğu belirlenmiştir. Oturduğu binaların riskli olduğunu düşünen vatandaşların risk tespit yaptırması öncelikle kendi güvenliği ve huzuru açısından uygun olacaktır.

Riskli binaların tespiti için Çevre ve Şehircilik Bakanlığından lisans almış kurum ve kuruluşlara kat maliklerinden veya kanuni temsilcilerinden en az bir tanesinin tapu ve kimlik fotokopisi ile başvurması gerekmektedir. Başvuru sahibinin diğer malikler tarafından engellenmesi durumunda 6306 sayılı “ Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun” un 8. Maddesine göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ilgili hükümleri uyarınca Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulabilmektedir.

Tespit başvurusundan sonra lisanslı kurum ve kuruluşlar, riskli bina tespitini bakanlıkça belirlenen ve geri ödemesi olmayan bir ücret karşılığında, yine bakanlıkça belirlenmiş “Riskli Bina Tespit Yönetmeliği” esaslarına göre yapacak ve tespit işleminden sonra bina risk raporunu hazırlayacaklardır.

Lisanslı kurum ya da kuruluş hazırlanan tespit raporunu 7 gün içerisinde incelenmek üzere belediyeye göndermek zorundadır. İlgili rapor belediye tarafından incelenir ve eğer yanlış ya da eksik bir husus varsa raporu hazırlayan kurum ya da kuruluşa düzeltmesi için iade edilir. Hatalı raporların 30 gün içerisinde düzeltilerek tekrar belediyeye sunulması gerekir.

İnceleme sonucunda riskli olduğu belirlenen binalar, 10 iş günü içinde Altyapı Kentsel Dönüşüm İl Müdürlüğü’ne ve Tapu Müdürlüğü’ne yazılı olarak bildirilir. İlgili Tapu Müdürlüğü riskli bulunan yapının kütüğüne “riskli yapı” şerhi düşer ve hak sahiplerine, yapılarının riskli olarak tespit edildiğini, karara 15 gün içerisinde itiraz edebileceklerini ve 60 günden az olmamak kaydı ile belirlenen bir sürede binanın yıkılacağını belirten bir tebligat gönderir.

Kat malikleri tapu müdürlüğünün tebligatından sonra 15 gün içerisinde İstanbul, Bursa ve İzmir’de Altyapı ve Kentsel Dönüşüm İl Müdürlükleri’ne, diğer illerde ise Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerine verecekleri dilekçe ile tespite itiraz edebilirler. Yapılan itirazlar bakanlık ve üniversitelerin belirlediği teknik heyet tarafından incelenip, tespitin uygun bulunması halinde rapor kesinleşmiş sayılacak ve yıkım süreci başlayacaktır. Teknik heyetin binanın riskli olmadığına karar vermesi durumunda tapu kütüğüne konulan şerh kaldırılacaktır.

Kentsel Dönüşüm

Son dönemde Türkiye’deki neredeyse herkesin yakından ilgilendiği, apartman ve site yönetimi toplantılarının birinci gündem maddesi olan kentsel dönüşüm,  Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 16/5/2012 tarihinde çıkartmış olduğu kentsel dönüşüm yasası olarak da bilinen 6306 sayılı  “Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi” yasasıdır.

Kentsel dönüşüm yasasının amacı; başta deprem olmak üzere, sel, heyelan, kaya düşmesi, çığ vb. afet riski altında bulunan bölgelerin ve risk dışında kalan, ekonomik ömürlerini tamamlamış, eski ve hasarlı binaların tasfiyesi ve yerine, sağlıklı, güvenli, standartlara uygun yaşam alanlarının oluşturulması ve olası afetlerde can ve mal kayıplarının önlenmesidir. Dönüşümün bir başka boyutu ise çarpık kentleşmenin etkilerinin azaltılarak modern,  refah seviyesi yüksek, tarihi ve doğal dokusu muhafaza edilmiş marka şehirler oluşturmaktır.

TÜRKİYE’DE KENTSEL DÖNÜŞÜMÜN TARİHÇESİ

1984 yılında, 2981  sayılı “İmar ve Gecekondu  Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak  Bazı İşlemler ve 6785  Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkındaki Kanun”, gecekondu dönüşüm sürecinde önemli rol oynamıştır. 1980’lerin sonunda kentsel dönüşüm projeleri belediyelerin gündeminde yer almaya başlamış ve bu bölgelerin modern kent mimarisine uygun hale getirilebilmesi amacıyla geliştirilen projelerin ilk örnekleri Dikmen Vadisi ve Portakal Çiçeği Kentsel Dönüşüm Projeleri olmuştur.

Daha sonraki Kentsel dönüşüm projeleri, doğal afet, sit alanlarının korunması ve turizm, merkezi iş alanlarının düzenlemesi ve dönüştürülmesi gibi çeşitli nedenlerden dolayı uygulanmıştır. 1995 yılında Kiptaş’ın hayata geçirmiş olduğu Başakşehir ve Hilalşehir konut projeleri kentsel dönüşüm projelerinin en önemli örnekleridir.

2003 yılına gelindiğinde planlı kentleşme ve toplu konut anlayışından yola çıkan ve kentsel dönüşümün lokomotifi konumunda olan TOKİ’nin geliştirmiş olduğu hasılat paylaşımı ile kendi kaynağını yaratma modeli sayesinde 10 yıl içerisinde toplam 500.000 konut tamamlanmıştır.

2012 yılında yürürlüğe giren “Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun” ile tüm Türkiye’yi kapsayan kentsel dönüşüm seferberliği başlamıştır.

İstanbul’da gecekondu alanlarının dönüşümü projelerine örnek olarak; Tuzla, Beykoz, Sarıyer, Silivri, Pendik, Kartal sahili ve Maltepe, Beykoz projeleri,

Kendine özgün niteliği olan alanların dönüşüm projelerine; Kuzguncuk, Arnavutköy, Ortaköy, Cihangir, Beyoğlu, Galata, Balat, Fener projeleri,

Merkezi iş alanının dönüşüm projelerine; Maslak, Büyükdere, Beşiktaş projeleri,

Prestij Projelerine; Galataport, Kadıköy’de Haydarpaşa Liman Bölgesi projeleri,

Sit alanlarının korunması ve turizm amaçlı dönüşüm projelerine, Tarlabaşı, Hacıhüsrev, Tophane, Dolapdere, Okmeydanı, Fatih ve Eminönü projeleri;

Doğal afetler nedeniyle kentsel dönüşüm projeleri, Fikirtepe, Zeytinburnu, Bakırköy, Küçükçekmece projeleri, gösterilebilir.

RAKAMLARLA KENTSEL DÖNÜŞÜM

2013 yılı itibariyle, vatandaşların başvurusu ile incelemeye alınan 33.275 bağımsız birim, Bakanlar Kurulu kararı ile de 185.287 konutun riskli olduğu tespit edilmiş ve toplam 154.986 bağımsız birimin yıkımı gerçekleştirilmiştir.

İl bazında İstanbul 23.269 bağımız birimle ilk sırada yer alırken, Ankara 1.203 bağımsız birimle ikinci, 637 konutla Eskişehir üçüncü ve 497 konutla İzmir dördüncü sırada yer almıştır. Bu illerimizi Diyarbakır 447, Hatay 327, Balıkesir 209, Antalya 179 ve Elazığ 165 konutla takip etmiştir.

Ülkemizin mevcut durumu göz önüne alındığında, doğal afet risklerine karşı güvenli yaşam alanları oluşturulmasında, kendine has doğal ve tarihi güzellikleri olan şehirlerin korunmasında ve mevcut kaynaklarının ve yatırımların en verimli şekilde kullanılmasının sağlanmasında ve gelişimin sürekliliğinin sağlanmasında kentsel dönüşümün en uygun yöntem ve tarihi bir fırsat olduğu ortadadır.

Kentsel Dönüşüm Kredisi

6306 sayılı “Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun” kapsamında bağımsız bölümü hisseli olan malikler, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile protokol imzalayan bankalardan, bağımsız bölüm başına en fazla 100.000 TL tutarında, birden fazla konutu veya işyeri bulunanlar ise en fazla 500.000 TL tutarında kentsel dönüşüm kredisi faiz desteğinden yararlanabilmektedir.

Kat maliklerinin kullanacakları kredilere Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan konutlar için yıllık % 4 (aylık 0,33), işyerleri için yıllık % 3 (aylık 0,25) faiz desteği verilmektedir.

KENTSEL DÖNÜŞÜM KREDİ KULLANIM ŞARTLARI

Kensel dönüşüm kira yardımı imkanından faydalanan kat malikleri kredi faiz desteğinden yararlanamayacaklardır. Faiz desteği ile kira yardımı arasında bir seçim yapmaları gerekmektedir.

Kat maliklerinin tek başlarına konut edinmek için istedikleri bankadan kredi kullanabilirler, bu konuda bir zorunluluk bulunmamaktadır. Fakat tüm kat malikleri birlikte yeni bina bir yaptırmak istiyorlarsa aynı bankadan kredi kullanmaları gerekmektedir.

Kanun kapsamında verilecek faiz desteği kredi süresinin bitimine kadar devam edecektir fakat geri ödemesi yapılmayan krediler için bakanlık tarafından karşılanacak faiz desteği tutarlarının ödemeleri durdurulacaktır.

Konutlar için kullanılacak kredilerin süresi 2 yıl anapara ödemesiz, 10 yıl vadeli, işyerleri için ise 2 yıl anapara ödemesiz ve 7 yıl vadeli olarak gerçekleştirilecektir.

KREDİ BAŞVURU EVRAKLARI

Kat malikleri, bankaların diğer kredi başvuru evraklarına ek olarak tapu belgesi veya tapu taşınmaz kaydı, riskli bina tespit raporu inceleme formu, riskli yapısını boşalttığına/boşaltacağına dair taahhütname ile birlikte kendilerine en yakın banka şubesine giderek kredi başvurusunda bulunabilmektedirler.

KAYNAK: https://www.gninsaat.com.tr

Kentsel Dönüşüm Yasası

Kentsel dönüşüm, plansız ve programsız gelişen kentlerin yapılarını daha planlı ve yaşanabilir hale getirmek için yapılan dönüşümlerdir. Kentsel dönüşüm yasası, riskli alanların dönüştürülmesini amaçlamaktadır. Kentsel dönüşümü gerçekleştiren kurumlar vardır. Binaların riskli olup olmadığı tespit edilir, yıkımı gerçekleştirilir ve inşaat süreci başlar.

Kentsel dönüşüm kanununa göre, belediyelerinde kentsel dönüşüm yapma hakları vardır. Belediyeler tarafından gerçekleştirilen bu kentsel dönüşüm uygulamaları Belediyeler Kanunu ile yapılan ve uzlaşma esasına dayanan kentsel dönüşümlerdir.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı uygulamaya koyduğu Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Yasası’nın 3 temel süreci vardır.

Riskli Yapıların ve Alanların Tespiti

Bir bölgenin riski olan olup olmadığını anlamak için tüm bilimsel veya teknik çalışmalar yapılmaktadır. Sonrasında bu alanların yetkilisi Bakanlar Kuruludur. Riskli yapıların tespitini taşınmaz sahipleri veya idare Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından lisanslandırılmış kuruluşlardan talep edecektir. Bu lisanslandırılan kuruluşlar şöyle sıralanır; Üniversiteler, jeoloji, jeofizik ve inşaat odaları, yapı denetim kuruluşları vb. lisanslandırılmaktadır. Riskli yapı tespit raporu tüm maliklere tebliğ edilir.

Riskli Yapıların ve Alanların Yıkımı

Riskli yapı olarak tespit edilen binalar için yasa ilk olarak vatandaşların kendilerine yıkma hakkı tanımıştır. Riskli olduğu tespit edilen binalar için 60 gün içerisinde yıkım hakkı öngörülmüştür. Bu süre içinde yıkılmayanlara idare en fazla 30 günlük son bir süre vermektedir. Bu süre içinde de yıkım gerçekleşmez ise riskli yapıları idare yıkmaktadır. Riskli yapıyı idarenin yıkması durumunda yıkım ücretini tapuya hisse oranında yansıtmaktadır. Kısacası idare önce vatandaşa yıkım şansı vermekte yıkmaz ise kendisi yıkımı gerçekleştirmektedir.

Riskli Yapıların ve Alanların Uygulama ve İnşaatı

Riskli alanlar için vatandaşlara riskli yapıların yapımında bir hak tanınmaktadır. Ayrıca, Riskli alanların idarenin TOKİ aracılığı ile uygulama yapma hakkı da vardır. 1/3 kat maliki, yönetici veya denetici diğer kat malikleri toplantıya davet etmek zorundadır. Toplantıda oy birliği ile karar alınır. Uzlaşma sağlanamaz ise arsa paylarının 2/3 oranında karar verme hakkına sahiplerdir. Onay vermeyenler için 15 gün içerisinde katılmaları konusunda yazı gönderilir. Yine onay alınmaz ise Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü onay vermeyenleri son kez davet edip uzlaşmaya çalışır. Bu davet sonucunda da onay gerçekleşmezse 1/3’ün payı değeri üzerinden açık artırma sureti ile diğer paydaşlara veya kat maliklerine teklif edilecektir. Bu payı alan çıkmazsa payı idare satın alır.

KAYNAK: https://www.gninsaat.com.tr/kentsel-donusum-yasasi

Kentsel Dönüşüm Hukuku

Kentsel dönüşüm sürecinde tek görevi dönüşüm olan bir dosta ihtiyacınız olacak.

GN İNŞAAT şirket bünyesinde hukuk departmanı olan nadir inşaat firmalarından bir tanesidir. Kentsel dönüşüm hukuku ile ilgili verdiğimiz destek hizmetimizin amacı taraflar arasında yaşanabilecek sorunları en aza indirerek  dönüşüm sürecinin komşuluk ilişkileri sarsılmadan tamamlanmasını sağlamaktır.

GN İNŞAAT kentsel dönüşümün süreçlerinde kat maliklerinin haklarının korunması ve sürecin yönetilmesi hususunda kat maliklerine aşağıdaki konularda ücretsiz hukuki danışmanlık hizmetleri verilmektedir.

  • Bina risk tespitinin yaptırılması.
  • Hazırlanan Risk Tespit Raporunun, Çevre ve Şehircilik Bakanlığına sunulması ve onayının alınması.
  • Kentsel dönüşüme katılmak için bina yönetim toplantı davetlerinin yapılması.
  • Yönetim toplantılarının hukuk çerçevesinde düzenlenmesi ve kentsel dönüşüm kararının alınmasında danışmanlık yapılması.
  • Yönetim Ortak Karar Protokollerinin doğru şekilde hukuka ve amacına uygun olarak hazırlanması.
  • Kentsel Dönüşüm Yönetim Ortak Karar Protokolünü imzalamayan kat maliklerinin arsa paylarının satışa çıkarılması. Bu amaçla SPK’ya bağlı olan, çözüm ortağımız değerlendirme firmaları tarafından değerleme çalışmaları yapılması.
  • Maliklerin tüm kentsel dönüşüm hizmet ve yardımlarından yararlanmaları için başvuruların yapılması.
  • Maliklerin bankalara kredi borçları, ipotek v.b. sorunlarının çözülmesi.
  • Gerekli durumlarda Arsa Payı Düzeltme Davalarının açılması
  • Kira yardımı başvurularının yapılması ve onaylatılması
  • Taşınma yardımı başvurularının yapılması ve onaylatılması.
  • Kentsel dönüşüm kredi başvurularının yapılması ve onaylatılması.
  • Binanın boşaltılması sürecinde karşılaşılabilecek sorunlarda hukuki danışmanlık ve desteğin sağlanması.
  • Sözleşmeler, noter yazışmaları, vekaletler gibi kentsel dönüşüm sürecinde ihtiyaç duyulacak  tüm evrakların hazırlanması.
  • İmar durum belgesi, plan kote, aplikasyon krokisi,  imar çapı, röperli kroki, inşaat istikamet rölevesi, tapu sicil yazılarının alınması.
  • Muvafakatnamelerin hazırlanması.
  • Tapu cins değişikliklerinin yapılması. Gerekli durumda tevhit, ifrazların yapılması.
  • Muafiyetlerin hazırlanması.
  • Yıkım ruhsatının alınması. İnşaat yapım ruhsatın alınması. İlgili belediye, idarelerden gereken tüm ruhsat, evrak, yazışmaların başvurularının yapılması, işlemlerin takip edilmesi, evrakların çıkartılması.
  • Yeniden yapım sürecinde kat irtifakının kurulması
  • Tamamlanan yapıda kat mülkiyetlerinin kurulması.
  • Tamamlanan yapının kat mülkiyet tapularının alınması. Yapının sahiplerine eksiksiz  teslim edilmesi.

KAYNAK: https://www.gninsaat.com.tr

Kentsel Dönüşüm Kanunları

Kentsel gelişmenin toplumsal ekonomik ve mekânsal olarak yeniden ele alındığı ve kentteki sorunlu alanların sağlıklı ve yaşanabilir hale getirilmesi için yıkıp yeniden yapma veya yeniden yapılandırma içim proje üretilmesi ve uygulama yapılmasıdır. Kentsel Dönüşüm Kanunu ile bütün sürecin etkileri göz önünde bulundurularak projelerin sağlıklı bir şekilde başlatılıp tamamlanması sağlanır. Kentsel projelerin gündeme gelişinin sebebi, kentlerdeki çarpık yapılaşma ve yarattığı sorunların çağdaş şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uygun olarak yeniden yapılandırılmasını sağlamaktır. Bu hususta 5393 sayılı Belediye Kanunu, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu, 5436 sayılı Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanun ve 5104 sayılı Kuzey Ankara Girişi Kentsel Dönüşüm Projesi Kanunu’nda düzenlemeler yer almaktadır. En son ise 6306 sayılı, Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ile Türkiye’de kentsel dönüşüm hareketleri gündeme gelmektedir.

Ülkemizde kentsel dönüşüme ilişkin yasalar şimdiye kadar dört şekilde gerçekleştirilmiştir.

  • 2985 ve 5393 sayılı yasalar kapsamında, TOKİ ile Belediyeler arasında imzalanan protokollere göre gerçekleştirilen uygulamalar.
  • 5366 sayılı yasa kapsamında, SİT alanı ilan edilen alanlarda gerçekleştirilen uygulamalar.
  • 5104 sayılı Kuzey Ankara Girişi Kentsel Dönüşüm Proje Kanunu kapsamında, Esenboğa Havalimanı Protokol Yolu uygulamaları.
  • 6306 yasası kapsamında gerçekleştirilecek uygulamalar.

KAYNAK: GN İNŞAAT

Çatı İzolasyon Firmaları

Binalar için son derece önemli olan çatıların yapımı, bakım ve onarımı için gereken hassasiyet gösterildiği takdirde, çatı sistemlerinden maksimum verim alınabilmektedir. Çatılarda en sık rastlanan şikâyetler bakım ve onarım yapıldığı halde birkaç yıl sonra tadilat yapılan bölgeden tekrar su akması, rutubet, ısı yalıtımı yapılmış ise, su akması sonucu, yalıtım malzemesinin ıslanması ve işlevini yerine getirememesi, küf ve nem sorunu yaşanmasıdır. Bu sorunların büyük bir kısmı uygulama hatalarından kaynaklanmalıdır. Çatı firmaları, yapacağı uygulamalarda kullanacağı yalıtım ya da kaplama malzemelerini, proje veya detaya göre kullanılmalı eğer detay bulunmuyor ise çatı malzemesi üreticilerinin teknik kılavuz veya broşürlerinde tavsiye ettiği şekilde uygulamalıdır.

Çatı firmaları bünyesinde çalışan personelin çatı sistemleri, çatı yapımı ve teknikleri, yüksekte çalışma ve iş güvenliği konularında bilgi olmalı, sosyal sigortalar ile ilgili güncel mevzuata uyulmalıdır. Yapılan işin her aşaması çatı konusunda uzman bir teknik personel tarafından kontrol edilmeli, oluşması muhtemel problemler imalat aşamasında ortadan kaldırılmalıdır.

ÇATI FİRMASI SEÇİMİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

  • Öncelikle iyi bir alt yapı ve teknik kadroya sahip, hiçbir işi eksik bırakmamış, referans verebilecek, çatı uygulamaları hakkında tam bilgiye sahip firmalar tercih edilmelidir.
  • Standartlara uygun ve üreticinin garanti verdiği izolasyon ve kaplama malzemeleri kullanan firmalar tercih edilmelidir.
  • Uygulamayı yapan çatı şirketleri yaptığı işin arkasında durabilmeli, yaptığı uygulama için garanti verebilmelidir.
  • Çatı Uygulamasına başlanmadan önce sözleşme imzalanmalı ve işin tüm şartları detaylı olarak imzalanan sözleşmede belirtilmelidir.
  • Binada keşif yapmadan ve ihtiyaçları tespit etmeden fiyat veren firmalar yerine binayı yerinde inceleyen ve buna göre en doğru çatı izolasyon fiyatları veren firmalar tercih edilmelidir.
  • Çatı şirketleri uygulamada çalıştıracağı personelin SGK girişlerini bina/site yönetimleri istemeden kendiliğinden vermelidir.

ÇATI UYGULAMALARINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

  • Çatı bakım onarım uygulamalarında kullanılan malzemeler CE belgeli, eğer yoksa TSE belgeli olmalıdır.
  • Çatılardaki çalışmaların yüksek risk içerdiği dikkate alınarak, uygun risk değerlendirmesi ve yeterli planlama yapılıp önlemler alınmadan başlanılmamalıdır.
  • Çatıların onarılması, yenilenmesi veya sökülmesi planlanırken; malzemenin çatıdan nasıl kaldırılacağı, nasıl depolanacağı gibi hususlar dikkate alınmalıdır.
  • Çatıların kapatılması, döşeme gibi işler sırasında da çalışanların düşmesini önleyici tedbirler alınmalıdır.
  • Bütün çatı çalışmalarında, işe başlamadan önce risk değerlendirmesi yapılmalıdır.
  • Gereken aletler temin edilmeli, uygun önlemler alınmalı, güvenli bir çalışma ortamı oluşturulmalı, çalışanlara yeterli eğitim ve talimatlar verilmiş olmalıdır.
  • Çatıya çıkış ve çatıdan iniş sırasında düşme riski olan yerlerde uygun önlemler alınmalıdır.
  • Risk değerlendirmesi sonuçlarına göre, öncelik toplu koruma önlemlerine verilmeli, daha sonra kişisel koruyucuların kullanılması düşünülmelidir.
  • Yüksekte yapılacak çalışmalarda hava koşulları da göz önüne alınmalı, buzlu, nemli ve rüzgarlı ortamların insan ve malzeme düşme riskini artırdığı hatırlanmalıdır.
  • Yüksekten düşebilecek malzemeler ölümlere yol açabileceğinden, çatıdan aşağıya hiçbir şey atılmamalıdır.
  • Malzemelerin düşebilecek yerlerde birikmesine izin verilmemelidir.
  • Çatı yapımı uygulamasında çalışan personel kişisel koruyucu donanımlarını kullanmalı, malzeme ve yangın güvenliği sağlanmalıdır.

KAYNAK: https://www.gnyapi.com.tr/cati-firmalari

ÇATI TADİLATI

Çatılar yapıların en üst elemanlarıdır. Binayı yağış ve diğer atmosfer etkilerinden (sıcak, soğuk, rüzgar) korur. Çatılar taşıyıcı kısım ve çatı kaplaması olmak üzere iki kısımdan oluşmaktadır. Çatı tamiri işlemlerinde taşıyıcı sistem ve kaplama kısımları ayrı ayrı değerlendirilmeli eskimiş yıpranmış elemanlar yenisi ile değiştirilmelidir. Taşıyıcı kısım, malzemeye (ahşap, çelik, betonarme) çatı eğimi, kaplama malzemelerinin cinsine, ağırlığına ve  yüke bağlıdır.

Çatılardan ısı geçişi toplam kayıp içerisinde %25’ i bulmaktadır. Bu oran ısıtma ve soğutma giderlerini gereksiz arttırdığı gibi hem biyolojik konforu olumsuz etkilemekte, hem de ısıtma ve soğutmada dolaylı ve dolaysız olarak atmosfer, fosil yakıt atıkları ile kirletilmektedir. Binalar için son derece önemli olan çatıların bakım ve tamiri için gereken hassasiyet gösterildiği takdirde, çatı sistemlerinden maksimum verim alınabilmektedir.

ÇATI TADİLATI NASIL YAPILIR

Çatı tadilatı yapılmadan önce baca dipleri, baca sıvaları, çatı iskeleti, su dereleri vb. tüm çatı elemanları uzman bir ekip tarafından en ufak ayrıntılara kadar dikkatli bir şekilde incelenmelidir. Çok fazla hasar almış, tadilat yapılsa bile verim alınamayacak durumda olan çatıları onarmak yerine, doğru detaylar ile yeni bir çatı yapılması daha sağlıklı olacaktır.

Kiremit Çatı Kaplamalarının Tadilatı : Kiremitlerin döşenebilmesi için çatıda merteklerin üzerine kiremit altı tahtası çakılması ve bu tahta kaplamaların üzerine de nitelikli bir su geçirmez bitümlü membran örtü serilmesi gerekir. Bu örtü kiremitlerden sızabilecek suyun aşağıya geçmesini engellemek için kullanılır. Çatı kiremitleri tek tek kontrol edilmeli kırılan kiremitler yenisi ile değiştirilmelidir. Bakım ve kontrol aşamasında kiremitlere zarar vermeyecek şekilde üzerinde gezilmesine dikkat edilmelidir.

Baca Diplerinin Tadilatı:  Baca dipleri çeşitli su geçirmez yalıtım malzemeleri ile su sızmalarına karşı korunmaktadır. Yalıtım malzemeleri hava şartlarının etkileriyle zamanla yıpranabilir, belirli dönemlerde baca dipleri kontrol edilerek yalıtım kabiliyetini kaybetmiş ya da kaybetmek üzere olan malzemelerin yenisi ile değiştirilmesi gerekir.

Çatı İskeleti Tadilatı: Taşıyıcı sistemi tahta olan çatılarda dış etkenler nedeni ile zamanla çürüme, kırılma, esneme  vb. hasarlar alabilir ve çatı sistemi kendisinden beklenen görevi tam olarak yerine getiremez, bu tip hasarlar çatı çökmelerine bile sebebiyet verebilir, hasarlı çatı iskeleti elemanlarının mutlaka yenisi ile değiştirilmesi gerekmektedir.

Su Yalıtım Örtüsü : Yırtılma delinme veya yıpranmaya maruz kalan su yalıtım örtüleri çatı yalıtım malzemeleri standardına uygun yeni malzemeler ile değiştirilmelidir.

Su Dereleri : Dereler su yalıtım membranı veya sürme esaslı çatı yalıtımı malzemeleri ile kaplanır. Dereler gözden geçirilmesi yırtılan veya kalköış membranlar yenisi ile değiştirilmelidir.

ÇATI ONARIMINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

  • Çatı bakım onarım uygulamalarında kullanılan malzemeler CE belgeli, eğer yoksa TSE belgeli olmalıdır.
  • Çatı yapımı / yenilemesi işlerinde kullanılacak yalıtım ya da kaplama malzemeleri, proje veya detaya göre kullanılmalı eğer detay yok ise malzeme üreticilerinin teknik kılavuz ve broşürlerde tavsiye ettiği şekilde uygulanmalıdır.
  • Çatı yapımı uygulamasında çalışan personel kişisel koruyucu donanımlarını kullanmal, malzeme ve yangın güvenliği sağlanmalıdır. Uygulamada şaloma kullanılacaksa çalışma bölgesinde mutlaka yangın tüpü bulundurulmalıdır.

Kaynak: https://www.gnyapi.com.tr/cati-tamiri-tadilati-onarimi

DIŞ CEPHE KAPLAMA

Dış cephe kaplamaları konutlara zarar veren yağmur,rüzgar,kar,güneş gibi dış hava koşullarına karşı etkin bir koruma sunarken aynı zamanda estetik olarak binanın mimari tarzını tamamlamak için de kullanılır. Dış cephe kaplaması ses iletimi en aza indirirken, ısı ve su yalıtımı da sağlayarak binanın ömrünü de uzatır.

Kaplama malzemeleri genellikle binanın tasarım ve estetik görünümüne uygun olarak seçilir ve uygulanır.Türkiye’de ağırlıklı olarak ahşap, prekast, american siding, yalı baskı kaplamaları, kompozit (alucobont), granit, alüminyum, doğal taş ve cam cephe kaplamaları kullanılmaktadır, Amerika,Kanada ve Avustralya gibi ülkelerde dış cephe firmaları yaygın olarak (ısıl şartlara bağlı olarak) ahşap dış cephe kaplamalarıyla birlikte, american siding dış cephe kaplamaları kullanılmaktadır.

DIŞ CEPHE KAPLAMA MALZEMELERİNİN ÖZELLİKLERİ

  • Atmosferin kimyasal etkilerine dayanıklı olması,
  • Güneş ışınlarının zararlı etkilerinden bozulmaması,
  • Sıcaklık farkları dolayısıyla oluşacak genleşme ve daralmalardan zarar görmemesi,
  • Yağış sularından bozulmaması ve suyu içine almaması,
  • Don etkisiyle bozulmaması,
  • İçten gelen ve iç yüzeyde oluşan buharın dışarıya çıkmasına engel olmaması gibi temel özelliklere sahip olmaları gerekir.

Yapı fiziğiyle ilgili olan bu özelliklerinin yanı sıra malzemeler binanın görünen yüzünü oluşturduğu için, doku özellikleriyle birlikte estetik yönden de binayı güzelleştirecek niteliklere sahip olması beklenir.

Dış cephe kaplama malzemeleri uygulama bakımından temelde 5 grupta ele alınır.

  • Dış Sıvalar
  • Yapıştırıcıyla Tespit Edilen Plaka Halindeki Kaplamalar
  • Doğal ve Yapay Taş Plakalar
  • Prefabrik Duvar Kaplama Panelleri
  • Giydirme Cepheler

Dış cephe kaplama genellikle inşaat imalat aşamasında yapıldığı için eski konutlarda uygulamak hem masraflı hem de zahmetli bir iştir. Binalara sonradan yapılabilecek dış cephe kaplamalarının en popülerleri, hızlı uygulanabilirlik ve ekonomik sebeplerden dolayı dış cephe mantolama uygulaması ve siding dış cephe kaplamalarıdır. Her iki dış cephe kaplama sistemi de hem ısı hem de su yalıtımı sağlar, uzun yıllar dayanıklılıklarını korurlar ve estetik olarak yaşam alanlarımızı güzelleştirirler.

DIŞ CEPHE KAPLAMA NASIL YAPILIR (Mantolama)

Subasman Profili Uygulaması : Kullanılacak kaplama levhası kalınlığına göre subasman profilinin ebatları belirlenir. Profil duvara su terazisi ile düzgün bir hat oluşturacak şekilde ayarlanır ve dübel ile tespit edilir.

Kaplama Levhalarının Yapıştırılması : Hazırlanan yapıştırma harcı levhalara çerçeve metodu ile uygulanır ve dış yüzeyin altından başlanarak boşluk kalmayacak şekilde şaşırtmalı ( tuğla dizimi ) olarak yerleştirilir. Levhaların birleştitği kenarlarda yapıştırıcının taşmamasına dikkat edilmelidir.

Kaplama Levhalarının Dübellenmesi : Rüzgar ve türbülans etkilerini önlemek için mekanik tespit elemanı olarak plastik dübel kullanılmaktadır. Kullanılacak dübel sayısı levha tipine,hava şartlarına ve bina özelliklerine göre belirlenir ve uygulanır. Dübeller dış cephe kaplama levhalarının ortasına ve diğer levhalar ile birleştiği ek yerlerine denk gelecek şekilde uygulanır.

Kenar ve Köşe Uygulamaları :  Kenar ve köşeler en fazla mekanik zorlanma etkisinde kalan bölgelerdir ve korunması gerekir. Bu bölgeyi korumak ve çatlama riskini azaltmak için alüminyum ya da fileli plastil köşe profili kullanılmalıdır.

Fileli Sıvası Uygulaması : Kaplama sıvası çelik mala ile levhaların üzerine uygulanır. Donatı filesi sıva harcı henüz taze ve kurumamışken sıvanın içine gömülmelidir. Olası çatlakları önlemek için file ek yerlerinde 10 cm birbiri üzerine binili olarak uygulanmalıdır. Uygulanan sıvanın kalınlığı iki katta 3-4 mm olmalıdır.

Son Kat Dekoratif Kaplama : İlk kat sıva tamamen kuruduktan sonra tekstürlü son kat sıva uygulaması yapılabilir. Yağışlı havalarda malzeme özelliğini kaybedeceği için uygun hava koşullarında uygulama yapılmaması tavsiye edilir. Yeterli eleman sayısı ise hızlı bir şekilde ara vermeden uygulanmalıdır.

Dış Cephe Boya Uygulaması : Dış cephelerde boya uygulaması iki kat olarak fırça,rulo veya püskürtme ile cepheye uygulanmalıdır.

Kaynak: https://www.gnyapi.com.tr/dis-cephe-kaplama

Dış Cephe Yalıtımda Yangın Güvenliği

Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik gereği; yüksekliği 21,50 m’den fazla olan konut harici binalarda ve bina yüksekliği 30,50 m’den fazla olan konut binalarında her kat yangın kompartmanı olarak düzenlenir ve dış cephelerin yüksek binalarda (yüksekliği 21,50 m’den veya 7 kattan fazla binalar) yanmaz (A1) malzemeden ve diğer binalarda ise en az zor alevlenici (en az C) malzemeden olması gerekir. Dış duvarlarda bina kullanım sınıflarına göre yük taşıma kapasitesi, bü- tünlük ve yalıtım olmak üzere 30-120 dakika aralığında yapı elemanı yangına dayanım süreleri aranmaktadır.

Çok katlı binaların ve yangın güvenliği ihtiyacı bulunan alçak katlı binaların dış cephelerinde A1 sınıfı yanmaz Manto Taşyünü levhalar tercih edilebileceği gibi, plastik esaslı, E yanıcılık sınıfında olan EPS ve XPS gibi malzemelerle yapılan uygulamalarda, tüm kapı ve pencere açıklıklarının Manto Taşyünü levha ile çevrelenmesi, ayrıca kat geçişlerinde Manto Taşyünü ile yangın bariyeri oluşturulması tavsiye edilir.

Çok katlı olmasalar dahi okul, hastane, yurt, otel, alış-veriş merkezi gibi kalabalık insan topluluklarının bulunduğu binalar ile emniyet, adliye gibi stratejik öneme sahip kamu binalarında yangın güvenliği ve gereken bina tahliye sürelerinin sağlanabilmesi için A1 sınıfı Manto Taşyünü kullanılması özellikle tavsiye edilir.

Su Yalıtım Malzemesini Hazırlamak

Tüm düşey ve yatay elemanların birleşim ara kesitleri ve düşey elemanların yön değiştirdiği ara kesitlerinde örtülerin daha yumuşak dönüş yapmalarını sağlamak için 45° eğimli en az 8 x 8 cm genişlikte pahlar yapılmalıdır.

Su yalıtımı uygulanacak olan yüzeyler düzgün, pürüzsüz, tercihen ahşap mala perdahlı olmalı, yağ, mazot vb. su yalıtımına zarar verebilecek kirlerden veya birikintilerden temizlenmiş olmalıdır.

Betonarme yüzeyler, standartlara uygun olarak soğuk uygulamalı bitüm ile astarlanıp gerekli kuruma süreleri beklendikten sonra, su yalıtım örtüleri gereken yapıştırma yöntemine göre uygulanmalıdır.

Yalıtım malzemesi örtüsünün enine bindirmeleri en az 10 cm, boyuna bindirmeleri ise, en az 15 cm olmalıdır. Ek yerindeki mineral kaplı yüzey şalümo alevi ile ısıtılıp, mineral üstüne mala sürülerek minerallerin bitüm içerisine gömülmesi sağlandıktan sonra ek yeri yapıştırması yapılmalıdır.

Tüm örtü katmanları aynı yönde açılmalıdır. Birinci kat örtülerin enlemesine olan ek yerleri, şaşırtmalı olarak yapılmalıdır. Üste gelecek olan ikinci kat örtülerde ise, birinci kat örtünün boyuna ve enine ek yerleri ortalanmalıdır. Çatılarda örtüler, eğimin en düşük olduğu noktalardan (su iniş noktaları, dere ağızlarından) eğime dik olarak serilmelidirler.

Yalıtım malzemesi şerit halinde veya bölgesel yapıştırmada, yapıştırılan yüzeyler arasındaki mesafeler yaklaşık olarak 5 – 10 cm arasında olmalıdır. Şerit halinde yapıştırma yapılan örtülerin, diğer örtüler ile enine ve boyuna istikametlerdeki ek yerlerinde tam yapıştırma yapılmalıdır.

Detaylarda aksi belirtilmedikçe bu uygulama, beton çatı yüzeylerde ilk kat (buhar kesici) örtüler ile, ısı yalıtım katmanları üstündeki ilk kat örtülere (buhar dengeleyici) uygulanır. Çatı ve temel uygulamalarında üste gelen ikinci kat örtü tam yapıştırma yöntemi ile birinci kat örtülerin ek yerlerini ortalayacak şekilde yapıştırılmalıdır.

Eğimli Çatılarda Yalıtım

Eğimli çatılar, soğuk ve sıcak çatılar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Bu sınıflandırma ısı malzemesinin kullanıldığı yere bağlı olarak yapılmaktadır.

Eğimli soğuk çatılarda, ısı yalıtımı döşeme hizasında yapılır. Yani çatı altı ısıtılmaz ve kullanılmaz. Bu çatılarda, su yalıtımında kullanılan bitümlü örtünün su buharı geçişine izin vermemesi sebebiyle, örtü altında yoğuşmayı engelleyecek çift havalandırma yöntemi kullanılır. Ancak bu kez de çatı arasında oluşan soğuk hava hareketlerinin olumsuz etkilerinden ötürü, hava ve su geçirmeyen, nefes alabilen örtüler tercih edilir. Bu şekilde bir işlem uygulandığında su ve nem problemi büyük ölçüde ortadan kalkar, ısıl performansında yükselmesi sağlanır. Soğuk çatılarda, mevcut yoğuşma risklerine karşı mutlaka yoğuşma kontrolü yapılmalı ve yoğuşma problemine karşı gerektiğinde buhar dengeleyici malzemeler kullanılmalıdır.

Eğimli sıcak çatılarda ise, çatı altı hacmi ısıtılır ve kullanılır. Dolayısıyla ısı yalıtımı mertek hizasında yapılır. Bu çatılarda da, örtü altı yoğuşmayı engelleyecek çift havalandırma yöntemi kullanılır. Yine bu uygulamada da, çatıdaki hava boşluklarından kaynaklanan konveksiyon akımı ile ısı kaybı gerçekleşir. Bunu engellemek için hava ve su geçirimsiz, nefes alabilen örtüler tercih edilerek sıcak çatılar tek havalandırma boşluklu yapılmaktadır.

Kaynak: https://www.gnyapi.com.tr/egimli-catilarda-yalitim

POLİETİLEN KÖPÜK

Propilenden ve etilen malzemeden hazırlanan ve polimerlerden imal edilen esnek ve yarı esnek, gözenekli, plastik esaslı malzemelerdir. Dış yüzeyi düzgün olarak elde edilebilmektedir.

80C ile 95C arasında split ve merkezi havalandırma sistemlerinde, klima kanallarının iç ve dış yalıtımında; su ve sıvı soğutma sistemlerinde, büyük ve extra çaplı borularda, tank, vana ve flonşlarda kullanılır.

Borular 10-139mm iç çapında, 2m boyunda ve 5-30mm yalıtım kalınlığında üretilmektedir. 30mm yalıtım kalınlığında üstü ise levha ile yapılabilmektedir. Levhalar ise 10,15,20mm kalınlığında ve değişik boyutlarda üretilmektedir. Zehirli gaz içermez, alev taşımaz, kendini söndürür ve kimyasal olarak nötr ve kokusuzdur. Polietilen ,günümüzde sanayi alanında çok geniş bir kullanım alanına sahiptir.

Polietilen  esaslı malzemelerin üstün ve mekanik özellikleri

  • Düşük yoğunluğu
  • Elastikliği
  • Düşük ısı iletkenliği
  • Yüksek su buharı difüzyon direnci
  • Bünyesine su almaması
  • Yüksek darbe dayanımı

Kaynak: https://www.gnyapi.com.tr/polietilen-kopuk-nedir

Dış duvarlardan beklenen özellikler

Dış duvarlardan şu özellikleri yerine getirmesi beklenmektedir:

1. Durdurmak, Dış ortamın ısı ile, su ile, rüzgar ile ilgili vb. istenmeyen etkilerinin iç ortama geçişini
durdurmak dış duvarlardan beklenen ilk özelliktir.

2. Kontrol etmek, İç ortamı belirli bir konfor koşuluna getirdikten sonra bu konfor koşulunun devamının sağlanması için kontrol etmek dış duvarlardan beklenen ikinci özelliktir.

3. Binaya düşey ve yatay yönde etkiyen yükleri iletmek, Dış duvarlar binalara gelen rüzgar yükü gibi yükleri karşılayan ve bu gibi yükleri taşıyıcı sisteme aktaran elemanlardır.

4. Farklı yapı elemanlarıyla bina taşıyıcı sistemi arasında yük alışverişi yapmak, Dış duvarlar hem kendi ağırlıklarını hem de dış duvarlara bağlanan doğramalar gibi elemanların ağırlığını taşıyıcı sistemlere iletmektedirler.

5. Binaya estetik bir görünüm kazandırmak. Bir binanın algılanmaya başlandığı ilk noktanın yapının dışı olması nedeniyle dış duvarlardan beklenen görsel etki oldukça önemlidir.

Ahşap Dış Cephe Kaplama

Bu çalışma da yapı dış cephelerinde ahşabın kullanımı irdelenmiştir. Değişen ve modernleşen yapım teknikleri sonucu günümüzde pek çok farklı yapı malzemesi dış cephe kaplaması olarak kullanılmaktadır. Geçmişten günümüze avantajlı özelliklerinden dolayı en sık kullanılan malzemelerden biri olan ahşap da bu malzemeler arasında yer almaktadır. Masif halde de kompozit halde de kullanılabilen malzeme çevresel etmenlere yüksek dayanım gösterebilme özelliğinden dolayı sıklıkla kompozit halde kullanılmaktadır. Kompozit malzemelerin de yüzey özelliklerinin iyileştirilmesi ve ömrünün daha da uzatılması için farklı yöntemler üzerinde çalışılmaktadır. İnşaat sektörüyle ilgili yapılan istatistikler değerlendirildiğinde; ülkemizin ağaç ve orman ürünleri ithalat ve ihracatı her geçen yıl artmakta, yani malzemelerin inşaat sektöründeki kullanımları artmaktadır. Türk Yapı Sektörü Raporu 2012’nin verilerine göre; son beş yıllık süreçte ahşap inşaat malzemeleri ihracat ve ithalatının iki kattan daha fazla büyüme yaşadığı görülmekte ve bu büyüme etkileri dış cephe kaplama sistemleri de yansımaktadır. Bununla birlikte; konut yapılarında ahşap malzemenin avantajlı özelliklerinden dolayı sık tercih edilmeye başlanması da kullanımının artmasına destek vermektedir.

Akışkan Sıcaklığı

İçinden düşük sıcaklıkta akışkan geçen hatlarının (örneğin, fan-coiller, klima kanalları gibi) dış yüzey sıcaklığı, genelde ortam sıcaklığının çok altında olmaktadır. Boru hattının veya klima hattının dış yüzey sıcaklığı, tesisatın bulunduğu ortamın sıcaklığına ve bağıl nemine göre değişiklik gösteren terleme sıcaklığının altına düşerse mutlaka yoğuşma olur.

DUVARLARDA YANGIN YALITIMI

Duvarlarda yalıtım uygulaması; içten, ortadan ve dıştan olmak üzere üç şekilde yapılabilmektedir. İki kattan daha fazla binalardaki taşıyıcı duvarlar, ayak ve kolonlar en az F-90-A sınıfında inşa edilirler.

Duvarlar en az 10 cm kalınlıkta ağır betondan veya üzerleri en az 50 cm kalınlıkta derzleri geçirimsiz monte edilmiş plaklardan kaplanmış olmalıdır. En az bir tuğla kalınlığındaki kagir taşıyıcı duvar, kemer tonoz ve kubbelerin diğer standart ve yönetmeliklere uygun inşa edilmişler ise, 4 saatten kısa süreli yangınlar için ayrı bir kontrolü gerekmez. Kagir sistem çelik gergiler içeriyorsa, yapı elemanlarının yeterli bir zaman stabil kalmasını sağlayacak şekilde hesaplanarak boyutlandırılması zorunludur. Özel yapılarda ek hesaplar istenir.

Tabakalı bir duvarda yalıtım malzemesi, iki rijit tabaka arasına yerleştirilmiş ise, duvarın davranışının kötü olma olasılığı vardır. Zira, rijit tabakaların ince olması halinde, farklı genleşmelerin oluşması ve buna bağlı deformasyon ve bozulmalar olacaktır. Her ne kadar yangın kesici ekran ve engellerin bulunması, ısı tutuculuğunu azaltabilirse de ısıl dirençlerini artırarak yangının geçmesine engel olur. Diğer taraftan, bölme duvarlarında yangına dayanıklı yalıtım malzemelerinden taşyününün kullanılması durumunda yangının mekandan mekana geçişi büyük ölçüde önlenir.

Kaynak: https://www.gnyapi.com.tr/duvarlarda-yangin-yalitimi

Yapım Aşamasında Duvarlarda Yalıtım

Binaların yapım aşamasında, yapı malzemeleri ile de yalıtım önlemleri alınmalıdır. Duvarlarda izolasyon için delikli tuğla kullanılabilir. Ancak izolasyonu ses ve ısı için iyi bir şekilde sağlamak gerektiğinde ½ tuğla kalınlığında koruyucu  duvar ile bina duvarı arasına izolasyon malzemesi konulmalıdır. Ayrıca ısının en çok geçtiği pencere doğramaları ile duvar birleşim yerlerinde gerekli yalıtım iyi bir şekilde sağlanmalıdır. Eskiden bunu sağlamak için doğrama ile duvar arasına sünger, izofor, katranlı veya ziftli ip çekilebilir. Yeni teknolojiler sayesinde artık köpük yalıtımları ile bu sorunlar tamamen aşılabilmiştir. Doğramalar yerleştirildikten sonra sıva işi, mozaik, parapet ve denizlik işi tamamlanabilir.

Duvar yüzeyinde birleşen farklı malzemeleri asgariye indirmeli veya birleşim yerlerinde yüzeyine heraklit vb. levha çekildikten sonra sıvanmalıdır.

Eğer delik tuğla kullanılarak duvar örülecekse delikler daima duvar içerisinde kalmalı içe veya dışarı bakmamalıdır. Böyle olması durumunda ses ve ısı yalıtımı özelliği kaybolacaktır.

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/duvarlarda-yalitim

Depremden Korunmada Yalıtım Önlemleri

İç ve dış ortamdan kaynaklanan etmenler nedeniyle, başta yapı taşıyıcı sistemi olmak üzere, yapının çeşitli bölümlerinde birtakım hasarlar oluşmaktadır. Taşıyıcı sisteminde hasar oluşmuş yapılarınsa, kullanıcıları fizyolojik ve ekonomik anlamda olumsuz etkilemesinin yanı sıra, deprem gibi doğal af etlere karşı savunmasız kalması söz konusu olabilmektedir.

Türkiye gibi depremle iç içe olan bir ülkede, yapı taşıyıcı sisteminin güvenliğinin sağlanması ve sistemdeki yalıtım uygulamalarının etkin bir şekilde gerçekleştirilmesi oldukça önemlidir. Bu nedenle yapıların, döşemelerinde, duvarlarında ve duvar boşluklarında, çatılarında ve yine derzlerinde yalıtım önlemleri alınmalıdır. Öte yandan, yapılarda alınacak önlemler, yapının bulunduğu iklim koşullarına, işlevsel ya da estetik kaygılara göre değişiklik gösterse de, bazı temel prensiplerin detaylarda, doğru bir şekilde uygulanması önlemlerin işlerliği açısından önemlidir. Bu anlamda örneğin;

Tasarım aşamasında, yapılarda kullanılan ürünlerin birbiriyle uyumlu çalışabilecek özellikte seçilmesi,

Aynı zamanda, ürünlerin iç ve dış çevresel etmenlere karşı dayanımı yüksek ürünlerden seçilmesi,

Uygulama aşamasında, ısı köprüleri oluşturulmaması,

Yalıtım uygulaması yapılacak yüzeyin temiz ve sorunsuz olması,

Yalıtım uygulamaları sırasında, aşamalar arasındaki sürekliliğin sağlanabilmesi,

Kullanılan ürünlerin teknik şartnamelerinde belirtilen şekilde uygulanarak zarar görmemesi,

Genleşme derzlerinin kapatılmaması,

Yalıtımın sürekliliğinin tüm yapıda sağlanması gibi konulara özen gösterilmelidir.

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/deprem-yalitim-uygulamalari

Kentsel Dönüşüm Kira Yardımı

6306 sayılı “Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi” hakkında kanun’un 5. maddesine göre; anlaşma ile tahliye edilen, yıktırılan veya kamulaştırılan binaların maliklerine, kiracılara ve yıkılan riskli bina da işyeri bulunanlara geçici konut veya işyeri tahsisi ya da bankalardan kullanılacak krediler için faiz desteği yapılabilmektedir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın her yıl açıklamış olduğu kira yardımı bedelleri, illerin nüfus sayısına göre değişiklik göstermektedir, nüfusu az olan illerde kira yardımı tutarı da azalmaktadır. Kira bedelleri her yıl Türkiye İstatistik Kurumu’nun, tüketici fiyatları endeksi oranına göre güncellenmektedir.

Kat maliklerine yapılacak kira yardımı en fazla 18 aydır. Kiracılar ise, taşınma masrafları da dikkate alınarak, bir defaya mahsus kira yardımı alabilmektedirler. Kira yardımı alan malikler kentsel dönüşüm kredisi faiz desteğinden yararlanamayacaklardır.

6306 sayılı kanun uyarınca, hak sahipleri yapılacak  işlem, sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamalar; noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan harçlar, damga vergisi, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden ve banka ve sigorta muameleleri vergisinden muaf olacaktır.

Kat maliklerinin kira yardımından faydalanabilmeleri için, tapu belgesi, adrese dayalı nüfus kaydı örneği, nüfus cüzdanı fotokopisi, riskli bina tespit raporu inceleme formu, konutun tahliye edildiğini gösteren adrese dayalı nüfus kayıt örneği ile,

Kiracı ve ayni hak sahiplerinin kira yardımından faydalanabilmeleri için, nüfus cüzdanı fotokopisi, üzerlerine kayıtlı elektrik, doğalgaz, telefon vb. faturalardan birisi ya da adrese dayalı nüfus kaydı örneği, konutun tahliye edildiğine dair yeni adresini gösteren adrese dayalı nüfus kayıt örneği ile,

Kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi olarak işyeri işletenlerin, kira yardımından faydalanabilmeleri içinnüfus cüzdanı fotokopisi, vergi levhası, işyerinin tahliye edildiğini gösteren güncel vergi levhası ile,

İstanbul, İzmir ve Bursa’da Altyapı ve Kentsel Dönüşüm İl Müdürlükleri’ne diğer illerde ise Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İl Müdürlükleri’ne dilekçe yoluyla başvurmaları gerekmektedir.

KENTSEL DÖNÜŞÜM KİRA YARDIMI SORGULAMA

6306 sayılı  Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun kapsamında “Kira Yardımı Başvurusu” yaptıysanız, mevcut kanun, yönetmelik ve genelge çerçevesinde tamamlanması gereken eksik evrak bilgilerinizi bakanlığın resmi internet sitesi üzerinden sorgulayabilirsiniz.

Kaynak : https://www.gninsaat.com.tr/kentsel-donusum-kira-yardimi

Dış Cephe Yalıtım Sistemi Kaplama ve Boyalar

dış cephe yalıtım uygulamaları

Genel Bilgiler
Son kat kaplamanın, dekoratif amacının dışında bir görevi de dış cepheyi ve yalıtım sistemini dış hava koşullarından korumaktır. Bu korumada, kaplamanın tanecik yapısı, yüzeyde oluşturacağı katman kalınlığı büyük önem taşır. Bu nedenle dış cephe yalıtım sistemlerinde dokulu ve sisteme mukavemet sağlayacak kaplamalar tercih edilmelidir.

Dış Cephe Yalıtım Sistemleri Renk Seçimi:
Koyu renkler, açık renklere oranla güneş ışınlarını daha fazla çektiklerinden yüzeyin fazla ısınması nedeniyle termik gerilimle birlikte çatlaklar oluşabilir. Bu nedenle dış cephe ısı yalıtım sistemlerinde uygulanacak son kat kaplamada koyu renkler tercih edilmemelidir. Açık renkler veya güneş ışınımını yansıtan boyalar tercih edilmelidir. Mimari gereklilikler sebebi ile koyu renklerin kullanılması halinde, bu yüzeylerin bina toplam yüzeyinin %10′unu geçmemesi tavsiye edilir.

 Son Kat Uygulamaları için Uygulama Şartlan:
Sağlıklı ve uzun ömürlü bir son kat uygulaması için, aşağıda belirtilen uygulama şartlarına uyulması önemlidir.
- Uygulama sırasında ortam sıcaklığı +5 °C ile +30 °C arasında olmalıdır.
- Uygulama yapılacak yüzeyler temiz, kuru, düzgün ve sağlam olmalıdır.
- Çok nemli ve/veya çok sıcak havalarda uygulama yapmaktan kaçınılmalıdır.
- Donmuş, erimekte olan veya 24 saat içerisinde don tehlikesi olan yüzeylerde uygulama yapmaktan kaçınılmalıdır.

Isı Yalıtım Levhalarının Dübellenmesi

Dübelleme işlemine yapıştırıcının yeterince kuruduğu tespit edildikten sonra, yapıştırma işleminden en az 24 saat sonra geçilmelidir. Uygulama yüzeyde çıkıntı kalmayacak şekilde olmalıdır. Sağlam yerleştirilmemiş dübeller çıkarılarak yerine yeni dübel çakılmalıdır.

Dübellerin tespiti için duvar yüzeyi matkap ile delinir ve uygulanacak yüzeye uygun dübel çakılır. Matkap ucu, gereğinden kalın kullanılarak çakılan dübellerin geri gelmesine sebep olacak çapta olmamalıdır. Dübeller tüm levha köşelerine ve iki adet levha ortasına gelecek şekilde yerleştirilerek çivisi çakılır. m²’ye en az 6 adet olacak şekilde dübelleme yapılmalıdır. Dübel sayısı belirlenirken bina yüksekliği ve rüzgar yüklerine dikkat edilmelidir. Bina yüksekliği arttıkça ve binanın kritik bölgeleri olan köşelerde dübel sayıları arttırılmalıdır. Köşelerde, yanlardan en fazla 40 cm, yukarıdan aşağıya 25’er cm aralıklı olacak şekilde dübelleme yapılmalıdır.

 

Kale Mantotech Isı Yalıtım Levhası Yapıştırma Harcı

Tanımı
Yüksek yapıştırma gücüne sahip, uygulama kolaylığı sağlayan ısı yalıtım levhası yapıştırma harcıdır.
Uygulama Talimatı
— Yüzeyin kürünü almış ve sağlam olmasına dikkat ediniz. Yüzeyi yapışmayı önleyecek
kalıntılardan arındırınız. Uygulama yapılacak yüzeyde bozukluklar varsa Tamirart ile düzeltiniz.
— 25 kg toz harcı 5,5-6,5 lt su üzerine yavaşça boşaltarak topak kalmayıncaya kadar karıştırınız.
Harcı olgunlaşması için 5-10 dakika dinlendiriniz, uygulamaya başlamadan tekrar karıştırınız.
— Yüzeyde seviye farklılıkları varsa; harcı yalıtım levhasının arkasına tüm kenarlar boyunca
kesintisiz olarak, orta kısmına ise noktalama şeklinde sürünüz ve bastırarak duvara yapıştırınız.
— Eğer yüzey düzgün ise; yapıştırma harcı levhalar arkasına taraklama yöntemi ile uygulanabilir.
— Yapıştırma işlemi sırasında levhaların aynı seviyede olup olmadığını mastar veya su terazisi ile
kontrol ediniz.
— Hazırlanan harcı 3 saat içerisinde tüketiniz, kullanım süresi geçmiş harcı atınız.
— Ortam sıcaklığına ve yüzey özelliklerine bağlı olarak, mekanik dübelleme işlemini en az 24 saat
sonra yapınız.
Uyarılar
— Çimento esaslı olduğundan tozunu solumayınız, cilde ve göze temas ettirmeyiniz. Daha ayrıntılı
bilgi için Güvenlik Bilgi Formuna başvurunuz.
Depolama
— Mantotech Isı Yalıtım Levhası Yapıştırma Harcı, en fazla 10 kat istifle kuru ortamda
depolanmalıdır.

Teknik Özellikleri (23°C, %50 Bağıl Nem / RH)
Genel Bilgiler
Görünüm Gri renkli toz
Uygulama Aleti Taraklı mala, mala
Raf Ömrü Açılmamış ambalajında kuru ortamda 12 ay
Ambalaj 25 kg kraft torba
Uygulama Bilgileri
Uygulama Sıcaklığı (+5°C)-(+35°C)
Karışım Oranı 25 kg toz / 5,5-6,5 lt su
Kap Ömrü 3 saat
Kabuklaşma Süresi 15-20 dakika
Tüketim 4 kg/m2
Performans Bilgileri
Esneklik Orta
Yapışma Mukavemeti
Yapışma Mukavemeti (Kuru) ≥ 0,5 N/mm2 / TS EN 1348
Yapışma Mukavemeti (Islak) ≥ 0,5 N/mm2 / TS EN 1348
Yapışma Mukavemeti (Sıcak) ≥ 0,5 N/mm2 / TS EN 1348
Yapışma Mukavemeti (Donma-Çözülme) ≥ 0,5 N/mm2 / TS EN 1348
Donma-Çözünme Çevriminden Sonra (EN 1348) ≥ 0,5 N/mm2 / TS EN 1348
Açık Bekleme Süresi 15 dakika min. 0,5 N/mm2 / TS EN 1348

kaynak : http://www.kalegrubu.com.tr/UserFiles/Image/products/groups/manto/pdf/shape.pdf

Oluklu Galvanize Sac Örtüler

Pek önemli olmayan açık veya kapalı depo sundurma vb. hacimlerin çatı örtüsü sıcak galvanize edilmiş ondüle sac levhalarla gerçekleştirilir. Ancak, galvanize kaplama zamanla genleşmeler sonucu pul ayrılma veya birleşim derzlerinde ki sürtünmelerden aşınması nedeniyle paslanmalar başlar. Yurdumuzda İç Anadolu ve Karadeniz kıyı şeridi içindeki bazı bölgelerde çok kullanılmış olan sac levhalarda genişlik : 60-130 cm, uzunluk 140,300,600 cm dir. Ahşap bir sistem üzerine kadronlar veya makas sistemi üzerine saçağa paralel aşıklar oturtmak gerekir. Levhalar bu kadron veya aşıklar üzerine vidalar yardımıyla tesbit edilirler.Vidalamalar levhaların akıntı yönündeki ondüle bindirmeler üzerinden yapılır. Bindirmeler bir veya iki dalga boyu olur. Çatı eğiminde dik yöndeki bindirme payı 8-12 cm kadardır. Çatı eğim açısının azalması ile bu bindirme payına 17 cm kadar çıkarabilir. Saçaklar ve damlalık şeklinde açık bırakılır veya binanın önemine göre çinko veya PVC oluklar ve düşey borular kullanılır.Olukları taşıyan kepçeler merteklerin üstüne veya yanına vidalanır.Etek çinkosunu tesbit etmek için mertek uçlarını birbirine bağlayan bir lata eklemek ve etek kenarını bu lataya çivilemek yeter. Dalgalı sac levhaların mah 3=%5, çok karlı bölgelerde %6 olmalıdır.

Mahyadaki birleşiminde kalan açıklığı kapatmak için, ülkemizdeki uygulamalardan yararlanabilecek bir eleman yoktur, bu nedenle ya yerinde kolayca uydurulabilecek kurşun levhalardan yararlanmak veya gerekli korozyon önleyici tedbirler alındıktan sonra asbestli çimento oluklu levha özel parçalarından yararlanmak gerekir.

kaynak : https://www.gnyapi.com.tr/oluklu-galvanize-sac-ortuler

Ferforje

Günümüzde gelişen seri üretimleri ile dış cephe tasarımlarında da kullanımı yaygınlaşan ferforje, özgün motifleri ve dokusundaki zerafetiyle dayanıklı, bakımı kolay, çevreye saygılı ve uzun ömürlü yapı elemanlarıdır.

Ferforje uygulamları pencere parmaklıklarında olduğu gibi giriş alanları ve bahçe düzenlemelerinizde de estetik ve emniyeti birlikte sunmakta, konutlarınıza değer katmaktadır.

kaynak : https://www.gnyapi.com.tr/ferforje

Harpuşta nedir

Konutlarda ısı yalıtımının bir gereksinim haline gelmesi ile birlikte parapetler de ısı yalıtım malzemeleri elemanları yardımıyla kaplanmaktadır. Yalıtımlı dış cephe kaplaması ile parapet birleşiminin ağzının açık olması bu alanlarda kar ve su sızıntısını engellemek sebebi ile uygun malzemede bir harpuşta ile kapatılması zorunluluğunu getirmektedir.

Harpuşta uygulamalarında mermer, taş, alüminyum ve çinko malzemeleri yaygın olarak kullanılmakta ve konutlarınıza değer katmaktadır.

kaynak : gnyapı

Fuga Dış Cephe Kaplama

Fugalı ısı yalıtım kaplamaları 6 çeşit kimyasal ve çeşitli minerallerden oluşmakta ve zor hava şartlarına dayanımları yüksek olduğundan olumsuz hava koşullarından etkilenmemekte dolayısıyla EPS yalıtım levhaları üzerinde yüksek dayanıklılık sağlamaktadırlar.

Fugalı mantolama kaplamaları dış cephe firmaları tarafından 2 farklı metotla uygulanabilmekte ve konutlarınıza değer katmaktadırlar.

1- Dış cephe yalıtımında kullanılan levhalar (EPS,XPS vb..) duvara aşağıdan yukarıya kadar tesbit edilir, fuga kanalları istenilen bölgelere özel kesim aletleri ile açılır ve alüminyum fuga profilleri yerleştirilir.

2- Özel olarak imal edilmiş fuga profilleri mantolama levhaları ile birlikte uygulanır,kesim işlemi yapmaya gerek yoktur. Birinci yöntemden daha hızlı uygulanabilir, birleşim yerlerinde ısı köprüsü oluşturmaz.

kaynak : gnyapı

Isı Yalıtım Sözleşmesi

Isı yalıtım uygulamaları için yapılacak sözleşmeye ve ödemelere ilişkin tüm hukuki süreçlerde danışmanlık gn yapı şirket avukatları tarafından ücretsiz yürütülmektedir.

Isı yalıtım sözleşmeleri sözleşme hukuku çerçevesinde işveren ( konut yönetimi ) ile yüklenici firma arasında mutlaka imzalanmalı, yapılacak uygulama ve diğer şartlar sözleşmede açıkça yazılmalı ve ileride oluşması muhtemel anlaşmazlıkların önüne geçebilecek nitelikte olmalıdır.

ISI YALITIM SÖZLEŞMELERİNDEKİ GENEL MADDELER

TARAFLAR : İşveren ve yüklenici firmanın unvanı, açık adresi ve sözleşmenin imzalandığı tarih yazılı olmalıdır.

SÖZLEŞMENİN KONUSU : Yapılacak uygulamanın niteliği ve uygulamanın yapılacağı binanın adresi yazılmalıdır.

İŞİN CİNSİ : Isı yalıtım uygulamasında kullanılacak ısı yalıtım malzemeleri ve eğer varsa ısı yalıtımı dışındaki ek uygulamalar yazılmalıdır.

KULLANILACAK MALZEME : Sözleşme kapsamında yapılacak işlerde T.S.E. şartlarına uygun malzeme kullanılacağı açıkça belirtilmelidir. Standart dışı malzemelerin yalıtım kabiliyeti ve malzeme ömrü belirsiz olduğu için bu madde sözleşmeye mutlaka eklenmelidir.

SÖZLEŞME BEDELİ / SABİT FİYAT GARANTİSİ : Yüklenici firma mantolama uygulamasını her şey dahil olarak yapmakla yükümlüdür. Hiçbir şekilde fiyat artışı vb. gibi taleplerde bulunamaz. Bazı firmalar işe başladıktan sonra malzeme fiyatları arttı diyerek ek ücret talebinde bulunabilir, bu maddeyle yüklenici firmanın ilave bedel istemesinin önü kapatılır. Yapılacak işin miktarının artması hariç herhangi bir ek ücret talep edilemez.

ÖDEMELER : Kat malikleri tarafından yapılacak ödemelerin hangi ödeme seçeneklerine göre ve zaman aralıklarına göre alınacağı açık olarak yazılmalıdır.

SÖZLEŞME EKLERİ : Eğer varsa mantolama sözleşmesinin ekleri ( ödeme seçenekleri, teknik şartnameler vb. ) yazılmalıdır.

İŞİN SÜRESİ : Isı yalıtım uygulamasının hangi tarih ve şartlara bağlı olarak başlayacağı ve bitirileceği yazılı olmalıdır. İşin gecikmesi durumunda yüklenici firmanın yükümlülüklerinin da yazılı olduğu maddedir.

TARAFLARIN SORUMLULUKLARI : İşveren ve yüklenici firmanın sözleşmeden doğan sorumlulukları açıkça yazılmalıdır.

İŞÇİ HAKLARI : Yüklenici firmanı ısı yalıtım uygulamasında çalıştırdığı tüm personelin haklarını muntazaman ödemekle yükümlü olduğu sözleşmede belirtilmelidir.

İŞ KAZALARININ SORUMLULUĞU : İş güvenliği konusunda yüklenici firmanın yükümlülükleri açıkça belirtilmelidir.

İŞ MİKTARININ ARTMASI : İşveren ısı yalıtım sözleşmesinde yer almayan fakat bina için gerekli olduğunu düşündüğü imalatları iş başlangıcından sonra da ödemesini yapmak kaydıyla talep edebilir.

NAKLİYELER : Sözleşmede belirtilen tüm imalatların malzemelerinin nakliyesi yüklenici firmaya aittir, işverenin nakliye için ödeme yapmayacağı sözleşmede belirtilmelidir.

ERKEN BİTİRİME : Yüklenici firmanın imalatını sözleşme süresinden önce bitirdiğinde herhangi bir ek ücret veya bonus talep etmeyeceği sözleşmede belirtilmelidir.

İHTİLAFLARIN HALLİ : İşveren ile yüklenici firma arasındaki ihtilafların hangi ilin mahkemelerinde çözümleneceği yazılmalıdır.

Yukarıdaki maddeler mantolama uygulamalarında kullanılan sözleşmelerin genel maddeleri olup, konut yöneticilerini bilgilendirme amacıyla yazılmıştır.

Her şirket yapılacak uygulamanın tipine göre farklı sözleşme maddeleri kullanabilir, mantolama yaptırmadan önce ısı yalıtım sözleşmesinin maddelerini okumanızı ve karar aşamasında göz önünde bulundurmanızı tavsiye ederiz.

Yalıtım İhtiyacının Nedenleri

Çoğu ülkede, ısıtma ve soğutma işi için oldukça büyük miktarda enerji yani para harcanmaktadır. Evler ve binalar verimli ve doğru bir şekilde yalıtıldığında:

Enerji verimi artacak ve parasal olarak tasarruf sağlanacaktır.

Yalıtımın korunması için, ekstra bir güç ve maliyete gerek yoktur, kalıcıdır ve genelde bakım gerektirmez.

Konforu arttırır. Bina boyunca, sıcaklık dağılımı daha homojen olur.

Yalıtım, dışarıdan gelen gürültüyü emdiği için, ses yalıtımı da sağlar.

Genel bir kazanç olarak da, yalıtım sayesinde ısınma amacı ile yakılan yakıttan çevreye zararlı olan atık gaz geçişi azalmış olur.

Eğer bina kötü yalıtılmış ve kötü havalandırılıyorsa şu işaretler görülür:

Kış aylarında, taban altı ve tavan aralarında çiğlenme ve donmuş yüzeyler oluşur.
Yaz aylarında, tavan arası son derece sıcak ve bunaltıcı olur.

Yalıtımın mutlaka tüm bina ihtiyacı göz önünde bulundurularak yapılması gereklidir. Sadece yaşam mekanlarının yalıtımı, tavan ve taban yalıtımı olmadan doğru yalıtım şekli değildir. Bina ısısının sürekliliğini koruyabilmek için mutlaka ısı kaybı olan tüm alanların saptanması ve yalıtımda göz önünde bulundurulması gereklidir.

Plastik Örtü ile Yapılan Su Yalıtımı Uygulamaları

Plastik esaslı örtüler genelde yüzeye yapıştırılmazlar. Tek kat uygulanırlar. Ancak gerektiğinde yüzeye mekanik tespit ile irtibatlandırılırlar. Özel durumlarda satha yapıştırılırlar. Yüzeye irtibatlandırılmayan detaylarda koruyucu geotekstil ve 5 cm kalınlığında çakıl serilmelidir. Beton yüzeylerde, betonun kimyasal yapısından (pH’ından) korunması ve yüzeyde muhtemel pürüzlerden etkilenmemesi amacıyla beton ile örtü arasına, üzerinde gezilmeyen çatılarda 200-300 gr/m2, üzerinde gezilen çatılarda ise 500 gr/m2 geotekstil keçe serilir. Yapının fonksiyonu için gerekli bağlantı noktalarında plastik örtüler için, bitümlü örtülerinkine benzer özel yardımcı malzemeler geliştirilmiştir (Köşe elemanları, süzgeç, boru geçiş elemanları, dilatasyon elemanları vs.) Ban plastik örtüler bitüm ile uygulanabilirken, genelde lastik örtüler (PVC esaslı) aşağıda tanımlanan üç ana yöntemle uygulamaları yapılır.

EL FÖN MAKİNESİ (Leister)

Değiştirilebilen çeşitli ağızlarda, sıcaklık ayarlı hava üfleyen bu cihaz ile örtüler bini yerlerinden el silindiri baskısı yardımıyla kaynak yapılır.

THF SOLVENT

Solvent sürülerek örtülerin yapıştırılma prensibine dayanır. Daha çok metal düşey yüzeylerde yapılan bir uygulamadır.

ROBOT MAKİNESİ

Sıcak hava üfleme ile kaynak prensibine dayalıdır. Kendi kendine örtü ek yeri boyunca yürüyen makineler ile yapılan uygulamalardandır. Hava basınç testi için çift kaynak yapan modelleri vardır.

BİNİLER

Serbest serim veya tamamen yapıştırmalı uygulamalarda biniler 5 cm veya örtülerin fabrikada imalat esasında işaretlenen ölçüsünde bindirilerek yapıştırılır. Raptet ile veya lama ile tespit uygulamalarında tespitin cinsine göre 6-12 cm arasında bindirilerek yapıştırılır. Hava basınç testi uygulaması istenilen biniler için robot makine ile çift kaynak esasına göre 10 cm bini yapılır. Arada bırakılan boşluğa 5 dakika süre ile 2 bar test basıncı uygulanır. Kabul edilebilir basınç kaybı sınırı %20′dir. Fön veya solvent ile Yapıştırma işleminden sonra tornavida ağzı ile yapışma kontrolü yapılır. Yapışmayan yerler ince uçlu fön ağzı ile tekrar yapıştırılır. Daha sonra bini hizası boyunca PVC pastası uygulanır. Enine bindirme binilerin bir çizgi oluşturmasına izin verilmez. Mutlaka şaşırtma yapılmalıdır Şaşırtmalar enine veya boyuna eksenlerde olabildiği gibi yardımcı bir örtüden de yararlanılabilir.

MEKANİK TESPİTLER

Üzerinde ayrıca bir koruyucu elaman yer almayan ve yüzeye yapıştırılmayan plastik örtülerle su yalıtımı yapılan teras çatılarda rüzgarın vakum etkisine karşı plastik örtülerin taşıyıcı zemine mekanik olarak tespit edilmeleri zorunludur. Mekanik tespitler, pul ve vidadan oluşan raptetler ile noktasal olarak veya özel laması ve vidasıyla şeritsel olarak uygulanırlar. Mekanik tespit yoğunluğunu ve yerleştirme planını, binanın yüksekliği, bölgenin hakim rüzgar şiddeti, bina planının geometrik formu ve en/boy orantı faktörleri belirlenmektedir. Mekanik tespit planında üç ayrı yoğunluk bölgesi öngörülür. Bunlar köşe bölgesi, kenar bölgesi ve oda bölgedir.

Mekanik tespitlerin belirlenmesinde pratik bir formül olarak, türbülans oluşan köşe bölgelerinde m2‘ ye 8 adet, kenar bölgelerinde 6 adet ve orta bölgelerinde ise 4 adet tespitten daha az olmamasına dikkat edilmelidir. Rüzgarlı bölgelerde 1 adet emniyet olarak eklenmesinde yarar vardır. Noktasal tespitler dar enli örtülerde bini altında kalacak şekilde kullanılırken, özel lama ile şeritsel tespitler geniş enli örtülerde, örtü boyunca ve üstten uygulanır. Daha sonra üzerleri ayrıca kapatılır. Plastik örtülerde temel ve çatı detay prensipleri bitümlü örtülerde olduğu gibidir. Ancak temellerde, düşey perde duvarlarında satha yapıştırılmayıp özel ankrajları ile asılması ve ek yerlerinin örtülerek yapıştırılması suretiyle uygulanır.

Enerji tasarrufu için yalıtım şart

Filli Boya Yalıtım, kış aylarında doğalgaza gelen zamlarla birlikte enerjinin daha verimli ve tasarruflu kullanılması için ısı yalıtımının önemine dikkat çekiyor.

Ülkemizde enerjinin %37,2’si binalarda, %32’si sanayide ve %20’si ulaşımda harcanıyor. Binalarda tüketilen enerjinin en büyük payı ise ısıtmadan kaynaklanıyor. Konutlarda tüketilen toplam enerjinin yaklaşık %75’inden fazlası ısıtma ve soğutma için tüketiliyor. Isı yalıtımının uzman markası Capatect, alınacak tasarruf önlemlerinin yanı sıra kaliteli bir ısı yalıtımının faturalarda kazanıma dönüşebileceğini, yalıtım yapılan binalarda yaklaşık %50 oranında daha az doğalgaz tüketilmesini sağlanabileceğini belirtiyor.

Doğal gaza yapılan zamların ardından kabaran faturaların tek çözümünün ısı yalıtımı olduğunu belirten, Betek Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Gülay Dindoruk,”Enerji tasarrufu sağlamak için ısı yalıtımı artık büyük bir zorunluluk arz ediyor. Türkiye’deki mevcut binaların sadece %15’inin ısı yalıtımlı olduğu tahmin ediliyor. Kalan %85 oranındaki yalıtımsız binaların tümünün yalıtılması durumunda sadece ısıtmadan elde edilecek enerji tasarrufu ile yılda 10,5 milyar $’den daha fazla doğalgaz tasarruf edilecektir. Bu nedenle “Isı Yalıtımı” enerji verimliliğinin ilk ve en etkili yöntemi olarak karşımıza çıkıyor ”dedi.

Yalıtım Doğru Yapılırsa Yatırımdır

Tüketicilerin, ısı yalıtımı konusunda dikkat etmeleri gereken en önemli konunun kalite ve ürün garantisi olduğuna da dikkat çeken Dindoruk, “Kalitesiz malzemelerle yapılan ısı yalıtımında tasarruf sağlamanın mümkün olmadığını” belirtti. Ayrıca, “Capatect Isı Yalıtım Sistemi kullanılan binalardaki doğalgaz ve elektrik faturalarında düşüş sağlandığını böylece bina sahipleri için yalıtımın, yatırıma dönüştüğünü” sözlerine ekledi.

kaynak : http://www.gazetevatan.com/enerji-tasarrufu-icin-yalitim-sart–700866-emlak/

Asma Destekli Karma Sistem

Asma ve destekli sistemler tek babalı asma, iki babalı destekli veya iki baba ve iki destekli olarak değişen açıklıkların aşılmasında uygulanır.

Altından küçük deniz araçlarının geçmesi gereken dere ve kanal köprülerinin destekli olarak yapımı, gerek geçişin engellenmesi, gerekse, destek ayaklarının yükselecek su seviyesinin altında kalması çürüme sakıncası doğuracağından, bu köprüler için asma bir sistemin uygulanması gerekli olur.

Bu maksatla, açıklığın büyüklüğüne göre tek veya çift babalı bir taşıyıcı sistemden yararlanılabilir. Ancak taşıyıcı sistemin enine yönde stabil kalabilmesi için, çatı aşıklarında olduğu gibi enine kirişlerle bağlanmalıdır.

kaynak : gnyapı

Isı yalıtımı yangına karşı da koruyor

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Dr. Robert Murjahn Enstitüsü Bilimsel Araştırma Merkezi (RMI – Türkiye) işbirliğiyle, dış ısı yalıtım sistemlerinin yangın performansını ölçmeyi amaçlayan “Full Scale” yangın testleri ülkemizde ilk kez gerçekleştirildi.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mesleki Hizmetler Genel Müdürü Selami Merdin, TSE temsilcileri, akademisyenler ve çeşitli sektör temsilcilerinin katılımıyla Kayseri İncesu Organize Sanayi Bölgesinde gerçekleştirilen testlerde ülkemizde yaygın olarak kullanılan dış cephe ısı yalıtım sistemlerinin yangına olan dayanımı Türkiye’de ilk defa “gerçek bina ölçekli bilimsel metotlar” ile test edildi.
Neden Yangın Dayanımı, Neden Gerçek Ölçekli Yangın Testleri?
Binalarda kullanılan malzemeler bir yangın esnasında kuşkusuz ki yangının ilerlemesini hızlandırmaktan ziyade, yavaşlatıcı, geciktirici veya engelleyici rol oynamalıdır. Yangının binanın bölümleri arası ilerlemesini geciktirici malzemeler ve uygulama teknikleri mevcut. Ancak uygulanan her teknik veya kullanılan her malzemenin belirli bir ek maliyetinin olmasının yanı sıra, bunlar binanın ömrü, dayanımı veya güvenliği açısından ek sakıncalar doğurabiliyor. Bu sebepten dolayı, binaların yangına karşı güvenliğini teknik olarak “en azami” seviyede kılan uygulamalar yerine, teknik ve ekonomik olarak “en optimum” seviyede kılan uygulamaların tespit edilmesi gerekiyor.
En optimum malzemelerin ve uygulama tekniklerinin tespit edilebilmesi için, yangın testlerinin gerçekçi olması, malzemeleri doğru değerlendirmesi gerekiyor. Ülkemizde yürürlükte olan standartlar bu anlamda yeterli olmamasına karşın, birçok Avrupa ülkesinde yaygın olarak yapılan “gerçek bina ölçekli yangın testleri” sayesinde doğru değerlendirmeler yapılabiliyor ve en optimum malzemeler ve uygulama teknikleri tespit edilebiliyor.
Bir İlk: Devlet – Özel Sektör İşbirliği ile Yangın Testleri
7 Kasım 2014 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Dr. Robert Murjahn Enstitüsü işbirliği ile yapılan yangın testleri, devlet – özel sektör işbirliği ile yapılmış, doğru malzemeleri ve uygulama tekniklerini bilimsel metotlar ile tespit etmek için yapılmış bir çalışma olması itibarı ile Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyor. Bakanlık, sorumlu olduğu yönetmelik düzenlemelerinde doğru adımlar atabilmek için bilimsel testleri referans almış ve sonuçları doğru değerlendirmek için testlere bizzat iştirak etmiştir. Bu işbirliği, Bakanlığın yaptığı titiz çalışmanın ve bilimsel sonuçlara olan inancının göstergesidir.
Testlerde çeşitli tipte dış cephe ısı yalıtım (mantolama) sistemlerinin yangına tepkisi tespit edilmiştir. Yaklaşık 5 saat süren testleri titizlikle takip eden ve sonrasında açıklama yapan Mesleki Hizmetler Genel Müdürü Selami Merdin, “Biz burada enerji verimli, sürdürülebilir, güvenli bir bina için özellikle dış cephe sistemlerinin güvenilirliğini test etmiş bulunuyoruz. Bu deney sonucunda elde etmiş olduğumuz verilerle de düzenleyeceğimiz kanun, yönetmelik ve mevzuatlarda değerlendirmede bulunacağız.” dedi. Selami Merdin devamında “Farklı kombinasyonlarda uygulanmış dış cephe sistemlerinin yüzey yangın yürümesini gerçekleştirmediğini, yangının yayılmasına katkı vermediğini gözlemlemiş bulunuyoruz.” açıklamasında bulundu.
Tüketiciler Spekülasyonlara Değil Bilimsel Sonuçlara İtibar Etmeli
Ülkemizde ilk kez bu kadar büyük ölçekte yapılan testlerde her biri 25 m2 ve toplamda 100 m2 büyüklüğündeki dört farklı tip mantolama sistemi Avrupa standartlarına göre yangın testine tabi tutuldu. Test esnasında 5,5 metre yüksekliğindeki test yüzeylerinin sıcaklığı ve cephede alev ilerlemesi olup olmadığı gözlemlendi. İlk testte 5 cm EPS, ikinci testte ise 5 cm taşyünü içeren mantolama sistemleri yaklaşık 30’ar dakika boyunca test edildi. Test sonucunda 5 cm EPS sistem ile 5 cm taşyünü sistem aynı yangına dayanım performansı sergiledi ve testleri geçti. 10 cm EPS ve yangın bariyerli olarak 12 cm EPS içeren diğer mantoma sistemleri de diğerleri ile aynı performansı sergiledi ve testleri geçti.
Dr. Robert Murjahn Enstitüsü Bilimsel Araştırma Merkezi (RMI – Türkiye) Müdürü Güneş İnan, test sonrası yaptığı açıklamada “Mantolama sistemlerin yangın karşısında gösterdiği dayanım, sadece kullanılan ısı yalıtım malzemesine indirgenmemeli. Yaptığımız testler, yangın performansının ağırlıklı olarak cephenin en dış katmanını oluşturan sıva ve güçlendirme amaçlı sıva içine gömülü file tarafından belirlediğini gösteriyor. Bu sonuçlar, tüketicilerin mesnetsiz bilgilere değil bilimsel sonuçlara itibar edilmesinin önemini ortaya koyuyor.” dedi.
Doğru Malzeme, Doğru Uygulama
Güneş İnan devamında “Bu testler bize Türkiye’de son 15 yıldır doğru malzemeler ve doğru uygulama teknikleri ile yapılan milyonlarca metrekarelik mantolama uygulamalarının yangın açısından güvenli olduğunu işaret ediyor. Test sonuçları, EPS içeren mantolama sistemlerinin yükseklik sınırı veya bina tipi kısıtlaması olmadan tüm binalarda güvenle kullanılabileceğini gösterdi. Ülkemizde son yıllarda uygulama standartları ve mesleki yeterliliklerin belgelendirilmesi konusunda çok önemli adımlar atıldı, ancak bunların yaygınlaştırması için hem devletimizin hem de özel sektörün üzerine düşen görevler var.
Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun açıkladığı Yeni İş Güvenliği Paketi’nde Mesleki Yeterlilik Kurumu aracılığıyla yapılan mesleki belgelendirmeye verdiği destek son derece anlamlı. Mantolama uygulamalarının belgelendirilmiş uygulamacılar tarafından yapılması, hem uygulama kalitesini hem de uygulama esnasında iş güvenliği kurallarına uyulması yönünde kişisel bilinci artırıyor. Bu bağlamda, doğru malzemelerin belgelendirilmiş uygulamacılar tarafından uygulanması konusunda ısrarcı olmalıyız. Doğru uygulamalara olan güvenin de, doğru olmayan uygulamalar veya bilimsel dayanağı olmayan bilgiler dolayısı ile erozyona uğramasına izin vermemeliyiz.” dedi.
İngiltere Örnegi
Büyük çaplı “full scale” testlere duyulan ihtiyaç konusunda sorulan soruya Güneş İnan “Ülkemizde ve Avrupa’daki standartlar, mantolama sistemlerinin gerçek yangın dayanımını tespit etmek için yeteri değil. İngiltere, Almanya, Avusturya gibi birçok ülkede bu tür büyük ölçekli testler uzun yıllardan beri yapılıyor. Ülkemizdeki mantolama sistemlerinin de bu testlerden geçmesi ve Bakanlığın hazırladığı yönetmelikler vasıtasıyla, özellikle yangın riski yüksek olan binalarda bu testlerde başarılı olmuş sistemlerinin kullanımına izin verilmesi gerektiğini düşünüyoruz. İngiltere’deki yönetmelikler 18 metreden yüksek binalarda sadece bu tür testlerden geçmiş cephe sistemlerinin kullanılmasına izin veriliyor. Bilimsel yöntemlere ve testlere dayalı benzer düzenlemeler ülkemizde de olmalı.” dedi.
Alanımızda Takip Eden Değil, Takip Edilen Olmak İstiyoruz
Türkiye mantolama pazarı son 10 yıl içerisinde hızlı bir büyüme sonucu Avrupa’nın en büyük mantolama pazarı haline gelmiş durumda. Avrupa Isı Yalıtım Sistemleri Derneği EAE’ye göre Türkiye’de 2013 yılında 63 milyon m2 mantolama uygulaması yapılmış olmasına karşın, en yakın takipçileri arasında yer alan Polonya’da 40 milyon m2, Almanya’da ise 36 milyon m2 mantolama uygulaması yapıldı. Konuya ilişkin açıklama yapan Güneş İnan, “Mantolama pazarının ulaştığı büyüklük, ülkemizde enerji verimliliğine verilen önemin göstergesi. Bu son derece memnuniyet verici. Ulaştığı pazar büyüklüğü dolayısı ile ülkemiz Avrupa ve Ortadoğu ülkeleri tarafından örnek gösterilir konuma geldi. Bu da son derece memnuniyet verici. Biz ancak bununla yetinmek istemiyoruz. Ülkemizin pazar büyüklüğü olarak elde ettiği liderliği, teknik alanlarda elde edeceğimiz liderlikler ile sürdürülebilir kılmak istiyoruz. Biz her alanda takip eden değil, takip edilen olmak istiyoruz. Kanun ve yönetmelikler de buna dahil.” dedi.
Ülkemizin 2023 yılı Enerji Verimliliği hedeflerine ulaşabilmek için önemli bir yere sahip olan dış cephe ısı yalıtım sistemleri son kullanıcılara ekonomik kazancın ötesinde birçok fayda sağlıyor.
Yangın testini başarıyla geçen dış cephe ısı yalıtım sistemleri ayrıca sağladığı fayda ve avantajlar konusunda da ön plana çıkıyor.
Dış cephe ısı yalıtım sistemlerinin fayda ve avantajları; 
- Isı yalıtımı binadan dışarıya ısı kaybını azaltıyor, enerji tasarrufu sağlıyor.
- Ortalama % 50 yakıt tasarrufu sağlıyor ve kendini 2 ila 5 yılda amorti ediyor.
- Sadece kış aylarında yakıt giderlerini değil, yazın da soğutma giderlerini azaltıyor.
- Mekânlarda ısının dengeli dağılımını sağlıyor.
- Konut içindeki dengeli ısı dağılımı sayesinde, yaşanan mekânlarda rutubetsiz, sağlıklı ve konforlu yaşam ortamı oluşmasını sağlıyor.
- İç yüzeylerde terleme sonucu küflenme, siyah leke oluşması ile sıva ya da boyaların kabarmasını engelliyor.
- Yapının dayanıklılığını sağlayarak ömrünü uzatıyor.
- Binanın onarım masraflarını azaltıyor.
- Binanın dış cephesini güzelleştiriyor.
- Atmosfere giden karbondioksit miktarını azaltarak, hava kirliliğinin azalmasına ve çevrenin korunmasına katkıda bulunuyor.
kaynak : http://www.gazetevatan.com/isi-yalitimi-yangina-karsi-da-koruyor-698896-emlak/

Havuzlarda Su Yalıtımı

Havuz veya su deposu gibi haznelerin yapımı aşamasında geçirimsiz beton kullanılması, pek çok sorunun daha yaşanmadan halledilmesini sağlamaktadır. Bu amaçla beton harcı hazırlanırken su itici katkı maddesi kullanılmalıdır. 50 kg’lık her torba çimentoya, 330 g’lık bir poşet katkı ile hazırlanacak harç betonun geçirimsiz olması için yeterli olacaktır. Burada dikkat edilmesi gereken husus, karışımı
çimento + yalıtım malzemesi + kuru kum ve agrega ve en son su sırası ile hazırlamaktır. Aksi takdirde yalıtım malzemesi karışmaz. Hazırlanan beton en az 300 dozlu olmalıdır.

Beton dökülürken iş araları nedeniyle soğuk derzler oluşturmamaya dikkat edilmelidir. Kör cephelerin yalıtımı: Sıvalı kör cephelerde eğer çatlak yoksa 2 kat su yalıtım malzemesi sürmek yeterli olacaktır. Bu işlem için astar olarak sıvı sürme tipi su itici yalıtım malzemesi sürülebilir. Siyah görüntü istenmiyorsa beyaz veya farkli renklerde olan malzemelerden de kullanılabilir. Yüzeyde 1 mm genişliğinden daha geniş çatlaklar varsa önce bunların tamirinin yapılması gerekir.

Basınçlı suyun durdurulması: Su sızıntısı olan delikler su basıncını azaltmak için matkapla suyun rahatça akmasını sağlayacak kadar derinleştirilir. Eğer sızıntı birden fazla yerden ise, duvarın alt kısımlarına doğru suyun rahatça akmasını sağlayacak kadar büyüklükte delikler açılır. İnce bir plastik boru tıkama harcı ile deliğe tespit edilir ve suyun sadece takılan borulardan akması sağlanır.

Mantolamada Devlet Desteği

Sürekli artan enerji faturaları ısıtma ve soğutma için ayrılan bütçeleri de arttırmaktadır. Ülkemizde tüketilen toplam enerjinin 1/3 kadar oranının konutlar için sarf edildiği düşünüldüğünde ısı yalıtımı artık bir ihtiyaç durumuna gelmiş bulunmaktadır.

Çevre kirliliğini azaltma ve enerji verimliliğinin sağlanması amacıyla hazırlıkları tamamlanan plana göre 2015 yılında, başta bina ısı yalıtımı olmak üzere yalıtım malzemeleri için taksit kolaylığı sağlanacak. Mantolamaya devlet teşviği kapsamında mantolama uygulaması yapılmış binalara ise vergi ve harç alınmayacak. Yakın gelecekte Çevre ve Şehircilik Bakanlığının düşük faizli yalıtım kredilerinin Bakanlık katkısı ile teşvik edileceği de sıkça konuşulmaya başlanmıştır.

2017 yılında kadar binaların alınması zorunlu olan Enerji Kimlik Belgesi ile de binalar, yalıtım durumuna göre A,B,C,D,E,F,G şeklinde enerji sınıflarına ayrılacak ve A,B,C sınıfına giren devlete, doğaya ve çevreye katkı sağlayan binaların enerji birim fiyatları düşük tutulacak. Konutların yalıtımının teşvike edilmesinin yanı sıra daha az enerji tüketen beyaz eşyaların ÖTV oranlarının düşürüleceği, çevrenin korunması amacıyla karbondioksit salınımı düşük olan araçlara da vergi kolaylıkları getirileceği bilinmektedir.

Türkiye’de 8.5 milyonun üzerinde ruhsatlı bina, 18 milyonun üzerinde ruhsatlı konut bulunmaktadır. Bu bina stoğunun % 5,6’sı, konut stoğunun ise sadece % 10’u standartlara uygun olarak yalıtılmış durumdadır. Yalıtımsız tüm binalara yalıtım yapılması durumunda ise ülkemizde yılda tahminen 10 milyar TL tasarruf sağlanabilecektir. Bu durumda yalıtım, Türkiye ekonomisi ve konut sakinleri için büyük önem arz etmektedir.

Kaynak  : https://www.gnyapi.com.tr/mantolama-devlet-tesvigi

Üç aşıklı oturtma çatı

Üç aşıklı oturtma çatıda, bilindiği gibi üç taşıyıcı mesnet yani dikmeler gerekir. Derinliği fazla olan ve mahya-damlalık arası 5-7 m ye ulaşan binalarda iki aşıklı oturtma çatı yerine üç aşıklı bir oturtma çatı uygulaması yapmak gerekir. Bu sistemde de konstrüksiyon iki mesnetli çatının aynısıdır. Kolay bir çözüm için binada derinlik yönünde taşıyıcı duvarların bulunması lazımdır. Üç aşıklı oturtma çatıda aşıklar dikme ve kuşaklarla birleşir.

Genellikle derinliği fazla olan bir binada ikiden fazla boyuna duvar bulunması her zaman mümkün değildir, bu durumda, döşemelerin dikmelere gelen yükleri taşıyabilmesi için, gerekirse taşıma güçlerinin artırılması gerekir.

kaynak : https://www.gnyapi.com.tr/uc-asikli-oturtma-sistem

Isı Yalıtım Çeşitleri

Konutların ısı etkilerine karşı korunmasında en önemli görev dış yapı bileşenlerine düşmektedir. En başta dış duvar ve pencereler olmak üzere çatı, baca ve zemine temas eden yapı bileşenlerinin yalıtılması durumunda dış çevreden gelen etkilere karşı konutların korunması sağlanmış olmaktadır.

Konutlarda dış duvarlardan kaynaklanan ısı kayıpları binanın yüksekliğine göre değişiklik göstermektedir. Yüzey ne kadar büyükse ısı kaybı da aynı oranda artış göstermektedir. Çok katlı konutlarda % 40, tek katlı konutlarda ise % 25 civarında dış cephe duvarlardan kaynaklanan ısı kayıpları meydana gelmektedir. Duvarlarda kısa süreli ısıtma söz konusu değilse dış cephe ısı yalıtımı tercih edilmelidir, böylece yapı elemanlarının ısı depolama kapasitesinden de yararlanılmış olunmaktadır. Aynı zamanda bu uygulama tüm yapı kabuğunu yağış suları ve ısı gerilimlerden korumakta, konut ömrünün uzamasına yardımcı olmaktadır.

DÖŞEMELERDE ISI YALITIMI

Tüm diğer yapı elemanlarında olduğu gibi bodrum ve döşemelerde de ısı kayıpları meydana gelmektedir. Isı kayıpları tek katlı konutlarda % 20, çok katlı konutlarda ise % 6 oranlarındadır.

Suya karşı dayanıklı basınç mukavemeti yüksek ısı yalıtım malzemeleri kullanılmalıdır. Yapılacak su yalıtımı döşeme betonunun ve yalıtım levhalarının altına ya da üstüne uygulanabilmektedir. Soğuk bölgelerde konutların iç sıcaklığı ile zemin sıcaklığı arasındaki farkın büyük olması durumunda, zemin üzerine oturan döşemede de ısı yalıtımı yapılması gerekmektedir.

PENCERELERDE ISI YALITIMI

Pencereler ısı geçirgenliği en fazla olan yapı elemanlarıdır, pencerelerin toplam ısı kaybının en büyük bölümünü, transmisyon ısı kaybı ve derzlerin neden olduğu ısı kayıpları olusturmaktadır. Yüksek konutlarda %7 tek katlı konutlarda ise %20 oranında ısı kaybına neden olmaktadır. Pencereler kışın güneş ışığını geçirerek ısı kazancı sağlamakta ancak güneş ışığı almadığı zamanlarda kazandığı ısıyı hemen kaybetmektedir. Doğrama türlerine (ahşap, pvc, metal) göre pencereler ısı geçirme katsayıları bakımından farklılık göstermektedirler. Çerçeveden kaynaklanan ısı kaybı camlardan kaybolan ısı kayıplarından daha önemlidir. Çerçeveler ısı kaybı yönünden soğuk köprü görevini üstlenmekte, bu nedenle çerçeve için kullanılacak malzemenin ısı iletim katsayılarının düşük olması gerekmektedir. Son yıllarda plastik doğrama malzemeleri ve ısı köprüsü etkisini azaltacak konstrüksiyonlar kullanılmaya başlanmıştır.

Odaların en sıcak bölgesi radyatör arkalarıdır. Oda sıcaklığı 20°C iken radyatör arkalarındaki sıcaklık 45°C kadar çıkmaktadır.  Termodinamik yasaları gereği iki ortam arasındaki sıcaklık farkı ne kadar fazla ise ısı geçişi o kadar fazla olmaktadır. Dışarısı ile en çok sıcaklık farkı olan ve ısının en çabuk kaybedildiği bölgelerden birisi radyatör arkalarıdır.

ÇATILARDA ISI YALITIMI

Binaların nem kararlılığı ile birlikte ısı kararlılığı da son derece önem taşımaktadır. Isıl kararlılığı için konutların yalıtılması gerekmekte ve diğer yapı elemanları gibi çatılarda bu izolasyon uygulamasına dahil olmalıdır. Konutlar suyun içeride buharlaşıp dışarıda yoğuşacağı şekilde tasarlanmalıdır. Su buharının konutların içinde yoğuşmadan dışarı atılabilmesi ve vantilasyon ile havanın daha fazla su tutabilmesi için yalıtım ve yapı malzemelerinin su buharının yoğuşmasına izin vermeyecek şekilde seçilmesi gerekmektedir. Gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkları nedeniyle konutlarda ısıl hareketlilik söz konusudur. Çatılarda yapılacak yalıtım uygulamaları ile bu ısıl hareketlilik belli oranlarda sabitlenebilmektedir.

kaynak : gnyapı

Mantolama Sürecindeki Riskler

YARIM BIRAKILAN UYGULAMALAR

Finans gücü yeterli olmayan firmalar
Mantolama firmalarının iş alabilmek için projeyi zora sokacak fiyatları kabul etmesi
Firmanın teknik donanıma sahip olmaması

İŞ KAZALARI

İş güvenliği uzmanı ve iş sağlığı yasası doğrultusunda hekim çalıştırılmaması
Özel işveren mali sigortasının yapılmaması
İnşaat tüm riskler sigortası yapılmaması
Ustaların eğitimi tabi tutulması

KALİTESİZ MALZEME KULLANIMI

Isı yalıtımı paket sistemi kullanılmaması
ETAG 004 ve TSE 13499 belgesine sahip olmayan malzeme kullanılması

TOPLANAMAYAN ÖDEMELER

Hukuki alt yapısı olmayan kararlar
Firmanın verdiği hizmette yetersizlik

VERİLEN ZARARIN KARŞILANMAMASI

3. Şahıs sigortasının yapılmaması
Uygulamada gerekli önlemlerin alınmaması

SARSILAN KOMŞULUK İLŞKİLERİ

Karar alım sürecinin yönetilememesi
Ödeme toplama sürecinin yönetici tarafından yürütülmek zorunda kalınması

TASARRUF SAĞLAYAMAMA

Uygun kalınlıkta strafor kullanılmaması
Isı köprülerinin olması

ÇEVRE DÜZENSİZLİĞİ

Kullanılan malzemelerin bina/site düzenini bozacak şekilde dağınık bırakılması
Firmada yeterli personelin bulunmaması
Pencere ve zeminlere gerekli naylon korumaların yapılmaması

HATALI KARAR ALIMI

Hukuki destek alınmadığında karar alım sürecinin yanlış ilerlemesi
Mantolama kararı alırken firma seçimi için yetki alınmaması

HATALI MANTOLAMA UYGULAMALARI

Uygulayıcı mantolama firmasının sadece ucuz olduğu için seçilmesi
Uygulama esnasında yeterli teknik personelin bulundurulmaması

UZAYAN İŞ SÜREÇLERİ

Planlama organizasyonunun hatalı yapılmaması
Yeterli teknik donanıma sahip usta eksikliği

USTALARIN EKSİK İLETİŞİMİ

Ustaların gerekli eğitimlere tabi tutulmaması
Uygulayıcı firmaların oturulan binalarda yalıtım işinde uzman ustalar yerine inşaat ustaları ile çalışması

MUHATAP BULAMAMA

Faaliyet belgesindeki kuruluş yılı henüz 5 yılı doldurmamış uygulayıcı firmalar
Uygulayıcı firmanın referanslarını iletişim bilgileri ile paylaşılmaması.

kaynak : gnyapı

Yapısal Su Yalıtımı

Genel olarak beton elemanların imalatı sırasında imalat kolaylığı sağlamak, betonun kalitesini artırmak, istenen özelliklerin verilmesini sağlamak ve su geçirimsizliği elde etmek amacıyla
toz ya da sıvı halde bulunan yapı kimyasallarının katkı olarak kullanılması ile yapıya su girişini ve etkilerini azaltıcı uygulamalar bütünüdür. Su/çimento oranını düşürerek beton içerisindeki kılcal boşlukları azaltan, beton içerisindeki kapiler boşlukların tıkayan vb. fonksiyonlara sahip beton katkıları ve derz malzemeleri bu su yalıtımı malzemeleri gruba girer.

Dış yüzeye uygulanan derz malzemeleri: Suyun betondaki genleşme veya inşaat derzlerine girmesini engellemek için polietilen veya lastik su tutucu bantlar kullanılır. Suyu durdurma veya beton içerisinde gideceği yolu uzatma prensibi ile çalışırlar.

Betonun bünyesine uygulanan derz malzemeleri: Dış yüzeydeki suyun betondaki genleşme veya inşaat derzlerinden geçişini engellemek için su tutucu bantlar veya su ile genleşen mastik ve profil kullanılır. Suyu durdurma veya beton içerisinde gideceği yolu uzatma prensibi ile çalışırlar.

İç yüzeye uygulanan derz malzemeleri: İç yüzeydeki suyun betondaki genleşme veya inşaat derzlerinden geçişini engellemek için lastik su tutucu bantlar kullanılır. Suyu durdurma prensibi ile çalışırlar.

Ses Yalıtımında Doğru ve Yanlışlar

Yanlış : Üst komşudan gelen gürültüye karşı ses yalıtım uygulamasını sadece kendi dairemize yaptırmalıyız.
Doğru : Ses yalıtımında temel kural, gürültü sorunlarının gürültünün yapıldığı yerde çözülmesidir. Çünkü gürültü yayıldıkça kontrol edilmesi zorlaşır. Üst komşudan kaynaklanabilecek ayak seslerine karşı önlem almak için en etkin çözüm komşunun döşemede önlem almasıdır. Komşunun uygulama yapmayı kabul etmemesi durumunda gürültü, duvar ve tavan vasıtasıyla yapılacaktır. Bu sebeple, komşunuzdan kaynaklanan gürültü sorununun çözülebilmesi için, tavanda ve ortak kullanılan  duvarlarda ses yalıtımı yaptırmak gerekir.

Yanlış : Ses izolasyonunu kendi başıma da tanıdık ustalar vasıtasıyla uygulayabilirim.
Doğru : Binanız ses yalıtımı uygulamaları konusunda uzmanlar tarafından incelenmeli ve sorunun çözümüne yönelik ses yalıtım uygulamaları, bilgi birikimi olan ses yalıtım firmaları tarafından yapılmalıdır.

Yanlış : Üçlü yalıtım camları daha iyi ses yalıtımı sağlar.
Doğru : Üçlü yalıtım camı ünitelerinin gürültü kontrolü performansı ikili yalıtım ünitelerinden daha iyi değildir. Gürültü yalıtımının pratik yolu cam kalınlığının artırılması ve özel amaçlı hazırlanmış yalıtım camı ünitelerinin kullanılmasıdır. İkili yalıtım camı ünitelerinde farklı cam kalınlıklarının seçilmesi veya camlardan birinin laminasyonlu olması gürültü kontrolüne katkı sağlar. Daha iyi gürültü yalıtımı için özel geliştirilmiş akustik laminasyonlu camların tek pano olarak veya yalıtım camı ünitesi bünyesinde kullanılması mümkündür. Cam kalınlığı ve kombinasyonu, gürültünün türüne ve şiddetine göre seçilmelidir. Ancak etkin gürültü yalıtımı için yapıda sadece cam değil, duvar, çatı ve doğrama gibi ayırıcı elemanlarda da benzer önlemler alınması gerekmektedir.

Yanlış : Araç trafiği ve yayalar açısından yoğun bir cadde üzerinde oturuyorum. Gürültüyü engellemek mümkün değil.
Doğru : Doğramaların yenilenmesi duvarlarda ve döşemelerde alınabilecek tedbirlerle komşu ve çevre gürültülerinden büyük ölçüde arındırılmış bir eve sahip olunabilir.

Yanlış : Komşu dairenin gürültüsünü evimizde hissediyoruz, ama yapacak bir şey yok.
Doğru : İki daire arasında ses yalıtımı uygulaması yaptırarak komşumuzun gürültüsünü engelleyebilirsiniz. Bu amaçla; duvar elemanlarının üzerine yay vazifesi gören, duvardan geri yansıyan seslerin yutulmasını sağlayan ses yalıtım malzemeleri profiller arasına yerleştirilir veya doğrudan duvar üzerine yapıştırılır ve önlerine kütle oluşturan ikinci bir iç yüzey kaplama malzemesi uygulanır. Böylelikle duvar elemanlarının “kütle-yay-kütle” prensibi ile ses iletim performansı iyileştirilebilir.

Yanlış : Ürünler ne kadar ağır olursa o kadar iyi ses yalıtımı yapar.
Doğru : Ürünün, yoğunluğu ile ses yalıtımına katkıda bulunduğu doğru kabul edilmektedir. Ancak farklı ürünlerden, içerisinde hava boşluğu ve  yalıtım malzemesi kullanılarak oluşturulan hafif kompozit sistemlerle çok yüksek değerlerde hava oluşumlu ses yalıtımı sağlanabilmektedir.

Yanlış : Ses yalıtımı içi uygun sistemin seçilip doğru detaylarla uygulanması yeterlidir.
Doğru : Gürültü çeşidine göre uygun sistemin belirlenmesi ve doğru detaylarla uygulanması doğrudan ilerleyecek olan darbe ve hava oluşumlu sesleri kesmek açısından gereklidir, ancak yeterli değildir. Şöyle ki, kimi alanlarda, dolaylı yoldan ilerleyecek olan ses yalıtımı da dikkate alınmalıdır. Örneğin, asma tavanı önceden yapılmış bir alanı bölmek için gerekli koşulların dikkate alınması ile uygulanan yüksek performanslı bir duvar detayı sesin detaylı olarak tavan arasında ilerlemesine engel olamayacaktır. Böylece, uygulanan duvarın ses yalıtım değeri, zayıf olan asma tavan ses yalıtım değerine kadar düşecektir. Öyleyse, bu tür uygulamalarda sistemin zayıf olan bileşen kadar ses yalıtımı sağlayabileceği dikkate alınmalıdır.

Yanlış : Gözenekli geçirgen malzemeler iyi bir ses yutucudur.
Doğru : Bu durum gözeneklerin durumu ile değişmektedir. İyi bir ses yutuculuk için gözenekli geçirgen hacmin dışarıya açık olması şartı aranmaktadır. Gözenekler açık ve birbiri ile bağıntılı olmalıdır.  Kapalı gözenekli malzemeler, örneğin poliüretan sert köpük, kauçuk köpüğü gibi malzemeler ısı yalıtımına uygun olsalar da  ses yutucu olarak çok verimli değildir.

Yanlış : Ses düzeyi fazla olan bir sesin frekansı da büyüktür.
Doğru : Ses düzeyi fazla olan bir sesin frekansı büyük ya da küçük olabilir. Sesin şiddeti sesin frekansına göre değil, ses dalgalarının genliğine yani ses düzeyine göre belirlenmektedir.

Yanlış : Isı yalıtım malzemeleri aynı zamanda ses yalıtımı için de kullanılabilir.
Doğru : Isı yalıtım malzemelerinin ses yalıtımına katkı sağlayan tipleri mevcut olmakla birlikte esasen ses yalıtımı için ses yalıtım malzemeleri önerilmektedir.

Yanlış : Ses hızı değişmez.
Doğru : Ses hızı havada, katı, sıvı ve gaz ortamlarda değişmektedir. Bu ortamlar içinde sesin yayılma hızı ortamın esneklik kat sayısı, özgül ağırlığı, gazların yoğunluğu vb. ile belirlenmektedir.

Yanlış : Üst kattan gelen gürültüler, gürültüye maruz kalınan oda tavanına yapılacak müdahale ile giderilir.
Doğru : Tavan yapılacak ek kat veya katmanlar yalnız başına, yeterli bir adım ve hava sesi yalıtma yalıtma seviyesi elde etmeye elvermemektedir. Nedeni, önüne geçilemeyen yan yollar ses aktarılması olayıdır. Tavanlarda hava ve adım sesi yalıtımı çok önemli bir iyileşme derecesi üst kat tabanına yapılacak yüzer zeminlerle gerçekleştirilmektedir. Yüzer zeminler, ağırlığı yayıcı katları masif tavandan ve tavanla bitişen duvarlardan yalıtım malzemeleri ile ayrılmış olan, yani yumuşak bir biçimde yaylanabilen, esnek bir yalıtım tabası üzerinde yüzen zeminlerdir. Yüzer zeminin ses tekniği bakımından özelliklerini belirleyen en önde gelen üç eleman, ağırlık yayıcı dağıtım tabakası ve kenar bağlantı yalıtım şerididir.

kaynak : gnyapı

Yangın Yalıtımında Bina Ölçeğinde Etkili Olan Tasarım Değişkenleri

Bir binanın yakın çevresiyle var olduğu düşüncesi, bina içi pasif yangın güvenlik önlemlerinin, çevre ölçeğinde ele alınan önlemlerden soyutlanamayacağını ve o önlemlerin bir bileşkesi olduğunu açıkça göstermektedir. Yerleşme ölçeğinde yayılmayı engelleyici ve müdahaleyi kolaylaştmcı çok genel önlemler alınabilirken, bina ölçeğine inildiğinde açı biraz daha daralmakta, alınacak önlemler, değişiklikler göstererek daha belirli konulara yönelmektedir.

Bina tasarımının bina fonksiyonundan etkilendiği gibi; alınacak yangın önlemleri de fonksiyondan etkilenir. Yani binanın kullanım amacı, alınacak önlemleri belirlemede en önemli faktördür. Örneğin; konut olarak planlanan bir yapı ile endüstri yapısında alınacak önlemler çok farklıdır. Ayrıca tiyatro, sinema gibi, belirli zamanlarda insan yükü çok fazla olan binalarda veya fiziki ya da zihni yetersizlikleri olan kişileri barındıracak, hastahane,klinik gibi yapılarda bir çok ek önlem almak gerekebilir. Bu nedenlerden ötürü, yangına karşı önlem alınırken, her şeyden önce yapının kullanım amacı göz önüne alınmalıdır.

Bina fonksiyonu bilindiği gibi biçimi de doğrudan etkiler. Yukarıda fonksiyon, bir başka deyişle, bina kullanım amacı hakkında söylenenler bina biçimi için de geçerlidir. Ancak aynı fonksiyona hizmet edebilen değişik bina biçimlerinin olabileceği kesindir. Örneğin konut yapısı olarak kullanılan binalarda uygulanabilecek plan tipleri ve bina biçimleri, komşu binara, kullanıcının kültürüne, çeşitli sosyo-ekonomik nedenlere bağlı olarak değişkenlik gösterebilirler. Bu şekilde aynı fonksiyonu karşılayabilecek pek çok plan alternatifi ve bina biçimi ortaya çıkacaktır. Bu nedenle bina fonksiyonu belirlendikten sonra, plan şeması ve biçim yangın tehlikesine karşı en güvenli olacaklar arasından seçilmelidir. Öyle ki yangın anında insanı etkileyen en önemli tehlikelerden olan; zehirli gazlar ve duman, iyi tasarlanmış bir binada hiç bir ek müdahaleye gerek kalmadan dışarı atılabilir. Aynı zamanda bina biçimi, yangın anında kurtarma ekiplerinin yangına müdahalesini zorlaştırmayacak şekilde olmalıdır.

Bina ölçeğinde ele alınan pasif yangın güvenlik önlemlerinde etkili olan önemli tasarım  değişkenlerinden birisi de binanın konstrüksiyon tipi ve binada bulunan yanıcı malzeme miktarıdır. Binanın konstrüksiyon tipi kadar, bu sistemi etkileyecek olan ısı miktarını da bilmek; alınabilecek önlemleri daha sağlıklı olarak belirlemek açısından önemlidir. Bir binanın veya binadaki her hangi bir bölmenin içerdiği yanıcı malzemelerin ısıl kapasitelerinin toplamı, o binanın veya bölmenin Yangın Yükünü verir. Bir bina veya bölmedeki yanıcı malzemelerin toplam ısıl kapasitesi olarak tanımlanan, yangın yükünün birim alana düşen miktarı, yangın yükü yoğunluğu olarak adlandırılır.

Bina veya bölmede sabit olarak tesis edilmiş yanıcı malzemeler sürekli yangın yükünü, taşınabilir eşyalar ve malzemeler ise değişken yangın yükünü meydana getirirler. Birim alana düşen yangın yükünün büyümesi, yangın esnasında; yangının süre ve şiddetini, dolayısıyla hasarı arttıracağından istenen bir durum değildir. Özellikle topluma açık binaların tefrişi yapılırken, bu tip, yangın yükü oluşturabilecek malzemelerin miktarlarının sınırlandırılması faydalı olacaktır.

Özellikle; yangın yükünün fazla olduğu binalarda, yangın esnasında ani bir çökmenin engellenebilmesi için taşıyıcı sistem seçimi çok önemlidir. Seçilen taşıyıcı sistemin gerekli koşullan sağlayabilecek yangın dayanımına sahip hale getirilmesi, gerek bina kullanıcıları, gerekse itfaiye ekiplerinin can güvenliği açısından kaçınılmaz bir gerekliliktir. Betonarme, çelik ve ahşap taşıyıcı sistemlerin yangın anındaki davranışlarının bilinmesi bu gerekliliği sağlamada çok büyük yardımcı olacaktır.

Taşıyıcı sistemin yangın anında oynadığı rolle ilgili olarak bilinen bir çok yanlış yorum vardır. Bu yanlış yorumlar yapılacak deneylerden alınacak sonuçlarla düzeltilebilir. Yanıcı bir malzeme olarak bilinen ahşap bu özelliğinden dolayı dayanıksız bir malzeme sayılmış ve taşıyıcı olarak kullanılması pek çok yerde sınırlandırılmış hatta yasaklanmıştır. Bir çok alternatif sistem olduğundan, ahşabın yanma olayını sürdürdüğü ve görüşü engelleyen duman çıkardığı için, taşıyıcı sistemlerde, yaygın olarak kullanımının yasaklanması doğaldır. Oysa yeterli kesit alanı sağlandığında ahşap, yangın esnasında benzer koşullar altında bulunan çeliğe nazaran daha uzun bir süre için çökmeye dayanır. Ayrıca çelik gibi yangını gizleyerek, aniden çökmediği, alev ve duman çıkartarak yangını belli ettiği için bazı durumlarda çelikten daha da avantajlıdır.

Ahşap benzeri yangına dayanıksız veya az dayanıklı bir malzeme taşıyıcı olarak kullanılıyor ise, binanın iskeleti sayılan bu tip yatay ve düşey elemanlar (kolon ve kirişler), çökmenin engellenmesi veya geciktirilmesi için çok iyi boyutlandınlmalıdır. Aynı şekilde birleştikleri duvar ve/veya döşemelerle eşdeğer yangın dayanımına sahip olabilecek şekilde ek önlemlerle donatılmalıdırlar.

Yangın anında binanın kaçışa olanak tanıyacak bir süre için ayakta kalması, taşıyıcı sistemde alınan bir takım ek güvenlik önlemleri ile sağlandıktan sonra; kullanıcıları kurtarmak en önemli amaçtır. Kulanıcılan güvenli bir şekilde dışan kaçırmak, ya da onlan alevlerden, ısı ve dumandan, korunmuş bölgelere ulaştırmak için kullanılan düşey ve yatay sirkülasyon alanlan ile yangın kompartımanlan önem kazanırlar.

Düşey sirkülasyon alanlan, çok katlı yapılarda insanı zemin seviyesine indiren alanlardır. Bu tip düşey sirkülasyon alanlan kapsamına; merdivenler, asansör boşluklan ve bunlar gibi
konumlandırılmış servis boşluklan girebilir.

Yangına karşı hiç bir yalıtım önlemi alınmamış, düşey boşluklar; yangın yayılma olayında etkin rol oynarlar. Çekme olayının yaraşıra (Baca Etkisi), sıcak gazlar ve yanan parçacıklann yukan doğru çekilmesine de neden olan bu tip alanlarda; boşluğun bittiği yerde yatay olarak çevreye yayılan sıcak gazlar ve yanan parçacıklar kısa sürede yangının bina içerisinde yayılmasını sağlarlar. Asansör boşluklannı merdivenleri, havalandırma kanallannı işlevlerinden dolayı katlar hizasında kesme imkanı yoktur. Bu yüzden, yangının ve dumanın, bu tür boşluklardan yayılmasını engellemek için ek önlemler alınmalıdır.

Yatay boşluklann kapsamına, insanlan düşey kaçış alanlanna ve bina dışına ulaştıran, aynı
kat hizasındaki tüm koridorlar ve koridor işlevi gören mekanlar girer. Yatay boşluklar da, yangın esnasında düşey sirkülasyon alanlan gibi çalıştıklanndan; duman ve yangının yayılmasına neden olurlar. Bina kullanıcılarının güvenle boşaltılabilmesi ve yangınla mücadele ekibinin, yangın alanına kolayca ulaşabilmesi için, tüm yatay sirkülasyon alanlannda da yangın ve duman yayılmasına karşı önlemler alınmalıdır.

Bir binada yatay ve düşey boşluklann yanısıra; gizli boşluklar olarak adlandınlabilecek bir çok boşluk daha vardır. Mekan ölçeğinde ele alınabilecek, bu tip ufak boşluklar da, en az diğerleri kadar tehlikelidir. Hatta bazı durumlarda çok daha fazla tehlikeli olabilirler.

Binalarda; bazı duvar kesitlerinde, asma tavanlar üzerinde, yükseltilmiş döşemelerin altında, çatılarda ve diğer bir çok yerde çeşitli sekilerde boşluklar bulunur. Bu tip boşluklar, gizli boşluklar olarak adlandırılır. Bu alanlarda çıkan yangınlar, binada bulunanlann gözlerinden uzakta meydana geldiğinden genellikle geç farkedilirler. Havalandırma sorunlan ve giriş zorlukları nedeniyle bu tip yangınlara müdahale etmek de kolay değildir. Tesisat bacaları gibi bu tip, gizli dikey boşluklar da, aynen düşey sirkülasyon alanları gibi sıcak gazların ve alevlerin yayılacağı bir baca görevi görürler.

Özellikle içinde yanıcı maddeler bulunan, gizli boşluklarda çıkan ve gelişen yangınlar, geç fark edildiklerinden, çok büyük kayıplara neden olmaktadırlar. Böyle alanlarda başlayan yangınlar, binanın bir yerinden ortaya çıkıp görülene kadar, geçen zamanda oldukça büyür. Yangın yada alevler, duvarların içindeki boşlukların yardımı ile diğer katlara ve hatta çatıya kadar yayılırlar. Böyle bir tehlikeyi ortadan kaldırmanın tek yolu, gizli boşlukları mümkün olduğunca az tutmak, kaçınılmaz durumlarda da önlemler almakla mümkün olur.

Yukanda sıralanan gizli boşlukları veya başka bir deyişle yangın çıkma riski fazla olan mekanları yangın çıkma riski az olan bölümlerden ayırmak; yalıtılmış farklı bölümler oluşturmak bu problem için bir çözüm olabilir. Bu tip bölümleri, Yangın kompartımanları olarak adlandırmak mümkündür.Yangın kompartımanları, bina içinde yangının, başladığı mekan ya da alan içinde tutulmasını sağlamak amacıyla yapılmış bölmelerdir.

Yangın çıkma riski fazla olan bir mekan, yangın çıkma riski daha az olan bölümlerden ayrıldığında; riskin daha az olduğu bölümler, fazla olduğu bölmede çıkabilecek olası bir yangından korunmuş olur. Depolar, fırınlar, yanıcı ve parlayıcı sıvılar ile çalışılan alanlar, laboratuvarlar böyle bir planlamayla çok iyi bir şekilde korunabilirler.

Bölmelere ayırmanın başka bir faydası da, yangın boyutlanm sınırlaması ve dolayısıyla söndürme çalışmalarını kolaylaştırmasıdır. Mekan alanı sınırlandırıldığında, mekandaki yangın yükünü oluşturan malzemelerde azalacağından, yangının şiddeti ve büyüme eğilimi kendiliğinden azalacaktır.

Tek bir oda, çevresinden iyice yalıtılırsa, bir pencere açılmadıkça veya camı kınlmadıkça, başlayacak yangının gelişmek için yeterli hava bulmasına imkan yoktur. Yeterli hava bulunamayınca yanma olayındaki yangın üçgeni kınlmış ve ateş söndürülmüş olur.

Bir binada katlar arasında yangının yayılmasını engelleyen elemanlar döşemelerdir. Düşük riskli alanlarda; bildiğimiz tipik duvar ve döşeme malzemeleri yangına karşı yeterince dayanıklı olmalanna rağmen, yeni inşaatlarda, kat adetleri çoğaldığı için ek önlemler almak gerekebilir.

Yangın başladığı alan yada mekandan, yatay ve dikey yönlerde çevresine yayılmaya başladığında, bu mekanlarda yanıcı madde bulunmasına gerek yoktur. Yangın mekanında yanmamış bazı maddeler, ısınırlar ve yanıcı gazlar çıkararak çevreye dağılırlar. Bu sıcak maddeler taze hava ile temas ettikleri ilk yerde yanmaya başlarlar. Bu olay sonucunda, yanmaz döşemeler boyunca, dikey bir boşluğa ve dış cephelere doğru bir alev haraketi meydana gelir. Böylece yangın, bir bölme içinde yeterince gelişti ise arada alev tutucu duvarlar yoksa hızla çevredeki alanlara sıçrar. Yangın bölmesinin hacmi arttıkça, yangının yayıldığı alan da üstel olarak büyür.

Yukarıda sözü edilen, bu tip alev tutucu elemanların, bölümlere ayırma ilkelerinden farkı;
kompartımanlarda kullanılan elemanların tamamen yanmaz ve yanmaya dayanıklılık sınıfı yüksek elemanlar olmasıdır. Oysa alev tutucu elemanlar daha basit malzemelerden olabilir. Tamamen yanıcı malzemelerle inşa edilmiş binalarda bile, standart yangın deneylerinin gösterdiğine göre; alçı panel ya da lata panellerle yapılan basit korunmalar bile büyük yangınlarda 25-30 dakikalık bir süre dayanma sağlamaktadır. Bu tür yangın engelleri, bilinçli bir şekilde kullanılır ve sızıntı yapabilecek alanlarda yalıtım sağlanırsa; yangın riski fazla olmayan binalarda, kaçış süresini kazandıracak korunmayı sağlayabilir.

Her ne kadar, yangın bölmeleri,yangın yayılmasına bir engel teşkil etseler de, binadaki bazı mekanları veya yerleşme içindeki bazı binaları daha etkili bir biçimde koruyabilmek için;
yangın duvarları kullanılır.

Yangın duvarları terimi, genelde yangına dayanıklı ve yayılmasını önleyici engeller anlamında kullanılmaktadır. Halbuki yangın duvarı, kendi kendini taşıyan, her iki yanındaki yapılar çökse bile, desteksiz, ayakta durabilecek şekilde yapılmış olan, iki binayı birbirinden ayırmak için kullanılan, yanmaya dayanıklı duvardır. Oysa yine, bir yangın yayılmasını önleyici engel olan, alev tutucu elemanlar; kendilerini taşıyabilecek rijitlikte olmayabilirler. Aynca alev tutucu elemanlar, bina boyunca uzanmayıp, her katta yerden tavana kadar olabilirler. Yangın duvarları ise tüm bina ve çatı boyunca uzanmak zorundadırlar.

Yangının bir başka yayılma şeklinin de cephe boşluklarından çıkan ve cepheyi yalayan alevlerdir. Bu tip bir tehlikeyi önleyebilmek için bilinmesi gerekli olan temel faktörlerden birisi pencere boşluklarının yangın anında, nasıl çalıştığıdır. Pencere veya kapı boşluklarının orta noktalarında, tarafsız eksen ( Nötr eksen ) olarak adlandırılan bir eksen bulunur. Bu eksenin üst tarafından bina içindeki sıcak hava dışarıya çıkar. Alt taraftan ise yapının içine taze hava girer. Sonuç olarak pencere boşluğunun üzerindeki dolu kısım yani lento ile alttaki dolu kısım olan parapetin karşı karşıya kalabileceği ” İç ısıl koşulların ” büyük farklılıklar gösterebileceği, söz konusu üst bölümün,(lentonun) pencere boşluğundan büyük bir hızla kurtulan sıcak yanıcı gaz ve alevlerin etkisiyle kısa sürede tutuşma noktasına gelmesine karşın ; pencere altındaki dolu yüzeylerin (parapet), içeri giren taze hava ile belirli ölçüde soğuyabileceği rahatlıkla söylenebilmektedir

Yangının bina içinde veya dışında yayılmasına, çatıların yangın anındaki davranışlan da sebep olmaktadır. Örneğin tek katlı yapılarda meydana gelen yangınlar hemen çatıyı etkiler ve strüktürü zayıflayan çatı çökebilir. Çok katlı yapılarda ise cephede dolaşan alev son kat penceresine ulaştığında; o katın genelde ahşap olan pencere doğramalannı tutuşturur. Pencere ve doğramalardan yükselen alevler ise, yukarıya uzanarak saçak çıkıntısına ulaşır. Saçak çıkıntıları genelde ahşap olduğundan tutuşan mertek ve aşıklar yangını iyi havalanan tüm çatı arasına çok kısa bir sürede yayabilirler. Yatay olarak çatıya yayılan yangın, çatı arası tüm bina boyunca kesintisiz uzadığından, kısa sürede tüm yapıyı sarabilir. Yanan çatıdan düşen ateş parçacıkları çatı arasındaki döşemeyi tutuşturur. Döşemede bulunan herhangi bir delik ise yangının çatı arasından en üst kata sıçramasına neden olur.

Aynı şekilde komşu yapılarda oluşan bir yangında yanan parçaciklann sıçrayıp çatı üzerine düşmesi ya da ışıma yolu ile çatının ısınıp tutuşmasıyla da yangın büyüyebilir. Bu nedenlerden ötürü bina tasarımında çatıya gereken önem verilmeli ve görülen problemlerin çözümü için gerekli önlemler alınmalıdır. Bu durumda ayn binalann çatılan arasında yangın duvarları çalı arasında ise yangın bölmeleri oluşturmak etkili bir çözümdür.

Yapılan istatistikler ve incelenmiş olaylar sonucunda; yangınlarda ölümlerin % 75′ inin nedeninin ısı ve alevlerin direki teması değil, fakat duman ve zehirli gazların solunmalan olduğu anlaşılmıştır. Bir binada kendi hareket imkanını kullanarak serbestçe dolaşabilen, bu çeşit gazlann hareketlerinin engellenmesi gerekir. Bu engelleme, dumanın normal hava tabakası üstünde yüzerek hareket ettiği hatırlanırsa, yukarıda bahsedilen alev kesiciler gibi, tavandan sarkıtılan elemanlarla yapılabilir. Bu elemanlara da duman kesici elemanlar denilebilir. Duman kesicilerle yönlendirilen duman en kısa yoldan, otomatik veya elle  kumandalı duman atım kapaklan ile bina dışına atılmalıdır.

Özellikle gelişen teknoloji ile yükselen binalarda yangından kaçışı sağlayacak olan merdivenler eleman ölçeğinde de ele alınabilirler. Merdiven evinde alınacak önlemler ile korunan bu tip bir sirkülasyon alanında eleman ölçeğinde ele alınan basamaklar, bina kullanıcılannın sayısına göre boyutlandırılmah ve yer kazanma kaygısıyla hiç bir zaman merdiven alanı gerekenden küçük tutulmamalıdır. Çok özel durumlar dışında yanıcı malzeme kullanmaktan her zaman kaçınılmalıdır

Merdivenlerde, basamak genişliği ve nht yüksekliklerindeki değişmeler kazalara neden olur. Özellikle yangın anında çıkacak panik, bu tip bir merdiveni kullanılamaz hale getirebilir. Bu nedenden ötürü hiç bir merdivende basamak genişliği veya nht yükseklikleri birbirinden farklı olacak şekilde düşünülmemelidir.

Basamak kaplama malzemeleri; kaymaya dirençli ve üniform olacak, merdiveni kullanacak olanları kaydıracak veya engelleyecek çıkıntıları bulunmayacak bir şekilde seçilmelidir. Merdiven trabzanlan panik halde kaçışanlar düşünülerek, kolay kavranabilen bir biçimde dizayn edilmeli, sol elini kullananların da aynı merdiveni kullanacağı düşünülerek, merdivenin her iki tarafına da korkuluk yapılmalıdır.

Yangın anında yanan malzemeler binayı oluşturan bileşenler ve tefriş elemanlarıdır. Genelde yangınlar bu tip yanabilir malzemelerden ve tefriş elemanlarından başlarlar ve tüm binayı etkileyecek duruma gelirler. Bu malzemelerin tutuşmaları için bir kıvılcım ve ısı gereklidir. Bu ısı kaynaklan çeşitli türlerde olabilirler. Örneğin, halı üzerine düşen yanar haldeki bir kibrit bu tefriş elemanının tutuşmasına neden olabilecek ” noktasal ” bir ısı kaynağıdır İçinde yanıcı malzemeler barındıran bir asma tavandan geçen fazla ısınmış bir elektrik kablosu ” doğrusal ” bir ısı kaynağı oluşturur ve asma tavandaki yanıcı malzemeleri tutuşturabilir. Bu şekilde ortaya çıkan küçük ateş almalar fark edilmediği ve koşullar elverişli olduğu taktirde, hızlı veya yavaş bir şekilde gelişip yöresini sarar ve bir kaç gerileyici periyottan sonra “Tutuşma Noktası” ( Flash Över ) devresine girer. Bu devre yanıcı malzemelerin tutuşma sıcaklığına ulaşıp yandıkları devredir. Bu aşamadan sonra artrk yangını söndürmek olanaksızlasır Yangın kendi gücü ile genişlemeye ve tüm binayı sarmaya başlar.

Bu nedenden ötürü her hangi bir mekanda yanıcı malzemeleri kontrol altında tutmak; bir anlamda mekandaki yanma olayından doğacak sıcaklığı da kontrol altına almak olacağından tutuşma noktasına ulaşılması geciktirilebilir. Yangının kontrol altına alınarak söndürülmesi kolaylaşmış olur.

Malzeme kontrolünün en iyi yöntemi; malzemelerin yangındaki davranışlarını bilmekle bulunabilir. Malzemelerin yangın anındaki davranışlarını etkileyen değişkenler ise malzemenin :
• Yanabilirlilik, yamalık sınıfı
• İsı sal genleşme davranışı
• Isı ve sıcaklık iletme özellikleri
• Mekanik- Termik davranışları
• Ateşe direnci veya sıcaklığa bağlı olarak, kimyasal açıdan yangından korunma reaksiyonları
•Termik mukavemet davranışı, olarak sıralanabilir.ç

Bir yapı malzemesinin binaların çeşitli bölümlerinde yanma açısından tehlikesizce kullanılıp kullanılamayacağını belirlemek için yanmazlık deneyi uygulanır. Deneyin sonucunda yapılarda kullanılan malzemeler, deneydeki davranışlarına göre “yanar” veya “yanmaz” şeklinde tanımlanır. Yanmazlık bir yapı malzemesinin, yanmanın gelişimine doğrudan katkıda bulunmama durumudur. Aynca yanmazlık deneyinin değerlendirilmesinde uygulama birliği sağlanabilmesi için Ocak 1984 tarihli TS 1912 numaralı Standard yayınlanmıştır. Yanmaya dayanıklılık deneyi uygulanan malzemeler TS 1263 ‘ te A ve B sınıfı olmak üzere iki gruba ayrılmıştır.

Yapı malzemeleri, malzemelerin kullanıldığı yapı elemanlarını da doğrudan etkilediğinden yapı malzeme sınıfları; yapı elemanlarının isimlendirilmesini de etkiler. Bu isimlendirme kullanılan malzemeye göre yapı elemanını, yanmaya karşı gösterdiği direnç göz önüne alınarak, sınıflandırma şeklinde olur. Yanmaya dayanıklılık sınıfı, bir yapı elemanına standa: l’ta belirtilen uygun ısıtma ve basınç koşulları altında, belirlenen şekilde yapılan; yanmaya karşı dayanıklılık deneyi ile belirlenir. Deney sonucunda yapı elemanları yanmaya karşı gösterdikleri dayanım süresine bağlı olarak sınıflandırılırlar.

Yangının süre ve şiddetini değerlendirmek için uygulanan kriter ISO/DlS 3261 ‘e göre belirlenir. Burada duvar kaplamaları, bölmeler, döşemeler ve tavanlanda kapsamak üzere bir alanda bulunan yanıcı malzemelerin toplamına göre değerlendirme yapılır. Daha öncede belirtildiği gibi miktarı ve yanma davranışı değişmeyen, sabit olarak inşa edilmiş ve yanıcı sınıfına giren yüzey kaplama ve bitirme malzemeleri (Süpürgelik, doğramalar, boyalar, döşeme kaplamaları gibi, ) sürekli yangın yükünü, miktarı ve yanma davranışı değişebilen yanıcı malzemeler ( Mobilya, giysiler, ev aletleri gibi,) değişken yangın yükünü oluştururlar.

Yangın yükü basit bir şekilde malzemenin mekanda bulunan miktarının kilogram cinsinden ağırlığının o malzemenin alt ısıl değeri (MJ/kg) ile çarpılması ile hesaplanır. Bu çarpma işlemi sonucunda malzemenin ısı potansiyeli bulunmuş olur. Tüm malzemelerin ısı potansiyelleri toplandığında mekanın yangın yükünü verir. Yangın yükünün döşeme alanına bölünmeside yangın yükü yoğunluğunu verir ( MilvcP- ). Bu hesaplamada 1 MJ 0.06 kg. odunun yanmasına eşittir.

Bu şekilde; kesin olmasa da, yaklaşık yangın yükü hesaplanan binalarda, tasarım aşamasında alınacak önlemlerin değerlendirilmesi de bu yangın yüküne göre yapılabilir. Böylece, alınacak önlemler çok daha etkili olacaktır.

Yapıda kullanılan malzemelerin yamalık sınıflarının bilinmesi dışında; başka bir önemli faktör de, yangın olaylannda ölümlerin % 75 ‘inin duman ve zehirli gazlar nedeniyle olduğu düşünüldüğünde, malzemenin yanma sırasında çıkardığı duman miktarı ve zehirli gaz türüdür. Günümüzde yapılan araştırmalar; yanma sonucunda hangi malzemeden ne tip gazın çıktığını ve bunların ne kadarının öldürücü olduğunu ortaya çıkarmıştır.

Ancak, çoğu kişi ve kuruluş, bu olayı Kimya mühendislerine bırakarak konu ile ilgilenmeyi gereksiz görmüşlerdir. Oysa bir binayı tasarlayan mimar yada dekorasyonunu yapacak olan dekoratörün bu tip ufak bilgiler sayesinde pek çok can kurtaracağı kesindir. Özellikle topluma açık yapılarda çekiciliği arttırmak için yapılan dekorasyonlarda kullanılan malzeme çeşitliliği karşılaşılan tehlikeyi büyütmektedir. Yönetmeliklerde, bu tip alanlarda kullanılacak malzemelerin sınırlandırlmış olmasına rağmen, bu kurallara uyulmamasının bir nedenide denetim zayıflığının yanı sıra tasarımcının konuyu
önemsememesinden kaynaklanmaktadır. Bu umursamazlığın ortadan kaldırılması için tek yol
tehlikeyi herkese tanıtmaktır.

Malzemelerden çıkan bu tip gazlann tehlike limitleri de yapılan deneyler sonucunda belirlenmiştir. Ancak insanlar için belirlenen tehlike sınırlan; kişinin fizyolojik yapısına göre değişebileceğinden kesin bir rakam olarak alınmamalıdırlar. Özellikle farklı yaş ve cinsten bir çok kullanıcının bulunduğu mekandaki havada, aşağıda sıralanan gazlann hiç bir zaman bulunmaması gerekir.

Sürekli veya değişken yangın yükünü oluşturan malzemelerin, yanma sırasında çıkardıkları duman miktarı ve zehirli gaz cinsinin bilinmesi, kurtarma çalışmaları sırasında gerekecek havalandırma kapasitesini de belirlemek açısından önemlidir.

Bir yangında yanan malzemelerin, çıkardıkları duman miktarının bilinmesi, mekanların ne kadar sürede dumanla dolacağının hesaplanabilmesini sağlar. Böylece mekanları boyutlandınrken belli bir süre kazanmak amacı ile boyutlar değiştirilebilir.

Vanalarda Yapılan Uygulamalar

Tesisat borularının flanşlara kadar yalıtılmasının ardından vanaların yalıtımına başlamak için yalıtımlı boru ve flanşların çapları ölçülerek yarıçapları tespit edilir. Ölçülen değerler pergel vasıtasıyla uygulamada kullanılacak levha biçimindeki ısı yalıtım malzemesi üzerine iki flanş elemanı için iki defa çizilerek aktarılır. Çizilen halkalar dikkatlice kesilir ve boru üzerine geçirilebilmesi için üzerlerine yarık açılır. Kesilen dairesel elemanlar her iki flanşın dış tarafına geçirilerek yarıklara yapıştırıcı sürülerek yapıştırılır. Daha sonra yalıtımlı boru ile flanş elemanlar birleşim yerine yapıştırıcı sürülerek yapıştırılır.

Halkaların çevresi uygulanacak yalıtım malzemesinden kesilen ince bir şerit vasıtasıyla, halkalar arasındaki dıştan dışa mesafe ise cetvelle ölçülerek ısı yalıtım malzemesi üzerine bir dikdörtgenin kenarlarını oluşturacak şekilde aktarılır. Halkaların çevresine eşit olan kısa kenarlarının orta noktaları tespit edilir ve bu orta noktaları birleştiren kesikli bir çizgi çizilir. Vana gövdesinin çapının bir mihengir ile ölçülmesinin ardından çizilen dikdörtgenin kısa kenarlarının orta noktaları merkez olacak şekilde vana gövdesinin çapında yarım daireler çizilir. Isı yalıtım malzemesi çizilen yarım daireler ve dikdörtgenin kenarlarından kesilir ve yarım dairelerin birleşeceği şekilde bükülür. Yalıtım malzemesinin birleşen kısımlarına yapıştırıcı sürülür. Yapıştırıcının kurumasının ardından vana gövdesi için oluşturulan parça flanşlara yapıştırılan yalıtım elemanlarını da kapatacak şekilde sarılır ve yapıştırıcı sürülmüş kenarları birbirlerine doğru bastırarak birleştirilir.

Destek flanşı ile vana diskinin ölçüleri alınır ve ısı yalıtım malzemesinin üzerine aktarılır. Profili çıkarılan bölge şekline göre dikkatlice kesilir ve diski yerine yerleştirmek için kenarından yarık açılır. Disk elemanının yerine takılmasının ardından açılan yarığın kenarlarına yapıştırıcı sürülerek birleştirilir. Daha sonra vana desteği ile disk elemanın birleşeceği kenarlara yapıştırılır. Vananın altına yerleştirilen diskin çevresi şerit biçiminde kesilen yalıtım malzemesi vasıtasıyla ölçülür ve ölçülen çevre uzunluğu ısı yalıtım malzemesinin üzerine aktarılıp dört eşit parçaya bölünecek şekilde işaretlenir. Vana gövdesi ile disk elemanı arasındaki en küçük ve büyük derinlikler ölçülür. Ölçülen derinlikler levhayı dört eşit parçaya bölen çizgilerin üzerine küçük derinlik ölçüsünden başlanarak taşınır. Küçük ve büyük derinlik ölçülerinden diskin çevre uzunluğuna paralel kesikli çizgiler çizilir. Ölçülen en büyük ve en küçük derinliklerin farkı yarıçap olarak belirlenerek sırayla merkezi küçük derinlik ve büyük derinliklerin hiza çizgilerini kestiği noktalardan daire parçaları çizilir. Çizilen daire parçaları sürekli bir çizgi oluşturacak şekilde birleştirilir. Isı yalıtım malzemesi oluşturulan bu sürekli çizgi hizasından kesilir.

Kesilen parçanın vana gövdesi ile birleşecek olan tepe bölgelerindeki köşeler iç kısma doğru tıraşlanır. Tıraşlanan parçanın birbiriyle birleşecek kenarlarına yapıştırıcı sürülür ve gerekli kuruma süresi beklenildikten sonra disk elemanını örtecek şekilde vanaya sarılır. Yapıştırıcı sürülmüş kenarlar birleştirilir. Vana gövdesi ile yerleştirilen son parçanın birleşim yerinin yapıştırılarak uygulama tamamlanır.

Toprağa Basan Döşemelerde Isı Yalıtım Uygulamaları:

Toprağa basan döşemeler yeraltı sularına ve iç ortam ile zemin arasındaki su buharı kısmi basıncı ve sıcaklık farkı dolayısıyla buhar difüzyonuna ve ısı geçine maruz kalmaktadır. Döşemelerin toprağın neminin ve yeraltı sularının zararlı etkilerine karşı korunması, temel seviyesinde yapılan su yalıtımı uygulamaları ile sağlanır. Toprağın bağıl nemi çok yüksek olduğundan su buharı tutma kapasitesi oldukça düşüktür. Dolayısıyla yapı içerisinde üretilen su buharı binayı terk ederek toprağa ulaştığında yoğuşacaktır. Temel seviyesinde yapılan su yalıtımı uygulamaları ile yoğuşma suyunun zararlı etkileri de önlenmektedir. Toprağa basan döşemelerde ısı yalıtımı uygulamaları betonarme döşemenin altına veya üzerine yapılabilir.

Döşeme betonunun üzerinde yapılan ısı yalıtımı uygulamalarında yapının en dışında yer alan su yalıtım malzemelerinin su buharı geçişine karşı göstermiş oldukları direnç dolayısıyla yapıyı terk edememesi dolayısıyla ısı yalıtım malzemesini geçen su buharının soğuk yüzeyle karşılaşarak yoğuşması söz konusudur. Bu detayda döşemede yoğuşma meydana gelmemesi için sıcak tarafta mutlaka buhar kesici kullanılmalıdır. Uygulanacak olan ısı yalıtım malzemeleri, yüke maruz kaldıklarından yeterli basma ve uzun süreli yüklere karşı sünme mukavemetine sahip olmalıdır. Bu detaylarda ısı yalıtım malzemesi olarak üreticilerin tavsiyelerine bağlı olarak taşyünü, ekspande polistiren köpüğü (EPS) veya ekstürüde polistiren köpüğü (XPS) kullanılabilir.

Döşeme betonunun altında yapılan ısı yalıtımı uygulamalarında ise detay sıcak kaldığından iç ortamda buhar kesici kullanımına gerek yoktur. Yalıtımın döşeme betonunun altında yapıldığı uygulamalarda yalıtım malzemesini geçen su buharının soğuk yüzeyle karşılaşmayacağından yoğuşma meydana gelmez. Buna karşılık ısı yalıtım malzemesi su yalıtım malzemesinin altında yer aldığı için su ile temas halinde olacağından basma, sünme mukavemetinin yanı sıra su emmemesi ve yeterli donma çözünme dayanımı sahip olması gereklidir. Bu detayda ısı yalıtım malzemesi olarak üreticilerin tavsiyelerine bağlı olarak sadece ekstürüde polistiren köpüğü (XPS) kullanılabilir.

Duvarların Dıştan Yalıtımı

Bu uygulamalarda ısı yalıtım malzemesi duvarın dış tarafında yer aldığından cephe korunmakta ve sıcak kalmaktadır. Dolayısıyla iç ortamda üretilen su buharı, duvar içerisinden geçerken doyma sıcaklığının altında bir ara yüzey ile temas etmeyeceğinden yoğuşma oluşma riski ortadan kalkacağı gibi cephenin tamamının korunması dolayısıyla ısı köprüleri de meydana gelmez. Tekniğine uygun olarak dıştan yapılan uygulamalar; ısı köprüsü ve yoğuşmadan kaynaklanan sorunları tamamen ortadan kaldırdığı için teknik olarak ideal çözümdür.

Dış cephe ısı yalıtım sistemleri; bu uygulamalar için özel üretilmiş ısı yalıtım levhaları, ısı yalıtım yapıştırıcısı, ısı yalıtım sıvası, donatı fileleri, dübeller ve son kat dekoratif kaplama malzemelerinden oluşmaktadır. Yukarıda anılan sistem bileşenlerinden herhangi birinin diğer bileşenler veya yüzey ile arasında uyumsuzluk bulunması genel olarak tüm uygulamanın performansını etkilemektedir. Bu sebeple; dış cephe ısı yalıtım sistemlerinden beklenen sürekli, kararlı ve yüksek performans kalitesini ve sistem üreticisi firmaların ürün garantisini elde etmek için paket olarak piyasaya sunulan dış cephe ısı yalıtım sistemleri tercih edilmelidir.

Üreticilerin dış cephe ısı yalıtım uygulamalarında kullanılmak üzere özel olarak ürettikleri ve uygulamaya dair spesifik özelliklere sahip aşağıda listelenen ısı malzemelerinin kullanılması mümkündür;

Özel EPS Isı Yalıtım Levhaları
Özel XPS Isı Yalıtım Levhaları
Özel Taşyünü Isı Yalıtım Levhaları

Genleştirilmiş Mantar Levhalar

Genleştirilmiş Mantar Levhalar (ECB): Doğal bir ürün olan mantar Akdeniz bölgesindeki özel ağaçlardan elde edilir. Ağaçlardan soyulan mantar, temizlenip prosesten geçirilerek granül haline getirilir. Granüller kurutma cihazında temizleme ve tıraşlama prosesinden elde edilen mantar tozlarının yakılması ile elde edilen kızgın buhara tabi tutulur. Mantar bloklar bu prosesinden sonra kurutma cihazından çıkarılarak su ile soğutularak 2 hafta süresince dinlenmeye bırakılır. Bu süresinin ardından testere ile talep edilen kalınlıklarda kesilerek değişik yoğunluklarda (80-500 kg/m3) mantar levhalar elde edilir.

Kullanım sıcaklığı -180 / +100ºC aralığındadır.

Yangına tepki sınıfı E’dir.

Isıl iletkenlik hesap değeri 0,045-0,055 W/m.K’dir.

Su buharı difüzyon direnç katsayısı μ=5-10 dur.

Güneşin mor ötesi ışınlarından etkilenmez.

Su buharı yayılması

Su buharı, suyun gaz halidir. Kaynatma (kaynama noktası) ve tabi buharlaşma (her sıcaklıkta) ile meydana gelir ; Gaz haline geçmek için gerekli ısı (600 kcal/kg) çevreden alınır. Havadaki su buharı gözle görülmez (“su buharı bulutları” hava dolaşan su buharı tanecikleridir).

Hava belirli bir miktar su buharı taşıyabilir: Hava ne kadar sıcaksa, içindeki su buharı miktarı da o kadar fazladır. Havada bulunan maksimum su buharı miktarının yüzdesini nisbi hava nemi verir. Hava Sıcaklığı düşerse havadaki buhar miktarı aynı kaldığında nisbi hava nemi artar.

Eğer hava sıcaklığı daha da düşerse su buharı yoğuşarak su olur. Gül yaprakları üzerinde oluşan “çiğ” böyle meydana gelir. Onun için nisbi hava neminin % 100 ulaştığı sıcaklık noktasına hava su buharı karışımının “yoğuşma noktası” denir.

Atmosferin hava basıncı 1 at veya 10.000 kg/m2 dir. Bu basıncın bir kısmı su buharı tarafından meydana getirilir, buna su buharı kısmi basıncı veya kısaca buhar kısmı basıncı denir.Su buharının yayılma kararlarının daha acık olması bakımından bu ölçü, havanın ihtiva ettiği su buharı miktarını belirtmek için kullanılır. Buhar kısmi basıncındaki farklar aynı toplam han basıncı içinde farklı su buharı molekülleri bulunmasından ileri gelir.

Farklı buhar kısmi basınçları, yapı elemanları içine yayılarak ve ya yapı elemanı tabakaları arasında dolaşarak kendilerini dengelemeye calışır. Yapı elemanı tabakaları da kendi yayılma dirençleri ile karşı koyarlar, bu ayni yayılma direncine sahip hava tabakası kalınlığını verir; burada tabaka kalınlığı d ile yayılma direnci faktörü M nin çarpımından yayılma direnci bulunur. Bu yayılmada yapı elamanı içinde buhar kismi basınç akışı meydana gelir. Sıcaklık akışına benzer şekilde, bu akış her tabakaya, tabakaların toplam yayılma direnci içindeki paylarına göre dağılır. Burada kalınlıkları az olduğundan hava sınırı tabakaları dikkate alınmayabilirler.

Yapıda hasarları önlemek için yapı elemanları içinde yoğuşmaya önlemek gerekir.  Gerçek su buharı miktarının sıcaklıktan doğan su buharı miktarından fazla olmaya başladığı zaman yoğuşma meydana gelir.Tek cidarlı yapı elemanlarında yoğuşma yoktur. Sınır tabakası büyük olan yapı elemanlarının iç yüzeyinde yoğuşma olur, çünkü hava sınır tabakası payı büyüktür. Hava sınır tabakası payı ısı geçirme direncinin üzerinde olmamalıdır.

Buhar yalıtan bir tabakanın dış yüzünde yer alırsa, toplam buhar basıncı akışı orada meydana gelir. Bunu önlemek için içten buhar kesici yapılmalıdır.

Kaynak : gnyapı

Dünyada Yeraltında Enerji Depolama Sistemleri

Almanya enerji kullanımından kaynaklanan CO2 emisyonu salınımında 2005 yılı öncesinde yaklasık %25’lik bir azalma sağlamıştır. Bu başarılı azalım, içerisinde TED uygulamaları da olan ve alternatif enerji teknolojilerini destekleyen ciddi bir programlar ile sağlamıslardır. Almanya’nın simdiki uzun vadeli hedefi ise 2050 yılına kadar fosil yakıtlardaki kullanımı %50 oranında azaltmaktır. Almanya’da su an 8 adet büyük ölçekli, gunes enerjisi destekli farklı TED sistemleri kullanan yerleşim merkezleri inşaa edilmiştir.

Alman Federal Cumhuriyeti Parlamento Binası Reichstag, su an kojenerasyon sisteminden atılan atık ısının akiferde depolanması ile ısıtılıp soğutulmaktadır.

Bu sistemde üst akifer soğuk depolama olarak, alt akifer sıcak depolama ( 70°C) olarak kullanılmaktadır. Elektrik üretiminden atık ısı alt akifere depolanmış olup soğutmanın büyük bölümü üst akiferdeki ATES sisteminden sağlanmaktadır

Sistem parametreleri:
Toplam enerji talebi:
• Güç: 8,600 kW 19,500 Mwh/a
• ısıtma: 12,500 kW 16,000 Mwh/a
• soğutma: 6,200 kW 2,800 Mwh/a

Hollanda Akifer Termal Enerji Depolamasında (ATED) uygulama sayısı acısından dünya lideri konumundadır. 2006 yılı rakamlarına göre ülkede yaklaşık 600 adet ATED uygulaması bulunmaktadır. Bahsi gecen ATED uygulamaların %78’i konutlarda, %12 si sanayide ve %10 da ziraat sektöründe olmuştur. Hollanda’daki büyük binalarda ATED uygulaması artık standart bir seçenek haline gelmiştir. Ülke capında 2020 yılına kadar 15 PJ yada bir başka değişle 200.000.000 m3 doğal gaz kullanımına eşdeğer miktardaki enerji ihtiyacı TED uygulamaları ile karşılanacaktır. Hollanda Eindhover üniversite kampüsünde akiferde ısı depolama tekniği kullanılmıştır.
Uygulama sonucunda 350.000 m2 soğutma 20 Mw’lık ısı elde edilmiştir. Toplamda 32 kuyu kullanılmış olup 16 sı soğuk kuyu (4-8 0C), 16 sı sıcak kuyu olarak kullanılmıştır. %59 oranında enerji tasarrufu sağlanmıştır.

İsveç’te ise 50 adet büyük ölçekli ATES ve 300 adet Yer Kaynaklı Isı Pompası uygulaması ile 2.3 milyon ton/yıl CO2 salınımında azalma sağlamıştır. Bu rakam İsveç’in toplam yıllık CO2 emisyonu salınımında % 3.5’luk bir rakama denk gelmektedir.

Kanada dünyanın en büyük yer kaynaklı ısı pompası uygulamasına sahiptir. Sistem Ontario Üniversitesi Teknoloji Enstitüsünde olup, 200 metre derinliğinde 370 adet kuyu içermektedir. Alberta Kanada’da bulunan Okitoks kasabası Kuzey Amerika’daki ilk merkezi güneş enerjisi ile ısıtma sistemine ev sahipliği yapmaktadır. Sistem güneş enerjisinin yeraltındaki kanallar aracılığı (BTES) ile depolanması ve depolanan bu enerjinin kıs ayları boyunca bina ısıtmasında kullanılması prensinde dayanmaktadır. Bu dünyadaki ısıtma yükünün %90’nın güneş enerjisinden karşılandığı ilk projedir. Bu uygulama sonucunda ev basına yılda 5 ton sera etkisine yol açan gazının atmosfere salınımı azaltılmıştır.

ABD’de ise buz depolaması özellikle soğutma işleminden kaynaklanan enerji yükünün azaltılması amacı ile kullanılmaktadır. ABD’de bulunan ve iklimlendirmeye ihtiyaç duyan tum binalarda buz depolaması uygulaması yapılsa, su anki enerji uretim ve iletim hatlarından %40 daha azına ihtiyac duyulacağı tahmin edilmektedir (MacCracken, 2006). Ayrıca ABD New Jersey eyaletinde kurulu bulunan Richard Stockton Universitesi 400 kuyuluk buyuk bir Yer Kaynaklı Isı pompası uygulamasına ev sahipliği yapmaktadır. Bu sistem hem ısıtma hem de soğutma amacı ile kullanılmaktadır. Bu uygulama ile yılda 2300 ton CO2 salınımında azalma elde edilmiştir.

Sıcak ve soğuk depolamanın birlikte kombinasyonu ile yol yüzeylerinde de uygulanmaktadır. Yüzeydeki güneş radyasyonu depolanarak, kışın kar eritme ve buzlanmayı engellemek için kullanılabilmektedir. Bu sistem özellikle köprülerde ve uçak pistlerinde kullanılmaktadır.

Arlanda-İsveç havalimanının ısıtılması ve soğutulması yine akiferde ısı depolama teknikleri ile yağılmıştır. Stokholm Arlanda havalimanı İsveçin en büyük hava limanıdır, stokholmun merkezine 40 km kuzeyde yer almalktadır. Her yıl yaklaşık 18 milyon insan hava alanını kullanmaktadır ve 15 bin kişi çalışmaktadır. Akifer Langasen bölgesinde bulunmaktadır ve terminallere birkaç kilometre uzaklıktadır. Mevsimsel ısı depolama fikri 2005 te ortaya çıkmış, fizibilite çalışmaları 1 yıl sonra başlamış, arkasından hidrojeolojik çalışmalar ve izin süreci ve çevresel değerlendirmeleri çalışmaları yapılmıştır. Uygulama için izin ve çevresel değerlendirme yi kapsayan çalışma 2007 de çevre mahkemesine gönderilmiştir. Mahkeme 2008 ağustosta çevre iznini vermiş ve hemen inşa çalışmalarına geçilmiştir. İnşaatın 2009 da bitirilmesi hedeflenmiştir. Sistem 720 m3/saat maksimum yeraltı suyu akışına göre yaklaşık 18 mw soğutma ve ısıtma yükünü karşılayacak şekilde dizayn edilmiştir.

Havalimanının ısıtılması ve soğutulması için iki grupta kuyular oluşturulmuştur, güneydekiler sıcak grup, kuzeydekiler soğuk grup olarak gruplanmıştır.

Sistem ekserdeki yeraltısuyunun ısı transferini büyük bir ısı eşanjörü olarak ileten kapalı bir döngü olarak tasarlanmıştır. Su ekserin bir bölümünden pompalanıp ısıyı soğuk veya sıcak olarak ısı eşanjöründen geçirerek diğer bölümdeki akifere sürekli olarak enjekte edilir. Isı ve ya soğuk binalara entegre boru sistemleri ile dağıtılmaktadır.

Japonya’da buz depolaması teknolojisini, elektrik enerjisinde gecerli olan farklı saat-tarif uygulamasında faydalanmak için kullanmaktadır. 2001 yılı verilerine gore Japonya capında 16.000 buz depolaması uygulaması bulunmaktadır. Bu uygulamalar enerji verimliliğini %15 arttırdığı gibi, CO2 salınımını %20 azaltmaktadır.

 

Sıcak çatı mı soğuk çatı mı

Pratikte projeci, sık sık çatı konstrüksiyonunu soğuk çatımı, sıcak çatımı olarak gerçekleştireceği sorusuyla karsı karsıya kalır. Bu çatı tiplerinden bir tanesine öncelik tanımak imkânsız dır, çünkü her iki tipin de avantajları ve zayıf yönleri vardır.

Genel olarak şunlar söylenebilir;

Şu durumlarda bir soğuk çatı tavsiye edilir:

•Çatının eğimi dik veya en azından yarı dik ise,
•Çatı bölmesi (çatı arası) basit yöntemlerle doğal olarak iyi şekilde havalandırılabiliyorsa,
•Bina derinliği en fazla 12 m ise,
•Çatı metal veya lifli çimento levhalarla kaplanacaksa,
•İkinci alt kabuk yapısal olarak mevcutsa veya basit yöntemlerle inşa edilebilecekse,

Şu durumlarda bir sıcak çatı elverişli, hatta şarttır:

•Çatı çok düz veya yatay veya içe doğru eğimliyse (Bunun için bazı istisnalar vardır),
•Çatı bölmesinin havalandırılmasını sağlamak zorsa veya mekanik yardımcı araçlar gerektiriyorsa,
•Çatının altındaki oda çok soğuk ise,
•Eğer yapı, çatı bölmesinin havalandırmasını zorlaştıracak, hatta imkânsız hale getirecek şekilde derinse veya komplike bir konstrüksiyona haizse,
•İkinci bir kabuğun yapılması büyük zahmetler gerektiriyorsa,
•Yüksek yapılara sundurma çatılar uygulanıyorsa,
•Rüzgârla havalandırılan bir soğuk çatının havalandırması komsu binalar, kuleler veya tepeler sayesinde tehlikeye düşüyorsa veya inen rüzgârlarla engelleniyorsa.

Fakat bunlar sadece pratik kurallardır. Örneğin oldukça düz eğimli kusursuz çalışan soğuk çatılarda vardır. Burada kurallar, durumdan duruma değişmektedir. Pratikte tek bir çatı tavanı gerektirdiğinden sıcak çatılar daha çekici gelir. Fakat burada da çözülmesi gereken bir çok tezat söz konusudur.

Genellikle sıcak çatıların, sadece rölatif hava nemi % 60 a kadar olan odalar üzerinde elverişli olduğu söylenmektedir. Ama tipik ıslak atölyeler üzerinde vazifelerini eksiksiz yerine getiren tek kabuklu çatılar da vardır. Soğuk çatı gerçekten daha verimli ve problemsiz midir?

Buzhanelerde Buhar Kesici

Buzhanelerde buhar kesiciler dikkat isterler. Buhar kesicinin yüksek difüzyon direncine
güvenmek, (özellikle bu tabakanın uygulanması özenle kontrol edilememişse) yerinde
değildir. Bu nedenle ısı yalıtım tabakasıyla doğrudan temas, yalıtım tabakasının sızdırmaz derzleri ve yüksek bir su buharı difüzyon direnci olması avantajlıdır. Cam köpüğü büyük bir farkla en sızdırmaz ısı yalıtım malzemesidir. Çok katlı olarak uygulandığında = 5.000 dir. (Batı Alman ölçüm yöntemlerine göre = 2.000.000 luk bir değer bulunmaktadır.)

Daha yüksek değerlerin alınması emniyetli değildir ve zaten gereksizdir. = 5.000 lik
cam köpüğünden üç katlı bir tabakanın difüzyon direnci r = s . = 0,255 . 5000 = 1275 tir.

Difüzyon tekniği açısından bu değer sonsuz büyük sayılır. Ölçüm yöntemlerine göre 0,2 mm kalınlığındaki bir alüminyum folyonun değeri 700.000, difüzyon direnci r = s . = 140 tır. 0,2 mm kalınlığında alüminyumdan bir buhar kesici pratikte ihmal edilebilecek kadar az miktarda su buharı geçirir. Bu miktarı hesaplamayla saptamak olanaksızdır. Fakat sözü edilen cam köpüğü tabakası böyle 11 metal folyonun difüzyon direncini birden sağlamaktadır.

Dondurma odalarında ve buzhanelerde etkin bir buhar kesici mutlaka gereklidir. Daha yüksek sıcaklıklarda soğutma odalarında durum değişir. İşletme sıcaklığı sıfır derece veya yukarısı olan odalar vardır.

Yüksek işletme sıcaklığı olan odalarda buhar kesiciden vazgeçilmesinin nedeni de budur. Bunun yerine mümkün olduğunca difüzyon sızdırmaz bir ısı yalıtım malzemesi kullanmak daha uygundur.

.

Çok sıcak fabrika salonları

Çok sıcak fabrikalar yüksek sıcaklıkla çalışılan fakat kuru havalı aşırı ısıtılan bölmeler dir. Gereksiz ısı, genellikle çatı veya duvarlardaki ağızlardan dışarı verilir. Sadece rölatif hava neminin düşük olmasından değil, çatı ve duvar yüzeylerinden sürekli bir hava akımı sağlandığından su oluşma tehlikesi azdır.

Patlama tehlikesi nedeniyle bazı çok sıcak bölmelerin örneğin kazan dairelerinin hafif ahşap veya kasetli çatıları vardır. Hacim yalıtımı çoğunlukla gereksizdir. Hacim klimasının değerleri biliniyorsa bu gerçek hesaplarla da ispatlanabilir. Bu arada içteki ısı geçiş direncinin belirlenmesinde (Ri) hava hareketi de dikkate alınmalıdır (Ri = yaklaşık 0,08 hm2 oC/kcal veya 0,07 m2 K/W) çatı elemanlarının büyük hareketler yapmaya zorlanabileceği bu nedenle istenmeyen sıcaklığın perdelenmesi için çatıların alt tarafına ısı yalıtım tabakalarının yerleştirilmesinin gerekebileceği unutulmamalıdır. Yazın hem güneş ısısıyla hem de fabrikanın kendi ısısıyla aşırı yüksek sıcaklıklara ulaşılabileceğinden genleşme derzlerinin mesafeleri alışıldığından daha sık olmalıdır.

Diğer bir sorun da bitümlü çatı kaplamalarında ortaya çıkmaktadır. Tecrübelerle katran veya benzeri katran yağlarının damladığı görülmüştür. Yumuşama noktası yüksek olan bir bitümde de aynı gözlem yapılmıştır. Yağların kusulmasının basınç ve ısı etkisi nedeniyle meydana geldiği sanılmaktadır. Bitümlerin akıcı yağ cinsinden sızıntılarının çatı elemanları arasındaki en dar derzlerden dahi sızdıkları ve aşağı damladıkları ispatlanmıştır. Bu nedenle yaz mevsiminde de sıcak olan odalar üzerinde ya kuru yalıtım levhalarının yerleştirilmesi ve buhar kesicinin vazgeçilmesi veya buhar kesici altına kendi içinde yapıştırılmış bir yardımcı tabakanın kuru olarak yerleştirilmesinden sonra buhar kesicinin yerleştirilmesi tavsiye olunur.

Isıtma yapıları çok sıcak yapılardan sayılırlar. Bunların kendi içlerinde hasarlara nadiren
rastlanır. Buna karsı meydana getirilen sıcak hava komsu bölmelere, zarar verebilir.

Ahşap döşemeler

Ahşap döşemeler, özellikle parke kaplamalar huzur verici ve hoş görünüşleri ve ısı iletim değerlerinin düşük olması nedeniyle yıllardan beri tutulurlar. Fakat meşe ve gürgen parke döşemelerde yapıfiziksel karakterli önemli hasarlar gözlenmiştir.

Günümüzdeki parkeler eski yapılardakilere göre daha çabuk aşınabilmektedirler. Bunun nedeni günümüzdeki meşe ahşabının eskilerinin aynısı olmamasıdır. Parke ahşabının sıkı ve sızdırmaz olması gerekir. Bunun içinde yaşlı olması şarttır. Sıkı ahşaplar yüzyıllarca eski meşelerden kesilir. Günümüzdeki ağaçlar bu yasa ulaşamazlar. Genç meşe kerestesi nizamnamelerde taleb edilen 700 – 750 kg/m3 lük yoğunluğu dahi sağlayamaz. Bu nedenle gözenek hacmi büyüktür, havadan higroskopik olarak daha fazla nem alabilir ve tekrar geri verir. Günümüzde parkelerin hareketlerinin daha güçlü olması böyle açıklanabilir.

Ahşap belli bir bölge içinde sıcaklık etkilerine karsı duyarsızdır, fakat aynı şey hava nemi için söylenemez. Ahşap ve hava nemi arasında çabucak belli bir denge oluşur.

% 30 luk bir rölatif nem için parke % 7 lik bir nem değerine ulaşır. Modern, merkezi ısıtmalı binalarda rölatif hava neminin düşük olduğu bilinen bir gerçektir.

Isıtma periyodunun sonunda dış havanın bina içine girmesine izin verildiğinde hava nemi aniden yükselir. Yazın nem % 70- % 80 arasında değişir. Bu sayede parke nemi % 7’den % 17’ye yükselir. Artış % 10 oranındadır. Modern yapılarda yıl boyunca hava nemindeki değişmeler oldukça büyüktür.

Her ahşap, nem absorbesine orantılı şekilde şişer, hacmi büyür. Meşe için şişme değeri G. Zimmermann’a göre her % 1 lik nem artısı için ‰ 2,6 = 2,6 mm/m dir. Gürgen için bu değerler daha fazladır. Parke kolileri montajlarından birkaç gün önceden döşenecekleri odaya getirilir ve bekletilir. Bu sayede oda klimasına bir ölçüde uymaları sağlanır. Parke bu sayede % 12 lik bir normal neme ulaşır. Yazın % 17’ye çıkan nem değeriyle sağlanan şişme 13 mm/m dir. Isıtma periyodu sırasında nem % 7’ye düşer. Fark yine % 5’tir. Bu kez yine 13 mm/m lik bir büzülme söz konusudur.

Bu değişme parke çubukları arasındaki derzlere eşit dağılsa bile gözle görülmemesi imkânsızdır. Genellikle pratikte kirlenmeyi önlemek için vernikleme yapılır ve birkaç parke çubuğu birbirine yapışır. Verniklemenin en yakın zayıf noktasında daha kalın bir çatlak oluşacaktır.

Şişmelerden sonra tabakada kabarmalar ve kopmalar olacağından kaza tehlikesi vardır. Bunun giderilmesi şarttır.

Bu olaylara karsı etkin önlemler almak kolay değildir. En iyi çare, oda içinde sabit bir hava nemi oluşturmaktır. Parke ustasının yerleştirme sırasında dar aralıklarla genleşme derzleri oluşturması ve bu sayede alt yüzey üzerinde islemesini asgariye indirgemesi de etkili olacaktır. Bütün duvarlarda 15-20 mm lik genleşme derzleri bırakılmalıdır.

Bunun dışında montaj sırasında parkenin özgül nemi söyle olmalıdır:

Dış hava ile teması olacaksa % 12 … 15 (kütle yüzdesi)
Sadece oda havasıyla teması olacaksa % 8 … 12 (kütle yüzdesi)

Döşeme tahtaları ülkemizde modern binalarda genellikle kullanılmamaktadır. Bunlarda da ahşabın islemesine karsı yeterli önlem alınamamaktadır. Nizamnamelerle kalaslar arasında geniş derzler oluşması engellenmektedir.

Döşeme derzlerinin kalınlığı en fazla kalas eninin % 2,5 olmalı, 3 mm’yi asmamalıdır. Bu tür önlemler bir ise yaramayabilir, çünkü yeni yapılarda rölatif hava nemi önce % 80 – % 90 olabilir ve inşaat neminin uçmasından sonra ise % 30 – % 40’a düşebilir.

Yeni bir uygulama, tahtaların birbirlerine sıkıca tutkalla yapıştırılarak kayıcı döşeme olarak oluşturulmalarıdır. Tahtalar bir metal kızak üzerine oturtulurlar. Ahşabın hacim değişiklikleri odanın kenarlarına iletilir ve oralarda köprülendirilmeleri gerekir. Bu köprüleme, üzerine çeyrek yuvarlak çıta çivilenmiş ahşap kenarlıklarla sağlanabilir.

Yüksek bir ahşap neminin mantar ve mikroorganizmaların oluşturması için elverişli bir
zemin hazırlayacakları bilindiğinden sürekli yüksek bir hava nemi istenmez. Ayrıca “genç” ahşap üzerine buhar kesici ve sızdırmaz plastik ve linoleum tabakaların kaplanması, yıllardan beri reddedilen bir uygulamadır.

Alt zemindeki derzler doğal olarak parke kaplamaya kadar yükselmeli ve bu tabakayı da kesmelidir. Sekil 381 de ilginç bir parke kaplaması derzi gösterilmiştir. Burada bir beton sap üzerine yapıştırılmış 43 mm kalınlığında bir mozaik parke tabakası söz konusudur. 20 mm genişliğindeki genleşme derzi kesintisiz yukarıya kadar iletilir ve bir derz örtücü ahşap parça ile örtülür. Bu parça bitüm içine sıkıştırılmıştır (Burada bitüm yerine daha kalıcı bir malzeme olan plastik reçine macunu daha yerindedir).

kaynak : gnyapı

Isı Camlar Termo Camlar

Termo camlamanın amacı, ısı geçişinin azaltılması ve böylece kıs mevsimi şartları için pencerenin ıslahıdır. Termo camlar (Isıcam) literatürlerde pek te bilimsel olmayan “çok levhalı (tabakalı) izolasyon camları” olarak adlandırılırlar. Bu camlar pek ucuz olmadıklarından genellikle sadece iki tabakalı olarak uygulanırlar. Tabaka mesafelerinin çok düşük olduğu hallerde, bu camların ısı yalıtım değeri, iki camlı bir ahşap kasalı veya bitişik ahşap kasalı pencereden daha düşüktür. Tablo 13 çeşitli ısı camların ısı geçişleri hakkında bilgi vermektedir. Buradan örneğin, 6 mm aralıklı iki levhalı bir ısıcamın 3,0 kcal/h m2 oC (3,5 W/m2K) lık U-değeriyle normal iki camlı bir bitişik ahşap kasalı pencereden daha fazla ısı kaybına neden olduğunu görüyoruz. Akustik açıdan da bu pencere diğerinden daha kötüdür.

Isı camlar, iki kalın levha veya kristal ayna camı levhadan imâl edilir. Aradaki hava boşluğu kuru hava ve nem emici kimyasal maddelerle doldurulmuş ve sızdırmaz şekilde kapatılmıştır. Cam kenarlarını sızdırmaz hale getirmek için çeşitli olanaklar mevcuttur (Sekil 86). Bunun için metal bağlantılar veya plâstik profiller kullanılabilir. Cam kenarları eritilerek birbirine de kaynak yapılabilir. Tabaka aralığı 6 veya 12 mm’dir.

Zamanla çerçeveler sızdırmazlık özelliklerini kaybederlerse, aradaki boşluğa hava ve su buharı sızar, dış levhada iç tarafta bir tabaka meydana gelir. Bu puslanma, ne ev kadını ne de bina temizleyicisi tarafından giderilebilir.

Isı cam konstrüksiyonların ısıma geçirgenlikleri % 60 ile % 80 arasında değişmektedir.
Belirtildiği gibi güneş ısınlarını engellemek, bunların vazifesi değildir.

Dış camlardan ısı geçişi, ısı ve yakıt ekonomisi problemi olduğundan başka, sıhhi açıdan da sorun oluşturur. Bilindiği gibi odanın rahatlık derecesi, odayı oluşturan yüzeylerin sıcaklıklarına bağımlıdır. Pencerenin yalıtım değeri ne kadar az olursa odadaki “soğuk” ısıma da o derecede hissedilir.

% 50 lik bir pencere oranında, ısı geçirgen olan büyük pencerenin dezavantajlarını dengelemek amacıyla, kalan % 50 lik ışın geçirmeyen duvar bölgesini, ısı teknik açıdan çok iyi techiz etmenin anlamsız olduğunu herkes basit bir hesapla kolayca bulabilir. Bu nedenle gelecekteki görevimiz, pencerenin kendisinin ısı geçişini azaltmak olmalıdır.

Çok soğuk bölgelerde, iki normal cam levha yerine bir çifte ısıcam kullanılması önemli bir ısıteknik yarar sağlamaz.

kaynak : gn yapı

Sıvı Yalıtkanlar ile Su Yalıtımı Uygulaması

Bir yapıda zemin altında veya üstündeki yapı elemanlarının yüzeylerine yalıtım malzemeleri soğuk ya da sıcak olmak üzere iki şekilde uygulanır.

SOĞUK UYGULAMA

Düzeltilmiş, kurutulmuş ve temizlenmiş yüzeye, soğukta kullanılabilen sıvı haldeki malzemelerin bir veya iki kat halinde uygulanmasıdır.

SICAK UYGULAMA

Düzeltilmiş, kurutulmuş ve temizlenmiş yüzeye, normal şartlarda katı halde bulunan ve ıslatılarak eriyik haline getirilen yalıtkanların bir kat veya daha fazla katlar halindeki uygulamasıdır. Sıcak ve soğuk uygulama ile sıvı halindeki yalıtkanlar kullanılarak yapı elemanlarının dış ve iç yüzeyleri yalıtılabilir. Dış yalıtım için, bina temelinin oturtulacağı zemin üzerine 6-10 cm kalınlığında koruyucu beton dökülür ve üzeri perdahlandıkça yalıtım malzemesi gibi sıvı haldeki veya zift, asfalt gibi ısıtılarak sıvılaştırılan yalıtım malzemeleri sürülür. Temel ve döşeme beton dökülürken yalıtım tabakasının zedelenmemesine dikkat edilir. Temel duvarlarının dış yüzü çimento harcı ile sıvandıktan sonra sıvı haldeki yalıtım malzemesi bir veya daha fazla katlar teşkil edecek ve temel ile duvarın birleşim yerinde boşluk veya aralık bırakılmayacak şekilde sürülür. Gerekirse sürülen yalıtkanın dışında bir koruyucu duvar yapılır. Bina temel duvarının dışından, yalıtım yapılmasına imkan yoksa, yalıtım içeriden yapılır. Döşeme grobetonu ve duvara çimento harcı sıva yapılıp kurutulduktan sonra sıvı haldeki yalıtkan sürülür. Döşemede yalıtım malzemesi üzerine tesviye betonu sürüldükten sonra döşeme kaplaması yapılır. Duvarda yalıtım üzerine yağlı boya veya badana yapılamaz. Duvar kağıdı kaplanamaz.

kaynak : https://www.gnyapi.com.tr/sivi-yalitkanlar-yalitimi

Glaser Yöntemi

Alman DIN 4108 standardında detaylandırılmış,yapı bileşeni nem dengesini değerlendirmek için kullanılan yaygın bir yöntemdir. Glaser metodunda yoğuşma ve buharla şma (kuruma) periyodu olarak iki periyod belirlenmiştir. Yoğuşma periyotunda yapı elemanı içerisinde buharın yoğuşması sonucu su biriktiği kabul edilir, buharlaşma (kuruma) periyotunda ise yapı elemanı içinde yoğuşma periyotu boyunca biriken yoğuşma suyunun tekrar buharlaştığı (kuruduğu) kabul edilir.

Konstrüksiyon içinde su buhar yoğuşumu problemi, Glaser yöntemiyle detaylı bir şekilde incelenebilir. Bu yöntemle,

a) Konstrüksiyon içinde yoğuşmanın olup olmadığı,

b) Konstrüksiyona doğru su buharı difüzyonunun miktarı,

c) Konstrüksiyon arasından geçen su buharı miktarı,

d) Konstrüksiyon içinde yoğuşan su buharı miktarı,

e) Yoğuşmanın olduğu bölge,

f) Su buharının sıvı halde bulunduğu bölge,

g) Su buharının buz halinde bulunduğu bölge,

h) Yoğuşmayı kabul edilebilir bir değere indirmek için, ılık tarafta uygulanacak buhar kesicinin gerekli minimum direnci,

ı) Konstrüksiyon içinde yoğuşmayı önlemek için müsaade edilebilir bağıl nem veya maksimum iç taraf sıcaklığı,

k) Konstrüksiyon içinde yoğuşma tehlikesinin olabileceği bağıl nem ve sıcaklık için iç veya dış tarafta minimum hava şartları ve

l) Yıl boyunca nem dengesi incelenebilir.

Nem dengesi kış periyodu için 2 ay, yaz periyodu için 3 ay ilkbahar ve Sonbahar için 7 aydır.

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/glaser-yontemi

Bina Dış Pencereleri

Son yıllarda yapı cephelerinin pencere yüzeyi oranları, gittikçe artmıştır. Brüt cephenin pencerelerinin yüzey oranı, geleneksel yapı tarzında % 15-25 iken, bu  değer bugün % 35-90’a kadar ulaşmıştır. Bu sebeple bir çok yapı fiziksel sorun ortaya çıkmıştır.

SORUNLAR

Dış cephenin ne kadarının cam yüzey olacağı, şartlara göre, farklı şekilde saptanması gereken bir problemdir. Fazla büyük cam yüzeylerinin hiçbir gerekçe göstermeden ve sadece estetik açıdan değerlendirilerek, yapıya sadece modern bir görünüm kazandırılacak şekilde uygulanması hatalıdır. Bir çok şehirde modern bir yapının, fazla büyük olmayan dış pencerelerle de sağlanacağına dair yeterli kanıtlar mevcuttur.

Doğaldır ki, ısı yalıtımı başta olmak üzere büyük cam yüzeylerin lehinde ve aleyhinde söylenecek çok şey vardır.

Şehre bağlanmış insanın ışık, hava, güneş ve doğaya olan özlemi mümkün olduğunca büyük pencerelere karsı isteği arttırmaktadır. Ama buna karsı zemine kadar ulaşan pencerelerde, ev sahibinin cam yüzeyi alt kısmını çeşitli yöntemlerle dışarıdan içeriyi göstermeyecek hale getirdikleri ve böylece yine belli bir tür duvar paravanası, parapet oluşturdukları görülmektedir.

Büyük cam yüzeyleri savunanlar, büyük pencereler sayesinde kullanılan sahanın arttığını iddia etmektedirler. Pencere yüzeyi küçük olan çalışma odalarında şimdiye kadar kişi basına 15 – 20 m2 zemin alanı düşerken bu değerin, İsviçre’deki aşırı büyük pencereli bürolarda kişi basına 7,4 m2 ye düşürüldüğü, stop – ray camlarından (ışın kesici camlar) büyük pencere alanı olan bir büroda çalışanlara kişi basına sadece 6,5 m kullanım alanı yetmekte olduğu söylenmektedir. Buna karsı pratikte, kafa isçilerinin bu tür “rasyonel” odalardan uzak kalıp, nitelikli konstrüksiyon ve donanımlarına rağmen büyük büroları terk edip tek kişilik
mütevazi büroları tercih ettikleri sık sık görülmektedir.

Büyük pencerelerin sakıncaları da görmemezlikten gelinemez. Seiffert, mimarların büyük cam yüzeylerin neden olacakları büyük enerji ekonomik dezavantajlar ve fizyolojik hasarlar konusunda aydınlatılmaları gerektiğini söylemektedir. Batı Almanya’da devlet hesaplama merkezi, mimarların yapı tarzının “bir işe yaramaz” olduğunu ileri sürmüş ve o günkü duruma göre “Pencere yüzeyleri tüm dış duvarları kaplarlar ve zemin alanının, yaklaşık % 40 kadar alanları vardır. Diğer odalarda pencereler zemine kadar ulaşır ve zemin alanının % 66’sı kadardır. Yazın büro odalarında 36 oC ye kadar sıcaklıklar ölçülmüştür.Çalışanlar arasında bayılma olayları görülmüştür.” demiştir.

Ülkemizde de bir çok iş yeri ve Resmi Daire binalarında neredeyse dış cephenin % 100 ünü kaplayan pencereler olduğunu biliyoruz. Güneşten korunma levhalarının sonradan eklenmesi çok masraflı olup, dış görünüşü bozduğundan başka, teknik açıdan gerçekleştirilmesi de genellikle olanaksızdır. Özellikle hafif cephelerde büyük pencere alanları, yazın oldukça dezavantajlıdırlar.

Pencere boyutlarının belirlenmesinde mimar, sadece estetik açılardan etkilenmemelidir. Hem konstrüksiyon, hem de ekonomi açısından elverişli pencere boyutunu bulmak hiçte kolay değildir. Pencereler yapılarına ve odanın kullanım alanına göre şu noktalar göz önüne alınarak boyutlandırılmalıdır.

•Gün ışığı gereksinimi,
•Kış durumu (ısı kaybı),
•Yaz durumu (ısı yüklemesi).

Kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/dis-pencereler

Soğuk Yapılarda Isı Yalıtımı

Kış mevsimlerinde soğuk ya da maksimumum derecede serin olan ve ısıtılmayan yapılara soğuk yapılar denilmektedir. Bu tip yapıların çatılarının tavanlarında ısı yalıtım katmanları bulunabilir. Ekseriyetle bu çatılar sadece sac, cam ya da lifli çimentodan meydana gelirler.

Lifli çimentodan ondüle levhalar, metal, cam veya plastik folyolardan hafif çatıların ısı yalıtımı ve ısı depolama değeri çok düşüktür. Bu değerler ihmal edilebilir. Güneş altında çabucak ısınırlar ve çatısını oluşturdukları hacmi aşırı derecede ısıtabilirler. Böyle bir bölme az havalandırılır, hatta hiç havalandırılmazsa dış havanınkini aşan iç sıcaklıklara ulaşılır. Bu durum genellikle güneş ısınlarının büyük pencereler veya çatı yüzeyindeki camlı bölmelerden hiç engellenmeden içeri girebildiklerinde görülür.

Güneş battığı zaman ince çatı çabucak soğur. Isı yansıtmaları o kadar fazladır ki sıcaklığı soğuyan dış hava sıcaklığının altına düşebilir. Kapalı hacim içinde hava henüz sıcaktır. Bu nedenle cam çatılı kapalı çarşılarda sık sık rastlanan su oluşumları görülür.

Bundan korunmanın iki yolu vardır. Basit yöntem, oluşan sıcak havayı doğal havalandırmayla dışarı vermek ve serin gece havasının engelle karşılaşmadan yapı içine girmesini sağlamaktır. Diğer yöntem bir ısı yalıtım tabakası kullanmaktadır. Isı geçirim direnci R = 0,17 m2.K/W lik bir yalıtım tabakası yeterlidir.

Basit bir ahşap kabuklu çatı, bu yalıtım değerini sağlar. İçinde su ile çalışılan imalathaneler de soğuk yapı sayılırlar.

Buralarda içeride bulunan su hava sıcaklığını düşürür ve nem oranını arttırır. Bu gibi yapılarda kritik mevsim, normal nemli yapıların aksine yaz mevsimidir. Yazın böyle yapılara dış havanın girmesine izin verilirse soğuk duvarlarda su yoğuşur. Fiziksel şartların ters olması, belirli kuralların da ters çevrilerek kullanılmasını sağlar. Böylece pratikte bu gibi yapılar üzerinde soğuk çatıların elverişsiz olduğu görülmüştür. Odada iç sıcaklık 10 oC nin altındadır.

Yazın dış sıcaklık 30 oC nin üzerindedir. Çatının altındaki sıcaklık ise daha yüksektir. İçeri yönelik olan ısı ve buhar akımı nedeniyle yalıtım malzemesinin alt bölgesinde su oluşur ve kendini “su lekeleri” olarak gösterir. Bu nedenle alışılmış uygulamaların tersine alt kabuğun buhar kesici üst tarafta yer almalıdır. Fakat başka bir sorun bu sefer baş gösterecektir. Bütün yıl boyunca 6 – 10oC lik iç sıcaklıkları olan odalarda kıs mevsiminde içten dışa yönelik bir ısı ve buhar akımı vardır. Bu durumda buhar kesicinin ısı yalıtım tabakasının üzerinde yer alması hatalıdır.

Böylece bir soğuk çatı uygulamasının doğru olarak yapılamayacağı görülmektedir. Tek kabuklu bir çatı bu durumda daha yerindedir.

Böyle odalar en iyi şekilde güneşli kış günlerinde doğal havalandırmayla kurutulurlar. Sıcak yaz günlerinde yapılacak havalandırmalar hemen gözle görülebilecek su oluşmalarına neden olabilir.

kaynak : https://www.gnyapi.com.tr/soguk-yapilarda-isi-yalitimi

Şikayet Yönetimi

Dış cephe mantolama sektöründe yeniliklerin öncü markası gn yapı, müşterilerinin istek ve ihtiyaçlarını yerine getirirken lider konumunun gereği olarak kurumsal ve güvenilir olmayı amaç edinmiştir.

Tüm GNYAPI departmanları, müşteri talep ve düşüncelerini sürekli gelişimin bir parçası olarak kabul eder ve sunduğu kalıcı çözümler ile hizmet kalitesini sürekli arttırmayı hedefler.

GNYAPI müşterileri, tüm istek ve önerilerini 444 GNYP / 444 4697 numaralı danışma hattından müşteri ilişkileri sorumlularına aktarabilecekleri gibi gnyapi.com.tr kurumsal web sayfası aracılığı ile de ilgili sorumlulara iletebilmektedirler. Şirket politikası doğrultusunda kendileri ile en kısa sürede iletişime geçilecek ve taleplerini karşılayacak çözümler sunulacaktır.

MEMNUNİYET SÜRECİ

Tüm istek ve ihtiyaçlar gnyapı şikayet birimi tarafından ilgili departmanlara aktarılarak çözüm süreci başlatılır. GNYAPI müşterilerinin istek ve ihtiyaçları şirket gizlilik politikası doğrultusunda 3. şahıslar ile paylaşılmaz.

Tüm istek ve ihtiyaçlar uzmanlar tarafından objektif bir biçimde değerlendirilir.

Çözümün daha hızlı sağlanabilmesi için gnyapı sorumluları, ek bilgi talebinde bulunma hakkına sahiptir.

Çözüm için fiziki kontrollere ihtiyaç duyulduğunda GNYAPI sorumluları uygun gün ve saatleri belirleyerek yerinde incelemeler gerçekleştirir ve gerekli çalışmaları başlatır.

Talep kaydı ancak GNYAPI müşterilerinin istek ya da ihtiyaçlarına çözüm bulunduğunda sonlandırılır.

Müşteri istek ve ihtiyaçları, ISO-9001:2008 kalite sistemi doğrultusunda değerlendirme sürecine tabi tutularak düzeltici/önleyici prosedüründe ele alınır ve tekrarlamaması amaçlanır.

Termo Elektrik Santrallarde Isı Yalıtımı

Termo-elektrik santralarının kendilerine özgü bir kliması vardır. Bu klima, santralar değiştikçe farklılıklar göstermektedir. H. J. Riebe, Doğu Almanya’daki 37 adet santralları  incelemiş ve ölçümler yapmıştır. Riebe, santrallerin ana binasıyla ilgilenmektedir.

Kazan dairesi, kömürlük dairesi ve makine dairesi ana binanın bölümleridir. Termo-elektrik santrallarındaki ısı, artık madde sayıldığından mümkün olduğu kadar çabuk yok edilmesi (dışarı verilmesi) istenir. Buhar valfları ve borularındaki sızmalar sayesinde hava nem oranının yükseldiği sık sık görülür. Çatı tavanından damlayabilecek su, elektrik düzeni için zararlı olacağından sıcak odaların çatısının ısı yalıtımı iyi olmalıdır. Merkez odaları, çok sıcak fabrika karakterindeyse yalıtımdan vazgeçilebilir.

KAZAN DAİRELERİ

Kazan dairesinin iyi bir rüzgâr ve dış hava korunumu olmalıdır. Kazanın arka duvarı aynı zamanda binanın dış duvarını oluştururlar. Kazan dairelerindeki şartlar Riebe tarafından genelde kabul edilenden çok daha kötü olarak belirlenmiştir. Kazan dairesindeki hava sıcaklığı 24-35 oC, rölatif hava nemi % 20 – % 60 arasındadır. 0,26 m2 . K/W lık bir ısı geçirim direnci talep edilir. Bu değer hava neminin % 60 a ulaştığı zamanlar için söz konusudur. Nem % 20 – % 30 arasındaysa kazan dairelerinin çatılarında ısı yalıtımına gerek yoktur. Kazan dairesindeki kuvvetli hava akımları yalıtımsız, çok hafif duvarlar yapılmasını sağlamaktadır. Sadece kaide bölgesinde 0,26 m2 . K/W’lik bir ısı yalıtımı gerekli bulunur. Bunun dışında duvarların oluşturulmasında hafif kaplamalar veya camlamalar yeterlidir.

KÖMÜRLÜK BİNALARI

Kömürlük binalarının duvarları büyük bir oranla makine ve kazan dairelerini çevrelerler. Kömür verme platformu üzerindeki çatı, bina çatısını oluşturur. Hava sıcaklığı 8 oC, nem değeri % 72 olarak verilmiştir. (-10 oC lik bir dış sıcaklıkta) Kömürlük binasında zayıf bir hava hareketi vardır.

Termo-elektrik santraları hem linyit ile çalıştırılıyorsa çatının yalıtım değeri 0,26 m2 . K/W olmalıdır. Briket veya tas kömürü depolanan kömürlük binalarının çatı kaplaması için yalıtımsız ondüle lifli çimento levhalar yeterlidir.

Kömür verme platformlarının ıslanabileceği düşünülerek duvarların masif şekilde  oluşturulmaları gerekir. Mahyalarda ve yan duvarlarda ısı geçirim direnci R = 0.17 m2.K/W olmalıdır.

MAKİNE DAİRELERİ

Makine dairesinde 25 oC lik iç sıcaklık ve % 43 lük rölatif hava nemi mevcuttur. Fakat bu değerler çeşitli santralarda değişmeler göstermekte, 34 oC lik hava sıcaklıklarına, % 76 lık rölatif nem değerlerine rastlanabilmektedir. Bu nedenle emniyetli olması açısından makine dairesinin bulunduğu binanın çatısının ısı yalıtım değeri R = 0.45 m2.K/W olmalıdır.

Mahya duvarları ve ön duvardaki masif bölgeler için Riebe, R = 0,28 m2.K/W lık ısı geçirim direncini gerekli bulmaktadır. Bunlar, santraların inşasında uyulması gereken yegane kurallar değildir. Tecrübelerle düz çatıların dışarı verilen buharların etkisinde kaldıkları görülmüştür. Binalar genellikle komsu soğutma bacalarından dışarı verilen kesif buharlar içinde kalır. 35 oC ye kadar yükselebilen sıcaklıklar çatı üzerinde beklenmeyen ani kar erimelerine neden olabilir. Pratikte sık sık böyle durumlarla karşılaşılabilir. Isı sadece çatı yüzeyinden değil, hafif duvarlardan veya çatı camlamalarından da etkili olabilir veya dışarı verilen sıcak hava karları eritebilir. Genellikle görülen hasarlar sadece suyu dışarı doğru giderilen düz çatılı termo-elektrik santrallara özgüdür. Bu nedenle santral çatılarının suyunun içeri doğru giderilmesi yerindedir. Elektrik uzmanları buna şimdiye kadar karsı çıkmaktaydılar. Uzmanlar, patlayabilecek bir düşey yağmur borusunun elektrik devre ve düzenlerine zarar vermesinden korkmaktadırlar. Fakat bu ayırıcı duvarlar veya özel bölmelerle engellenebilir.

Belki böylece sistem pahalıya mal olacaktır fakat santraların çatılarındaki saçakların donmaları başka türlü engellenemez.

Ahşap polimerlerin özellikleri

Ahşap polimer kompozitlerin fiziksel ve mekanik özellikleri büyük oranda malzeme bileşenleri ve üretim yönteminden etkilenmektedir. Ahşap polimer kompozitlerin üretiminde kullanılan plastiklerin
türü, lignoselülozik malzeme miktarı, lignoselülozik malzeme narinlik oranı (aspect ratio), uyum sağlayıcı ajan ve diğer katkı maddeleri esas olarak fiziksel ve mekanik özellikler üzerine etkilidir.

Kullanım alanına bağlı olarak yukarıda bahsedilen malzeme bileşenlerinden ve üretim yönteminde arzu edilen değişiklikler yapılarak son ürün performansı geliştirilebilmektedir. Mühendislik ürünü bir malzeme olması dolayısıyla kullanım yerine ilişkin detaylar dikkate alınarak üretim reçetesinde maksimum fayda sağlayacak şekilde değişikliğe gidilebilmektedir. Dış cephe kaplaması olarak kullanılacak olan malzeme kullanım yerinde ve servis ömrü boyunca basınç, çekme ve eğilme gibi mekanik etkilere maruz kalmaktadır. Ahşap polimer kompozitlerin kullanım alanlarıylabakımından genelde plastik kerestelere alternatif olarak düşünüldüklerinden bunların ASTM D 6662 (2001) standardıyla kıyaslanmasında fayda vardır. Bu standard, poliefin plastiklerden elde edilen plastik kerestelerin eğilme direnci değerlerinin ne olması gerektiğini belirleyen bir standarttır. Eğilme direnci değerlerinin en az 6.9 MPa ve elastikiyet modülünün ise 340 MPa olması istenmektedir.

Literatürde yapılan çalışmalar incelendiğinde ASTM D 6662 de istenilen değerlerin çok üstünde sonuçlar elde edildiği görülebilmektedir. Dış cephe kaplaması olarak kullanılacak olan ahşap polimer kompozitlerin kullanım yerinde ve servis ömrü boyunca maruz kalacağı yükler dikkate alındığında tabloda verilen değerlerin bu kullanım yerine ilişkin yeterliliği sağlayacağı düşünülmektedir. Bu bağlamda ahşap polimer kompozitlerin mekanik özellikleri esas alınarak düşünüldüğünde dış cephe kaplaması olarak kullanılmasında herhangi bir problem oluşturmayacağı düşünülmektedir. Yapılan çalışmalarda ahşap plastik kompozitlerin diğer özelliklerini şu şekilde sıralamıştır

-Rutubete karşı yüksek dirençlidir,
-Yüksek boyutsal stabiliteye sahip olup çalışması çok azdır,
-İsteğe göre boyutlandırılabilir,
-Daha az bakım gerektirir,
-Mantar ve böceklere karşı dayanıklıdır.

Ahşap polimer kompozit üretiminde kullanılan hidrofobik yapıda olan plastik dolayısıyla rutubete ve rutubet değişimlerine karşı oldukça dayanıklıdır. Hidrofob plastik materyal içerisinde iyi bir şekilde
kapsüle olmuş lignoselülozik malzeme (ahşap, odun talaşı, yıllık bitki artıkları vb) unları hidrofilik karakterde olmalarına rağmen son üründe kullanım yerinde problem oluşturacak düzeyde çalışma (daralma ve genişleme) göstermez. Bundan dolayı ahşap polimer kompozitler yüksek boyutsal stabiliteye sahiptirler.

Ahşap yapısını oluşturan selüloz, hemiselüloz ve lignin dolayısıyla mantar ve böcekler gibi ağaç zararlıların etkisi ile deformasyona uğraması oldukça yaygın endüstriyel bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır. Mantar ve böcekler ahşabın bileşenlerini besin olarak kullanmak suretiyle ahşabı çürütmekte ve özellikle mekanik anlamda ciddi direnç kayıpları oluşturmaktadır. Ahşap polimer kompozit üretiminde kullanılan ahşap unu polimer matris içerisine iyi bir şekilde kapsüle edilmesi halinde ağaç zararlıların uğrattığı tahribata karşı oldukça dayanıklı bir hal almaktadır. Ancak polimer matris ile ahşap unu arasındaki bağlanmanın ve karışımın iyi bir şekilde sağlanması gerekmektedir.

Bunun yanı sıra ahşap polimer kompozitlerin üretim dizaynı içerisine dahil edilecek çeşitli katkı maddeleri sayesinde hem bağlanma arttırılabilir hem de bu zararlılara karşı önlemler almak suretiyle daha stabil hale getirilebilir.

Soğuk ve Sıcak Çatıları Ayıran Temel Farklar

Soğuk ve sıcak çatı arasında temelde işlev ve konstrüksiyonun oluşturduğu farklar vardır; dolayısıyla karşılaştırma bu iki yönden yapılmalıdır.

Geleneksel soğuk çatıda taşıyıcı döşeme (tavan) ile çatı örtüsü arasında bir hava yastığı vardır. Sıcak çatıda (düz çatı) böyle bir hava yastığı yoktur.

Geleneksel soğuk çatıda iç hacimden gelen su buharı döşemeyi, hava yastığını ve örtüyü geçerek dış havaya çıkabilir. Düz çatıda ise su buharının iç hacimden dış havaya atılabilmesi için özel malzeme ve detay uygulanması gereklidir.

Geleneksel soğuk çatıda örtü tabakası eğimli olduğundan, bu tür çatılarda örtü malzemesi kaplama esaslı, yani kaplama arasından su sızabilecek iken; sıcak çatıda eğim çok az olduğundan bu tür çatılarda örtü malzemesi sızdırmaz örtümlü olmak zorundadır.

Geleneksel soğuk çatıda taşıyıcı döşeme, hava yastığı tarafından bir ölçüde ısıl olarak korunduğundan ısıl genleşmenin olumsuz etkilerine de maruz kalmamaktadır. Sıcak çatıda ise, taşıyıcı döşemenin ısıl genleşmeden korunması, ısı tutucu kullanılmasını gerektirir.

Geleneksel soğuk çatılarda radyasyon için özel bir önlem gerekmezken, sıcak çatıda en üstteki çatı katmanının radyasyona dayanıklı olması, değilse, özel olarak korunması (çakıl korunumlu çatı vb.) gerekir.

Geleneksel soğuk çatıların üstü kullanılamazken, sıcak çatıların üstü değişik amaçlarla kullanılabilir.

Geleneksel soğuk çatıların üzerinde tamirat dışında gezilemediği için bu çatılarda kullanımla ilgili noktasal darbeler söz konusu değilken; sıcak çatılarda çatının son katmanının darbelere karşı korunması gereklidir.

Geleneksel soğuk çatı, yağışı eğimi nedeniyle kısa zamanda yapıdan uzaklaştırırken, sıcak çatıda eğimin azlığı suyun uzaklaştırılmasını gecikmekte; yeterli meyil verilebilmesi için eğim betonu gibi katmanlar gerekmekte, katmanların üst üste gelmeleri birbirlerini olumsuz etkileyebildiğinden, bu tür çatılarda yapı fiziği açısından doğru çözülmesi gereken sorunlar oluşmaktadır. Ayrıca bu sorunların çözümü için özel malzemeler, doğru uygulama ve nitelikli işçilik gerekmekte; bu da düz çatıların maliyetini olumsuz yönde etkilemektedir.

kaynak : gn yapı

 

Cephe Yenileme Stratejileri

Her ne kadar cephelerde yenileme konusuyla ilgili farkındalık artmış olsa da, yenileme projelerinin tasarım aşaması genellikle problemlidir. Yenileme sonucu binanın göstereceği çevresel performans ancak tasarım sürecinin sonunda belirlenebilir. Ancak tasarımın erken aşamalarında alınan kararlar, çalışmanın sonucu üzerindeki en önemli belirleyicilerdendir. Bu nedenle erken tasarım evresinde doğru yenileme stratejisinin belirlenmiş olması önem taşımaktadır.

Cephelerin yenilenmesi, katman, kabuk ve eleman bazında gerçekleşen her türlü ekleme, çıkarma, modifikasyon ve yenileme çalışmasını kapsamaktadır. Bu müdahale durumlarına ve müdahalenin uygulanacağı cephe düzlemine bağlı olarak çeşitli yenileme stratejileri oluşmaktadır. Özgün cephenin ne ölçüde korunacağı, uygulamanın yapıldığı cephe düzlemi ile katman ve kabuk düzeyinde yapılan müdahaleler düşünüldüğünde cephe yenilemelerinde temel olarak 5 stratejinin uygulandığı görülmektedir.Her bir stratejinin mimari, yapım ve kullanım ekonomisi, fonksiyon, kullanıcı konforu, malzeme ve enerji kullanımı üzerinde farklı etkileri vardır. Bu çalışmada, cephelerde kullanılan temel yenileme stratejilerinin binalara olan etkileri, örnek projelerin incelenmesi ve literatür araştırması yoluyla edinilen bilgiler bağlamında değerlendirilmektedir.

Böylece, tasarımcıların uygulanması planlanan yenileme stratejisinin etkilerini erken tasarım aşamalarında değerlendirebilmesi amaçlanmaktadır.

kaynal : gnyapı

Plastik Örtü ile Yapılan Su Yalıtımı Uygulamaları

Plastik esaslı örtüler genelde yüzeye yapıştırılmazlar. Tek kat uygulanırlar. Ancak gerektiğinde yüzeye mekanik tespit ile irtibatlandırılırlar. Özel durumlarda satha yapıştırılırlar. Yüzeye irtibatlandırılmayan detaylarda koruyucu geotekstil ve 5 cm kalınlığında çakıl serilmelidir. Beton yüzeylerde, betonun kimyasal yapısından (pH’ından) korunması ve yüzeyde muhtemel pürüzlerden etkilenmemesi amacıyla beton ile örtü arasına, üzerinde gezilmeyen çatılarda 200-300 gr/m2, üzerinde gezilen çatılarda ise 500 gr/m2 geotekstil keçe serilir. Yapının fonksiyonu için gerekli bağlantı noktalarında plastik örtüler için, bitümlü örtülerinkine benzer özel yardımcı su yalıtım malzemeleri geliştirilmiştir (Köşe elemanları, süzgeç, boru geçiş elemanları, dilatasyon elemanları vs.) Ban plastik örtüler bitüm ile uygulanabilirken, genelde lastik örtüler (PVC esaslı) aşağıda tanımlanan üç ana yöntemle uygulamaları yapılır.

EL FÖN MAKİNESİ (Leister)

Değiştirilebilen çeşitli ağızlarda, sıcaklık ayarlı hava üfleyen bu cihaz ile örtüler bini yerlerinden el silindiri baskısı yardımıyla kaynak yapılır.

THF SOLVENT

Solvent sürülerek örtülerin yapıştırılma prensibine dayanır. Daha çok metal düşey yüzeylerde yapılan bir uygulamadır.

ROBOT MAKİNESİ

Sıcak hava üfleme ile kaynak prensibine dayalıdır. Kendi kendine örtü ek yeri boyunca yürüyen makineler ile yapılan uygulamalardandır. Hava basınç testi için çift kaynak yapan modelleri vardır.
BİNİLER
Serbest serim veya tamamen yapıştırmalı uygulamalarda biniler 5 cm veya örtülerin fabrikada imalat esasında işaretlenen ölçüsünde bindirilerek yapıştırılır. Raptet ile veya lama ile tespit uygulamalarında tespitin cinsine göre 6-12 cm arasında bindirilerek yapıştırılır. Hava basınç testi uygulaması istenilen biniler için robot makine ile çift kaynak esasına göre 10 cm bini yapılır. Arada bırakılan boşluğa 5 dakika süre ile 2 bar test basıncı uygulanır. Kabul edilebilir basınç kaybı sınırı %20′dir. Fön veya solvent ile Yapıştırma işleminden sonra tornavida ağzı ile yapışma kontrolü yapılır. Yapışmayan yerler ince uçlu fön ağzı ile tekrar yapıştırılır. Daha sonra bini hizası boyunca PVC pastası uygulanır. Enine bindirme binilerin bir çizgi oluşturmasına izin verilmez. Mutlaka şaşırtma yapılmalıdır. Şaşırtmalar enine veya boyuna eksenlerde olabildiği gibi yardımcı bir örtüden de yararlanılabilir.
MEKANİK TESPİTLER
Üzerinde ayrıca bir koruyucu elaman yer almayan ve yüzeye yapıştırılmayan plastik örtülerle su yalıtımı yapılan teras çatılarda rüzgarın vakum etkisine karşı plastik örtülerin taşıyıcı zemine mekanik olarak tespit edilmeleri zorunludur. Mekanik tespitler, pul ve vidadan oluşan raptetler ile noktasal olarak veya özel laması ve vidasıyla şeritsel olarak uygulanırlar. Mekanik tespit yoğunluğunu ve yerleştirme planını, binanın yüksekliği, bölgenin hakim rüzgar şiddeti, bina planının geometrik formu ve en/boy orantı faktörleri belirlenmektedir. Mekanik tespit planında üç ayrı yoğunluk bölgesi öngörülür. Bunlar köşe bölgesi, kenar bölgesi ve oda bölgedir.
Mekanik tespitlerin belirlenmesinde pratik bir formül olarak, türbülans oluşan köşe bölgelerinde m2‘ ye 8 adet, kenar bölgelerinde 6 adet ve orta bölgelerinde ise 4 adet tespitten daha az olmamasına dikkat edilmelidir. Rüzgarlı bölgelerde 1 adet emniyet olarak eklenmesinde yarar vardır. Noktasal tespitler dar enli örtülerde bini altında kalacak şekilde kullanılırken, özel lama ile şeritsel tespitler geniş enli örtülerde, örtü boyunca ve üstten uygulanır. Daha sonra üzerleri ayrıca kapatılır. Plastik örtülerde temel ve çatı detay prensipleri bitümlü örtülerde olduğu gibidir. Ancak temellerde, düşey perde duvarlarında satha yapıştırılmayıp özel ankrajları ile asılması ve ek yerlerinin örtülerek yapıştırılması suretiyle uygulanır.
kaynak : gnyapı

Dış Mantolama Nedir

Binalarda ısı yalıtımı için içten, dıştan ve sandviç duvar olmak üzere 3 farklı yöntem uygulanır. Isı köprülerinin oluşumunu önlemek ve yalıtımın sürekliliğini sağlamak için yapılan en iyi uygulama mantolama uygulamasıdır. Dış cephe mantolama uygulaması yapı fiziği açısından en uygun olan ısı yalıtım sistemidir.

Mantolama mevsim şatlarına göre ısı kayıp ve kazançlarını engellemek için bina dış kabuğunun ısı yalıtım malzemeleri ile kaplanmasıdır. Teknik olarak ise ısı köprüsü oluşturmadan gerekli ısı iletim katsayısına ulaşmak için bina dış yüzeyine yapılan ısı izolasyonudur.

MANTOLAMANIN AVANTAJLARI

 Bina dış yüzeyindeki her türlü kiriş, kolon, hatıl vb.. betonarme yapı elemanlarını tamamen yalıtarak ısı köprülerinin oluşmasını engeller.
Binayı dışarıdan bir manto gibi sararak ana malzemede sıcaklık farkları sebebi ile oluşabilecek çatlakları ve hasarları önler.Dış duvarlarda oluşan yaz kış sıcaklık farkları 5 oC kadar çıkabilmektedir.
Bina dış duvarları dış ortamın tüm etkilerinden korunur.
Yoğuşma riski en aza indirilir.
Hem ısı hem de su yalıtımı sağlar
Tekniğe uygun yapılmış bir mantolama uygulaması %50 ye varan ısı tasarrufu sağlar.
Mantolama yapılmış binalarda ısı dengeli bir şekilde dağıldığı için yoğuşma ve hava akımı olmaz, bu sayede konforlu bir yaşam alanı elde edilmiş olur.
Yakıt tüketimini azalttığı için çevrenin korunmasına katkı sağlar.
Binanın dış duvarlarında beton içindeki donatıları korozyona karşı koruyarak bina ömrünü uzatır.

MANTOLAMA NERELERE YAPILIR

Binaların dış duvarlarına, çatılarına, toprak temaslı mahallere, katları ayıran döşemelere, depo garaj gibi ısıtılmayan bölümlere bakan kısımlara ve soğuk hava depolarına mantolama uygulaması yapılabilir.

MANTOLAMA NE KADAR SÜREDE YAPILIR

Mantolama uygulaması orta büyüklükteki bir bina için ortalama 1-4 hafta arasında sürmektedir. Hava koşulları, binanın büyüklüğü, uygulamada çalışacak personel sayısı bu süreyi olumlu ya da olumsuz etkileyebilmektedir.

MANTOLAMA SİSTEMLERİ NASIL KORUNUR

Eski binalarda mantolama tatbikatları öncesinde klimaların, antenlerin, tabelaların, çamaşır demirlerinin tümünün sökülmesi gerekmektedir. Sistemin ana prensibi hiçbir aralık kalmadan cephenin tamamının ısı yalıtım levhaları ile kapanması olduğu için söz konusu unsurların mantolama sonrası cepheye monte edilmemesi çok daha sağlıklı bir karar olacaktır. Yine eski binalarda daire doğramalarının değiştirilmesi düşünülüyorsa mantolama öncesi bu değişikliğinde yapılması da sistemin zarar görmemesi adına önemli katkı sağlayacaktır. Bazı binalarda zemin katlar araç otoparkına cephelidir. Bu tip durumlarda cephe duvarının önüne çiçeklik, çit veya araçlar için lastik bar demirlerinin konması istenmeyen kaza risklerini ortadan kaldıracaktır. Bina yönetimlerinin mantolama sonrası kat malikleriyle beraber ortak karar alarak ilerleyen dönemlerde de dış cephe ısı yalıtım sistemlerine özel yönetim tedbirleri alınması herkesin ortak çıkarına olacaktır. Tüm bu tedbirlere rağmen onarım isteyen bir durum söz konusu olduğunda binanızın uygulamalarını yapan firmayla görüşüp yardım talep etmeniz doğru bir seçim olacaktır. Yapınızın ömrü ve sizin yaşam alanınızın sağlığı açısından günümüz yapı sektörünün en geçerli çözümü olan dış cephe mantolamanın avantajlarından sonuna kadar faydalanmanız yine sizin elinizdedir.

kaynak : https://www.gnyapi.com.tr/mantolama

kaynak : gnyapı

Döşemelerde Isı Yalıtım Uygulamaları

Eskiden yapılmış binalarda döşemeden yalıtım olanakları oldukça sınırlıdır. Ancak döşemenin değişmesi gerektiği durumlarda ısı yalıtım malzemeleri uygulanabilir. Yeni yapılacak binalarda ise döşemelere ilişkin yalıtım önlemleri en baştan alınmalı ve uygulanmalıdır.

Döşemelerde kullanılacak yalıtım malzemeleri, döşemenin konumuna göre seçilmelidir. Bunlar şöyle sıralanabilir.

Toprağa oturan döşemeler.

Döşemeden ısıtmalı sistemler.

Düşük sıcaklıklı ortama bitişik döşemeler.

Çıkmalar.

Toprağa oturan döşeme yalıtımı nem yalıtımını da gerektirdiğinden uzmanlık istemektedir.

Isıtılmayan ara kat döşemelerinde yapılan yalıtım ısıdan çok ses yalıtımı amaçlı olup, birçok ülkede zorunlu tutulmaktadır. Döşemeden ısıtma uygulamalarında ise ısıtıcı borulardan alt kata ısı geçişi olmaması için ısı yalıtımı yapılır.

kaynak : gnyapı

Çatı konstrüksiyonundaki sıcaklık değişimleri

Metal ve betonarme çatıların sıcaklık etkisiyle gösterdikleri uzunluk değişimlerini tahmin edebilmek için çatı kaplamasının orta bölgesinin yıllık asgari ve azami sıcaklıklarını bilmek gerekir. Bu kitabın ilk bölümü olan Hesaplama Esasları’ndaki gibi bir sıcaklık seması çizilebilir. Burada, yaz durumunda güneşli hava sıcaklığı için en az 80 oC kısın dış hava sıcaklığı içinde bölgelere göre 0o ile – 27 oC alınabilir.

Eğer sıcaklık seması hazırlanmak istenmiyorsa bunun yerine ileride verilecek olan ortalama yaklaşık değerler alınabilir. 10 oC lik bir montaj sıcaklığı (Bağlayıcı harcın sertleşip, taşıyıcı hale geldiği sıcaklık) çıkış noktası olarak alındığında su ısınma ve soğuma sıcaklık farkları kullanılabilir:

Isı yalıtımlı çatı (Yalıtım üst tarafta)
•Havalandırmalı alt bölme üzerindeki yalıtımsız çatı (Bir soğuk çatının üst kabuğu)

Azami değerler daima en hafif çatılar için geçerlidir. Sadece iki kabuklu havalandırmalı çatıların üst kabukları değil, metalden yapılmış, bu nedenle betonarme ve ahşap çatılara oranla sıcaklık değişimlerinin daha fazla etkisinde kalan tek kabuklu çatıların taşıyıcı konstrüksiyonları da hafif sayılır.

kaynak : gnyapı

Gazbeton Yapı Elemanları Çeşitleri

Gazbeton, bünyesindeki milyonlarca gözenek nedeniyle ilave ısı yalıtım malzemesi kullanmaya gerek kalmadan yalıtım sağlayabilen, hafif, depreme ve yangına dayanıklı kargir bir yapı malzemesidir.

Kuvarsit veya kum ile çimento, kireç ve suyun karışımından elde edilmektedir. Hacminin % 84 ü kuru hava dolu gözeneklerden oluşan gazbeton, donatılı beton, yatay delikli tuğla ve briketten daha hafif bir yapı malzemesi olduğu için ısı yalıtım özelliği de bu malzemelere göre daha iyidir. Kuru birim hacim ağırlığı 400 kg/m3 olan gazbeton yapı malzemeleri, yapıyı hafifleterek deprem emniyetini arttırır. Gazbeton yapı ürünleri A1 sınıfı yanmaz yapı malzemeleri sınıfındadır. 1.000 dereceye kadar ateşe dayanıklı olan gazbeton, yapılarda yangın emniyetini sağlar.

Gazbeton uzun yıllardır deprem etkisindeki yörelerde kullanılmaktadır. Betonarme karkas yapıda blok halinde ara bölme duvarlarında kullanıldığı gibi donatılı döşeme ve çatı plakları ve donatılı düşey panellerde oluşturulan gazbeton yapı sistemlerinde de kullanılır.

kaynak : gnyapı

Dış kabuğun ıslâhı

Kimya endüstrisi alkali esaslı su emen (hidrofil) sıva ve beton yüzeylerin yağmur ve  aşınmaya karşı dirençlerini arttıran, hatta tek baslarına atmosfer etkilerine karsı koruyucu bir tabaka oluşturan çeşitli yardımcı maddeler imal etmektedir.

Bunları şöyle sınıflandırabiliriz; Su itici (hidrofoblaştırıcı) (empregne edici) maddeler, fluatlar, boyalar, kaplamalar. Bu maddeler harika yaratmazlar fakat değerli yardımlarda bulunabilirler ve bazı yapı malzemelerinde (örneğin gözenekli beton) geleneksel sıva harçlarından daha iyi bir koruyucu tabaka oluştururlar.

kaynak gnyapı

Doğal taş ve beton yapı taşı blokları

Doğal taş plakalar iklim etkilerine karşı oldukça çeşitli tepkiler gösterirler. Madde yapılarına göre sıcaklık ve nem etkileriyle uzunluk değişmelerine uğrarlar. Yoğunlukları az, su alma özelikleri de fazla olan tas plakalarda büyük kabarma hareketleri görülür.

Basalt, granit, diabas, diorit ve quarzit gibi taşlar yoğun, ağır ve dirençlidir. Hava şartlarına karsı dayanıklı ve bakımları pratik ve kolaydır. Kabarma değerleri oldukça düşüktür. Bunlar sıcaklık etkisiyle rahatlıkla hareket edebilmelidirler. Bu nedenle çok büyük parçalar halinde uygulanmamalı dırlar. Porfir (kırmızı sumaki) kumtaşı, kireç taşı, trasit, traverten gibi taslar hava şartlarına karşı daha az dayanıklıdırlar. Kabarma değerleri daha yüksektir ve dikkate alınmalıdır. Su ve kire karsı dayanaksızdırlar. Su akıntıları, kirlenmeler ve tuz tabakaları bu taslarda yoğun taslara oranla daha fazla görülür.

Genellikle hiç dikkate alınmasa da sıcaklığa bağlı hareketler tasların kalınlığına da bağımlıdır. İnce plakalar daha büyük sıcaklık değişimlerine maruz kaldıklarından daha elverişsizdirler. Katı harçlı beton yapı bloklu cephelerin, etkili sıkışma gerilimlerinden dolayı ısı depolayan duvarlarla temasları olmadığından, bu malzemeyle yapılmış soğuk cepheler özellikle çabuk ısınıp, çabuk soğurlar.
Pürüzsüzleştirilmiş cepheler daha az kirlenirler.

Kirlenmiş doğal taş cephelerin temizlenmesi, en sağlıklı olarak aşırı basınçlı su buharıyla gerçekleşir. Buhar, yüzeye mekanik bir etki yapmaz ve derinliklerine kadar isler. Püskürtme kum, cephe yüzeylerini eskisinden daha kaba hale getirir. Asidini alma yöntemi de pek derinlere islemez. Eğer emici özelliği yüksek olan taslar söz konusuysa temizlenmiş doğal tas plâkaları hemen empregne edilmelidir.

Beton yapı taşları doğal taş plâkalar gibi mineral bağlayıcılarla tutulan doğal taş tanelerinden oluştukları için madde karakterleri bunlarla aşırı ölçüde benzerdir. Ama yeni imâl edildikleri için daha yıllar süren alkalik sızıntılar yaparlar. Bu nedenle alkalik hidroliz tehlikesi olan malzemelerle korunmamalıdırlar. Buna karsı empregne edilebilirler.

Genellikle bu tür cephe plâkalarının kalınlıkları 20 mm olur. Bunların avantajı, çeşitli tutucu elemanların hazırlama sırasında monte edilebilmesidir. Plâkalar ya iki statik olarak belirlenen noktadan asılır, yada bir taşıyıcı demir üzerine oturtulur. Böylece uzunluk değişmelerinde gerilim meydana gelmez. Montajı pek problemsiz olmayan levhalar, doğru yerleştirilirse dayanıklı süreklidirler fakat pahalıdırlar.

kaynak  gnyapı

Yatay duvar yalıtım tabakaları

Yatay bitümlü veya plastik yalıtım tabakaları uygulanmadan önce, alt zemindeki eğrilik ve aşırı pürüzlülükler giderilir. Bitümlü membranlar, dış yüzeyleri alta gelecek şekilde yerleştirilmelidirler. Anorganik taşıyıcı tabakası olan çatı örtülerinin kullanılması yerinde olur. Bitümlü yalıtım tabakalarının yerleştirilmesinde m2 ye 0,5 kg dan fazla sızdırmaz yapıştırıcı kullanılmalıdır. Bu gibi hatalar ileride büyük zararlara yol açabilir.

kaynak : gn yapı

Solvent bazlı şeffaf dış cephe su yalıtımı

Brüt beton, sıva, tuğla, briket, traverten, doğal tas, mozaik, kiremit, gazbeton, lifli çimento levha gibi mineral bazlı ve emici yüzeylere uygulanan, uygulandığı dış cepheleri,  görüntüsünü değiştirmeden su geçirimsiz hale getiren şeffaf su yalıtım ürünü olup yüzeyde tabaka oluşturmadığından binanın nefes alma kapasitesini azaltmayan, dış görüntüsünü değiştirmeyen, zamanla kararma veya kabarma yapmayan, parlaklık veya renk kazandırmayan, alkali dayanımı yüksek olduğundan hem yeni, hem de eski betonlara uygulanabilen, dış cephelerin ıslanmasına engel olduğundan binanın ısı yalıtım değerinin düşmesini önleyen, dış cephe boyalarının altına astar olarak uygulanabilen  şeffaf dış cephe su yalıtım malzemesidir.

Geleneksel (Konvensiyonel) Teras Çatılarda Su Yalıtımı

Geleneksel teras çatıda, su yalıtım örtüsü ısı yalıtım malzemesi üzerinde yer almaktadır. Su yalıtımı örtüsü altında yoğuşma riskini önlemek amacı ile döşeme yüzeyinde buhar kesici katman uygulanması zorunludur. Su yalıtım örtüsü ısıl gerilme ve çevresel gerilmelere açıktır. Su yalıtım katmanında oluşabilecek herhangi bir problem kullanılan ısı yalıtım malzemesinin çeşidine bağlı olmakla beraber, ısı yalıtım malzemesinin kullanılamaz hale gelmesine neden olabilir. Geleneksel teras çatıda:

-Buhar kesici uygulaması zorunludur,
-Uygulama detaylı ve zordur,
-Uygulama süresi uzundur.

Soğuk Depo Panelleri

Soğutma, besin maddelerinin kimyasal enzim tepkimelerini yavaşlatıp, mikro organizmaların çoğalmasını geciktiren ve ilk hallerine çok yakın bir halde saklamaya olanak sağlayan bir sistemdir.

Her besin maddesi için, depo kapasitesine, muhafaza süresine, sıcaklık derecesine, nem oranına ve gerekli olan yalıtım kalınlığına göre soğuk hava depo projesi oluşturulur. Özel paneller ile yapılan bu odalar sayesinde: özellikle sebze, meyve, et, tavuk, balık, süt ürünleri gibi ürünlerin soğuk hava depolarında iç ve dış ortam sıcaklık farklılıklarından dolayı ortaya çıkan problemleri kesin olarak giderilir.

Soğuk depo panelleri, gıda sektörünün ihtiyacı olan soğuk odaları, soğuk depoları ve gıda isleme alanlarının tavan ve duvarlarında kullanılan, poliüretan yalıtımlı sandviç panellerdir. Yapısal olarak güçlü fakat hafif olan Soğuk Depo Panelleri, tavan ve duvarla birlikte yalıtımı aynı anda çözümler. Bu panellerin kullanım yerleri, meyve sebze depoları, entegre kanatlı hayvan tesisleri, donmuşgıda üretimi yapan tesisler, mezbahalar, mandıralar ve  süpermarketler dir.

Endüstriyel soğuk hava depoları kilitli panelleri, duvar ve tavanlarda kullanılmak üzere özel olarak dizayn edilmişpanellerdir. Bu paneller kendi kendini taşıyan bir sistem  oluşturduğundan, ilave taşıyıcı bir konstrükisyona ihtiyaç duyulmaz. Soğuk hava depo panelleri her iki yüzü polyester veya plastisol boyalı galvaniz sac kaplama arası, arzu edilen kalınlıkta poliüretan yalıtımlı kilitli sandviç panellerdir. Kilitli panellerin eni modüler olup, maksimum uzunluk nakliye sınırıdır. Kilit sayesinde yayılı yük tasıma kapasitesi artar. Oda teşkilinde paneller yan yana dizilip kendi aralarında kilitlenerek yekpare duvar ve tavanları teşkil ederler. Tüm panel ara derzlerine çekilen antibakteriyel silikon sayesinde de, kesin sızdırmazlık sağlanır.

PVC Köpük

PVC Köpük, Polivinilklorid esaslı termoplastik bir malzemedir, sert, yarı sert veya yumuşak olarak üretilebilir. Gözenek yapısı üretim metoduna göre değişir. Yüksek basınç sistemi ile üretimde kapalı gözenekli, alçak basınç sisteminde ise karışık gözenekli veya açık gözenekli, basınçsız üretimde ise alçak gözenekli malzeme üretilir.

Isı iletkenliği

40 kg/m3 için l = 0,038 W/mK

130 kg/m3 için l = 0,051 W/mK dır.

Yoğunluk 30-300 kg/m3 arasında ayarlanabilir. Yapı sektöründe genellikle 30-40 kg/m3 olanı kullanılır. Sert levhalar kırılgan olup, yumuşak olanlar elastiktir. PVC Köpüğün dayanıklılığı ince kaplamalarla önemli ölçüde arttırılabilir. Suya duyarlılığı: m değeri 40 – 80 arasında olup kapalı gözenekliler su almaz. Karışık veya açık gözenekli olanları su alır. Korozyon ve çürümeye karsı dayanıklıdır. Haşarat barındırmaz, bazı kimyasal maddelere karsı dayanıksızdır. 50-60 oC de yumuşamaya baslar. Zor yanıcı olup sert levhalar kolay kesilir, delinir, raspa edilebilir.

Ters Teras Çatı Sistemi

Konvansiyonel teras çatılarda yaşanan sorunlara çözüm üretilmesi amacıyla, ters teras çatı sistemi geliştirilmiştir. Ters teras çatı sisteminde, ısı yalıtımı amacıyla kullanılan ekstrude polistren sert köpük levhalar, çift kat uygulanan su yalıtım malzemesi bitümlü membranlar üzerine serilerek; hem ısı yalıtımı sağlanmış, hem de su yalıtım malzemesi korunmuş olur. Sistemin avantajları:

•Su yalıtım malzemesi don etkisinden, havadaki sıcaklık değişimlerinden, ultraviyole (UV) ışınlarından, mekanik darbelerden, yoğuşmanın neden olabileceği hasarlardan korunmuş olur.

•Buhar kesici tabakaya gerek kalmaz.
•Uygulama işçiliği basittir ve kısa sürede tamamlanır.
•Su yalıtımında bakım ve tamirat gerektiğinde, ısı yalıtım levhaları kolayca yerinden kaldırılarak sonrasında firesiz olarak tekrar kullanılabilir.

Çift Duvar Arası Yalıtım

Çift duvar arasına yerleştirilen ısı yalıtımından oluşan bu sistem, ülkemizde çok yanlış bir şekilde uygulanmaktadır. Ülkemizdeki uygulamalar, yapı fiziği kurallarına tamamen aykırıdır ve içerden yalıtım uygulamalarından daha fazla sakıncalar taşımaktadır. Bu sistemin ülkemizdeki uygulamalarında kolon, kiriş ve döşemelerin arasına örülen iki tuğla arasına kontrolsüz ve rastgele şekilde yalıtım levhaları yerleştirilir. Bu durumda, aşağıda belirtilen sakıncalar hakimdir:

Tüm betonarme elemanlar ve yalıtım levhaları arasındaki boşluklar ısı köprüleri oluşturur.

Cephenin büyük bir bölümü yalıtımsız betonarme elemanlardan meydana gelen ısı köprülerinden oluşur.

Tüm taşıyıcı elemanlar, atmosfer şartlarına maruz bırakılmıştır, korunmamıştır.

Kesit içinde yoğuşma ihtimali fazladır. İç taraftan yalıtıma nazaran maliyet artar. Fakat anlamlı bir fayda sağlanmaz.

İki duvarın birlikte çalışmasını ve stabilitesini sağlayacak bağ elemanları yoktur.

Yoğuşma, yağmur suyu sızması, v.b. sebeplerle kesit içinde meydana gelebilecek suyun dışarı atılabilmesi için uygun detaylar oluşturulmamıştır.

Avrupa’daki uygulamalar ise, dışarıdan yalıtımın değişik bir görünümü seklindedir ve dışardan yalıtımın avanatjlarının önemli bir bölümünü taşımaktadır.

Bu uygulamalarda:

Betonarme elemanlar ile iç duvar aynı hizadadır. Yalıtım kesintisiz olarak tüm cepheye uygulanır.

İki duvar arasında birlikte çalışmalarını sağlayacak bağ elemanları bulunur. İki duvar arasında oluşabilecek suyun, sisteme zarar vermeden dışarı atılabilmesi için gerekli detaylar geliştirilmiştir.

Dış duvar aynı zamanda cephe kaplaması görevini görür.

Bu sistemde, ısı yalıtım levhaları arasında boşluk kalmayacak şekilde yerleştirilmeli ve gerekli yerlerde çift duvar arasında oluşabilecek suyun, kolaylıkla dışarı atılmasını sağlayacak detaylar çözülmelidir. Boşluğa yerleştirilecek ısı yalıtım levhalarının sürekliliğinin sağlanması sistemin verimi için çok önemlidir. Ekspande polistren ısı yalıtım levhalarının uygulanacağı yüzeyler, öncelikle kuru ve düzgün olmalıdır. Kabarmış ve döküntülü yüzeyler fırçalanarak temizlenmeli eğrilikler, büyük hasar ve çatlaklar sıva ile ortadan kaldırılmalıdır. Levhalar çimento bazlı yapıştırma harcı kullanılarak farklı metotlarla yüzeye yapıştırılabilir. Levhalara yapıştırıcı sürüldükten hemen sonra duvar yüzeyine, birbirlerine bitiştirilerek yerleştirilir. Yapıştırıcının derzlere girmesini önlemek için yapıştırıcı, levhaların kenarlarına yakın sürülmemelidir. Levhalar cephelerde ve köselerde şaşırtmalı olarak yerleştirilmelidir. Levhaların birleşim yerlerinde yüzeyin düzgün olması için törpülenme işlemi gerekebilir. Yapıştırma harcı tamamen kuruduktan sonra (yaklaşık 24 saat sonra) dübelleme işlemine başlanır. Duvar özelliklerine uygun olarak seçilen özel yalıtım tespit dübelleri, m2’ye 6 adet gelecek şekilde uygulanır. Fayans veya eskimiş sıvalardan oluşan yüzeyler dübelleme işlemi için uygun değildir. Dübelleme işleminden sonra sistemin donatı katmanı oluşturulur. Çimento bazlı alt kat astar sıva, yüzeye mala ile uygulandıktan sonra üzerine alkaliye dayanıklı cam kuması esaslı takviye filesi (145-160 cr/m2). kenarları 10’ar cm birbirinin üzerine binecek şekilde mala yardımıyla yerleştirilir. Daha sonra filenin üzerine ikinci kat astar sıva sürülerek donatı katmanı tamamlanmış olur. Donatı katmanı tamamen kuruduktan sonra, nefes alan ve solvent içermeyen istenilen dokudaki dekoratif kaplama malzemesinin mala veya rulo ile donatı katmanına uygulanmasıyla işlem tamamlanır. Uygulanacak dış kaplama kalınlığı ve miktarı, sıva türüne göre değişmektedir. Çeşitli yüzey şekilleri, son kat sıva üzerinde çeşitli perdahlama metotları ile oluşturulabilir.

Bir Yüzü Alüminyum Folyo Kaplı Sert Cam Yünü Levha

Radyatör, soba, fırın gibi çeşitli ısı kaynaklarının arkasında ısı tutucu ve yansıtıcı olarak kullanılır.

Uygulama:
Cam yünü levha olması nedeniyle, özellikle dış duvarda radyatör arkasından iletim yoluyla meydana gelen ısı kayıplarını azaltır. Alüminyum folyo kaplaması sayesinde radyatör ısının ısınım yoluyla iç hacme kazandırılması sağlar.

Uygulamanın yapılabilmesi için radyatör ile duvar arasındaki mesafenin levha kalınlığı olan 1,5 cm den küçük olmaması gerekir. Levhalar radyatör ile dış duvar arasına alüminyum folyolu yüzey iç hacme bakacak şekilde yerleştirilmelidir.

Akrilik esaslı dekoratif dıs cephe kaplaması

Mantolama sistemlerinde son kat dekoratif kaplama sıvası olarak kullanılır. Saf akrilik reçinası esaslı, kullanıma hazır, dekoratif son kat dışcephe kaplaması sıvasıdır. Çok sayıda dekoratif renk seçeneği vardır. İç ve dışkullanıma uygundur, su bazlıdır, solvent içermez, kokusuzdur. Kimyasal reaksiyonunu tamamlayarak kürlendikten sonra su ile temasta çözünme yapmaz, yüksek mekanik mukavemete ulaşır, dış etkilere ve dona karsı çok dayanımlıdır.

kaynak : gn yapı

Support ve Boru Geçişlerinde Yalıtım

Sıcak veya soğuk akışkan taşıyan borular genellikle doğrudan konsollar üzerine oturtulmaktadır. Böyle yapılmakla hem ısı köprüsü oluşturarak ısı kaybına neden olmaktadır, hem de soğuk su borularında yoğuşma problemi ile sıkça karşılaşılmaktadır. Bu problemlerle karşılaşmamak için supportların sert , ısı yalıtım özelliği olan malzemeyle yapılması gerekir. Artık ülkemizde de bu tür ürünler mevcuttur. Aynı zamanda ses yalıtımı da yapılmış olup, borudaki titreşim yoluyla yayılacak bir ses geçişi engellenmiş olur.

Yukarıdaki sorunların benzeri boruların duvar ve döşeme geçişlerinde de karşılaşılmaktadır. Isı kaybı, yoğuşma ve tireşim sorununu önlemek için bu geçişlerde gerekli yerlerde flex türü ürünlerle geçmek gerekir.

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/support-boru-gecislerinde-yalitim

Basınçlı Su Yalıtımı

DIŞTAN BASINÇLI SU YALITIMI

Binanın oturacağı alana bir taban beton dökülür,

Üzerine tekniğine uygun olarak yalıtım katmanları uygulanarak 8 cm lik koruyucu bir beton dökülür,

Binanın esas taşıyıcı konstrüksiyonu olan radye plağı ve perde duvarı yapılır,

Düşey yüzeylere yeraltı su seviyesinin 0.5 cm yukarısına kadar yalıtım örtüsü yapıştırılır,

Daha sonra yalıtım önüne koruyucu duvar yapılır.

İÇTEN BASINÇLI SU YALITIMI

Tam binayı içine alçak şekilde B.A koruyucu bir kutu oluşturulur,

Bunun için taban ve duvarı içten yalıttıktan sonra koruyucu beton radye plağı ve düşey taşıcılar yerleştirilir,

Düşey yalıtımın en yüksek yeraltı su seviyesinin 0.5 cm üzerine kadar yapılır,

Yalıtım katmanları tespit edilir,

Yeraltı su seviyesi düşürülür,

Yalıtım yapılır.

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/basincli-su-yalitimi

Teras Çatı Su Yalıtımı

Teras çatılarda gerek konstrüksiyonun sağlamlığını korumak, gerekse ısı yalıtım tabakasının görevin tam olarak yapabilmeleri için konstrüksiyonun her şart altında kuru kalması esastır. Bunun için su yalıtımının ihmal edilmemesi gerekir. Aynı şekilde uygulamasının da tam tekniğine göre yapılması önem arz etmektedir. Bu nedenle, su yalıtım işleri bu konularda uzmanlaşmış kişilere yaptırılmalıdır.

EPS doğru yerde, doğru kalınlık ve yoğunlukta, yapı fiziği ve inşaat kurallarına göre uygulandığı takdirde ömrü sonsuz bir malzemedir. Buna karşılık sıcak bir bölgede basınç altında (örneğin: bir teras çatı) şap ve karo tabakalarının altında özellikle teknik bilgi eksikliğinden veya ekonomik nedenlerden düşük yoğunlukta (Örneğin:10 kg/m3) kullanılması halinde sıcağın ve basıncın etkisiyle yumuşayıp ezilir ve üzerindeki tabakaların çökmesine neden olabilir. Bu gibi yerlerde yüksek yoğunlukta 20-36 kg/m3 EPS veya XPS yalıtım levhaları kullanılmalıdır.

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/teras-cati-su-yalitimi

Sesin Yansıtılması

Sert, rijit ve düz yüzeyler ( beton,taş, tuğla vb.) kendilerine çarpan yaklaşık tüm ses enerjisini yansıtırlar. Yansımada, gelen ve yansıyan ışınlar aynı düzlemde yer alır ve geliş açısı ile yansıma açısı eşit olur. Yansımanın oluşabilmesinin ön koşulu ses dalgalarının dalga boylarının, yansıtıcı yüzeylerin boyutlarıyla kıyaslandığında küçük olmasıdır. Bu kural, özellikle, düşük frekanslarda önem kazanmaktadır. Dışbükey yüzeyler, saçıcı özellik taşırken, içbükey yüzeyler yansımış ses dalgalarının yoğunlaştırırlar.

Beyin ve kulak, ilk gelen sesten 50 milisaniyeden az sürede gelen tüm yansımaları erken yansıma olarak kabul eder. Yansımış sesin direkt sesten 20 milisaniye farkla kulağa ulaştığı konumlar ise ideal yansıma olarak kabul edilir. Ancak konser salonları için bu değer 40 milisaniyeye kadar çıkabilmektedir. Yansımış sesin direkt sesten geliş süresi farkı 60 milisaniyeyi bulursa belirgin bir eko oluşur. Bu, her iki sesin arasında yaklaşık 21.5 metrelik yol farkının olduğunu gösterir. Hacim içerisindeki, özellikle kaynağa yakın yüzeylerin yansıtıcı olarak tasarlanması alıcı noktaların yeterli erken yansıma alması bakımından önemlidir. Sahneyi çevreleyen kabuk ve sahne evi asılı yansıtıcılar sesin izleyicilere ulaşmasına yardımcı olur. Bu amaçla hem ucuz, mobil üniteler hem de pahalı sabit konstrüksiyonlar kullanılır.

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/sesin-yansitilmasi

Knauf Isı Yalıtım Fiyatları

KNAUF ISI YALITIM FİYATLARI

Kullanılacak Malzemeler Miktarı Birimi
Knauf Isı Yalıtım Karbonlu EPS  1,00 M2
Knauf Yalıtım Yapıştırıcısı 4,50 Kg
Knauf Yalıtım Çivili Dübel 6,00 Adet
Knauf Donatı Filesi 1,10 Mt
Knauf Mantolama Fileli Köşebent 0,50 Mt
Knauf Yalıtım Sıvası 5,00 Kg
Knauf Yalıtım Dekoratif Sıva 3,00 Kg
Dış Cephe Boyası 0,35 Kg

 

Knauf Isı Yalıtım Metrekare Fiyatı :……….. TL

Isı Yalıtım fiy­at­ları, kul­lanılan ısı yalıtım malzemelerinin ve binanın özelliklerine  bağlı olarak değişik­lik gös­terir, fiyat almak için lütfen ücretsiz keşif formumuzu doldurunuz.

Müşteri temsilcilerimiz en kısa sürede sizi arayacak ve keşif randevu işleminizi gerçekleştirecektir.

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/knauf-isi-yalitim-fiyatlari

 

Knauf Mantolama Fiyatları

Kullanılacak Malzemeler Miktarı Birimi
Knauf Mantolama Karbonlu EPS 1,00 M2
Knauf Mantolama Yapıştırıcısı 4,50 Kg
Knauf Mantolama Çivili Dübel 6,00 Adet
Knauf Mantolama File 1,10 Mt
Knauf Mantolama Fileli Köşebent 0,50 Mt
Knauf Mantolama Sıva 5,00 Kg
Knauf Mantolama Dekoratif Sıva 3,00 Kg
Knauf Dış Cephe Boyası 0,35 Kg

Knauf Dış Cephe Mantolama Fiyatları :……….. TL

Mantolama fiy­at­ları, kul­lanılan mantolama malzemeleri nin ve binanın özelliklerine  bağlı olarak değişik­lik gös­terir, fiyat almak için lütfen ücretsiz keşif formumuzu doldurunuz.

Müşteri temsilcilerimiz en kısa sürede sizi arayacak ve keşif randevu işleminizi gerçekleştirecektir.

kaynak : gn yapı

Mail Dere, Baca ve Duvar Dibi Detayları

Mail dere diğer adıyla eğik dere, çatının hareketliliğine göre oluşan vadi dere olarak da tabir edilen yağmur suyu akış kanalının oluşturulmasıdır. Şimdiye kadar çatılardaki dereler çinko, bakır ve benzeri levhalar ile sağlanmaktaydı. Günümüzde ise bu malzemelere alternatif ürünlüler piyasaya sunulmaktadır. Bunlar alüminyum folyolu membranlar, çatı rengine uygun mineral taşlı membranlar, PVC ve polyester esaslı mail dere elemanları, vb’dir. Tercih hangi malzeme olursa olsun, önemli
olan altyapısının hazırlanmasıdır.

Mail dere yatağı ekseninin her iki tarafında saçaktan yukarıya doğru 20–25 cm uzaklıkta 2.5 x 3.5 cm ebadında lata uygulaması yapılıp dere malzemesi dere içerisini kaplayarak lataların üzerini kapatacak şekilde uygulanmalıdır. Yağışların yoğun olduğu zamanlarda kiremit üzerinden dereye inen yağmur sularının kiremit altına sızmasını engellemek gerekir. Baca dipleri çatıda itina ile yapılması gereken kritik yerlerden  biridir. Baca ölçüleri standard olmadığı için yerinde alınan ölçülerine göre malzemeler kesilerek yapılmaktadır. Baca kenarları karın biriktirdiği suyun kolay ulaştığı yerlerdir. Çatının eğimine göre akış istikameti, kar erimesi, ters yağmurlarda dikkate
alınarak özen gösterilmesi lazımdır. Baca dipleri çinko, bakır, folyolu ve mineral taşlı membranlar, buralar için üretilmiş kendinden yapışkanlı folyolu bantlar veya PVC ve polyester esaslı malzemeler ile yapılabilir. Baca arkasında yalıtım malzemesi kiremit altına, yanlarda kiremit altına, önlerde kiremit üstüne çıkacak şekilde uygulama yapılmalı, gerekirse baca etrafında lata ve çıta yardımıyla kanal oluşturulmalıdır. Teorik olarak baca etrafı yalıtım malzemesi aşağıdaki gibi hazırlanır.

EN BOY
1. Ön parça : 30 cm. A+2×15 cm.
2. Kenarlar : 30 cm. B+2×15 cm.
3. Arka parça : 30 cm. A+2×15 cm.
4. Kuşak : 15 cm. 2A+2Bx10 cm.

Baca etrafına çatının eğimine paralel olarak baskı çıtası uygulaması yapılmalıdır. Çatıda yan parapet duvarları var ise buralarda tepeden saçak oluğuna kadar ya dere oluşturulmalı ya da yan parapet duvarından kiremit üzerine su yalıtımı yapılmalıdır. Bu işlemler çinko, bakır, membran ve yalıtım bantlarıyla yan parapet duvarına baskı çıtası uygulayarak veya parapet duvar üst kaplamasının
altına girilerek yapılmalıdır. Kalkan duvar dipleri yine yan parapet duvar gibi izole edilmelidir.
Burada izolasyon malzemesi kiremit üzerine 15–20 cm uzanacak şekilde olmalıdır.

kaynak : gnyapı

Tek Eğimli Çatılar

Tek eğimli çatılar görünüş bakımından yarım beşik çatılardır. Asma veya oturtma olarak yapılabilirler. Bu çatıda mahya bitimi bina duvarı yüzeyinde veya komşu sınır çizgisi üzerindedir.

Mahyaya kadar yükselen arka duvar çatı taşıyıcı sisteminden gelen kuvvetlerin etkisinde bırakılmaz. Arka duvarın kalınlığı yüksekliğe bağlı olmak üzere en az / tuğla olur ve taşıyıcı sitemin eksenine rastlayan noktalarda çift plastırlarla takviye edilerek taşıyıcı sistem dikmeleri bu plastlar arasında yükselir. Plastırlar arka duvarı rüzgar etkisine karşı takviye ederler.

Çatı konstrüksiyonunu yükselen duvarlardan bağımsız olarak uygulayabilmek için mahya aşığına mesnet olacak dikmelerin oturtulabilmelerini sağlamak üzere, duvar kalınlığından yararlanarak iç tarafa bir set oturtulur.

Boyuna bağlantılar yüksek olmayan arka duvarlarda mahya aşığı ve duvar mesnedinde oturmuş dikmeler sağlanır. Arka duvarların fazla yüksek olması halinde dikmeleri birbirine bağlayan bir ara bağlantı kirişi ilave edilir. Duvara oturan dikmeler merteklerden mahya aşığına gelen çekme kuvvetlerini karşılar, böylece yüksek olan arka duvar etkilenmez. Mertek uzunluklarının açıklığın fazla olamaması halinde yalnız mahya ve damlalık aşığı yeterli olur. Açıklığın artması halinde asma sistemler geçmek, ek veya iki babalı asma sistemleri uygulamak, ya da destekli sistemlerden yararlanmak gerekir.

kaynak : gn yapı

Günümüzde Cephe Anlayışı

Günümüzde cephe, içten dışa doğru gelişen, yaşamın kendisinden çıkan bir sonuçtur. Gelişen teknoloji, yeni malzemeler ve yeni estetik anlayışı sonucu, eski ve geleneksel cephe artık ortadan kalkmış, yapıyı örten bir kılıf, bir deri durumuna gelmiştir. Ana cephe kavramı da kalkmış, yerine bütün cepheler kavramı gelmiştir.

L.Mies van der Rohe’un yapıyı “Deri ve Kemik “konstrüksiyon olarak tanımladığı gibi, cephe deri, taşıyıcı ise kemik konumundadır (Kortan, Yapı 92). Çağdaş mimarlığın en iyi kazanımlarından biri, giydirme cephe olarak adlandırılan yapım yönteminin geliştirilip kullanılmaya başlamasıdır. Artık giydirme cepheler, günümüzün cephe anlayışı olarak ağırlıklı kullanılmaktadır.

kaynak : gn yapı

Cephe Kavramı

Bu kavramla ilgili olarak pek çok görüş ve tanım süregelmiştir. Ancak konu bütünlüğünü sağlamak amacıyla, bu tanımlardan bazılarına değinilip, bunlar ışığında genel bir cephe tanımı yapmak gereği düşünülmüştür. Cephe, yabancı dillerdeki söylenişiyle fasad, latincede yüz anlamına gelen facies kelimesinden gelmekte olup sözlük anlamı, “Bir binanın yüzlerinden herbiri, özellikle ön yüz veya bina yüzüne dik döğrultuda sonsuzda bakılan görünüş” olarak tanımlanmaktadır.

Cephe kelimesi mimarlık kavramları arasında, görünüş olarak da geçer.Ancak, görünüş cepheden çok farklı bir kavramdır. Niteliğini izleyiciden, yani subjeden alır. Cephe kavramı ise yapıdan, diğer bir deyişle objeden gelmektedir.

Sezgin’e göre;” cephe veya görünüş, gözün ilk bakışta veya aklın dolaysız olarak algıladığı şeydir. Zaman zaman yanlış da olsa, o nesne hakkında ona bakan kimseye bilgi verir, o nesneyi tanıtır. Görünüş yalın olduğu sürece fazla tanıtıcı değer içermez. Görünüşe eklenen bazı alametler ve elemanlar o nesnenin daha iyi tanınmasına neden olur. Tanıtıcı özellikler zamanla değişebilirler. Bu degişim her nesnede olabildiği gibi, binalar içinde geçerlidir. Bu belirleyici unsurların zaman içinde yer almalarına ve farklılıklarına mimaride uslup, insanda ise moda denilmektedir”.

Semper için cephe;” kendini temsil eden başlı başına bir ögedir; tıpkı toplum içindeki yerini anlatacak şekilde bir evin giydirilmesi gibi.” Yine Semper’e göre maske ve giyinme uygarlık kadar eskidir. Onun için bir taraftan sanat yaratma, diğer taraftan sanattan haz alma, insanlarda belirli bir karnaval havası yaratır. Burada hissedilen hava sanatın gerçek atmosferidir.

Sacripanti’ye göre;” cepheyi, binayı sarmalayan bir kabuk olarak görmek yerine, ancak iç ve dış mekanların ara bağlantısı, sabit ve değişken açılardan görüntüsü, biçim ve işlev ilişkisi gibi temel sorunların yoğunlaştığı bir alan olarak görmek gerekir”(Sacripanti,1983).

Cephenin arkasında onu oluşturan mekanların ihtiyaçlarının gücüyle orantılı olarak, bir evin veya herhangi bir binanın cephesi inmeli, yükselmeli, girmeli, çıkmalı, dekompoze olmalıdır. Louis Sullivan’a göre cephe; formun fonksiyonu takip etmesinin sonucudur. Özellikle Wright, Aalto ve Scharoun gibi organik mimariyi temsil eden büyük mimarlar için cephe, içerisinin plastik açıdan bir devamı anlamındadır. Mies Augustinus’a göre; güzel gerçeğin pırıltısıdır, yani güzel cephe içerisinin gerçek görüntüsü olmalıdır.

F.L.Wright cephe için; “Karakter içerden dışarıya doğru çalışan prensibin ifadesidir.” O, bakılan, görülen ön cephenin önemini zayıflatan, ancak yapının etrafında dolaşıldığı takdirde kavranabilen zaman-mekan birliğini benimsemiştir. Dolayısıyla, bütün görünüşlerin aynı önem ve değerde olmasından ötürü, ön ile arka arasında herhangi bir kalite farkı ortaya çıkmamakta ve herşeyden önce yapı plandan hareketle oluşmaktadır. Dış onun kılıfı veya zarfıdır.

R.Gieselman; yapı sanatının güzel sanatlarda olduğu gibi düzen, oran, zerafet, uygun oran gibi faktörlerden oluştuğunu belirtmektedir. Ona göre; oran ve düzen gibi kavramlarla, biçimlendirilen faktör olarak düzensizlik ortadan kaldırılmakta, simetriye öncelik tanınmaktadır. Zerafet kavramı ile her yapı, fonksiyonunun ondan beklediği kendine özgü olma karakterini kazanmaktadır. Esas olarak iki ana karakter mevcuttur: Yücelik ve güzellik. Vakur, yani ağır başlı (örneğin bir kilise için), ve dehşetli (Hapishane için) yücelik kavramının bileşenleridir. Güzellik karakteri altında ise, azametli (bir şato için), hoş (konut için), ciddi (şapel için) ve nihayet 19.yy başında şüpheli olanın garipliğinin, gayri
muntazamlığın ve düzensizliğin karakteri romantik sayılabilir (Gieselman,1982). Nicolaus pevsner, ” Avrupa mimarisinin ana hatları” adlı eserinde;” Bir bisiklet barınağı bir binadır. Lincoln Katedrali ise bir mimarlık eseridir.” diyerek cephenin mimarideki önemini vurgulamaktadır.

Henry Moore “Mimarlık ve heykel beraberce kitlelerin ilişkileriyle uğraşırlar. Estetik olarak mimarlık, kitlelerin soyut ilişkileridir.”diyerek, cepheye bir estetik ifade aracı olarak bakılması gerektiğini düşünmektedir.

Diğer yandan W.Gropius şöyle düşünmektedir.”Tekniğin imkanlarına hükmedemeksizin akademik anlamda bir estetikçiliğe takılıp kalan ve sadece sanat yapmaktan öteye geçemeyen mimar, yorgun ve alışılagelen kuralları terkedemeyen bir kimsedir.” Bu iki görüşün de sentezi sayılacak bir örneği Le Corbusier yapmıştır. Bu örnek Cezayir için önerilen Megastrüktür projesidir ki, burada mimar sadece bir ana strüktür ortaya koymuş ve yapının cephesini kullanıcılara bırakmıştır. Cephe, her kullanıcının kültürüne göre farklı üsluplardaki birçok parçanın, tesadüflerle ve gelişigüzel bir şekilde biraraya gelmesinden oluşmaktadır. Böylece mimarın cephe için hiçbir endişesi yoktur ve cephe bir amaç değil, bir sonuçtur. Bu tutum, kullanıcının isteklerine uygun yaşama birimlerini, ayrıcı sosyolojik ve psikolojik çözümleri de beraberinde getiriyor (Kortan, 1983).

Bütün bu söylenenler doğrultusunda şöyle bir cephe tanımı yapılabilir; Bir yapıyla ilgili ilk tasarlar, doğal olarak iç mekanı içerir. Kullanımdan ve kullanıcıdan doğan ihtiyaçlar kabaca gerekli alanı, çevreyle olan ilişkiyi, yüksekliği ve yapının bölümlerini belirler. Yaratılacak etkilerin göz önünde tutulmasıyla için dışa yada dışın içe hakim olması yolundaki tercih sonucu, yapının ana hatları ortaya çıkar. Bu iki mekan arasındaki sınırı oluşturan ve yapının kılıfı olan dış forma cephe denilir.

Güneş Paneli Isı Yalıtımı

Güneş enerjisinden yararlanabilmek için binanın sürekli güneş alan bölümüyle sıcak suyun kullanım yeri arasında bir sistem kurulur. Bu sistemde yer alan ve ısı yalıtım malzemelerinin kullanılması zorunlu olanlar üniteler arasında; ,

Güneş kollektörleri
Sıcak su deposu
Kollektör bağlantı boruları
Sıcak su dağıtım boruları gösterilebilir.

Kollektör panelinde, metal kanat ve kanat bünyesindeki küçük çaplı borular yer alır. Güneş ışınları kollektör paneli tarafından emilerek kullanılabilir ısı enerjisine dönüştürülür. Böylece, suyun ısıtılması sağlanır. Sıcak su, dağıtım boruları aracılığıyla da kullanım noktalarına ulaştırılır. Güneş enerjisiyle çalışan sistemden tam verim alabilmek için sistemi oluşturan bölümlerin tek tek nitelikli ısı yalıtım malzemeleriyle yalıtımının yapılması şarttır. Güneş enerjisi ile çalışan sistemler için en ideal ısı yalıtım malzemesi mineral camyünü malzemeleridir.

KOLLEKTÖR (TOPLAYICI) YALITIMI

Yapılacak olan yalıtım kollektörün iki yerinde uygulanmalıdır.

PANEL ALTI CAMYÜNÜ UYGULAMASI

Uygula Burada kullanılması gereken camyünü, levha halinde ve üzeri alüminyum folyo kaplı olmalıdır. Örneğin Levha 24/5 tercih edilebilir.

Levha 24 camyünü   0,029 kcal/mh°C (10°C’de)
0,0337 W/mK (10°C’de)

Levha 24/5 cm Camyününün lsı Geçirgenlik Direnci,

R(1/V) = 1,724 m2h°C/ kcal
= 1,4823 m2KW

Üzeri alüminyum folyo kaplı olduğu için güneş ısısını reflekte ederek, küçük çaplı boruların içindeki suyun sıcaklığını korur, daha çok ısınmasına yardım eder. Sıcaklığın alttaki taban levhasından kaçmasın, büyük ölçüde önler.

KASA YAN YÜZEYİNDE CAMYÜNÜ UYGULAMASI

Burada kullanılması gereken camyünü, levha halinde ve üzeri alüminyum folyo kaplı olmalıdır. Örneğin Levha 100/1,55 tercih edilebilir.

Levha 100 camyünü  0,026 kcal/mht (10°C’de)
0,0302 V’J/mK (10°C’de)

Levha 100/1,55 cm Camyününün İsı Geçirgenlik Direnci,

R(1/V) = 0,577 m2h°C/ kcal
= 0,4961 m2K/W

Camyünleri, kasanın yan iç yüzlerine uygulanmalıdır. Kollektör kasasıyla panel arasında ısı köprüsü oluşumuna mani olur. Sıcaklığın kasanın yan yüzeylerinden kaçmasınI önler.

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/gunes-paneli-isi-yalitimi

Uzay Kafes Örtü Sistemleri

Uzay kafes örtü sistemleri, basit basınç ve çekmeye çalışan doğrusal çubuk öğeler yardımıyla sisteme gelen yükleri değişik doğrultularda yayarak zemine aktaran çağdaş bir örtü strüktürüdür. Bu tür örtü strüktürleri ile, büyük açıklıklı yapıların rasyonel ve ekonomik bir şekilde örtülmeleri sağlanmaktadır. Spor salonları, endüstri yapılan, oditoryumlar ve her tür hangar yapıları kolaylıkla bu sistemle örtülebilmektedir. Çeşitli dünya fuarlarındaki yapıların ana strüktürleri bu sistemlerle oluşturulmaktadır, Sistemin sağladığı esneklik sayesinde mimari form ile taşıyıcı sistemin formu birbiri ile uyumlu hale getirilebilmekte, böylece çok değişik uygulamalar ortaya çıkmaktadır. Sistemin diğer önemli bir özelliği de, montaj kolaylığına sahip olmasıdır. Sistem, yerde monte edilip yukarı kaldırılarak mesnetlere oturtulabileceği gibi, montaj işleri yukarıda da yapılabilmektedir. Nitekim, 2000 m2′llk bir uzay kafes örtü strüktürünün montaj süresi yaklaşık 5 gündür. Bu sistemler sayesinde mekanlar çok ekonomik, gerektiğinde sökülebilir şekilde kurulabileceği gibi, mimari yönde geniş biçimsel olanaklar da sağlarlar.

Uzay kafes örtü strüktürleri başlıca: Çubuklardan, Düğüm noktası elemanlarından, Örtü malzemesinden oluşurlar.

Bu iki ana öğeden oluşan sistem, mesnet ve temel yardımıyla yükünü zemine iletir. Sistemin üç boyutlu olması, malzemeden büyük verim almayı ve ekonomikliği sağlamaktadır. Uzay kafes sistemler biçim olarak oldukça geniş olanaklar verirler. Düzlem nitelikli örtü strüktürleri dışında tonoz ve kubbe biçimli örtüler de yapılabilmektedir. Sistem, istendiğinde açık bırakılabileceği gibi, çatı örtüsü ya da tavan kaplaması gibi elemanlarla kapatılabilmekte dir. Sistem, kafes aralarından değişik tesisat donatımının geçilmesine de olanak vermektedir. Sistemin hafifliği özellikle çatıda ve temelde kendini göstermektedir. Ancak, çubukların birleştiği düğüm noktası elemanları yüksek nitelikli malzemeden olmak zorundadır. Ülkemizde uzay kafes sistemlerin uygulanması oldukça yaygın bir nicelik göstermektedir. Bir uzay kafes strüktür sistemi, daima ilk düğüm noktasını temel ile aynı düz em içinde bulunmayan en az üç çubukla bağlamak ve bundan sonra her ilave düğüm noktasını da yine aynı düz em içinde bulunmayan üç çubuk yardımıyla bağlamak suretiyle kurulabilir. İlk düğüm noktasından sonraki herhangi bir düğün noktasını da mevcut yapıya bağla-yan bu üç çubuk, temele veya daha önce oluşturulan düğüm noktalarına bağlanabilir. Bu bağlama işlemi sürdürülürse, düğüm noktaları ve bunları birbirine bağlayan çubuklardan oluşan bir yüzey üretilmektedir. Bu açıklamadan anlaşıldığı gibi, uzay kafes sistemlerle çubuklar ve düğüm noktaları sistemin ana öğelerini oluşturmaktadır. Çubuklar, çelik ve alüminyum alaşımlardan üretilen doğrusal konstrüksiyon elemanlarıdır. Boru, “T”, t, “L” ve “U” profiller şeklinde kullanılan çubuklar, korozyona uğrama riski nedeniyle galvanize edilerek kullanılmalıdırlar. Ancak, çelik çubukların galvanize edilmesinin pahalı bir sistem olması nedeniyle alümin-yum alaşımlardan yapılmış çubuklar tercih edilir. Çubuklar, uzay kafes siste içinde değişik şekilde adlandırılırlar. Bu sistemde üst başlık basınca, alt başlık ise çekmeye çalışacak şekilde düzenleme yapılır. Dikme ve diyagonaller ise basınca ya da çekmeye çalıştırılırlar. Düğüm noktası, uzay kafes sistemin diğer bir önemli öğesidir. Doğrusal çubukların birleşme noktalarına düğüm noktası denir. Düğüm noktası, değişik patentlerle farklı şekillerde çözülmüştür ve sistemin en kritik noktasını oluşturmaktadır. Birden fazla sayıda çubuğun bağlantı noktası olarak değişik açılar ve doğrultularda çubukların birleştirilmesi düğüm noktası ile sağlanmaktadır. Bu nedenle düğüm noktasını oluşturan eleman gerek malzeme ve gerekse değişik doğrultularda bağlantı yapabilmek yönünden, üzerinde çok çalışılan bir elemandır. Ülkemizde de bazı patentlerle düğüm noktası elemanı üretimi yapılmaktadır, Çubukların düğüm noktasına bağlantısı cıvata-somun, kaynak, perçin ile yapılabildiği gibi, “vero” firmasının ürettiği diş açılmış ve çubukların takılıp sökülebildiği düğüm noktası elemanları da vardır. Bu tür düğüm noktaları 24 yüzlü (rhombicuboc-tahedron) olarak tasarlanmış ve hemen her doğrultuda bağlantı olanağı sağlanmıştır. Uzay kafes strüktürlerde sistem destek duvarlarına, kolonlara, ya da tekil betonarme temellere ankre edilerek oturtulabilir. Uzay kafes sistemin oturtulabileceği betonarme temeller, sistemin biçim ve büyüklüğüne göre tasarlanır ve düzenlenir. Zemine uygun şekilde tespit edilmiş kolonlara da uzay kafes sistemler oturtulabilir. Uzay kafes sistemlerle sistemin montajı yerde yapılıp daha sonra sistem kalanlar üzerine kaldırılarak tespit edilebilir.

Ses Yalıtım Malzemeleri

TAŞYÜNÜ SES YALITIM MALZEMELERİ

Ses yalıtımında taş yünü kullanımı genellikle bir başka malzeme ile birlikte olmaktadır. Taş yünü yapısı gereği tozlaş-maya, aşınmaya ve basınca dirençsizdir ve yüzeyinin belli geometrik şekillerle oluşturulması da mümkün değildir. Bu nedenle taş yünü, yalıtılacak yüzeylere yüzeyi açık bırakılarak monte edilemez. Ancak tavan gibi fiziksel etkilerden uzak yüzeylerde bağlayıcısı arttırılmış taş yünü levhalar ile yalıtım uygulamaları yapılabilir. Asma tavan sistemlerinde tozlaşmayı engelleyici boya, reçine vb. kaplama uygulanmış taş yünü plaklar sıklıkla kullanılmaktadır.

Duvarlarda taş yünü ses yalıtımı uygulamasında aşınmaya ve basınca dayanıklı bir yüzey elemana ihtiyaç duyulur. Yalıtımın amacına en çok hizmet eden ürünler esneme yeteneği olan ürünlerse de yüzeyin kullanım koşullan göz önüne alınarak üst tabaka seçimi yapılır. Bu tür tasarımlarda hedeflenen sonuçlar için yüzey şekilleri değişiklik gösterir. Örneğin, delikli yüzeylerde dişli yüzeylere göre daha çok yalıtım elde edilirken dişli yüzeylerin akustik özellikleri daha yüksektir. Delik sayısı ve alanı ile dişlerin derinliği ve sıklığı akustiklik performansını belirler. 7:aş yününün tekstil ürünler ile kullanımı ses yalıtımı açısından oldukça başarılı sonuçlar vermektedir. Rijit kaplama ürünlerine göre elastik bir yapıya sahip olan tekstil ürünleri karşıladıkları ses enerjisini taş yünü katmana daha iyi aktarabilmekte ve daha yüksek sönümleme imkânı sağlamaktadır. Sert yüzeylere ihtiyaç duyulmayan mekânlarda ve tavan uygulamalarında kullanılabilen tekstil kaplı taş yünü plaklar boyanabilirlik özelliğine de sahiptirler.

CAM YÜNÜ SES YALITIM MALZEMELERİ

Taş yününe oldukça benzer özellikler gösteren cam yünü de aynı tasarım detaylarına dikkat edilerek ses yalıtımında kullanılır. Ancak cam yününün alerjik ve dermatit reaksiyonlara daha çok neden olabildiği göz önüne alınmalıdır. Isıl direncinin yüksek oluşu da göz önüne alındığında cam yününün boru ve menfez hatlarında ısı yalıtımı ile birlikte ses yalıtımı için de kullanıldığı görülmektedir.

POLİMER SES YALITIM MALZEMELERİ

Ses yalıtımında malzemenin sönümleme kapasitesi kadar malzemenin yüzey geometrisi de önemlidir. Kompozit malzemelerde sönümleme kapasitesi olan malzemeyi koruyan üst ta-baka genellikle çok daha düşük sönümleme kapasitesine sahip rijit materyaldir. Yalıtım işinin geometri kısmı bu rijit malzemeyle çözülmeye çalışıldığı için sistemin verimi düşmektedir. Hem yüzeye istenen şeklin verilebildiği hem de ses sönümleme yeteneği olan malzemeler ise polimer grubu kimyasallar-dan elde edilir. Piyasada akustik sünger diye adlandırılan bu ürünlerin yüzey şekillerine göre yumurta, piramit, labirent gibi tipleri bulunur.

Akustik süngerlerin ses emme oranları taş yünü ya da cam yünü kadar yüksek değildir. Ancak akustik süngerlerin yüzey geometrileri ve taş yünü-cam yününün yüzeyinde kullanılan rijit malzemeler-kaplamalar nedeniyle akustik süngerlerle oluşturulan sistemler diğer sistemlere göre daha çok ses emerler. Akustik süngerler ses kayıt stüdyolarından makine dairelerine kadar yüksek ses kaynaklarının bulunduğu tüm ortamlarda kullanılabilirler. Ancak ses yalıtımı bina içinden yapılan bir yalıtım olması nedeniyle yüzey formu daha çok önem kazanır. Görsel, estetik ve fonksiyonel nedenlerle akustik süngerin kullanılamayacağı hacimlerde diğer akustik paneller ile yalıtım tasarlanmalıdır.

SES YALITIMI NASIL YAPILIR

Ses yalıtım malzemeleri, kapalı bir ortamda sesin yansıma süresini düzenleyen, gösterdiği dirençle ses enerjisini mekanik enerjiye ve ısı enerjisine dönüştüren ürünlerdir. Her ne kadar yalıtım denildiğinde korunacak materyal ile etki eden materyalin ayrılması anlaşılırsa da ses yalıtımında ses tamamen ortadan kaldırılmaz ya da kaldırılamaz. Ancak sesin şiddeti ve yankı gibi istenmeyen ses dalgaları istenen seviyeye çekilmeye çalışılır.

Ses yalıtımı yapının içinden yapılan bir yalıtımdır. Günlük kullanıma açık hacimlerde yalıtım estetik ve hacmin kullanımını engellemeyecek şekilde olması esastır. Ses şiddetinin en üst seviyede düşürülmesi gereken depo, makine odası, pompa istasyonu, tribün odaları gibi yerlerde tüm yüzeyler akustik süngerler ile kaplanırken, sosyal alanlar ve konutlarda akustik paneller tercih edilmektedir. Akustik paneller hacmin yüzeylerinde sınırlı olarak kullanılacaksa ses doğrultusunda yerleştirilmelidir. Ses yönünde ortamdaki ses enerjisi en yüksek seviyededir. Ses yönünden uzaklaşıldıkça bu enerji seviyesi de azalır. Bu nedenle sesin hareketi yönünde yerleştirilecek paneller ya da ses kırıcı objeler en yük-sek seviyede verim sağlayacaktır.

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/ses-yalitim-malzemeleri

Dış Cephe Kaplama Nasıl Yapılır

Dış cephe kaplama malzemeleri, yapı malzemelerinin ısı iletim direncini artırmak ve ısı geçiş miktarını azaltmak amacı ile kullanılırlar. Yalıtım bir bütündür. Yalıtımı yapılacak olan yapının bir bütün olarak ele alınması ve yalıtımı eksiksiz yapılması gerekmektedir. Yapılarda ısı yalıtımının özellikle ısı kaçışının en yoğun yaşandığı yerlerde yapılmasıyla binanın ısı yalıtımı değerleri bir miktar iyileştirilse de bu gibi durumlarda yalıtılmayan yüzeylerden eskiye göre daha fazla ısı kaçışı yaşanmakta olduğu görülmektedir. Cephe kaplamanın temel olarak dışarıdan yapılması esastır. Burada amaç binanın tüm yapı elemanlarıyla ısı depolayan bir kütle olarak değerlendirilmesidir. Binayı ısıtmak üzere verilen ısı enerjisi bina içindeki havayı kullanarak taşınım yoluyla binayı oluşturan yapı elemanlarına enerji aktarır. Bu süreç yapının ısıyı depolamasını sağlar. Enerji kaynağı ısı aktarımını kestiğinde ısı depolamış yapı elemanları nedeniyle soğuma oldukça yavaş meydana gelir. Aksi halde içeriden bir ısı yalıtımı uygulamasında ısı depolayıcı madde yapı içindeki hava ve bina içinde kullanılan malzemeler olacaktır. Bu durumda depolanan ısı miktarı oldukça sınırlı ve düşük miktarda kalmaktadır.

DIŞ CEPHE MANTOLAMA

Binaların dışarıdan yalıtımında kullanılan yöntem mantolama olarak bilinir. Bu sistemde duvar, kolon ve kirişlerin tümü bina dışından XPS, EPS, poliüretan, taş yünü veya cam yünü gibi yalıtım malzemeleriyle kaplanır. Böylece ısı köprüleri, ortadan kaldırılır. Yoğuşma ile oluşan mantar ve rutubet yok olur, yapı üzerindeki ısıl yükler ortadan kalkar. Mantolama levhalarının montajı yapılmadan önce yüzeyin sağlam ve düzgün olması sağlanmalıdır. Levhalar köşelerinden çerçeve metodu ile yüzeye tutturulur. Yapıştırma işleminden ve yapışkanın prizini almasından sonra ek olarak levhaların dübelle de sabitlenmesi gerekmektedir. Ancak dübelleme işlemi asla yapıştırıcının kuruma süresi dolmadan yapılmamalıdır. Mantolama dübelleri m2 ye en az 6 adet olacak şekilde uygulanır ve levhaların köşeleri mutlaka dübellenir.

En düşük 140 gr/m2 ağırlığındaki sıva filesi levha kenarlarına ek yerlerine en az 10 cm binecek şekilde uygulanır ve levhalar özel sıva harcı ile 2 kattan az olmamak üzere sıvanır.

Yalıtımın en önemli uygulama detayı ısı köprüsü oluşumuna izin vermemektir. Özellikle pencere ve kapı içlerinde yalıtımın devam ettirilmesi önemlidir. Isının kaçış yolu ne kadar uzun olursa yalıtım o kadar iyileşmektedir. Bu nedenle pencere ve kapı kasalarına kadar yalıtım devam ettirilmelidir.

Dışarıdan yalıtımda, yalıtım ürününün ve üzerindeki ince sıva tabakasının basma dayanımı önemli ise yalıtım, sandviç sistem yalıtım tekniği ile de yapılabilir. Bu sistemde binaların dış cephe duvarları çift sıra tuğla ile örülüp, arasına yalıtım malzemesi uygulanır. Yalıtım malzemesi atmosferin olumsuz etkilerinden etkilenmez. Ancak bu sistemde özellikle betonarme elemanlar ısı köprüsü oluşturarak sistemin verimliliğini olumsuz yönde etkiler.

ÇATILARDA ISI YALITIMI

Isınan hava yükselir. İç ve dış ortam sıcaklıkları arasındaki farkın en yüksek olduğu yerde en yüksek ısı geçişi ya da kaçış yaşanır. Bu nedenle yapıların çatı veya tavan kısımlarından meydana gelen ısı kaybı toplam ısı kaybı içinde en yüksek orana sahiptir. Bu oran %25-60 arasında olabilmektedir. Çatı tipine göre ısı yalıtım malzemesi seçilmelidir. Eğer çatı arası ısı yalıtımı kullanılacaksa ikinci bir su yalıtım membranına gerek yoktur. Teras çatı yalıtımında ise su yalıtım malzemesi ve ısı yalıtım malzemesi birlikte değerlendirilmelidir. Bu tip durumlarda döşeme ve ısı yalıtım malzemesi arasına buhar kesici yerleştirilir. Böylelikle döşeme ve ısı yalıtımı arasındaki yoğuşma engellenir. Su yalıtımı malzemesi ise ısı yalıtımı malzemesinin üzerine uygulanır. Isı yalıtım malzemesinin su ile buluşmasını engellemek esastır. Su yalıtımı malzemesinin olası yırtılması riskine karşı bu gibi yerlerde suya daha mukavim olan EPS, XPS ya da poliüretan gibi malzemeler ısı yalıtımı amacıyla seçilmelidir. Teras çatılardaki bir başka uygulama şekli ise su yalıtımının döşeme ve ısı yalıtımı malzemesi arasına alındığı durumlardır. Bu durumda buhar kesiciye gerek kalmaz. Isı yalıtımı malzemesini atmosfer etkilerinden koruyacak bir son kat kaplama ile imalat bitirilir. Burada ısı yalıtım malzemesinin su ile temas riski daha yüksek olduğu için suya dayanıklı ürünlerin seçilmesi gerekmektedir.

Tüm teras çatı uygulamalarında suyun tahliyesi için en az %2 eğimle meyil sapı dökülür. Yük taşıyacak ya da basılacak yüzeylerde ısı yalıtım malzemesi olarak basma dayanımı yüksek malzemeler seçilmelidir. Isı yalıtım malzemelerinin geçmeli ya da binili tipte olması yalıtımın verimi için önemlidir. Yalıtım malzemesi ve yalıtılan yüzey yüklemeler karşısında önemli farklıklarda deformasyonlar gösterecek ise yalıtım malzemesinin mekanik montajı önem kazanır. Buna ek olarak yalıtım malzemesinin ek ya da bindirme yerlerinde file uygulamasıyla bütünlüğünün sağlanması da gerekir. Özellikle yüksek ısı geçirgenliğine sahip ısı yalıtım malzemelerinde yüzey ile malzeme arasında yoğuşma riski yüksektir. Yoğuşma bilindiği üzere hava ile taşınan nemin soğuk yüzeye çarparak faz değiştirmesi yani sıvılaşmasıyla meydana gelmektedir. Bazı durumlarda yalıtılan yüzeyin ısı yalıtım malzemesinin ısısından yüksek olabilir. Bu durumda döşemeden ya da duvardan geçen sıcak havanın taşıdığı nem yalıtım katmanında yoğuşabilir. Özellikle cam yünü ya da taş yünü gibi suya dayanıksız ürünlerde bu nem mantar oluşumuna ve yalıtım malzemesinin ısı iletkenlik değerini kaybetmesine neden olur. Yoğuşma riskinin olduğu yüzeylerde buhar/nem kesici ürünlerin kullanılarak yalıtımın korunması düşünülmelidir.

Kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/dis-cephe-kaplama-nasil-yapilir

Bitkisel Çatı Kaplamaları

Bitkisel çatı kaplaması olarak adlandırılan çatı kaplamaları, yerel adı ile bedavra ya da hartama ile saz/kamıştan yapılmış çatı örtüleri dir.Bu çatı kaplamaları, ülkemizde belirli kırsal kesimlerde her ne kadar ilkel örtü olarak nitelendirilse de; özellikle saz ve kamış kaplamalar Almanya ve Hollanda gibi Batı ülkelerinde varsıl sosyal kesimin önem verdiği ve tercih ettiği bir kaplama türüdür, Bedavral/hartama 50-100 cm boydaki küçük tomrukların balta ıle yarılması yoluyla üretilen bir kaplamadır. Çatı kaplaması olarak özelliğini balta ile yarılmasından kazanır.

Nitekim, tomruk balta ile yarılırken ahşabın lifleri parçalanmaz ve ahşap bu nedenle su ve dış etkilere karşı daha dayanıklı olur. Testere ile biçilen tahtalarda liflerin devamlılığı sağlanamaz ve lifler kesildiğinden sürekliliklerini kaybederler.Çatı izolasyon fiyatları için sitemizi ziyaret ediniz. Bu nedenle biçme kaplamaların dış etkilere dayanıklılığı daha azdır. Bedavra/hartama çatı kaplamaları en az %70, en çok da sonsuz eğimde kaplanabilir.

Yarılmış ya da biçilmiş tahtaların eğime dik doğrultuda birbiri üstüne bindirilmesi yoluyla yapılan çatı kaplamasında ahşabın liflerinin doğrultusu yağış suyunun akış doğrultusuna dik geldiğinden, suyun akışı zorlaşır. Su, kaplama üzerinde uzun süre tutunabildiği için de ahşap daha çabuk çürür. Bunu önlemek için kaplamanın boyanması uygun bir çözümdür. Bu tür bir tahta kaplamanın bedavra/hartama’da olduğu gibi eğim doğrultusunda yerleştirilmesi daha doğru ve ahşap yönünden daha uzun ömürlü bir çözümdür.

Su geçirimsizliğini artırmak için kaplama kat sayısı artırılabilir. Aynı işlem bu kaplamanın uygulandığı en az eğimde de uygulanır. Saz ve kamış daha çok kırsal kesimlerde tarım yapılarında kullanılan bir çatı kaplaması türüdür. 30-40 cm kalınlıda saz ya da kamıştan oluşan kaplama %70 gibi oldukça dik bir eğimde alttaki yuvarlak kesitli ve aşık görevi yapan ahşap kesitlere galvanize tel ile bağlanarak uygulanır. Sistemin suyu aşağıya geçirmemesi için belirli minimum bir kalınlık ve en az %701lik bir eğim gereklidir. Bu koşullarda, yağış suyu her kamıştan alttakine geçerken saçak ucuna doğru ilerleyerek çatıyı terk eder. Kamışın bu amaçla kullanılabilmesi için en az 1,20 m boyunda olması ve 5 tabaka halinde döşenmesi gereklidir. Böyle bir kaplama 10-20 yıl hizmet verebilir ancak, yangın riski çok yükselir. Tüm bu sakıncalarına karşın, özellikle Hollanda ve Almanya gibi ülkelerde yüksek standartlı bireysel yapılarda çatı kaplaması olarak kullanılmaya devam edilmektedir.

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/bitkisel-cati-kaplamalari

Kuru Hava Argon

Atmosfer koşullarında soluduğumuz hava içinde su buharı bulunmaktadır. -20 – 40°C arasında 1 m3 havanın taşıyabileceği nem miktarı 1,09 – 50,9 gr arasında değişmektedir. Örneğin, 20°C deki hava yaklaşık 17,33 gr nem taşıyabilmektedir. Nemin ısı iletimindeki etkisi suyun havaya göre yaklaşık 20 kat daha yüksek ısı iletimi katsayısı değerine sahip olmasından kaynaklanır. Bu nedenle hava içindeki nem miktarı arttıkça havanın ısı iletim katsayısı da yükselmektedir. Bu nedenle ısı yalıtımı malzemelerinin de buhar difüzyon dirençlerinin yüksek olması beklenir. Böylece yalıtımı sağlayan hava odacıkları içindeki kum hava ısı iletim katsayısını en düşük seviyede tutacaktır. Kuru hava ve argon gazı en sık ısı yalıtımlı cam ünitelerinde karşımıza çıkmaktadır. Aşağıdaki tablo farklı özelliklerde çift cam uygulamalarına ait ısı iletimi katsayılarının değişimini göstermektedir.

CAM Isı iletim Katsayısı (W/m2K)
Ara Boşluk Dolgu Cinsi
HAVA ARGON
4 mm 4 5.7
20 mm 4-12-4 2.9 2.7
24 mm 4-16-4 2.7 2.9

Çift cam uygulamalarında ısı kontrol kaplamaları cam yüzeylere uygulanarak cam ünitelerinin ısı iletim katsayıları 1,1 W/m2K ya kadar düşürülebilmektedir. TS825 ile ısı yalıtımlı cam üniteleri için 2,4 W/m2K şartı getirilmiştir. Bu nedenle koşulu sağlayabilen üniteler laminasyon ile yalıtım özelliği iyileştirilmiş cam üniteleridir.

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/isi-yalitimli-cam-argon

Yalıtım Nedir

Yalıtım, izole etmek ya da dış etkilerden ayırmak veya tecrit etmek anlamına gelmektedir. İnşaat sektöründe yalıtım; “yapıyı kendi bünyesi ile içindeki eşya ve canlılara zarar verici etkilerden korumak için alınan önlemler paketi” olarak tanımlanmaktadır. Bir başka deyişle yapının ve yapı kullanıcılarının su, nem, ısı transferi, gürültü gibi istenmeyen dış etkilerden korunması amacıyla yapının tecrit edilmesi işlemine yalıtım denmektedir. Yapı yalıtımı, malzemenin üretiminden uygulamasına kadar çok yönlü detay çalışmasını gerektiren ve birçok bilim dalını ilgilendiren bir iştir. Bu nedenle, bina yalıtımında, ekonomi, fizik, kimya, makine, inşaat, mimarlık gibi birçok bilim disiplini işbirliği içinde çalışmaktadır. Bu disiplinlerin bir araya gelme zorunlulukları en uygun yalıtım malzemesini üretme hedefidir. Yalıtım malzemesinin hedefi istenmeyen etkinin yok edilmesi ya da en aza indirilmesidir. Örneğin, bir su yalıtım malzemesinden kesin bir geçirimsizlik beklenir, ancak henüz ısı geçişini tamamen ortadan kaldırabilecek bir ısı yalıtım malzemesi bulunamamıştır. Günümüzde 0,065 W/mK değerin altında ısı iletkenlik değeri olan malzemeler ısı yalıtım malzemesi olarak değerlendirilmektedir. Yapı sektöründe ısı yalıtım malzemelerinin en iyi sonuç alınabilenleri 0,016 W/mK ( ısı iletkenlik katsayısına sahiptirler. Buna benzer bir durum radyasyon ve ses için de geçerlidir. Dolayısıyla yapı için yalıtım, mümkün olan en üst seviyede istenmeyen etkilerin engellenmesi olarak tanımlanmalıdır.

YALITIMIN TARİHSEL GELİŞİMİ

Bilinen en eski su yalıtımı Babil’in Asma Bahçelerinde yapılmıştır. Yaklaşık 25 metre yüksekliğindeki kolonlar üzerinde taşınan terasların üzerine kurulmuş olan asma bahçelerinde yalıtım katran ve kurşun kullanılarak yapılmıştır.
Eski dönemlerde en önemli yalıtım sorunu su yalıtımı olduğu için bitüm ve kömür katranı çok uzun zaman yalıtım malzemesi olarak kullanılmıştır. Daha sonraları elde edilen bu yalıtım membranlarının mukavemetini arttırmak için hayvan kılı, pamuk ve keçeler kullanılmaya başlanmıştır. Aynı dönemde ısı yalıtımı amacıyla en çok kullanılan malzemenin toprak olduğu görülmektedir. Özellikle kil içeriği yüksek olan toprak ile elde edilen kerpicin teraslarda kullanılmasıyla su yalıtımı da hedeflenmiştir. 20. yüzyılın başlarına gelindiğinde su yalıtımında membran üreten firmalar ortaya çıkmıştır. Günümüze kadar gelmiş olan Paris ve Berlin metrolarında bu ürünler kullanılmıştır. Her ne kadar bitüm katran vb. malzeme içinde olsalar da organik taşıyıcı katmanların zamanla yok olması ve özelliklerini kaybetmeleri söz konusudur.

Bu nedenle teknolojik gelişmelere paralel olarak cam tülü (fiberglass) veya polyester keçe gibi inorganik malzemeden taşıyıcılı bitümlü membranlar üretilmeye başlanmıştır.

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/yalitim

Filli Boya Expert Yalıtım Fiyatları

Kullanılacak Malzemeler Miktarı Birimi
Expert Yalıtım Karbonlu EPS 1,00 M2
Expert Yalıtım Yapıştırıcısı 4,50 Kg
Expert Mantolama Çivili Dübel 6,00 Adet
Expert Yalıtım File 1,10 Mt
Expert Yalıtım Fileli Köşebent 0,50 Mt
Expert Yalıtım Sıva 5,00 Kg
Expert Mantolama Dekoratif Sıva 3,00 Kg
Filli Boya Dış Cephe Boyası 0,35 Kg

Filli Boya Expert Dış Cephe Yalıtım Metrekare Fiyatı :……….. TL

Yalıtım fiy­at­ları, kul­lanılan mantolama malzemeleri nin ve binanın özelliklerine  bağlı olarak değişik­lik gös­terir, fiyat almak için lütfen ücretsiz keşif formumuzu doldurunuz. Müşteri temsilcilerimiz en kısa sürede sizi arayacak ve keşif randevu işleminizi gerçekleştirecektir.

kaynak :  https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/filli-boya-expert-yalitim-fiyatlari

Filli Boya Expert Mantolama Fiyatları

 

Kullanılacak Malzemeler Miktarı Birimi
Expert Mantolama Karbonlu EPS 1,00 M2
Expert Mantolama Yapıştırıcısı 4,50 Kg
Expert Mantolama Çivili Dübel 6,00 Adet
Expert Mantolama File 1,10 Mt
Expert Mantolama Fileli Köşebent 0,50 Mt
Expert Mantolama Sıva 5,00 Kg
Expert Mantolama Dekoratif Sıva 3,00 Kg
Filli Boya Dış Cephe Boyası 0,35 Kg

 

Filli Boya Expert Dış Cephe Mantolama Metrekare Fiyatı :……….. TL

Mantolama fiy­at­ları, kul­lanılan mantolama malzemeleri nin ve binanın özelliklerine  bağlı olarak değişik­lik gös­terir, fiyat almak için lütfen ücretsiz keşif formumuzu doldurunuz.

Müşteri temsilcilerimiz en kısa sürede sizi arayacak ve keşif randevu işleminizi gerçekleştirecektir.

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/filli-boya-expert-mantolama-fiyatlari

 

Beşik Örtüsü Asma Çatılar

Beşik örtüsü asma çatılarda çatının en yüksek yerini oluşturan bir mahya ile bu mahyaya paralel damlalık aşıkları ve ara aşıklar bulunur.Taşıyıcı asma sistem tek yüzeyli asma çatıdan pek farklı değildir. Damlalık aşıkları ile mahya aşığı arasındaki uzaklığa bağlı olarak bu çatının makasları tek, çift ve üç asma babalı olabilirler.

BEŞİK ÖRTÜSÜ ASMA ÇATI ÇÖZÜMÜ

Beşik örtüsü asma bir çatının çözümünde şu sıra izlenir ;

Öncelikle beşik örtüsü çatıya ait plan krokisi verilen binanın taşıyıcı duvarlarının açıklıkları göz önüne alınarak aşıkların yerleştirileceği yerler belirlenir. Doğal olarak aşık konulacak yerler öncelikle mahyaya paralel dış duvarlardır.

İkinci adımda, mahyaya paralel olarak konulacak ara aşıkların yerleri belirlenir. Bunlar mahya hattı ile dış duvar arasında kalan uzaklığın ortası ile 4-4 aksı üzerindeki duvar ve 3-3 aksı üzerindeki D-F duvarının üstüdür. Bu aşıkların olabildiğince duvar üzerine yerleştirilmesi uygundur. 2-2 Aşığı ancak üç noktada (X), 3-3 aşığı ise dört noktada dikme ile yerleştirilecektir.

Üçüncü adımda, 2-2 aşığının 11,00 m ve 7,00 m’lik açıklıkları geçebilmesi için 11,00 m’lik kısımda en az iki noktada; 7,00 m’lik kısımda ise bir noktada asma baba ile asılması gerekir. 3-3 mahyası yalnızca 11,00 m’lik kısımda iki noktada asma baba ile asılmalıdır. Asma noktaların sayısının tespitinde aşığın geçebileceği 3,75-4,00 m’lik çalışma açıklığı göz önüne alınır. Buna göre asma noktaları (O) ile işaretlenerek yerleri belirlenir; ancak asma noktaları bir makas ile açılacağından bunların bir makas ekseni üzerinde bulunmaları gerekir. Böylece hangi noktaların hangi tipte makas ile asılacağı belirlenmiş olur.

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/besik-ortusu-asma-catilar

 

Marshall İzolasyon Fiyatları

Kullanılacak Malzemeler Miktarı Birimi
Marshall İzolasyon Levhası Karbonlu EPS 1,05 M2
Marshall Cephe İzolasyon Yapıştırıcısı 4,00 Kg
Marshall İzolasyon Plastik Çivili Dübel 6,00 Adet
Marshall İzolasyon File 1,10 Mt
Marshall İzolasyon Fileli Köşebent 0,50 Mt
Marshall İzolasyon Sıva 5,00 Kg
Marshall İzolasyon Dekoratif Sıva 2,50 Kg
Marshall Dış Cephe Boyası 0,35 Kg

Marshall İzolasyon Metrekare Fiyatı :……….. TL

Cephe izolasyon fiy­at­ları, kul­lanılan ısı yalıtım malzemelerinin ve binanın özelliklerine  bağlı olarak değişik­lik gös­terir, fiyat almak için lütfen ücretsiz keşif formumuzu doldurunuz. Müşteri temsilcilerimiz en kısa sürede sizi arayacak ve keşif randevu işleminizi gerçekleştirecektir.

Kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/sayfalar.4265.marshall-izolasyon-fiyatlari

 

Dyo İzolasyon Fiyatları

Kullanılacak Malzemeler Miktarı Birimi
Dyo İzolasyon Levhası Karbonlu EPS 1,05 M2
Dyo İzolasyon Yapıştırıcısı 4,00 Kg
Dyo İzolasyon Plastik Çivili Dübel 6,00 Adet
Dyo İzolasyon File 1,10 Mt
Dyo İzolasyon Fileli Köşebent 0,50 Mt
Dyo İzolasyon Sıva 5,00 Kg
Dyo İzolasyon Dekoratif Sıva 2,50 Kg
Dyo Dış Cephe Boyası 0,35 Kg

Dyo İzolasyon Metrekare fiyatı :……….. TL

İzolasyon fiy­at­ları, kul­lanılan ısı yalıtım malzemelerinin ve binanın özelliklerine  bağlı olarak değişik­lik gös­terir, fiyat almak için lütfen ücretsiz keşif formumuzu doldurunuz. Müşteri temsilcilerimiz en kısa sürede sizi arayacak ve keşif randevu işleminizi gerçekleştirecektir.

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/sayfalar.4264.dyo-izolasyon-fiyatlari

 

Fawori İzolasyon Fiyatları

Kullanılacak Malzemeler Miktarı Birimi
Fawori İzolasyon Levhası Karbonlu EPS 1,05 M2
Fawori İzolasyon Yapıştırıcısı 4,00 Kg
Fawori İzolasyon Plastik Çivili Dübel 6,00 Adet
Fawori İzolasyon File 1,10 Mt
Fawori İzolasyon Fileli Köşebent 0,50 Mt
Fawori İzolasyon Sıva 5,00 Kg
Fawori İzolasyon Dekoratif Sıva 2,50 Kg
Fawori Dış Cephe Boya Fiyatları 0,35 Kg

Fawori İzolasyon Metrekare fiyatı :……….. TL

İzolasyon fiy­at­ları, kul­lanılan ısı yalıtım malzemelerinin ve binanın özelliklerine  bağlı olarak değişik­lik gös­terir, fiyat almak için lütfen ücretsiz keşif formumuzu doldurunuz. Müşteri temsilcilerimiz en kısa sürede sizi arayacak ve keşif randevu işleminizi gerçekleştirecektir.

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/sayfalar.4262.fawori-izolasyon-fiyatlari

 

Weber İzolasyon Fiyatları

Kullanılacak Malzemeler Miktarı Birimi
Weber İzolasyon Levhası Karbonlu EPS 1,05 M2
Weber İzolasyon Yapıştırıcısı 4,00 Kg
Weber İzolasyon Plastik Çivili Dübel 6,00 Adet
Weber İzolasyon File 1,10 Mt
Weber İzolasyon Fileli Köşebent 0,50 Mt
Weber İzolasyon Sıva 5,00 Kg
Weber İzolasyon Dekoratif Sıva 2,50 Kg
Weber Dış Cephe Boyası 0,35 Kg

Weber Isı Yalıtım M2 Fiyatları :……….. TL

İzolasyon fiy­at­ları, kul­lanılan ısı yalıtım malzemelerinin ve binanın özelliklerine  bağlı olarak değişik­lik gös­terir, fiyat almak için lütfen ücretsiz keşif formumuzu doldurunuz. Müşteri temsilcilerimiz en kısa sürede sizi arayacak ve keşif randevu işleminizi gerçekleştirecektir.

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/sayfalar.4261.weber-izolasyon-fiyatlari

 

Oturtma Çatı Nedir

Çatının taşımak durumunda oluğu ölü ve hareketli yüklerini düşey taşıyıcı elemanlarla her noktasında nokta yükleri taşıma yeteneği olan bir döşemeye oturtulması hali oturtma çatının taşıma ilkesi olarak tanımlanabilir. Dolayısıyla, bu tür bir çatıda örtü elemanlarına gelen hareketli yükler ve bu elemanların kendi ağırlıkları eğimli ya da yatay olarak eğilmeye çalışan elemanlar yardımıyla düşey taşıyıcılara aktarılarak tüm çatı yükleri aşağıda açıklanan çalışma ilkesine bağlı olarak döşemeye aktarılır.
Bir oturtma çatının çalışma ilkesi yük aktarım şemasına bağlı olarak açıklanabilir.
Eğimli bir çatı yüzeyine hareketli ya da ölü yük olarak gelen düşey yükler, önce örtü malzemesinin altındaki kaplama altı tahtasına gelir, bu tahtanın oturduğu mesnetler, yaklaşık 50 cm aks aralıklı merteklerdir. Belirli bir eğimi olan mertekler, eğilmeye çalışarak, kaplama tahtasından ulaşan düşey yükleri kendisinin oturduğu aşıklar üzerine iletir. Merteklerin oturduğu açıklık 2,75-3,00 m dir ve merteklerin mesnetleri aşıklardır.
Aşıklar ise, kendisine  oturan merteklerden gelen yükleri, yaklaşık 3,75-4,00 m aralıklarla altına konmuş olan dikmeler yardımıyla taşıyıcı döşemeye nokta yükler halinde iletir.
Özetlemek gerekirse, yük aktarımında sırasıyla, örtü, örtü altı kaplaması, mertek, aşık ve dikme yer alır.
Bir çatının oturtma çatı olarak tasarlanabilmesi için, mutlaka her noktasında nokta yük taşıyabilecek bir döşemeye oturtulması gerekmeyebilir. Eğer oturtma çatının dikmeleri altında, bunların oturtulabileceği taşıyıcı duvarlar varsa, çatı oturtma olarak çözülebilir.
Oturtma çatılarda yükler dikmelerle taşıyıcı mesnetler aktarıldığı için açıklıkların geçilmesi söz konusu değildir. Açıklıkları geçmesi için eğilmeye çalışan makasları bulunmadığından oturtma çatı, makasları olan bir çatıya göre daha ekonomik bir çözümdür.
Dikmelerin doğrudan döşeme ya da duvarlara oturtulması olanağı olmadığı takdirde dikmelerdeki düşey yükler makaslar aracılığıyla mesnetler aktarılır. Bu nedenle bu tür çatılara asma çatı denir.
Bir çatının oturtma olarak nitelendirilebilmesi için, çatı altında, çatının düşey yüklerini her noktasında taşıyabilecek taşıyıcı nitelikte bir döşemeye ihtiyaç vardır. Böyle bir döşeme bulunmadığı takdirde, düşey yükleri yapının duvarlarına iletecek özel elemanlara gereksinme doğar, böyle bir durumda çatı artık oturtma çatı nitelenemeyeceğinden asma çatı çözümüne geçmek gerekir.
Herhangi bir betonarme çatı döşemesi sadece kendini taşıyabilecek şekilde tasarlamışsa böyle bir döşemeye oturtma çatı yüklerinin verilmesi doğru değildir.
Daha önce bu tür çatıların örtü ve taşıyıcı elemanlarının gerek boyutları gerekse optimal olarak çalıştıkları açıklıklar, bu boyutlara göre ampirik olarak bulunmuş ve uygulanmakta olan değerlerdir. Örneğin merteğin çalışma açıklığının 2,75-3,00 m’yi aştığı ve 3,75-4,00 m olan aşık açıklığının da bu açıklığı geçtiği durumlarda; 5/10 ya da 6/12 cm’lik mertek ve 10/10 ya da 10/14’lük olan aşık kesiti yeterli olmayacağından, bu elemanların kesitlerinin yeni açıklıklara göre hesaplanması gerekecektir.

 

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/sayfalar.4260.oturtma-cati

 

Çbs İzoguard Dış Cephe Kaplama Fiyatları

Kullanılacak Malzemeler Miktarı Birimi
Çbs Dış Cephe Kaplama Levhası EPS (4 cm) 1,05 M2
Çbs Dış Cephe Kaplama Yapıştırıcısı 4,00 Kg
Çbs Dış Cephe Kaplama Plastik Çivili Dübel 6,00 Adet
Çbs Dış Cephe Kaplama File 1,10 Mt
Çbs Dış Cephe Kaplama Fileli Köşebent 0,50 Mt
Çbs Dış Cephe Kaplama Sıva 5,00 Kg
Çbs Dış Cephe Kaplama Dekoratif Sıva 2,50 Kg
Çbs  Dış Cephe Boya 0,35 Kg

Çbs Dış Cephe Kaplama Metrekare Fiyatı :……….. TL

Dış Cephe Kaplama fiy­at­ları, kul­lanılan dış cephe kaplama malzemeleri nin ve binanın özelliklerine  bağlı olarak değişik­lik gös­terir, fiyat almak için lütfen ücretsiz keşif formumuzu doldurunuz.Müşteri temsilcilerimiz en kısa sürede sizi arayacak ve keşif randevu işleminizi gerçekleştirecektir.

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/sayfalar.4259.cbs-izoguard-discephe-kaplama-fiyatlari

Çbs İzoguard Yalıtım Fiyatları

Kullanılacak Malzemeler Miktarı Birimi
Çbs İzoguard Yalıtım Levhası Karbonlu EPS 1,05 M2
Çbs İzoguard Yalıtım Yapıştırıcısı 4,00 Kg
Çbs İzoguard Yalıtım Plastik Çivili Dübel 6,00 Adet
Çbs İzoguard Yalıtım File 1,10 Mt
Çbs İzoguard Yalıtım Fileli Köşebent 0,50 Mt
Çbs İzoguard Yalıtım Mantolama Sıva 5,00 Kg
Çbs İzoguard Yalıtım Dekoratif Sıva 2,50 Kg
Çbs İzoguard Dış Cephe Boyası 0,35 Kg

Çbs İzoguard Yalıtım Metrekare fiyatı :……….. TL

Bina dış cephe ısı yalıtım fiy­at­ları, kul­lanılan ısı yalıtım malzemelerinin ve binanın özelliklerine  bağlı olarak değişik­lik gös­terir, fiyat almak için lütfen ücretsiz keşif formumuzu doldurunuz. Müşteri temsilcilerimiz en kısa sürede sizi arayacak ve keşif randevu işleminizi gerçekleştirecektir.

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/sayfalar.4258.cbs-izoguard-yalitim-fiyatlari

Çbs İzoguard İzolasyon Fiyatları

Kullanılacak Malzemeler Miktarı Birimi
Çbs İzoguard İzolasyon Levhası Karbonlu EPS 1,05 M2
Çbs İzoguard  İzolasyon Yapıştırıcısı 4,00 Kg
Çbs İzoguard  İzolasyon Plastik Çivili Dübel 6,00 Adet
Çbs İzoguard  İzolasyon File 1,10 Mt
Çbs İzoguard İzolasyon Fileli Köşebent 0,50 Mt
Çbs İzoguard  İzolasyon Sıva 5,00 Kg
Çbs İzoguard  İzolasyon Dekoratif Sıva 2,50 Kg
Çbs İzoguard  Dış Cephe Boyası 0,35 Kg

Çbs İzoguard İzolasyon Metrekare fiyatı :……….. TL

Dış cephe ısı izolasyonu fiy­at­ları, kul­lanılan ısı yalıtım malzemelerinin ve binanın özelliklerine  bağlı olarak değişik­lik gös­terir, fiyat almak için lütfen ücretsiz keşif formumuzu doldurunuz. Müşteri temsilcilerimiz en kısa sürede sizi arayacak ve keşif randevu işleminizi gerçekleştirecektir.

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/sayfalar.4257.cbs-izoguard-izolasyon-fiyatlari

 

Çbs İzoguard Mantolama Fiyatları

Kullanılacak Malzemeler Miktarı Birim
Çbs İzoguard Mantolama  Levhası EPS 1,05 M2
Çbs İzoguard Mantolama Yapıştırıcısı 4,00 Kg
Çbs İzoguard Mantolama Plastik Çivili Dübel 6,00 Adet
Çbs İzoguard Mantolama File 1,10 Mt
Çbs İzoguard Mantolama Köşebent 0,50 Mt
Çbs İzoguard Mantolama Sıvası 5,00 Kg
Çbs İzoguard Mantolama Dekoratif Sıva 2,50 Kg
Çbs İzoguard Mantolama Dış Cephe Boyası 0,35 Kg

Çbs İzoguard Mantolama Metrekare Fiyatı :……….. TL

Mantolama fiy­at­ları, kul­lanılan dış cephe ısı yalıtım malzemeleri nin ve binanın özelliklerine  bağlı olarak değişik­lik gös­terir, fiyat almak için lütfen ücretsiz keşif formumuzu doldurunuz.Müşteri temsilcilerimiz en kısa sürede sizi arayacak ve keşif randevu işleminizi gerçekleştirecektir.

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/sayfalar.4256.cbs-izoguard-mantolama-fiyatlari

 

Wagner İzolasyon Fiyatları

Kullanılacak Malzemeler Miktarı Birimi
Wagner İzolasyon Levhası Karbonlu EPS 1,05 M2
Wagner İzolasyon Yapıştırıcısı 4,00 Kg
Wagner İzolasyon Plastik Çivili Dübel 6,00 Adet
Wagner İzolasyon File 1,10 Mt
Wagner İzolasyon Fileli Köşebent 0,50 Mt
Wagner İzolasyon Sıva 5,00 Kg
Wagner İzolasyon Dekoratif Sıva 2,50 Kg
Wagner Dış Cephe Boyası 0,35 Kg

Wagner İzolasyon Metrekare fiyatı :……….. TL

İzolasyon fiy­at­ları, kul­lanılan ısı yalıtım malzemelerinin ve binanın özelliklerine  bağlı olarak değişik­lik gös­terir, fiyat almak için lütfen ücretsiz keşif formumuzu doldurunuz. Müşteri temsilcilerimiz en kısa sürede sizi arayacak ve keşif randevu işleminizi gerçekleştirecektir.

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/sayfalar.4255.wagner-izolasyon-fiyatlari

Baumit İzolasyon Fiyatları

Kullanılacak Malzemeler Miktarı Birimi
Baumit İzolasyon Levhası Karbonlu EPS 1,05 M2
Baumit İzolasyon Yapıştırıcısı 4,00 Kg
Baumit İzolasyon Plastik Çivili Dübel 6,00 Adet
Baumit İzolasyon File 1,10 Mt
Baumit İzolasyon Fileli Köşebent 0,50 Mt
Baumit İzolasyon Sıva 5,00 Kg
Baumit İzolasyon Dekoratif Sıva 2,50 Kg
Baumit Dış Cephe Boyası 0,35 Kg

Baumit İzolasyon Metrekare fiyatı :……….. TL

İzolasyon fiy­at­ları, kul­lanılan ısı yalıtım malzemelerinin ve binanın özelliklerine  bağlı olarak değişik­lik gös­terir, fiyat almak için lütfen ücretsiz keşif formumuzu doldurunuz. Müşteri temsilcilerimiz en kısa sürede sizi arayacak ve keşif randevu işleminizi gerçekleştirecektir.

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/sayfalar.4254.baumit-izolasyon-fiyatlari

 

Dalmaçyalı İzolasyon Fiyatları

Kullanılacak Malzemeler Miktarı Birimi
Dalmaçyalı İzolasyon Levhası Karbonlu EPS 1,05 M2
Dalmaçyalı İzolasyon Yapıştırıcısı 4,00 Kg
Dalmaçyalı İzolasyon Plastik Çivili Dübel 6,00 Adet
Dalmaçyalı İzolasyon File 1,10 Mt
Dalmaçyalı İzolasyon Fileli Köşebent 0,50 Mt
Dalmaçyalı İzolasyon Sıva 5,00 Kg
Dalmaçyalı İzolasyon Dekoratif Sıva 2,50 Kg
Dalmaçyalı Dış Cephe Boyası 0,35 Kg

Dalmaçyalı İzolasyon Metrekare fiyatı :……….. TL

İzolasyon fiy­at­ları, kul­lanılan ısı yalıtım malzemelerinin ve binanın özelliklerine  bağlı olarak değişik­lik gös­terir, fiyat almak için lütfen ücretsiz keşif formumuzu doldurunuz. Müşteri temsilcilerimiz en kısa sürede sizi arayacak ve keşif randevu işleminizi gerçekleştirecektir.

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/sayfalar.4252.dalmacyali-izolasyon-fiyatlari

 

Filli Boya İzolasyon Fiyatları

 

İzolasyon Fiyatları

Kullanılacak Malzemeler Miktarı Birimi
Filli Boya İzolasyon Levhası Karbonlu EPS (4 cm) 1,05 M2
Filli Boya İzolasyon Yapıştırıcısı 4,00 Kg
Filli Boya İzolasyon Plastik Çivili Dübel 6,00 Adet
Filli Boya İzolasyon File 1,10 Mt
Filli Boya İzolasyon Fileli Köşebent 0,50 Mt
Filli Boya İzolasyon Sıva 5,00 Kg
Filli Boya İzolasyon Dekoratif Sıva 2,50 Kg
Filli Boya Dış Cephe Boyası 0,35 Kg

Filli Boya İzolasyon Metrekare fiyatı :……….. TL

İzolasyon fiy­at­ları, kul­lanılan ısı yalıtım malzemelerinin ve binanın özelliklerine  bağlı olarak değişik­lik gös­terir, fiyat almak için lütfen ücretsiz keşif formumuzu doldurunuz. Müşteri temsilcilerimiz en kısa sürede sizi arayacak ve keşif randevu işleminizi gerçekleştirecektir.

kaynak : gn yapı

Capatect İzolasyon Fiyatları

Kullanılacak Malzemeler Miktarı Birimi
Capatect İzolasyon Levhası Karbonlu EPS (4 cm) 1,05 M2
Capatect İzolasyon Yapıştırıcısı 4,00 Kg
Capatect İzolasyon Plastik Çivili Dübel 6,00 Adet
Capatect İzolasyon File 1,10 Mt
Capatect İzolasyon Fileli Köşebent 0,50 Mt
Capatect İzolasyon Sıva 5,00 Kg
Capatect İzolasyon Dekoratif Sıva 2,50 Kg
Capatect Dış Cephe Boyası 0,35 Kg

Capatect İzolasyon Metrekare fiyatı :……….. TL

İzolasyon fiy­at­ları, kul­lanılan ısı yalıtım malzemelerinin ve binanın özelliklerine  bağlı olarak değişik­lik gös­terir, fiyat almak için lütfen ücretsiz keşif formumuzu doldurunuz. Müşteri temsilcilerimiz en kısa sürede sizi arayacak ve keşif randevu işleminizi gerçekleştirecektir.

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/sayfalar.4250.captect-izolasyon-fiyatlari

 

Polisan İzolasyon Fiyatları

Kullanılacak Malzemeler Miktarı Birimi
Polisan İzolasyon Levhası Karbonlu EPS (4 cm) 1,05 M2
Polisan İzolasyon Yapıştırıcısı 4,00 Kg
Polisan İzolasyon Plastik Çivili Dübel 6,00 Adet
Polisan İzolasyon File 1,10 Mt
Polisan İzolasyon Fileli Köşebent 0,50 Mt
Polisan İzolasyon Sıva 5,00 Kg
Polisan İzolasyon Dekoratif Sıva 2,50 Kg
Polisan Dış Cephe Boyası 0,35 Kg

Polisan İzolasyon Metrekare fiyatı :……….. TL

İzolasyon fiy­at­ları, kul­lanılan ısı yalıtım malzemelerinin ve binanın özelliklerine  bağlı olarak değişik­lik gös­terir, fiyat almak için lütfen ücretsiz keşif formumuzu doldurunuz. Müşteri temsilcilerimiz en kısa sürede sizi arayacak ve keşif randevu işleminizi gerçekleştirecektir.

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/sayfalar.4249.polisan-izolasyon-fiyatlari

Alsecco İzolasyon Fiyatları

Kullanılacak Malzemeler Miktarı Birimi
Alsecco İzolasyon Levhası Karbonlu EPS (4 cm) 1,05 M2
Alsecco İzolasyon Yapıştırıcısı 4,00 Kg
Alsecco İzolasyon Plastik Çivili Dübel 6,00 Adet
Alsecco İzolasyon File 1,10 Mt
Alsecco İzolasyon Fileli Köşebent 0,50 Mt
Alsecco İzolasyon Sıva 5,00 Kg
Alsecco İzolasyon Dekoratif Sıva 2,50 Kg
Alsecco Dış Cephe Boyası 0,35 Kg

Alsecco İzolasyon Metrekare fiyatı :……….. TL

İzolasyon fiy­at­ları, kul­lanılan ısı yalıtım malzemelerinin ve binanın özelliklerine  bağlı olarak değişik­lik gös­terir, fiyat almak için lütfen ücretsiz keşif formumuzu doldurunuz. Müşteri temsilcilerimiz en kısa sürede sizi arayacak ve keşif randevu işleminizi gerçekleştirecektir.

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/sayfalar.4248.alsecco-izolasyon-fiyatlari

 

İzocam Yalıtım Fiyatları

Kullanılacak Malzemeler Miktarı Birimi
İzocam Yalıtım Levhası Karbonlu EPS (4 cm) 1,05 M2
İzocam Yalıtım Yapıştırıcısı 4,00 Kg
İzocam Yalıtım Plastik Çivili Dübel 6,00 Adet
İzocam Yalıtım File 1,10 Mt
İzocam Yalıtım Fileli Köşebent 0,50 Mt
İzocam Yalıtım Mantolama Sıva 5,00 Kg
İzocam Yalıtım Dekoratif Sıva 2,50 Kg
İzocam Dış Cephe Boyası 0,35 Kg

İzocam Yalıtım Metrekare fiyatı :……….. TL

Yalıtım fiy­at­ları, kul­lanılan ısı yalıtım malzemelerinin ve binanın özelliklerine  bağlı olarak değişik­lik gös­terir, fiyat almak için lütfen ücretsiz keşif formumuzu doldurunuz. Müşteri temsilcilerimiz en kısa sürede sizi arayacak ve keşif randevu işleminizi gerçekleştirecektir.

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/sayfalar.4247.izocam-yalitim-fiyatlari

 

Mavi Kale Yalıtım Fiyatları

Kullanılacak Malzemeler Miktarı Birimi
Mavi Kale Yalıtım Levhası Karbonlu EPS (4 cm) 1,05 M2
Mavi Kale Yalıtım Yapıştırıcısı 4,00 Kg
Mavi Kale Yalıtım Plastik Çivili Dübel 6,00 Adet
Mavi Kale Yalıtım File 1,10 Mt
Mavi Kale Yalıtım Fileli Köşebent 0,50 Mt
Mavi Kale Yalıtım Mantolama Sıva 5,00 Kg
Mavi Kale Yalıtım Dekoratif Sıva 2,50 Kg
Mavi Kale Dış Cephe Boyası 0,35 Kg

Mavi Kale Yalıtım Metrekare fiyatı :……….. TL

Yalıtım fiyatları, kul­lanılan ısı yalıtım malzemelerinin ve binanın özelliklerine  bağlı olarak değişik­lik gös­terir, fiyat almak için lütfen ücretsiz keşif formumuzu doldurunuz. Müşteri temsilcilerimiz en kısa sürede sizi arayacak ve keşif randevu işleminizi gerçekleştirecektir.

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/sayfalar.4246.mavi-kale-yalitim-fiyatlari

 

Dow Yalıtım Fiyatları

Kullanılacak Malzemeler Miktarı Birimi
Dow Yalıtım Levhası Karbonlu EPS (4 cm) 1,05 M2
Dow Yalıtım Yapıştırıcısı 4,00 Kg
Dow Yalıtım Plastik Çivili Dübel 6,00 Adet
Dow Yalıtım File 1,10 Mt
Dow Yalıtım Fileli Köşebent 0,50 Mt
Dow Yalıtım Mantolama Sıva 5,00 Kg
Dow Yalıtım Dekoratif Sıva 2,50 Kg
Dow Dış Cephe Boyası 0,35 Kg

Dow Yalıtım Metrekare fiyatı :……….. TL

Yalıtım fiyatları, kul­lanılan ısı yalıtım malzemelerinin ve binanın özelliklerine  bağlı olarak değişik­lik gös­terir, fiyat almak için lütfen ücretsiz keşif formumuzu doldurunuz. Müşteri temsilcilerimiz en kısa sürede sizi arayacak ve keşif randevu işleminizi gerçekleştirecektir.

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/sayfalar.4245.dow-yalitim-fiyatlari

Kale Yalıtım Fiyatları

Kullanılacak Malzemeler Miktarı Birimi
Kale Yalıtım Levhası Karbonlu EPS (4 cm) 1,05 M2
Kale Yalıtım Yapıştırıcısı 4,00 Kg
Kale Yalıtım Plastik Çivili Dübel 6,00 Adet
Kale Yalıtım File 1,10 Mt
Kale Yalıtım Fileli Köşebent 0,50 Mt
Kale Yalıtım Mantolama Sıva 5,00 Kg
Kale Yalıtım Dekoratif Sıva 2,50 Kg
Kale Dış Cephe Boyası 0,35 Kg

Kale Yalıtım Metrekare fiyatı :……….. TL

Yalıtım fiy­at­ları, kul­lanılan ısı yalıtım malzemelerinin ve binanın özelliklerine  bağlı olarak değişik­lik gös­terir, fiyat almak için lütfen ücretsiz keşif formumuzu doldurunuz. Müşteri temsilcilerimiz en kısa sürede sizi arayacak ve keşif randevu işleminizi gerçekleştirecektir.

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/sayfalar.4244.kale-yalitim-fiyatlari

 

Vitra Yalıtım Fiyatları

Kullanılacak Malzemeler Miktarı Birimi
Vitra Yalıtım Levhası Karbonlu EPS (4 cm) 1,05 M2
Vitra Yalıtım Yapıştırıcısı 4,00 Kg
Vitra Yalıtım Plastik Çivili Dübel 6,00 Adet
Vitra Yalıtım File 1,10 Mt
Vitra Yalıtım Fileli Köşebent 0,50 Mt
Vitra Yalıtım Mantolama Sıva 5,00 Kg
Vitra Yalıtım Dekoratif Sıva 2,50 Kg
Vitra Dış Cephe Boyası 0,35 Kg

Vitra Yalıtım Metrekare fiyatı :……….. TL

Yalıtım fiy­at­ları, kul­lanılan ısı yalıtım malzemelerinin ve binanın özelliklerine  bağlı olarak değişik­lik gös­terir, fiyat almak için lütfen ücretsiz keşif formumuzu doldurunuz. Müşteri temsilcilerimiz en kısa sürede sizi arayacak ve keşif randevu işleminizi gerçekleştirecektir.

kaynak : gnyapı

 

Isı Yalıtımında Sıkça Sorulan Sorular

Binada gazbeton, bimsblok, tuğla vb. malzemeler kullanıdığında ısı yalıtımı uygulamasına gerek var mıdır?
ISO ve CEN standartlarına göre ısıl iletkenlik katsayısı (λ) 0,65 W/(m.K) değerinden düşük olan malzemeler ısı yalıtım malzemesi olarak tanımlanır.  Isıl iletkenlik katsayısı (λ) 0,065 W/(m.K) değerinin üzerinde olan malzemeler ise “yapı malzemesi olarak adlandırılmaktadır. ( ısı yalıtım özelliği ısıl iletkenlik değeri düştükçe artar, yükseldikçe azalır).
Tuğla, gazbetoni bimsblok gibi malzemelerin ısıl iletkenilk katsayıları bu değerin üzerinde olduğu için ısı yalıtım malzemesi değil, ancak ısı yalıtım malzemelerine katkı yapabilecek yapı malzemeleridir.
Örnek olarak;
Tuğla duvar için:  λ=0,20 W/(m.K)
Eps için: λ=0,04 W/(m.K)
Görüldüğü gibi ısı yalıtım malzemeleri ile yapı malzemleri arasında ısıl iletkenlik açısından büyük fark vardır.  Isı yalıtım malzemeleri ısı kayıp ve kazançlarının azaltılmasında kullanılan ve ısı geçişine yapı malzemelerine göre az bir kalınlıkla büyük dirençler gösteren özel malzemelerdir.
Kaldı ki gazbeton , bimsblok, tuğla gibi “yapı malzemeleri”, ısıyı çok hızlı iletme özelliklerinden dolayı binalara en çok ısı kaybettiren ve dış hava şartlarıyla temas halinde olan kiriş, kolon, perde ve döşeme plakası gibi taşıyıcı “yapı elemanları”nı kaplayamazlar/örtemezler, bu da çok büyük oranda ısı kaçışına sebep olur, dolayısıyla bu tip yapı malzemeleri tek başlarına ısı yalıtımı için yeterli olamazlar.
Bir yapı malzemesinin ısıl iletkenlik katsayısının düşük olması ısı yalıtımı için yeterli midir?
Bir malzemenin ısıl iletkenlik katsayısının düşük olması “ısı yalıtımını” tek başına ifade etmek için yeterli bir unsur değildir.
Isı Yalıtım Malzemesi, ısıl iletkenlik değerinin düşük olması yaınında yeterli kalınlığa da sahip olmalıdır, işte tam da ısıl iletkenlik ve kalınlık değerlerinin birleştiği noktada “ısı yalıtımını” ifade eden değer olarak Isıl Direnç (R) ifadesi karşımıza çıkar. Isı yalıtım hesaplamalarında Isıl Direnç, R (m² K/W) değeri (dolayısıyla ısıl iletkenlik+kalınlık değeri ) kullanılır.
Isı Yalıtımı= R= Isıl Direnç=Kalınlık d(m)/ Isıl İletkenlik Katsayısı (W/(m.K) = d/λ
Isı yalıtımı yapılmasının amacı ısı kayıp ve kazançlarını önlemek olduğuna göre ısı yalıtım malzemesinin bunlara karşı gösterdiği direncin de büyük olması gerekmektedir. Bu büyüklükte denklemde görüldüğü gibi büyük kalınlık ve küçük ısıl iletkenlik katsayısına bağlıdır.
Kalınlıkla birlikte ısıl direnç artmaktadır.(ETICS Isı Yalıtım Standartlarında – TS EN 13499,TS EN 13500- Isı yalıtım sistemlerinde istenilen ısıl direnç değeri 1m² K/W ve üzeridir.)
Dış cephede cam mozaik, siding, betopan, PVC, alüminyum vb. kaplama malzemelerinin kullanılması ile ısı yalıtımı sağlanır mı?
Dış cephe kaplamaları hiçbir zaman yeterli ısı yalıtımı sağlayamazlar, bu tür kaplamalar, birlikte kullanıldıkları ısı yalıtım malzemeleri sayesinde ısı yalıtımına katkıda bulunurlar.
Bu tür sistemlerde kullanılan kaplama sisteminin su buharı geçirgenliğini sağlayıp sağlamadığı yani  μ değeri sorgulanmalıdır.  μ değeri malzemenin, belirli sıcaklıki bağıl nem ve kalınlık koşulları altında birim zamanda birim alandan geçen su buharı miktarını ifade eder (μ değeri düştükçe malzemenin su buharı geçirgenliği artar,  μ değeri yükseldikçe su buharı geçirgenliği artar,  μ değeri yükseldikçe su buharı geçirgenliği azalır) burada referans noktası havadır.
Havanın buhar direnç faktörü  μ=1′dir ve diğer malzemelerin  μ değeri, o malzemelerin aynı şartlardaki havay göre kaç kat daha direnç gösterdiğini belirtir. Bu sebeple yoğuşma olmaması için dışarıdan yalıtımda düşük  μ değeri, dolayısıyla su buharı geçirgenliği yüksek  μ değeri,   dolayısıyla su buhar geçirgenliğ düşük olan ısı yalıtım malzemeleri tercih edilmelidir.
Eps için  μ=20-100′dür, istenilen su buharı geçirgenlik değeri bağlı olarak yoğunluğu ayarlanabilir, yoğunluk arttıkça buhar geçirgenliği azalır.
Genellikle EPS mantolamada kullanılan yoğunluk olan 15-20 kg/m³ için  μ değeri 20-40 aralığındadır ve bu da malzemenin çok rahat buhar difüzonunu sağladığını, halk arasında söylenen şekliyle nefes aldığını gösterir (Nefes almak demek havanın geçmesi demek değildir, burada söz konusu olan bina içerisinde ortaya çıkan atık su buharının dış ortama geçişidir. Havanın maksimum %2 ‘si su buharıdır).
Yalıtımda kullanılan malzemeler binanın nefes almasını engeller ve çürümesine sebep olur mu?
Bu tür iddiada bulunan kişiler konuya bilimsellikten uzak yaklaşıp kimi rakip sektörlerin yönlendirmesi ile bunu söylemektedirler. Madde 3 ‘de de açıklandığı gibi bu konuda dikkate alınacak değer  μ değeri olup değerlendirme buna göre yapılmalıdır. Kaldı ki iddia edilenin aksine ısı yalıtım malzemeleriyle yapılan mantolama ile binanın taşıyıcı elemanlarının dış hava koşullarının yıpratıcı etkisinden korunması ve aşırı ısı farklarından doğabilecek gerilmelerden korunması sağlanır. Yazın sıcak kışın da soğuk dış ortam havası, mantolama ile korunmayan binanın yapı elemanlarında genleşme ve büzülmelerden dolayı gerilmeler oluşturur. Bu gerilmeler zamanla yapı elemanlarında kılcal çatlamaların ortaya çıkmasına sebep olur. Mantolma ile, bu kılcal çatlaklara dış ortamdan sızabilecek suyun hem donarak daha büyük çatlamalara yol açmamasının hem de demir donatıya ulaşarak korozyona sebep olmasının önüne geçilmesi sağlanmış olur.
Bir binada sadece kuzey cephesine izolasyon yapmak yeterli midir?
Sadece kuzey cephesine yapılacak bir ısı yalıtımı, ısı köprülerinin fazlalığından dolayı yeterli bir ısı yalıtımı sağlamaz, yapıda ısı kayıpları devam eder, yıllık ısıtma (kışın) ve soğutma (yazın) enerjisi ihtiyacı yeterince azalmaz. Ayrıca unutulmamalıdır ki ısı yalıtımı bina taşıyıcı elemanları koruması açısından de gereklidir. Bu sebeplerle ısı yalıtımı tüm yapı bileşenlerinde (Çatı, duvar, taban, döşeme, konsol, cam ve doğramalarda) yapılmalıdır.
Isı yalıtımının içeriden ya da dışarıdan yapılması fark eder mi?
Isı yalıtımında dıştan yapılan ısı yalıtımı ( mantolama ) daha verimlidir. Bu şekilde bina kabuğu bir manto gibi dış hava koşullarından kesintisiz bir şekilde yalıtılmış olur, bina kabuğunun da (duvarlar ve taşıyıcı elemanlar) ısı depolama kapasitesinden faydalanır dolayısıyla binanın iç ortamdaki her noktada ısı dağılımı eşit olduğundan istenmeyen hava akımları ortadan kalkar ve ısıl konfor şartlarına ulaşılır ayrıca bina bir kez ısıtıldıktan sonra ısıtma sistemi kapansa dahi yapı elemanları ısısını içi ortama vermeye devam eder iç ortamlar daha geç soğur, ayrıca mantolama ile bina taşıyıcı elemanları dış hava koşullarının yıpratıcı etkisinde yoğuşma olması riski ortadan kalkar ve ısı köprülerinin oluşması da engellenmiş olur.
İçten yalıtım sürekli kullanılmayan mekanlarda (konferans salonu, sinema, tiyatro vb.) geçici hızlı ısınmanın gerektirdiği zaruri durumlarda tercih edilmelidir.
Binanın sıcak iklim bölgesinde yer alıyor olması ısı yalıtımını gereksiz kılar mı?
Ülkemizde mantolama denilince , ilk akla gelen kışın daha ekonomik kışın daha ekonomik ve konforlu ısınmadır, halbuki mantolama, soğuktan korunma amaçlı olduğu kadar sıcaktan korunma amaçlı olarak yazın da çok etkin ve gerekli olan bir uygulamadır. Soğutma maliyetlerinin kimi bölgelerde ısıtma maliyetlerinin bile önüne geçtiği bilinen bir gerçektir.
Yazın yaşanan ısı enerjisi fazlalığını gidermek, yaşam konforunu artırmak ve ekonomi sağlamak için en etkin metot   ısı yalıtımı yaptırmaktır. Kışın güney cepheli yaşam alanlarının bir avantajken yazın bu durum tersine döner ve ısı yalıtımsız binalarda güneye bakan yaşam alanlarında daha çok konforsuzluk ön plana çıkar. Hâlbuki mekanı ihmal etmeden uygun kalınlıkta yapılacak mantolama uygulaması ve ısı yalıtımlı pencereler ile ortadan kaldırılabilir.
Cam kalınlığı arttırılarak ısı yalıtım sağlanmış olur mu?
Cam kalınlığının arttırılması ısı yalıtımına katkı yapmaz ancak yalıtımlı ( çift cam, low-e cam) ısı yalıtmına katkı yapar. Aralarında hava boşluğu barındıracak şekilde iki camın fabrika şartlarında birleştirilmesi ile oluşan yalıtımlı camlar tek camlara göre ısı kayıplarını yarı yarıya azaltabilir.
Sadece dış duvarlarda gerçekleştirilen ısı yalıtımı yeterli midir?
Bir binada tüm cepheler ile birlikte, taban ve çatıya da ısı yalıtımı uygulanmalıdır. Sanıldığının aksine ısı kayıpları veya kazançlarına, sadece cephede değil çatı ve tabandan iletilen ısı da önemli ölçüde neden olmaktadır. Binanın zemini donatılı beton elemanı olduğundan zemin, ısı köprüsü etkisi gösterir ve bina kolonlarından çektiği ısıyı hızlı bir şekilde toprağa ileterek ısı kaybına sebep olur.
Diğer yandan bina içerisinde ısınan hava da fiziksel olarak daha yükseğe , çatı katına yükseldiğinden çatıdan ısı kayıpları da fazla olmaktadır.
Kat aralarında düz plak döşeme yerine izolasyon sağlayacak yapı elemanları kullanılmalı, çatı katlarının döşemeden veya   mertek seviyesinden ısı izolasyonu yapılmalıdır. Ayrıca pencerelerin iklim bölgesine göre doğrama ve çift cam olarak doğru seçilmiş olması gerekmektedir.
Binanın iç yüzeylerine sıva, zift, boya vb. malzemeler uygulayarak ya da kaplama yaparak nemden korunmak mümkün müdür? 
Binanın iç mekanları sadece yağışlı günlerde değil, soğuk havalarda da nemli ise ve bunun sonucunda kabarma, küf, koku ve benzeri oluşumlar varsa bunun sebebi ısı yalıtımı olmamasıdır. Isı yalıtımı olmayan binalarda dıştan gelen soğuk hava ile iç mekandaki sıcak havanın duvar kesitinde karşılaşması ile iç ortam havasının içindeki su buharı yoğuşarak zerrecikler halinde duvar üzerinde suya dönüşür ve yoğuşma dediğimiz olay oluşur, bu tıpkı kışın araba camlarında meydana gelen ve sıcaklık farkından meydana gelen buğu gibidir.
Yapı dış kabuğundaki varsa çatlak ve hasarlı bölgeler su sızdırmaz malzemelerle tamir edildikten sonra dışarıdan yapılacak ısı yalıtımı ile bu sorun rahatlıkla çözülür.
Isı yalıtım malzemelerinin sertliğinin artması yalıtımın başarısınıda arttırır mı?
Sert (yoğun) malzemenin ısı yalıtımı değeri daha iyidir demek doğru değildir, malzemenin fiziksel ölçüm değerleri ve kullanım yeri göz önüne alınarak değerlendirme yapılmalıdır.
Örneğin şap altında kullanılacak malzeme yüksek yoğunluklu seçilerek kalınlığının zaman içerisinde azalması önlenebilir cephede kullanılacak malzeme yüke maruz kalmayacağından daha düşük   yoğunlukta uygulanabilir. Mantolamada kullanılması halinde sert ısı yalıtım malzemesinin üzerinde bulunan sıvanın yazın ve kışın ısıl gerilmelerine uyum sağlanması   sertliğinden dolayı daha da zordur ve bu durum sıva çatlamaları riskini daha da artırır. Ayrıca sert ısı yalıtımı malzemesinin su buharı geçişine gösterdiği direnç daha fazla olduğu da dikkate alınmalıdır.
Isı yalıtım malzemeleri zaman içerisinde eriyip yok olur mu?
Ülkemizde ucuz olması sebebi ile 8-10 kg/m² gibi çok düşük yoğunlukta ve teknik değerleri düşük EPS levhaların bilhassa duvarlarda iki tuğla arasındaki boşlukta kullanılması sebebi ile yayılan bu söylentinin hiç bir mantıklı yanı yoktur. EPS hacmini %98′hava ve sadece %2 ‘si özel bir plastik bazlı ham madde olan 1cm³ ‘ünde 3 ila 6 milyar kapalı gözenek içinde kuru ve durgun hava bulunduran, bu özelliğiyle ısı yalıtım sağlayan termoplastik bir Isı Yalıtım Malzemesidir.
Isı yalıtım sistemlerinde kullanılan dübeller bina taşıyıcı elemanlarına zarar verir mi?
Mantolamada ısı yalıtım levhalarının mekanik tespiti için kullanılan dubeller betonarme yapı elemanlarında pas payı denilen ve demirlerin korozyona uğramasını engellemeyen kısım içerisinde kalır. Kaldı ki m² ‘ye düşen ortalama   afet olarak hesaplanan dübel   delik çapı 100 mm ile bir hesap yaparsak 1 adet dubelin duvarda oluşturduğu delik  alanı = 3,14x5mm2= 0,0000785 m² dir.
6 adet dubelin delik alanı 6 x 0,0000785 m² = 0.000471 m², bu da ısı yalıtımı yapılan 1 m² ‘lik duvar alanında sadece 0,000471 m² ‘lik toplam delik alanı demek olur ki ihmal edilebilecek bir değerdir.
Isı yalıtım pahalı bir harcama mıdır?
Yalıtım bir harcama değil, sağlığa, konfora ve çevre temizliğine katkı veren bir yatırımdır. Isı yalıtım maliyeti bina yapım maliyetinin %3 ile %5′i arasındadır. Unutulmamalıdır ki ısınma ve soğutma giderlerini en az yarıya düşürerek kendini amorti eden daha sonra da tüketiciye ömür boyu az harcama yaptırarak tasarruf ve konfor sağlayan bir yatırım olarak algılanmalıdır.

Dyo Isı Yalıtım Fiyatları

Kullanılacak Malzemeler Miktarı Birimi
Dyo Isı Yalıtım Levhası Karbonlu EPS (4 cm) 1,05 M2
Dyo Isı Yalıtım Yapıştırıcısı 4,00 Kg
Dyo  Isı Yalıtım Plastik Çivili Dübel 6,00 Adet
Dyo Isı Yalıtım File 1,10 Mt
Dyo Isı Yalıtım Fileli Köşebent 0,50 Mt
Dyo Isı Yalıtım Mantolama Sıva 5,00 Kg
Dyo Isı Yalıtım Dekoratif Sıva 2,50 Kg
Dyo  Dış Cephe Boyası 0,35 Kg

Dyo Isı Yalıtım Metrekare fiyatı :……….. TL

ısı yalıtım m2 fiyatları  kul­lanılan ısı yalıtım malzemelerinin ve binanın özelliklerine  bağlı olarak değişik­lik gös­terir, fiyat almak için lütfen ücretsiz keşif formumuzu doldurunuz.Müşteri temsilcilerimiz en kısa sürede sizi arayacak ve keşif randevu işleminizi gerçekleştirecektir.

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/sayfalar.4224.dyo-isi-yalitim-fiyatlari

 

Filli Boya Yalıtım Fiyatları

Kullanılacak Malzemeler Miktarı Birimi
Filli Boya Yalıtım Levhası Karbonlu EPS (4 cm) 1,05 M2
Filli Boya Yalıtım Yapıştırıcısı 4,00 Kg
Filli Boya Yalıtım Plastik Çivili Dübel 6,00 Adet
Filli Boya Yalıtım File 1,10 Mt
Filli Boya Yalıtım Fileli Köşebent 0,50 Mt
Filli Boya Yalıtım Mantolama Sıva 5,00 Kg
Filli Boya Yalıtım Dekoratif Sıva 2,50 Kg
Filli Boya Dış Cephe Boyası 0,35 Kg

Filli Boya Yalıtım Fiyatı :……….. TL

Yalıtım fiy­at­ları, kul­lanılan ısı yalıtım malzemelerinin ve binanın özelliklerine  bağlı olarak değişik­lik gös­terir, fiyat almak için lütfen ücretsiz keşif formumuzu doldurunuz. Müşteri temsilcilerimiz en kısa sürede sizi arayacak ve keşif randevu işleminizi gerçekleştirecektir.

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/sayfalar.4233.filli-boya-yalitim-fiyatlari

 

Marshall Isı Yalıtım Fiyatları

Kullanılacak Malzemeler Miktarı Birimi
Marshall Isı Yalıtım Levhası Karbonlu EPS (4 cm) 1,05 M2
Marshall  Isı Yalıtım Yapıştırıcısı 4,00 Kg
Marshall   Isı Yalıtım Plastik Çivili Dübel 6,00 Adet
Marshall  Isı Yalıtım File 1,10 Mt
Marshall Isı Yalıtım Fileli Köşebent 0,50 Mt
Marshall Isı Yalıtım Sıva 5,00 Kg
Marshall Isı Yalıtım Dekoratif Sıva 2,50 Kg
Marshall  Dış Cephe Boyası 0,35 Kg

Marshall Isı Yalıtım Metrekare fiyatı :……….. TL

Marshall mantolama fiyat listesi , kul­lanılan ısı yalıtım malzemelerinin ve binanın özelliklerine  bağlı olarak değişik­lik gös­terir, fiyat almak için lütfen ücretsiz keşif formumuzu doldurunuz.Müşteri temsilcilerimiz en kısa sürede sizi arayacak ve keşif randevu işleminizi gerçekleştirecektir.

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/sayfalar.4225.marshall-isi-yalitim-fiyatlari

Kale Isı Yalıtım Fiyatları

Kullanılacak Malzemeler Miktarı Birimi
Kale Isı Yalıtım Levhası Karbonlu EPS (4 cm) 1,05 M2
Kale Isı Yalıtım Yapıştırıcısı 4,00 Kg
Kale  Isı Yalıtım Plastik Çivili Dübel 6,00 Adet
Kale Isı Yalıtım File 1,10 Mt
Kale Isı Yalıtım Fileli Köşebent 0,50 Mt
Kale Isı Yalıtım Mantolama Sıva 5,00 Kg
Kale Isı Yalıtım Dekoratif Sıva 2,50 Kg
Kale  Dış Cephe Boyası 0,35 Kg

Kale Isı Yalıtım Metrekare fiyatı :……….. TL

Isı yalıtım fiy­at­ları, kul­lanılan ısı yalıtım malzemelerinin ve binanın özelliklerine  bağlı olarak değişik­lik gös­terir, fiyat almak için lütfen ücretsiz keşif formumuzu doldurunuz.Müşteri temsilcilerimiz en kısa sürede sizi arayacak ve keşif randevu işleminizi gerçekleştirecektir.

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/sayfalar.4227.kale-isi-yalitim-fiyatlari

İzocam Isı Yalıtım Fiyatları

Kullanılacak Malzemeler Miktarı Birimi
İzocam Isı Yalıtım Levhası Karbonlu EPS (4 cm) 1,05 M2
İzocam Isı Yalıtım Yapıştırıcısı 4,00 Kg
İzocam  Isı Yalıtım Plastik Çivili Dübel 6,00 Adet
İzocam Isı Yalıtım File 1,10 Mt
İzocam Isı Yalıtım Fileli Köşebent 0,50 Mt
İzocam Isı Yalıtım Mantolama Sıva 5,00 Kg
İzocam Isı Yalıtım Dekoratif Sıva 2,50 Kg
İzocam  Dış Cephe Boyası 0,35 Kg

İzocam Isı Yalıtım Metrekare fiyatı :……….. TL

Isı yalıtım fiy­at­ları, kul­lanılan ısı yalıtım malzemelerinin ve binanın özelliklerine  bağlı olarak değişik­lik gös­terir, fiyat almak için lütfen ücretsiz keşif formumuzu doldurunuz.Müşteri temsilcilerimiz en kısa sürede sizi arayacak ve keşif randevu işleminizi gerçekleştirecektir.

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/sayfalar.4229.izocam-isi-yalitim-fiyatlari

 

Alsecco Yalıtım Fiyatları

Kullanılacak Malzemeler Miktarı Birimi
Alsecco Yalıtım Levhası Karbonlu EPS (4 cm) 1,05 M2
Alsecco Yalıtım Yapıştırıcısı 4,00 Kg
Alsecco Yalıtım Plastik Çivili Dübel 6,00 Adet
Alsecco Yalıtım File 1,10 Mt
Alsecco Yalıtım Fileli Köşebent 0,50 Mt
Alsecco Yalıtım Mantolama Sıva 5,00 Kg
Alsecco Yalıtım Dekoratif Sıva 2,50 Kg
Alsecco  Dış Cephe Boyası 0,35 Kg

Alsecco mantolama fiyat listesi  :……….. TL

Yalıtım fiy­at­ları, kul­lanılan ısı yalıtım malzemelerinin ve binanın özelliklerine  bağlı olarak değişik­lik gös­terir, fiyat almak için lütfen ücretsiz keşif formumuzu doldurunuz.Müşteri temsilcilerimiz en kısa sürede sizi arayacak ve keşif randevu işleminizi gerçekleştirecektir.

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/sayfalar.4230.alsecco-yalitim-fiyatlari

 

Polisan Yalıtım Fiyatları

Kullanılacak Malzemeler Miktarı Birimi
Polisan Yalıtım Levhası Karbonlu EPS (4 cm) 1,05 M2
Polisan  Yalıtım Yapıştırıcısı 4,00 Kg
Polisan Yalıtım Plastik Çivili Dübel 6,00 Adet
Polisan Yalıtım File 1,10 Mt
Polisan Yalıtım Fileli Köşebent 0,50 Mt
Polisan Yalıtım Mantolama Sıva 5,00 Kg
Polisan Yalıtım Dekoratif Sıva 2,50 Kg
Polisan  Dış Cephe Boyası 0,35 Kg

Polisan Yalıtım Metrekare fiyatı :……….. TL

Yalıtım fiy­at­ları, kul­lanılan ısı yalıtım malzemelerinin ve binanın özelliklerine  bağlı olarak değişik­lik gös­terir, fiyat almak için lütfen ücretsiz keşif formumuzu doldurunuz.Müşteri temsilcilerimiz en kısa sürede sizi arayacak ve keşif randevu işleminizi gerçekleştirecektir.

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/sayfalar.4231.polisan-yalitim-fiyatlari

 

Capatect Yalıtım Fiyatları

Kullanılacak Malzemeler Miktarı Birimi
Capatect Yalıtım Levhası Karbonlu EPS (4 cm) 1,05 M2
Capatect Yalıtım Yapıştırıcısı 4,00 Kg
Capatect Yalıtım Plastik Çivili Dübel 6,00 Adet
Capatect Yalıtım File 1,10 Mt
Capatect Yalıtım Fileli Köşebent 0,50 Mt
Capatect Yalıtım Mantolama Sıva 5,00 Kg
Capatect Yalıtım Dekoratif Sıva 2,50 Kg
Capatect  Dış Cephe Boyası 0,35 Kg

Dyo Isı Yalıtım Metrekare fiyatı :……….. TL

Yalıtım fiy­at­ları, kul­lanılan ısı yalıtım malzemelerinin ve binanın özelliklerine  bağlı olarak değişik­lik gös­terir, fiyat almak için lütfen ücretsiz keşif formumuzu doldurunuz.Müşteri temsilcilerimiz en kısa sürede sizi arayacak ve keşif randevu işleminizi gerçekleştirecektir.

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/sayfalar.4232.capatect-isi-yalitim-fiyatlari

Vitra Isı Yalıtım Fiyatları

Kullanılacak Malzemeler Miktarı Birimi
Vitra Isı Yalıtım Levhası Karbonlu EPS (4 cm) 1,05 M2
Vitra Isı Yalıtım Yapıştırıcısı 4,00 Kg
Vitra  Isı Yalıtım Plastik Çivili Dübel 6,00 Adet
Vitra Isı Yalıtım File 1,10 Mt
Vitra Isı Yalıtım Fileli Köşebent 0,50 Mt
Vitra Isı Yalıtım Mantolama Sıva 5,00 Kg
Vitra Isı Yalıtım Dekoratif Sıva 2,50 Kg
Vitra  Dış Cephe Boyası 0,35 Kg

Vitra Isı Yalıtım Metrekare fiyatı :……….. TL

Dış cephe ısı yalıtım fiy­at­ları, kul­lanılan ısı yalıtım malzemelerinin ve binanın özelliklerine  bağlı olarak değişik­lik gös­terir, fiyat almak için lütfen ücretsiz keşif formumuzu doldurunuz.Müşteri temsilcilerimiz en kısa sürede sizi arayacak ve keşif randevu işleminizi gerçekleştirecektir.

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/sayfalar.4226.vitra-isi-yalitim-fiyatlari

 

Isı Yalıtımı Nedir

Yurdumuz farklı iklimsel özellikler gösteren bölgelerden oluşmaktadır ve her bölgedeki iklim özelliklerine uygun binalar tasarlanmakta buna bağlı olarak da farklı ısı yalıtım gereksinimleri karşımıza çıkmaktadır. Bu yalıtım gereksinimleri hem ısı yalıtımı hem de su yalıtımında karşımıza çıkmaktadır. Kışları soğuk geçen bölgelerde ısıtma sezonunda enerji masraflarını azaltmak, sağlık ve konfor koşullarını sağlamak, yapı üzerindeki ısıl değişikliklerin neden olduğu gerilimleri azaltarak ve yoğuşmanın neden olduğu donatı korozyonunu önleyerek yapının ömrünü uzatmak gibi faydalar elde etmek için yapılan ısı yalıtımı, yazları sıcak geçen bölgelerde de soğutma sezonunda benzer nedenlerle yapılmalıdır. Soğutma maliyetinin ısıtma maliyetinden daha fazla olduğu dikkate alındığında, sıcak bölgelerde de ısı yalıtımının soğuk bölgelerdeki ısı yalıtımından daha önemli olduğu ortaya çıkar. Ülkemiz derece gün bölgelerine göre 4 farklı bölgeye ayrılmış olup, her bölgenin ısı yalıtım gereksinimi diğerlerinden farklıdır.

Yapı ömrü için malzeme bilgisi en etkin faktördür. Malzeme seçimi yapı oluşturma kararı ile başlayan, yapı üretim sürecinin her evresinde başroldeki olgudur. Yapının sağlamlığı, yapı üretim sürecinde taşıyıcı sistem tasarımı, malzeme seçimi, uygulama-işçilik kalitesi, kısa orta uzun vadeli kullanım süresince de, seçilen sistem ve malzeme kalitesiyle doğrudan ilişkili bakım onarım olarak ifade edilebilir. Günümüz yapılarından en önemli beklentiler, çevreye saygı, temiz enerji kullanımı, enerji korunumu sürdürülebilirlik ilkelerini sağlamasıdır. Ayrıca, ısı, ışık, ses, hava kalitesi, malzeme uygunluğu bakımında, konfor ve sağlık şartlarını yerine getirmesi ekonomik koşullarda üretilebilir olmasıdır.

Yapı bileşenleri üzerinden geçen ısıl enerji miktarını sınırlandırmak, binalarda tüketilen enerji miktarını azaltmak, sera gazı salım azaltımına katkıda bulunmak, giderleri düşürmek, insanların yaşam kalitesinden ve konforundan ödün vermeden, enerji tasarrufu sağlamak için yüksek verimli cihazların kullanılması, enerji etkin aydınlatma armatürlerinin kullanılması, yeşil satın alma ilkelerinin benimsenmesi, yalıtımlı doğrama ve camların kullanımı, tesisat yalıtımının yapılması ve yenilenebilir enerji uygulamaları ile mümkündür.
Enerjinin etkin kullanımı sağlayan ısı yalıtım önlemleri, fosil yakıt tüketimini azaltarak, kürsel ısınmaya yol açan sera gazı emisyonlarının azalmasında önemli bir rol oynayacaktır. Bunun yanı sıra ısı yalıtımı, yaz aylarından soğutma için kullanılan ve ozon tabakasına zarar veren soğtucu gazlara duyulan ihtiyacı da azaltacaktır. Azalan enerji gereksinimi, elektrik ihtiyacını, dolayısıyla elektrik üretimini ve üretimde kullanılan fosil yakıt miktarını, böylelikle de gaz sakınımını azaltmış olacaktır.
Konutların ısıtılması veya soğutulması için tüketilen enerji miktarını azaltmanın en etkili yolu ısı yalıtımı yapmaktır. Etkin bir ısı yalıtımının yapılmadığı binalarda, enerji tüketimi çok fazladır. Hesaplamalar, etkin bir ısı yalıtımı ile yapılarda ortalama %50 enerji tasarrufu edebileceğini ortaya koymaktadır.Tüm bu veriler göz önüne alındığında bireylerin enerji verimliliğine katkısında ısı yalıtımının önemi ortaya çıkmaktadır. Isı yalıtımı binanın iç ortamının dış ortamdan ayıran yapı elemanlarında ısı geçişini azaltmak ve tesisatta genel olarak sıcak hatlarda ısı kaybını, soğuk hatlarda ısı kazancını önlemek için yapılan işlemlerdir. Yapı bileşenlerinin ve hattı oluşturan boruların yoğuşma sebebiyle korozyona uğraması önlenir. Isı yalıtımında kullanılacak malzemeler, buhar difüzyon direnç katsayısı, ısıl geçirgenlik değerine dikkat edilerek seçilmelidir.

 

Dalmaçyalı Yalıtım Fiyatları

Kullanılacak Malzemeler Miktarı Birimi
Dalmaçyalı Yalıtım Levhası Karbonlu EPS (4 cm) 1,05 M2
Dalmaçyalı Yalıtım Yapıştırıcısı 4,00 Kg
Dalmaçyalı Yalıtım Plastik Çivili Dübel 6,00 Adet
Dalmaçyalı Yalıtım File 1,10 Mt
Dalmaçyalı Yalıtım Fileli Köşebent 0,50 Mt
Dalmaçyalı Yalıtım Mantolama Sıva 5,00 Kg
Dalmaçyalı Yalıtım Dekoratif Sıva 2,50 Kg
Dalmaçyalı Dış Cephe Boyası 0,35 Kg

Dalmaçyalı Yalıtım Metrekare fiyatı :……….. TL

Yalıtım fiy­at­ları, kul­lanılan ısı yalıtım malzemelerinin ve binanın özelliklerine  bağlı olarak değişik­lik gös­terir, fiyat almak için lütfen ücretsiz keşif formumuzu doldurunuz. Müşteri temsilcilerimiz en kısa sürede sizi arayacak ve keşif randevu işleminizi gerçekleştirecektir.

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/sayfalar.4235.dalmacyali-yalitim-fiyatlari

 

Baumit Yalıtım Fiyatları

Kullanılacak Malzemeler Miktarı Birimi
Baumit Yalıtım Levhası Karbonlu EPS (4 cm) 1,05 M2
Baumit Yalıtım Yapıştırıcısı 4,00 Kg
Baumit Yalıtım Plastik Çivili Dübel 6,00 Adet
Baumit Yalıtım File 1,10 Mt
Baumit Yalıtım Fileli Köşebent 0,50 Mt
Baumit Yalıtım Mantolama Sıva 5,00 Kg
Baumit Yalıtım Dekoratif Sıva 2,50 Kg
Baumit Dış Cephe Boyası 0,35 Kg

Baumit Yalıtım Metrekare fiyatı :……….. TL

Yalıtım fiy­at­ları, kul­lanılan ısı yalıtım malzemelerinin ve binanın özelliklerine  bağlı olarak değişik­lik gös­terir, fiyat almak için lütfen ücretsiz keşif formumuzu doldurunuz. Müşteri temsilcilerimiz en kısa sürede sizi arayacak ve keşif randevu işleminizi gerçekleştirecektir.

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/sayfalar.4236.baumit-yalitim-fiyatlari

 

Wagner Yalıtım Fiyatları

Kullanılacak Malzemeler Miktarı Birimi
Wagner Yalıtım Levhası Karbonlu EPS (4 cm) 1,05 M2
Wagner Yalıtım Yapıştırıcısı 4,00 Kg
Wagner Yalıtım Plastik Çivili Dübel 6,00 Adet
Wagner Yalıtım File 1,10 Mt
Wagner Yalıtım Fileli Köşebent 0,50 Mt
Wagner Yalıtım Mantolama Sıva 5,00 Kg
Wagner Yalıtım Dekoratif Sıva 2,50 Kg
Wagner Dış Cephe Boyası 0,35 Kg

Wagner Yalıtım Metrekare fiyatı :……….. TL

Yalıtım fiy­at­ları, kul­lanılan ısı yalıtım malzemelerinin ve binanın özelliklerine  bağlı olarak değişik­lik gös­terir, fiyat almak için lütfen ücretsiz keşif formumuzu doldurunuz. Müşteri temsilcilerimiz en kısa sürede sizi arayacak ve keşif randevu işleminizi gerçekleştirecektir.

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/sayfalar.4237.wagner-yalitim-fiyatlari

 

Weber Yalıtım Fiyatları

Kullanılacak Malzemeler Miktarı Birimi
Weber Yalıtım Levhası Karbonlu EPS (4 cm) 1,05 M2
Weber Yalıtım Yapıştırıcısı 4,00 Kg
Weber Yalıtım Plastik Çivili Dübel 6,00 Adet
Weber Yalıtım File 1,10 Mt
Weber Yalıtım Fileli Köşebent 0,50 Mt
Weber Yalıtım Mantolama Sıva 5,00 Kg
Weber Yalıtım Dekoratif Sıva 2,50 Kg
Weber Dış Cephe Boyası 0,35 Kg

Weber Yalıtım Metrekare fiyatı :……….. TL

 

Yalıtım fiy­at­ları, kul­lanılan ısı yalıtım malzemelerinin ve binanın özelliklerine  bağlı olarak değişik­lik gös­terir, fiyat almak için lütfen ücretsiz keşif formumuzu doldurunuz. Müşteri temsilcilerimiz en kısa sürede sizi arayacak ve keşif randevu işleminizi gerçekleştirecektir.

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/sayfalar.4238.weber-yalitim-fiyatlari

 

Favori Yalıtım Fiyatları

Kullanılacak Malzemeler Miktarı Birimi
Favori Yalıtım Levhası Karbonlu EPS (4 cm) 1,05 M2
Favori Yalıtım Yapıştırıcısı 4,00 Kg
Favori Yalıtım Plastik Çivili Dübel 6,00 Adet
Favori Yalıtım File 1,10 Mt
Favori Yalıtım Fileli Köşebent 0,50 Mt
Favori Yalıtım Mantolama Sıva 5,00 Kg
Favori Yalıtım Dekoratif Sıva 2,50 Kg
Favori Dış Cephe Boyası 0,35 Kg

Favori Yalıtım Metrekare fiyatı :……….. TL

Yalıtım fiy­at­ları, kul­lanılan ısı yalıtım malzemelerinin ve binanın özelliklerine  bağlı olarak değişik­lik gös­terir, fiyat almak için lütfen ücretsiz keşif formumuzu doldurunuz. Müşteri temsilcilerimiz en kısa sürede sizi arayacak ve keşif randevu işleminizi gerçekleştirecektir.

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/sayfalar.4239.favori-yalitim-fiyatlari

 

Dyo Yalıtım Fiyatları

Kullanılacak Malzemeler Miktarı Birimi
Dyo Yalıtım Levhası Karbonlu EPS (4 cm) 1,05 M2
Dyo Yalıtım Yapıştırıcısı 4,00 Kg
Dyo Yalıtım Plastik Çivili Dübel 6,00 Adet
Dyo Yalıtım File 1,10 Mt
Dyo Yalıtım Fileli Köşebent 0,50 Mt
Dyo Yalıtım Mantolama Sıva 5,00 Kg
Dyo Yalıtım Dekoratif Sıva 2,50 Kg
Dyo Dış Cephe Boyası 0,35 Kg

Dyo Yalıtım Metrekare fiyatı :……….. TL

Yalıtım fiy­at­ları, kul­lanılan ısı yalıtım malzemelerinin ve binanın özelliklerine  bağlı olarak değişik­lik gös­terir, fiyat almak için lütfen ücretsiz keşif formumuzu doldurunuz. Müşteri temsilcilerimiz en kısa sürede sizi arayacak ve keşif randevu işleminizi gerçekleştirecektir.

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/sayfalar.4241.dyo-yalitim-fiyatlari

 

Marshall Yalıtım Fiyatları

Kullanılacak Malzemeler Miktarı Birimi
Marshall Yalıtım Levhası Karbonlu EPS (4 cm) 1,05 M2
Marshall Yalıtım Yapıştırıcısı 4,00 Kg
Marshall Yalıtım Plastik Çivili Dübel 6,00 Adet
Marshall Yalıtım File 1,10 Mt
Marshall Yalıtım Fileli Köşebent 0,50 Mt
Marshall Yalıtım Mantolama Sıva 5,00 Kg
Marshall Yalıtım Dekoratif Sıva 2,50 Kg
Marshall Dış Cephe Boyası 0,35 Kg

Marshall Yalıtım Metrekare fiyatı :……….. TL

Yalıtım fiy­at­ları, kul­lanılan ısı yalıtım malzemelerinin ve binanın özelliklerine  bağlı olarak değişik­lik gös­terir, fiyat almak için lütfen ücretsiz keşif formumuzu doldurunuz. Müşteri temsilcilerimiz en kısa sürede sizi arayacak ve keşif randevu işleminizi gerçekleştirecektir.

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/sayfalar.4242.marshall-yalitim-fiyatlari

 

Favori Isı Yalıtım Fiyatları

Kullanılacak Malzemeler Miktarı Birimi
Favori Isı Yalıtım Levhası Karbonlu EPS (4 cm) 1,05 M2
Favori Isı Yalıtım Yapıştırıcısı 4,00 Kg
Favori Isı Yalıtım Plastik Çivili Dübel 6,00 Adet
Favori Isı Yalıtım File 1,10 Mt
Favori Isı Yalıtım Fileli Köşebent 0,50 Mt
Favori Isı Yalıtım Mantolama Sıva 5,00 Kg
Favori Isı Yalıtım Dekoratif Sıva 2,50 Kg
Favori Dış Cephe Boyası 0,35 Kg

Favori Isı Yalıtım Metrekare fiyatı :……….. TL

Isı yalıtım fiy­at­ları, kul­lanılan ısı yalıtım malzemelerinin ve binanın özelliklerine  bağlı olarak değişik­lik gös­terir, fiyat almak için lütfen ücretsiz keşif formumuzu doldurunuz.Müşteri temsilcilerimiz en kısa sürede sizi arayacak ve keşif randevu işleminizi gerçekleştirecektir.

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/sayfalar.4222.favori-isi-yalitim-fiyatlari

 

Weber Isı Yalıtım Fiyatları

Kullanılacak Malzemeler Miktarı Birimi
Weber Yalıtım Levhası Karbonlu EPS (4 cm) 1,05 M2
Weber Isı Yalıtım Yapıştırıcısı 4,00 Kg
Weber Isı Yalıtım Plastik Çivili Dübel 6,00 Adet
Weber Isı Yalıtım File 1,10 Mt
Weber Isı Yalıtım Fileli Köşebent 0,50 Mt
Weber Isı Yalıtım Mantolama Sıva 5,00 Kg
Weber Isı Yalıtım Dekoratif Sıva 2,50 Kg
Weber Dış Cephe Boyası 0,35 Kg

Weber Isı Yalıtım Metrekare fiyatı :……….. TL

Isı yalıtım fiy­at­ları, kul­lanılan ısı yalıtım malzemelerinin ve binanın özelliklerine  bağlı olarak değişik­lik gös­terir, fiyat almak için lütfen ücretsiz keşif formumuzu doldurunuz.Müşteri temsilcilerimiz en kısa sürede sizi arayacak ve keşif randevu işleminizi gerçekleştirecektir.

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/sayfalar.4221.weber-isi-yalitim-fiyatlari

 

Wagner Isı Yalıtım Fiyatları

Kullanılacak Malzemeler Miktarı Birimi
Wagner Yalıtım Levhası Karbonlu EPS (4 cm) 1,05 M2
Wagner Isı Yalıtım Yapıştırıcısı 4,00 Kg
Wagner Isı Yalıtım Plastik Çivili Dübel 6,00 Adet
Wagner Isı Yalıtım File 1,10 Mt
Wagner Isı Yalıtım Fileli Köşebent 0,50 Mt
Wagner Isı Yalıtım Mantolama Sıva 5,00 Kg
Wagner Isı Yalıtım Dekoratif Sıva 2,50 Kg
Wagner Dış Cephe Boyası 0,35 Kg

Wagner Isı Yalıtım Metrekare fiyatı :……….. TL

Isı yalıtım fiy­at­ları, kul­lanılan ısı yalıtım malzemelerinin ve binanın özelliklerine  bağlı olarak değişik­lik gös­terir, fiyat almak için lütfen ücretsiz keşif formumuzu doldurunuz.Müşteri temsilcilerimiz en kısa sürede sizi arayacak ve keşif randevu işleminizi gerçekleştirecektir.

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/sayfalar.4100.wagner-discephe-kaplama-fiyatlari

 

Kale Dış Cephe Kaplama Fiyatları

Kullanılacak Malzemeler Miktarı Birim
Kale Dış Cephe Kaplama Levhası EPS 1,05 M2
Kale  Dış Cephe Kaplama Yapıştırıcısı 4,00 Kg
Kale Kaplama Plastik Çivili Dübel 6,00 Adet
Kale Dış Cephe Kaplama File 1,10 Mt
Kale Cephe Kaplama Fileli Köşebent 0,50 Mt
Kale Dış Cephe Kaplama Sıva 5,00 Kg
Kale Dış Cephe Kaplama Dekoratif Sıva 2,50 Kg
Kale Dış Cephe Boyası 0,35 Kg

Kale Dış Cephe Kaplama Metrekare Fiyatı :……….. TL

Dış Cephe Kaplama fiy­at­ları, kul­lanılan dış cephe kaplama malzemeleri nin ve binanın özelliklerine  bağlı olarak değişik­lik gös­terir, fiyat almak için lütfen ücretsiz keşif formumuzu doldurunuz.Müşteri temsilcilerimiz en kısa sürede sizi arayacak ve keşif randevu işleminizi gerçekleştirecektir.

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/sayfalar.4219.kale-discephe-kaplama-fiyatlari

 

Vitra Dış Cephe Kaplama Fiyatları

Kullanılacak Malzemeler Miktarı Birim
Vitra Dış Cephe Kaplama Levhası EPS 1,05 M2
Vitra Dış Cephe Kaplama Yapıştırıcısı 4,00 Kg
Vitra Kaplama Plastik Çivili Dübel 6,00 Adet
Vitra Dış Cephe Kaplama File 1,10 Mt
Vitra Cephe Kaplama Fileli Köşebent 0,50 Mt
Vitra  Dış Cephe Kaplama Sıva 5,00 Kg
Vitra Dış Cephe Kaplama Dekoratif Sıva 2,50 Kg
Vitra Dış Cephe Boyası 0,35 Kg

Vitra Dış Cephe Kaplama Metrekare Fiyatı :……….. TL

Dış Cephe Kaplama fiy­at­ları, kul­lanılan dış cephe kaplama malzemeleri nin ve binanın özelliklerine  bağlı olarak değişik­lik gös­terir, fiyat almak için lütfen ücretsiz keşif formumuzu doldurunuz.Müşteri temsilcilerimiz en kısa sürede sizi arayacak ve keşif randevu işleminizi gerçekleştirecektir.

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/sayfalar.4218.vitra-discephe-kaplama-fiyatlari

 

Favori Dış Cephe Kaplama Fiyatları

Kullanılacak Malzemeler Miktarı Birim
favori Dış Cephe Kaplama Levhası EPS 1,05 M2
Favori Dış Cephe Kaplama Yapıştırıcısı 4,00 Kg
Favori Kaplama Plastik Çivili Dübel 6,00 Adet
Favori Dış Cephe Kaplama File 1,10 Mt
Favori Cephe Kaplama Fileli Köşebent 0,50 Mt
Favori  Dış Cephe Kaplama Sıva 5,00 Kg
Favori Dış Cephe Kaplama Dekoratif Sıva 2,50 Kg
Favori Dış Cephe Boyası 0,35 Kg

Favori Dış Cephe Kaplama Metrekare Fiyatı :……….. TL

Dış Cephe Kaplama fiy­at­ları, kul­lanılan dış cephe kaplama malzemeleri nin ve binanın özelliklerine  bağlı olarak değişik­lik gös­terir, fiyat almak için lütfen ücretsiz keşif formumuzu doldurunuz.Müşteri temsilcilerimiz en kısa sürede sizi arayacak ve keşif randevu işleminizi gerçekleştirecektir.

https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/sayfalar.4216.favori-discephe-kaplama-fiyatlari

 

Filli Boya Isı Yalıtım Fiyatları

Kullanılacak Malzemeler Miktarı Birimi
Filli Boya Yalıtım Levhası Karbonlu EPS (4 cm) 1,05 M2
Filli Boya Isı Yalıtım Yapıştırıcısı 4,00 Kg
Filli Boya Isı Yalıtım Plastik Çivili Dübel 6,00 Adet
Filli Boya Isı Yalıtım File 1,10 Mt
Filli Boya Isı Yalıtım Fileli Köşebent 0,50 Mt
Filli Boya Isı Yalıtım Mantolama Sıva 5,00 Kg
Filli Boya Isı Yalıtım Dekoratif Sıva 2,50 Kg
Filli Boya Dış Cephe Boyası 0,35 Kg

Filli Boya Isı Yalıtım Metrekare fiyatı :……….. TL

Isı yalıtım fiy­at­ları, kul­lanılan ısı yalıtım malzemelerinin ve binanın özelliklerine  bağlı olarak değişik­lik gös­terir, fiyat almak için lütfen ücretsiz keşif formumuzu doldurunuz.Müşteri temsilcilerimiz en kısa sürede sizi arayacak ve keşif randevu işleminizi gerçekleştirecektir.

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/sayfalar.4214.filli-boya-isi-yalitim-fiyatlari

 

Polisan Isı Yalıtım Fiyatları

Kullanılacak Malzemeler Miktarı Birimi
Polisan Isı Yalıtım Karbonlu EPS (4 cm) 1,05 M2
Polisan Isı Yalıtım Yapıştırıcısı 4,00 Kg
Polisan Isı Yalıtım Plastik Çivili Dübel 6,00 Adet
Polisan Isı Yalıtım File 1,10 Mt
Polisan Isı Yalıtım Fileli Köşebent 0,50 Mt
Polisan Isı Yalıtım Mantolama Sıva 5,00 Kg
Polisan Isı Yalıtım Dekoratif Sıva 2,50 Kg
Polisan Dış Cephe Boyası 0,35 Kg

Polisan Isı Yalıtım Metrekare fiyatı :……….. TL

Isı yalıtım fiy­at­ları, kul­lanılan ısı yalıtım malzemelerinin ve binanın özelliklerine  bağlı olarak değişik­lik gös­terir, fiyat almak için lütfen ücretsiz keşif formumuzu doldurunuz.Müşteri temsilcilerimiz en kısa sürede sizi arayacak ve keşif randevu işleminizi gerçekleştirecektir.

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/sayfalar.4213.polisan-isi-yalitim-fiyatlari

 

Alsecco Isı Yalıtım Fiyatları

Kullanılacak Malzemeler Miktarı Birimi
Alsecco Isı Yalıtım Levhası Karbonlu EPS (4 cm) 1,05 M2
Alsecco Isı Yalıtım Yapıştırıcısı 4,00 Kg
Alsecco Isı Yalıtım Plastik Çivili Dübel 6,00 Adet
Alsecco Isı Yalıtım File 1,10 Mt
Alsecco Isı Yalıtım Fileli Köşebent 0,50 Mt
Alsecco Isı Yalıtım Mantolama Sıva 5,00 Kg
Alsecco Isı Yalıtım Dekoratif Sıva 2,50 Kg
Alsecco Dış Cephe Boyası 0,35 Kg

Alsecco Isı Yalıtım Metrekare fiyatı :……….. TL

Isı yalıtım fiy­at­ları, kul­lanılan ısı yalıtım malzemelerinin ve binanın özelliklerine  bağlı olarak değişik­lik gös­terir, fiyat almak için lütfen ücretsiz keşif formumuzu doldurunuz.Müşteri temsilcilerimiz en kısa sürede sizi arayacak ve keşif randevu işleminizi gerçekleştirecektir.

kaynak : https://www.guneyyapiizolasyon.com.tr/sayfalar.4212.alsecco-isi-yalitim-fiyatlari